Yeni Mezunların Maaş Savaşı
pazarlık, öğrenci, maaş, yönetim, kariyer, üniversite October 24th, 2007Yeni mezun olmak savaştan yeni çıkmış olmak gibi.
Bilgi harika düzeyde! Tecrübe yok. Gel gör ki yeni bir hayata başlamanız gerekiyor.
Şirketler tecrübeli eleman arıyorlar. “İş vermezseniz biz nasıl tecrübe edinelim ki?” naraları da artık sökmüyor. Arguman kötü baştan. Üniversite yıllarınız sadece okumanız gereken yıllar değil. Aynı zamanda tecrübe edinmeniz gereken yıllar. Okurken çalışmak yeni bir konsept değil. Şansınızı zorlayın. Sıra iş bakmaya geldiğinde başınızı taşlara vurmayın!
Ama bugünkü konumuz para!
İş buldum. Ne kadar para istemeliyim?
Bu sorunun cevabı kolay ama uygulaması zor olabilir. Ilk önce mutlaka bilginiz ve tecrübenizin ne durumda olduğu hakkında iyi bir fikir edinin. Kendinize sorun. Hangi konuda çok iyi olabilirim?
Sonra sektör ve pozisyonunuz hakkında piyasa araştırması yapın. Insanlar ne kazanıyor? Araştırın. (dostlarınız maaşlarını tam olarak dürüstçe söylemiyor olabilirler, o yüzden sağdan soldan duyduğunuz maaşlara fazla kulak asmayın)
Örneğin, turizm ve otelcilik sektörü Türkiye’de düşük fiyatlarla çalışıyor. Gönlünüz bu sektörlerdeyse, az parayla yaşamaya alışmanız yada durumu kabul etmeniz gerekiyor.
Piyasa fiyatlarını ögrenebilmek için profesörlerinizden ve tanıdığınız profesyonellerden yardım isteyin. Üniversitenizin mentor programı varsa mentorlarınıza sorun. Sizin mentorunuz yardımcı olamıyorsa bilen birine sorup size bu konuda yardımcı olmasını isteyin. Insanlar yardımcı olmayı ve bilgi vermeyi severler. O yüzden çekinmeyin!
Bilgi topladıktan sonra kendinize bir fiyat aralığı belirleyin. Örneğin 1000-1500YTL arasında bir fiyat aralığı seçtiğinizi düşünelim. Bu demektir ki, 1000 YTL’nin aşağısındaki teklifleri kabul etmeyeceğim. 1500 YTL’nin üzerindeki tekliflere ise düşünmeden atlayabilirim!!! Bu tarz bir fiyat aralığı mutlaka aklınızda olsun. Pazarlık etmenizi sağlayacak, nerede durup nerede devam etmeniz konusunda size yol gösterecektir.
Sonunda iş buldum. Ne fiyat verirlerse kabul etmeye hazırım!
Eğer uzun zamandır iş arıyorsanız ve halihazırda bir işiniz de yoksa o zaman ateş bacayı sarabilir! Bir an önce para kazanmanız gerekiyor. Daha fazla beklemek istemiyorsunuz. İş bulamamaktan da korkuyorsunuz vesaire.
Yeni mezunsanız, hiç iş tecrübeniz yoksa ve iş bulmakta gerçekten zorluk çekiyorsanız, moralinizde çökme noktasına geldiyse, işi beğendiniz ama maaş çok düşükse teklifi kabul edin!
Bu hareketin birkaç önemli avantajı var.
Birincisi kaybedecek hiç birşeyiniz yok! Çalışırken iş aramak her zaman daha kolay ve rahattır. Psikolojik çöküntü pek yaratmaz.
Ikincisi artık özgeçmişinize yazacak bir iş tecrübeniz var! Bu size artı puan kazandıracaktır. Neden 3 ay önce girdiğin işten ayrılmak istiyorsunuz sorularından korkmayın. Açıklaması gayet net. Uzun zamandır iş arıyordunuz, istediğiniz gibi bir iş bulamadınız, maddi olarak işe ihtiyacınız vardı bu iş size göreydi ama sizin istediğiniz ortam değildi. Dolayısıyla çalışırken iş aramaya devam etmenin daha faydalı olacağını düşündünüz. Doğruyu olduğu gibi söylemekte fayda var. Sonuçta ilk işiniz, fazla deşilecek bir durum yok ortada. Psikolojik sorunu olmayan bir yöneticiyle mülakata girdiğiniz sürece bu konu çok da büyütülmeyecektir. Sadece ikna edici konuşmanız gerekecek, hepsi bu.
Üçüncüsü belki de işi sevecek ve kalmak isteyeceksiniz. Birkaç ay başarılı bir tempoda ilerlerseniz iyi bir sebeple yada ek projeler üstlenerek maaşınıza zam isteyebilirsiniz.
Diyelim ki uzun zamandır iş arıyorsunuz, birkaç yıllık iş tecrübeniz var ve ne istediğinizi biliyorsunuz. Hafif çöküntü durumu başladı ama iş teklifindeki maaş piyasanın gerçekten altında. O zaman kendinizi frenleyebilmeyi deneyin. Unutmayın, özellikle büyük ve kurumsal şirketlerde işe giriş fiyatınız çok önemlidir. Sonradan fiyat arttırabilmek atla deve.
Küçük şirketlerde ve patron şirketindeyseniz, insane kaynakları olmayan ofislerdeyseniz, genelde Genel Müdür ne isterse o olduğundan belki şansınız yağver gidebilir ama Genel Müdür’ün duygusal durumuna bağlı bir artış alabilmek patronun adamı olmayı gerektirebilir.
Sonuç olarak iş istediğiniz iş ise, teklif de gelmişse ama maaş az ise mutlaka pazarlık edin. Yanınızda sağlam argumanlar taşıyın ve fiyatı en azından piyasa fiyatına çekin. Altına inmeyin. Bu işe de duygusal bakmayın. Şirket size iş teklifi etti diye minnettar kalma gibi bir duyguya kapılmayın. Onlar işlerine yarayacağını düşündükleri birine teklif götürdüler, sizde işlerinde yardımcı olabileceğinizi düşündüğünüz bir firmaya başvurdunuz ve birlikte çalışmanın yollarını arıyorsunuz. Bu iş karşılıklı bir alışverişten farklı bir şey değil. Şirketler sizi “kiralıyorlar” ve verdiğiniz hizmet karşılığında size “ücret” ödüyorlar. Bir iş ortamı burası. Aklınızda tutun. Bakın bugün 17 yaşından beri Sabah gazetesinde çalışan ve yazı işleri müdürü Gülçiçek Pamir Insan Kayanklarından gelen bir (kendi yöneticisinin bile değil) telefonla işten atıldı.
İş dünyasına hoş geldiniz.
Save to del.icio.us
 
Digg This!
 
Technorati Links
 
Stumble it!
 
reddit


October 28th, 2007 at 4:16 am
Fatmanur hanım merhaba,
Pazarlık edin diyorsunuz ama birçok şirket yeni mezunlara pek pazarlık kapısını aralamıyor. Tecrübesizliği en büyük koz olarak kullanıyor.
October 28th, 2007 at 12:04 pm
Yeni mezunlar tecrübesiz olabilir ama iş teklifi aldığınızda şirketin aradığı insanın siz olduğunu bilirsiniz. Bu noktada “tecrübesizlik” artık gündem dışıdır. Tecrübesiz olmanız bu kadar önemli olsaydı, teklifi tecrübesi olan bir kişiye yaparlardı. Dolayısıyla, önemli olan ne kadar iyi direnebildiğiniz ve fiyatınızı piyasa değerinin altına düşürmemenizdir.
October 28th, 2007 at 12:41 pm
Çok güzel yazmışsınız. Keyifle okudum. Maalesef burada görüşlerinize katılamadığımı belirtmek istiyorum. Çoğu iş görüşmesi esnasında ne kadar maaş istiyorsun diye sorarlar, “şu ile şu kadar arası” denir, “aaa yok o zaman, biz söylediğinin şu kadar altını düşünmüştük” gibi bir cevap alınıp görüşmeyi sonlandırma eğilimine gidilir. Aslında onlar da bilir piyasada ne kadara çalışıldığını ancak pek seviyorlar sömürüyü… Bu yüzden üzülerek söylemem gerekiyor ki başvurularda çokuluslu şirketlerin tercih edilmesi maaş açısından daha tatmin edici oluyor (fakat çokuluslu şirketlerin acemilerden götürdükleri de şüphesiz korkunç).
“Psikolojik sorunu olmayan bir yöneticiyle mülakata girdiğiniz sürece bu konu çok da büyütülmeyecektir” cümleniz koca bir tebessüme sebep oldu. Sözüm meclisten dışarı ama, kaldı mı böyle İK’cılar ya da yöneticiler? =)
October 28th, 2007 at 3:38 pm
Sevgili Eren,
İş görüşmelerinde ne kadar maaş istiyorsun diye sorduklarında “henüz işin ne olduğunu ve benden ne beklendiğini bilemiyorum. Bir rakam veremiyorum şu an için” deme şansınız var.
Israr ederlerse “sizin bu pozisyon için belirlediğiniz aralık nedir?” diye sorabilirsiniz. Alacağınız cevap da sizin verdiğiniz cevaba benzer olacaktır. Siz nasıl fiyat vermek istemiyorsanız onlarda size fiyat vermekten kaçınıyor olacaklardır.
Eğer çok ısrar ederlerse daha önceden planladığın fiyat aralığını söyleyebilirsin. (Elbette verdiğin fiyat piyasa fiyatlarının çok üstündeyse ve tecrübelerinle orantılı değilse yüksek gelebilir. Ama ön görüşmede bunun anlaşılması -çok kötü bir performans sergilenmediği sürece-genelde mümkün değildir.
Aklında tutman gereken konu şu: ön görüşmede verdiğin fiyatı sana teklif ederlerse bu onların verdiği maaşı kabul edeceğin anlamına gelmez. Hayatta herşey pazarlığa tabidir. Seni işe alacak yönetici sana iş teklifi yaptığında kendisiyle maaş hakkında görüşebilir akıllı argumanlar vererek her zaman fiyatını makul oranda artırabilirsin.
November 1st, 2007 at 4:45 pm
geçen yıl vakıfbanka mülakata gittim, mülakatta ik müdürü ve ilgili birim müdürleri vardı, mülakat esnasında yaklaşık şu civarda maaş bu civarda da dil tazminatı alırsın dediler. Mülakattan bir süre sonra iş teklifi geldi, ama telefonla değil mektupla bildirdiler şu belgeleri getir işe başla diyordu kağıt. Personel Şubesi (İK) dahil bir kaç kişiye net maaşı sormak durumunda kaldım ama hem söylenen maaşlar hem dil tazminatları farklı farklı söyleniyordu. İş teklifi almama rağmen maaşı ancak işe başladıktan sonra öğrenebilecektim. Sözleşme imzalanacağı için tazminatı sormak gerekiyordu ama bu derhal işten kaçma sebebi sayıldığı için gerek maaşı gerek tazminatı sorduğum kişiler “güzel bir iş bulmuşsun daha ne soruyorsun, bu devirde iş bulmak…” mealinde cevaplar veriyordu. Sonuçta finansçı olmak istemediğime karar vererek başlamadım işe ama yine de bu yazıyı okuyunca aklıma geldi acaba başlasaydım ne kadar maaş alacaktım:)
November 15th, 2007 at 7:20 am
Fatmanur Hanım,
İş tecrübesi olmayan bir yeni mezun olarak söylediğinize benzer bir pazarlıkla karşı karşıya kaldım. İşi ve firmayı ben bulmamıştım, onlar beni bulup görüşmeye davet etmişlerdi. İlk başta firmaya soğuk bakarak gittiğim görüşmede verilen görevin benim gelişimim açısından faydalı olacabileceğini düşünerek orada çalışmak istedim. Genel müdürle bir görüşme yaptık ve ücret beklendimi sordu. Ben piyasadan bildiğim aralığı söyledim ve beklentimin de o yönde olduğunu söyledi. O ise sizin “direnin” dediğiniz seviyenin oldukça altında bir teklif sundu.
Sanırım benimle çalışmak istemelerinin tek sebebi sadece “aradıkları insan” olmam değil, aynı zamanda iş tecrübesi bulunmayan bir yeni mezunu piyasa fiyatının altında çalıştırmaktı.
Sizin o güzel yorumlarınızı bekliyorum… :))
——————————————————–
Yeni mezunlar tecrübesiz olabilir ama iş teklifi aldığınızda şirketin aradığı insanın siz olduğunu bilirsiniz. Bu noktada “tecrübesizlik” artık gündem dışıdır. Tecrübesiz olmanız bu kadar önemli olsaydı, teklifi tecrübesi olan bir kişiye yaparlardı. Dolayısıyla, önemli olan ne kadar iyi direnebildiğiniz ve fiyatınızı piyasa değerinin altına düşürmemenizdir.