Uluslararası savaş fotoğrafcısı Coşkun Aral bir konuşmasında savaş ortamında kurulan dostukların ebedi olduğundan bahsetti. “Bunca zor zamanı omuz omuza yaşadığınız bir kişiyle bağınız yoğundur. Araya yıllar da girse, bir gün kapısını çaldığınızda bıraktığınız yerden başlarsınız. Ya şimdi şehir dostlukları öyle midir?” diyor.

Şehir hayatımızda, profesyonel ve çok önemli iş ortamlarımızda takım ruhu oluşturmaya, birlik içerisinde birşeyleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Eğitimler üzerine eğitimler alıyor, kurum kültürüne uygun insanlar olarak gelişiyoruz. Eğitim odalarından çıkınca her birimiz rekabetin kol gezdiği gerçek iş ortamlarına dönüyoruz. Şöyle bir gerçekle karşılaşıyoruz:

Bir adet açık pozisyon ve pozisyona talip 20 adet çalışan. Takım oyuncuları birden lobi faaliyetleri için kolları sıvamaya başlıyor, ne de olsa, her kazanç bir kaybı beraberinde getirmek durumunda. Her gün “bireysel gelişim” adına rakiplerimizden bir adım öne çıkacak şekilde kendimizi kuvvetlendiriyoruz. Elbette bunu “kendimiz” için yapıyoruz. Bizler sadece ve sadece “kendimizle yarışıyoruz.” Birimiz takım lideri oluyor, pozisyon atlıyor takım oyunculuğundan terfi ediyoruz. Ama elbette, her liderin iyi bir takım oyuncusu olması gerektiğini de çok iyi biliyoruz. Bu yüzden takım oyuncusu arkadaşlarımızla kucaklaşıyor, bir sonraki fırsatı kapmak ve elbette grubun başarısı için “kendimize odaklanmaya” ve pozisyonumuzu kuvvetlendirmeye devam ediyoruz.

Sinem Orscek’in Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile olan medyaya yansımış sohbeti böyle bir yazıyı kaleme almama neden oldu. Orscek’in Gül’e tepkisi “`Bu ülkede neler oluyor bilmek istiyorum. Bu insanlar sizi neden alkışlıyor anlamıyorum.” diyerek iş bulamıyor olmasının verdiği öfkeyi dile getiriyordu. Gül’ün evden çıkışta Orscek’e yardım sözü vermesiyle birden kuzu kesilen tepkili kadın, Gül’e yardımları için minnettar bir ifadeyle “çok teşekkür” etti. CV’sini başbakanlığa yollayarak kendi yolunun açılmasının mutluluğunu yaşamaya başladı.

Bu ülkede neler olduğunu soran Orscek, kendi sorusunun cevabını kendisi birkaç dakikalık tutumuyla çok net gösterdi sanıyorum.

Kendisine iş hayatında başarılar diliyoruz…


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit