Kişisel Marka Olmak!
liderlik, pazarlama, yaratıcılık May 6th, 2009Yazar: Yasemin Sungur
Kişisel marka günümüze ait bir kavramdır ve bizi geleceğe taşıyacaktır. Görünürlük, ulaşılabilirlik hızla artarken, kişiselleşirken ve kolaylaşırken önemi daha da artmaktadır.
Kişisel marka bilinci özellikle içinde bulunduğumuz dönemi de dikkate aldığımızda profesyonel yaşamda çeşitli görev ve amaçlarla yer alan kişinin yarattığı etki ile iz bırakma ve değer yaratma gücünü artırıyor. Markaların bile kişiye özel davranmasının söz konusu olduğu günümüzde kişisel marka çok önemlidir. Kişisel farklılıklar öne çıktıkça, kişinin başarı isteği ve azmi oldukça “kişisel marka” çalışmaları önemini artıracaktır.
Gelecek için çalışmaktır, kişisel marka.
Son yıllara kadar marka kavramı yalnız iş dünyasında konuşulur, tartışılırdı. Günümüzde toplumsal hayatın her alanında bir marka olma çabası başladı.
Marka olmak statü sağlıyor, yüksek ve istikrarlı kazanç anlamına geliyor. Seçilmek ve tercih edilmek anlamına geliyor. Kişisel marka olmak siyasette ve sivil toplum örgütlerinde de değerinizi artırıyor. Günümüzde her şey, ülkeler bile marka oluyor. Turizmde, dış ticarette başarılı ve dünya politikasında etkili olmanın yolunun ülkenin marka haline gelmesinden geçiyor. Sadece sanat, eğlence, politika ve iş dünyasında ki kişiler değil marka olmak isteyenler, birçok kişi kendi dünyalarında ve alanlarında “kişisel marka” olmak için çalışıyorlar.
Kişisel marka bugüne ait bir kavramdır ve bizi geleceğe taşır.
Kişisel Marka Nedir?
Kişisel marka olmak; istediğiniz kendiniz olmayı başarmak ve profesyonel yaşamınıza bunu aktarmayı başarmak diyebiliriz kısaca. Kişisel Marka, kişinin yaşamda sahip olduğu her şeyle; özü, sözü, imajı ile hedef kitlesine/müşterisine verdiği mesaj, yarattığı fark, kendine, işine ve ilişkilerine kattığı değerlere dayalı bir kimlik tanımlamasıdır. Öncelikle kendinizi ve özel farklılıklarınızı belirlemenize, sonra başarınızı bunlar üzerinden gerçekleştirmenizi sağlar.
Markanız; yeteneklerinizin, değerlerinizin ve tutkularınızın ifadesi olur. Kişisel marka, kendinize biçtiğiniz değerdir ve başkalarının, yani hedef kitlenizin kendinize biçtiğiniz değeri anlamasıdır.
Nasıl kişisel marka olunur?
Prensipleriniz marka değerlerini, karakteriniz marka kimliğini, görünüm ve imajınız logoyu, isminiz ise markanızı belirleyecek.
Yani her şey “SİZ” in sorumluluğunuzda. “SİZ”i, yani markanızı ortaya koymak için kullanacağınız, algılanmasını istediğiniz kişilik, marka kişiliğinizdir. İletişimin temel ilkesi olan 5N 1K’yı kişisel markanızı yaratırken bir pusula gibi kullanmalısınız. Markanızın öz değerleri, mesajı, kişiliği ve imajı sizin tanımını çok iyi bildiğiniz ve inandığınız “SİZ” olmalıdır.
“Kendimize odaklanmalı, sahip olduğumuz kaynaklarımız, içimizden çıkardığımız, geliştirdiğimiz özelliklerimiz ile güçlendirdiğimiz bir konumlandırma ile marka olmalıyız.”
Kariyer için çok çalışmak ve doğru işler yapmak yeterli değil sadece. Başarının yolu kendinizi bir çalışan olarak değil, bir marka olarak görüp, kendinizle ilgili algıları yönetmekten geçiyor.
Odaklanın.
Sadeleşin.
Görünür, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olun.
Kendinizi bir kurumsal şirket markası olarak düşünün. Şirketin adı, sizin adınız “Ben A.Ş.”
Kendinizi nerede görüyorsunuz?
Kendinizi nerede ve nasıl görmek istiyorsunuz?
Markanızı güçlendirmek için neler yapmanız gerekiyor?
Beş yıllık bir dönem için kendinize bir kariyer/pazarlama stratejisi hazırlayın ve olası bir yol haritası çizin. Kişisel SWOT analizinizi çıkartın. Benzersiz yanlarınızı ortaya çıkartın. Uzmanlık konunuzu seçin. Kendinize yatırım yapacağınız alanları belirleyin ve planlayın. Gelişmesi gereken bilgi, beceri ve yetenekleriniz için harekete geçin. Kişisel isteklerinizi (motivasyonunuzu) besleyen kaynağı keşfedin. Kişisel ürününüz nedir? Ve ürününüzü geliştirecek yaratıcı çözüm önerileriniz nedir? Toplumsal sorumluluk alanınız nedir?
Markalaşın. Satılan değil, alınan şey markanız olsun. Yaşamda başarılı olmak istiyorsanız, kendinizi bir marka olarak kabul edin ve buna göre davranın.
Save to del.icio.us
 
Digg This!
 
Technorati Links
 
Stumble it!
 
reddit

May 6th, 2009 at 7:50 am
Kişisel marka olmak başarı getiriyor da herkesin kişisel marka olma çabası insanları çekilmez yapıyor. Acizane fikrim
May 6th, 2009 at 9:42 am
Ortalıkta bu kadar çok marka varken bir de insanlar kendilerini marka yapma çabasına giriyor. Hayat ne kadar komplex oldu. Bu nasıl sadelik ben anlamıyorum. Söylenenler çok doğru, kişisel marka demek daha çok para kazanmak ve para kazanma imkanınızı artırmak demek. Söylenmeyen bir şey var o da marka olmak için önce kendinize çok yatırım yapmanız gerektiği. Bunun kolay olmadığı da aşikar. Olsaydı bir dolu insan olurda ortalıkta marka değeri olan.
Not etmek istediğim birşey daha var. O da kişisel marka olmak değeri artırır ama bu da bir taktik. Kişisel marka olmadan şirketini ön plana koymakta bir stratejidir.
May 6th, 2009 at 12:49 pm
Bu işsizlik döneminde özellikle iyi olur kişisel marka yaratmak, ama yapın, edin, düşünün demek kolayda insan o noktaya gelene kadar çok zorlanıyor.
Aslı arkadaşıma da katılıyorum. Herşey bireysel olmak zorunda değil. Örneğin bence Jack welch GM’in önüne geçmiş bir isim. Ne kadar iyi bir şey bu bilemiyorum. Jack welch için iyi ama şirket için?
May 6th, 2009 at 12:54 pm
Bu yazıyı çok faydalı buldum. Kendim adına yeni iş kurmaya çalışan henüz genç bir profesyonel olarak, beni motive etti. Yorum yazan arkadaşlar da haklı, kişisel marka olmak kolay değil. O yüzden çok az insan kendine marka yaratabiliyor. Mavi Jeans mesela güzel bir örnek. Bir iki kişinin başlattığı bir girişim. Aynı prensipleri kullanabildikten sonra probelme yok:)
May 6th, 2009 at 1:11 pm
Motive edici bir anlatim.
May 6th, 2009 at 1:17 pm
Kendini sevmeyen, saymayan, özgüveni ve başarısı hepsi birlikte olmayan bir insanın bunun yanında kompleksleri olan bir insanın kişisel markası da olamaz bence. Bu yüzden, Türkiye için bu yaklaşım çok yabancı kalıyor.
May 6th, 2009 at 1:59 pm
Erhan bey,
Turkiye icin bu yaklasimin yabanci kaldigini dusunmuyorum. Senelerdir bu kavram Turkiye’de tartisiliyor. Bunu basarabilenler de hizla artiyor.
May 6th, 2009 at 6:03 pm
Ahu Hanım,
6. postuma sosyopsikolojik açıdan bakın, sizin perspektifinizde medyalarda gördükleriniz, duyduklarınız ne kadar bir yüzdeyi oluşturuyor? Yoksa binde mi desem, yoksa milyonda mı? )
Psikolojisi bozuk bir toplum ilk önce tedavi olmalı, kişisel marka çooook sonra olacak iş, 10 fırın ekmek yani…
May 6th, 2009 at 8:26 pm
Kişisel marka yaratmayı bende çok istiyorum, ama herşeyin bir zamanı var galiba. Ilk önce hangi konuda marka olabileceğimi bulmam gerekiyor. Henüz emin değilim, her gün değişiyor isteklerim;)))))))
May 7th, 2009 at 2:04 pm
çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık.
Kişisel Marka olabilmek hırslar ve ihtiraslarla karıştırılmamalı. Bence mantık şurada başlıyor… “Çöpçüysen, en iyi çöpçü olmak için uğraşmalısın”
May 8th, 2009 at 12:53 pm
Bende bir gün kişisel markamı yaratmak istiyorum. 5 yıldır çalıştığım firmadan kendi işimi kurmak için ayrıldım. Zamanlamam galiba pek iyi değildi, ama işler kesatken kendimi nasıl daha çok tanıtabileceğimi de daha çok düşünür oldum. Buradaki bilgiler de bana çok faydalı oldu. Teşekkürler.
May 10th, 2009 at 1:24 pm
FYI
http://jasonseiden.com/3-steps-to-a-kick-ass-personal-brand/
May 11th, 2009 at 5:52 pm
sevgili fatmanur, çok teşekkür ederim, değerli bilgilerin paylaşıldığı bu ortamı yarattığın için…
yazımı okuyup yorum yazanlara özel teşekkürü bir borç bilirim, yorumlarınız yazma ve paylaşma isteğimi artırdı,
sadece okuyanlar size de teşekkür ederim, lütfen duygularınızı yazın, yıldızlı teşekkür göndereceğim…
açılış konuşması gibi oldu biraz…:-)))
Serhat’ın gönderdiği linkdeki yazı ne güzel anlatmış kişisel markayı, kısa, az ve öz…
“kişisel marka” da öyle,
Sinem ERSEVER’in bir yazsından paylaşıma devam etmek isterim.
“You are what you do!” = “Sen yaptıkların kadarsın!” adlı bir şarkıda da denildiği gibi :
“Besteci olmak istiyorsan bir gitar al,
Araba yarışlarını kazanmak istiyorsan araba al,
Picasso olmak istiyorsan git boya al,
Cennete gitmek istiyorsan ibadete başla,
Terfi etmek istiyorsan işe erken git,
Ödül kazanmak istiyorsan yarışmaya gir,
Sen yaptıkların kadarsın!
Yapmadıkların değilsin”
“Kendinizi fark edin, fark ettirin ve seçtiğiniz yolda inançlarınızla ilerleyin.”
yolunuz açık olsun, sevgiyle…
May 11th, 2009 at 7:07 pm
Yasemin hanıma teşekkürler benden. Ben üniversite öğrencisiyim henüz.
Kendi markamı yaratmak isterim bir gün. Ünlü bir fashion designer;) olarak.
Bu tavsiyeler benim gözümü açıyor, ne yapmam gerektiğini gösteriyor. Bir de galiba aile şirketimizde çalışmak istemediğimi anlamamı sağlıyor. Kendi markamı yaratmak istiyorum ben. Aynı mavideki arkadaşlar gibi.
Yolun başında olmak biraz sıkıcı ama olsun bakarsınız yola hızlı başlarım. Kendi markasını yaratmak isteyenlere bol şanslar diliyorum.
May 11th, 2009 at 7:14 pm
kendi markamızı yaratmak neden bu kadar önemli?
Daha çok para kazanmanın yada kariyer yapmanın başka yolu yok mu? eğer kendi markamı yaratmazsam kendimi kısıtlamışmı oluyorum? Aslıya biraz katılıyorum. Biraz da diyorum ki, 45′ine gelmiş biri olarak bu saate kadar marka yaratmadıysam, bu saatten sonra olur mu? Sonra düşünüyorum, marka yaratabilirdim kendime, pazarlama sektöründen geliyorum. Işi de iyi biliyorum. Sonra hatırladım sektörü bırakma sebebimi, dış dünyanın bana övgü vermesi için uğraşmayı gerektiriyor tüm bunlar. Bende dış övgülerle tatmin olmadığımı 2 sene önce anladım.
May 20th, 2009 at 3:10 pm
Benim Yasemin hanıma bir sorum olacak. Kişisel marka yaratabilmek için ne kadar bir finansmana gerek vardır acaba? Bunu nasıl hesaplayabilirim. İş dünyasında geçen rakamları bilmediğimden dolayı bana bu konuda bilgi verebilirseniz benim açımdan faydalı olacak.
Teşekkür ederim.
Yeliz
May 20th, 2009 at 5:05 pm
Merhaba Yeliz
Kaç gündür buradaki mesajlara cevap vereyim istiyordum. Mesajınla bu cevabı hızlandırmış oldun. Teşekkür ederim.
Kişisel Marka Olmak bir süreç, kişiye göre belirlenen bir program ve plan ile ilerliyor. Her kişiye özel çalışma. Kişinin beklenti ve hedefleri de belirleyici elbette bu program belirlenirken.
Bakış açısını kazanmak çok önemli. Sonra kişi kendisi yürütüyor. Bu alanda bu çalışmanın parasal değerini konuşmak doğru gelmiyor bana, lütfen kişisel mail ile haberleşelim.
Sevgili arkadaşlar, kişisel marka çalışması kişinin kendisi ile ve kendisi olması ile ilgili, olmak istediği kişi olması tam da. Bilgiyi kendi içinden alması, kendi içindekini, yani sahip olduğu kaynakları kullanması, iç değerlerini güce çevirmesi.
Kişinin kendini net tanımlaması, kendi gerçeklerine odaklanması, kullanacağı gerçeklerini seçmesidir.
Benim kişisel marka olma formülüm var, paylaşıyorum:
Kendini Keşfet,
Kendini Tanı,
Hayal Kur,
Hedef Belirle,
Önceliklerini Seç,
Eyleme Geç,
Gelişimini Sürdür,
Kontrol Et,
Uyum Sağla,
Eyleme Devam Et,
Paylaş,
Kontrol Et,
Dengeyi Koru,
Hayal Kur,
Yola Devam Et…
Sevgiyle,
Yasemin Sungur
May 20th, 2009 at 9:08 pm
Yasemin hanım, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler.
Arkadaşlar, bu arada hepinize Yasemin Sungur’un ‘Kariyerim Gelecekmi?’ isimli kitabını tavsiye ediyorum.
Benim bu alanda okuduğum en başarılı kitaplardan biri. Müthiş bir bilgi ve tecrübenin eseri. Benim içimi canlandırdı, kıpırdattı, düşündürttü, sorgulattı…
Çok faydalı bulacağınıza inanıyorum.
http://www.yenibirkitap.com/kitap/353/Kariyerim-Gelecek-mi-kitabi.html
May 22nd, 2009 at 2:26 pm
Fatmanur Hanım’a size yer verdiği için, size ise daima okuduğum ve uyguladığım değerli önerilerinizi paylaştığınız için teşekkürler.
İzninizle ben de ekleme yapmak istiyorum:
İş sosyal networklerinde dijital kimliğinizi oluşturmanız arandığınızda ulaşılır ve özelliklerinizle görünmenizin en basit yoludur
September 13th, 2009 at 3:02 pm
Bana göre, marka olmak aranmak demektir.Yani insanların sizi araması sizi takip etmesi, sizin insanları takip etmeniz değil. Herkes blog yazabilir ama insanlar kendi alanlarında marka olmuş kişilerin tavsiyelerine uyarlar. Markalaşmak bu yüzden gerekli ve önemlidir.
January 6th, 2010 at 11:15 pm
kesinlikle katılıyorum.1 haftadan beri marka kişisel marka halkla ilişkiler üzerine araştırma yapıyorum.ben h.i öğrencisiyim.
söylenecek çok şey var ama inanın marka olmak çok ama çok önemli..eğer bir çıkış noktası istiyorsanız tek önerim tanıştığınız her önemli kişilerle isim ve soyisiminizi tekrar edin. ve gönderdiğiniz maillerde isminizi yazmayı unutmayın..bakarsınız bigün işe girerken kulak aşinalığından bi yerden duymuştum diyerek işe alınabilirsiniz ..ben denedim oldu da..
March 1st, 2010 at 1:19 pm
teşekkür ederim, ne güzel değerlendrimeler yapımışsınız, yararlandım…
küçük bir hatırlatma yazının içinden…
Kişisel marka olmak; istediğiniz kendiniz olmayı başarmak ve profesyonel yaşamınıza bunu aktarmayı başarmak diyebiliriz kısaca. Kişisel Marka, kişinin yaşamda sahip olduğu her şeyle; özü, sözü, imajı ile hedef kitlesine/müşterisine verdiği mesaj, yarattığı fark, kendine, işine ve ilişkilerine kattığı değerlere dayalı bir kimlik tanımlamasıdır. Öncelikle kendinizi ve özel farklılıklarınızı belirlemenize, sonra başarınızı bunlar üzerinden gerçekleştirmenizi sağlar.
Markanız; yeteneklerinizin, değerlerinizin ve tutkularınızın ifadesi olur. Kişisel marka, kendinize biçtiğiniz değerdir ve başkalarının, yani hedef kitlenizin kendinize biçtiğiniz değeri anlamasıdır.
sevgiyle, kendinizle kalın, sesinizi değil, fikrinizi yükseltin…
March 1st, 2010 at 3:23 pm
Kişisel marka insanların arasına uçurumlar sokmaktır. Yanılıyorsunuz Yasemin Hanım, tüm insanlar farklılıkları olsa bile eşittir. İnsanlar kişisel marka olmamalı, tam tersine farklılıklarını ortadan kaldırarak aynı platformda yaşamalılardır. Sizin tezinize göre herkes kişisel marka olamıyacağına göre (olabilir demeyin çünkü doğa kurallarına göre bu imkansız) evet, olamıyacağına göre siz insanlardaki farkların daha da fazla artmasını amaçlıyorsunuz ve bunu hatta kendinize çıkar kapısı yapmışsınız. Bu doğru ve etik değil. İnsanlar eşittir.
March 1st, 2010 at 3:51 pm
Milliyetçilik ne kadar psikotik bir bozukluksa, batı dünyasından kopya ettikleri kişisel marka olmak da bir ruh hastalığı. Farklılıklarımız olabilir, ama bunu birbirmize egemen olmaya kullanacağımıza, bu farklılıkları ortadan kaldırıp doğamızdan insan olma sıfatıyla gelen eşitliğimizi yaşamalıyız. Bırakalım milliyetçiliği, kişisel markaları… Sadece biz değil başkaları da bıraksın… Ruh hastalığı bunlar…