Yazar: Didem Gürgam Gürsel 
Holiday Inn, Houston, USA — Satış Müdürü

Kariyer yolculuğum hiç de kolay olmadı!

Hayal kırıklığına uğradım. Güvenim ve iyi niyetim kötüye kullanıldı.

O zamanlar beni ağlatan bu dramlar, güçlü olmamı ve hayatın dinamiklerini görmemi sağladı.

Ben Didem Gürgam Gürsel.

İşletme mezunuyum.

Üniversite’de “iyi bir finanscı” olmak isterdim. Uluslararası bir banka ya da borsa’da çalışmak için can atardım. Bu benim “kariyer hedefimdi”.

Uluslararası organizasyonlarda geçen aktif bir öğrencilik döneminin arkasından profesyonel iş hayatıma bir seyahat acentasında başladım. Ilk işim bir fuar organizasyonu oldu.

Öğrendim ki iş dünyasında başarı, sistemli bir çalışmayı gerektiriyordu. Proje ve fikir üretebilmek önemliydi. Bundan da öte bir proje bittikten sonra, yaptığınız işin sonuçlarını “iyi pazarlayabilmek” gerekiyordu. “Takdir” dediğimiz şey biraz da yapılanları nasıl paketlediğimize bağlıydı! Takdir, insanların ne yaptığınızı “görmesini ve algılamasını” ne derece başarıyla yönettiğinizle ilgiliydi.

Kariyer planlanabilir mi?
Finans alanında uzmanlaşmayı planlarken, tecrübelerim finansın bana göre olmadığını satışınsa biçilmiş kaftan olduğunu gösterdi. Okul devam ediyordu ve ben kadrolu bir iş teklifi almıştım…oysa okulunu dereceyle bitiren bir takım kişi iş bulmakla uğraşıyorken…
 
Yükselmek nasıl mümkün olur?
Mezun olduktan bir sene sonra, bu küçük patron şirketinden Istanbul’da 5 yıldızlı bir otelin, The Marmara’nın satış bölümüne geçtim.

İlk yılım satışı öğrenerek geçti. Satış ekibi ofiste olmadığında onların telefonlarına cevap veriyor, acil teklifleri alıyor, onlar gelmeden gönderiyor, satış müdürüne ay sonu raporlarında yardım ediyordum. Burada sergilediğim çalışma disiplinim sayesinde “satış temsilcisi” oldum.

İşin en altından yetiştiğimden, konuma çok hakimdim. 3 ay sonra “satış yetkilisi” olarak terfi oldum.

Hayat hep istediğimiz gibi gitmiyor.
Terfimden bir yıl sonra, otelin genel müdürü, satış direktörü ve satış müdürü değişti. Bu, satış organizasyonunun da dağılmasına neden oldu. Benim de önüme çok güzel teklifler geldi. Aynı işi farklı yöneticilerle nasıl yapabileceğimi görmeyi tercih ettiğimden, ben kalanlardan oldum. Bu kariyerim adına verdiğim en önemli kararlardan biriydi.

Yeni yönetim “karlılığa” daha önem veriyordu. İki farklı yönetim anlayışı ile çalışmak bana farklı yetkinlikler kazandırdı.

Başarılı bir satıcıydım! Diğer satış elemanlarından daha iyi olduğum için kendimi çok başarılı hissediyordum. Öğrendim ki grubun içinde bir numara olmak değil, yaptığın işte en iyisi olmak her zaman daha önemliydi.

Kariyerime Grup Satış Yetkilisi olarak devam ettim. Bu departmana geçişimle bir kaç istifa yaşandı. Bir ben birde stajer bir arkadaşımız kalmıştık. Gördüm ki başarılı bir yönetim kişilere bağlı olmamalıydı. Takımdan birini çektiğiniz zaman süreçler işlemeye devam etmeliydi.

Wish Me More Enemies, It is A Sign Of Success
Bir hafta içinde, koca organizasyon akışını tekrardan düzenledik. Sorun bitmiyordu…Farklı departmanların yaşadığı sorunlar benim departmanıma da yansıyordu. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum artık. Enerjimin tükendiğini hissediyordum ki direktörüm  “Wish Me More Enemies, It is A Sign Of Success” (Bana daha fazla düşman dile, bu başarılı olduğumun göstergesidir) yazılı bir panoyu duvarıma asmak için odama girdi. Kalbimin tekrardan atmaya başladığını hissettiğim andı bu…

Ögrendim ki başarılı bir yönetici elemanlarının her zaman yanında olan, onların eksiklerini fark edip tamamlamaları için destek olan, başarılarını destekleyen ve teşvik eden kişiydi. İyi bir yönetici olmak, işini altında çalışan herkesten daha iyi biliyor olmaktı. Çünkü bu saygıyı beraberinde getiriyordu.

Grup satış müdürlüğüne terfi ettiğimde, İstanbul’un en başarılı satış ekibi haline de gelmiştik.

Büyük kararlar, bazen en iyi sonucu vermez.
The Marmara Otellerindeki 8,5 yıllık çalışma hayatımı Divan Otellerinin merkez ofislerini kurmak üzere noktaladım. Küçük bir ekip olarak yeni iş yerimize geçiş yaptık. Divan’da 10-15 yıldır aynı şirkette çalışan, kemikleşmiş bir kadro bulunuyordu. Yeniliklere kapalı, bulundukları konumdan oldukça memnun bir kitle vardı. Biz ise değişim yapmaya gelen bir grup yöneticiydik. İşimiz zordu!

Bu sırada hayat beni hayal etmediğim bir dünyanın içine aldı. Ani bir kararla evlendim. Çok sevdiğim Istanbul’u ve kariyerimi bırakarak yepyeni bir hayata yelken açtım. Artık yeni yaşantım, Amerika’da devam edecekti.

Didem Gürgam Gürsel’in kariyer yolculuğu’nun devamını yarın okuyabilirsiniz.