resim
Ana Sayfaya Dön


Ya Aradığımız Mutluluk Değilse?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Kadın, karakter
08 Mar 2016

Insan öğrendiği, gelişme gösterdiği, yarattığı, üretken olduğu, etrafına değer kattığını hissettiği ve başkaları tarafından takdir gördüğü zaman “iyi hissediyor”. Bu iyi hissetme haline de mutluluk diyoruz. Tüm bu süreçlere baktığımızda, mutluluk dediğimiz aslında insanın kendi potansiyelini en optimal şekilde kullanabilme hali. Aradığımız belki de mutluluktan ziyade, hayatta neyi yapmak istediğimizi bulabilme, bulduğumuzda o yeteneği ortaya çıkararak değer yaratabilme çabamızın bir bütünü.

Arayışımız, hayatta var olma amacımızla ilgili.

8 Mart, Dünya Kadınlar (Emekçiler) Günü olarak geçiyor. Ortaya çıkışı, 1857’lere dayanıyor. New York’da 40 bin dokuma işcisi daha iyi çalışma şartları elde etmek amacıyla grev yapıyor. İşciler fabrikaya kilitleniyor ve çıkan yangın sonucu, çoğuluğu kadın olmak üzere, 130 kişi can veriyor.

1910 yılında Danimarka’da Almanya Sosyal Demokrat Partisi lideri Clara Zetkin, 8 Mart olayları dolayısıyla, Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında, bu günü Dünya Kadınlar Günü olarak anmayı öneriyor ve oybirliği ile kabul ediliyor.

Hayatta nasıl var olacağımızı, karakterimiz belirliyor.

Zetkin, her ne kadar kadın savunucusu olarak anılsa da, Almanya’da sosyalist akımın ateşli savunucularındandı. İşci kadının ihtiyaçlarını karşılayacak sistemin sosyalizm olduğunu savunuyor ve feminizmin orta ve üst sınıfın ihtiyaçlarını karşıladığına inanıyordu.

Zetkin’in hayatına yön veren, onun karakteriydi: Zetkin, kadınların daha iyi şartlar altında yaşayabilmesi için anlayış değişikliğini yaratmaya adanmıştı. Günlük rutini içerisinde her daim mutlu hissetmese bile, onu ayakta tutan  iç mücadelesinin ardından gidebilme cesaretiydi.

Sanatçı Gözünden Bir Bakış Açısı

Genç ve çağdaş bir sanatçı olan Çagatay Odabaş, arayışlarımız bizi hayatta tutan özellikler olabiliyor diyor. “Bu kimi zaman başarı odaklı bir çalışma, kimi zaman sağlık, kimi zaman aşk ve tutku olabiliyor. Benim bir arayışım var dersem kendimi ifade etmiş olmam. Farklı kavramlar üzerinden arayışlarım devam ediyor, çünkü beni besliyor ve ayakta tutuyor. Hayatım boyunca bu tür arayışlarımın daim olmasını umuyorum.” diyerek devam ediyor.

Mutlu bir ruh hali, yaratıcılığa ne derece ve nasıl katkıda bulunuyor?

Çağatay Odabaş: “Genel bir klişe vardır. Denir ki sanatçılar, yazarlar, müzisyenler acı çekerse daha muhteşem işlere imza atarlar. Bunu genel bir doğru olarak kabul etmek yanlış olacaktır. Acı, insanı besleyen farklı duyguların ateşlenmesini sağlayan bir olgudur. Fakat mutluluğun getirdiği rahatlığın da yaratıcılığa muazzam bir etkisi var. Ben genelde mutlu bir ruh halinde üretmeyi seviyorum. Ama acı ve çileyi işlerimi üretirken kullanıyorum. Mesela üretimde kendimi ifade ederken kullandığım meşakkatli teknikler bir nevi çektiğim acı gibi oluyor. Üretimde çekilen çileyi yaşamadan zaten onu geliştiremezseniz.”

Çağatay Odabaş’ın yorumunu araştırmalar da kanıtlıyor: yaratıcılığın tavan yaptığı zamanlar, insanların mutlu hissettiği zamanlar oluyor. Odabaş’da mutluluğu üretkenliği için kullanıyor. Mutlu olmak için üretmektense, bir yerde o duygudan beslenerek, yaratıcı üretkenliğini hayata geçiriyor.

Bir amaç uğruna hareket edebilmek için, Zetkin gibi, rutin bir üretkenlikten, yaratıcı bir üretkenliğe geçmeye ihtiyacımız var. Zetkin, hayatın kendisinden ve eşitsizliğinden beslenirken, Odabaş sinemadan besleniyor. “Hayal dünyamdaki yolculuklarıma ulaşmamı sağlayan arabanın benzini gibi sinema. Sadece sanatçı değil farklı meslek dallarındaki insanlarında mutlaka mesleklerinin dışındaki bir uğraşı veya hobi ile kendilerini beslemelerinin gerekliliğini kabul etmezsek olmaz sanırım.” diyor.

Dünya Kadınlar gününde işletmelerin yaratıcılığı çalışanlara karanfil dağıtmak ve özel gününüz kutlu olsun mesajlarıyla kendini gösteriyor. Odabaş’ın önerisini dikkate alsaydık, yani hayatın diğer alanlarından da beslenebilseydik, belki de gelişmek ve değişmek için 130 kadının New York’da, 301 insanın da Soma’da can vermesine ihtiyaç olmazdı.

Böyle bir günde, hem aklını hem de kalbini kullanan şirketler, mobbingi elimine etmek için nasıl davrandıklarını, iş güvenliğini artırmak için nasıl bir anlayışla hareket edeceklerini ya da salt kar odaklı sistemleri nasıl değiştireceklerini müjdeliyor olabilirlerdi.

cagatay_odabas_IMG_7289

Cagatay Odabas: Kalp serisinde üretmiş olduğum eserlerim aslında çok basit bir düşüncenin yansıması.
Benim kullandığım kalp formunda bir dişi ve bir erkek var. Bıyık ve dudaklarından bunları ayırabiliyoruz. Ve bu figürlerin üst üste onlarca, yüzlerce kalbin yığılması ile resimler kendine has bir doku ile oluşturuyor görüntüyü. Aslında dünya üzerinde insanların yığınla yaşaması gibi. Herkes birbirini etkileyecek kadar içiçe yaşıyor. Bu son yaptığım eserde ise kırmızı ve pembe tonlarında daha kadınsı renkleri üzerine giymiş olan bıyıklı erkek kalpler görüyoruz. Belkide bunlar kadınlara bir saygı duruşu için bu renklere bürünmüşlerdir. Ayrıca bu kalp kompozisyonlarımda kimi zaman diğerlerinden farklı bir kalp ortaya çıkıyor. Bu da belki bu insan yığınlarında farklı olan veya farkındalığı yaratmaya çalışanları temsil etmeye çalışıyor olabilir?

Bir erkek hayatta düştüğü zaman, onu ayağa kaldırabilen tek kuvvet kadındır.

“Ben gerçek bir emekçi kadının çocuğuyum” diyor Odabaş. “Annem yıllarca tek başına çalışıp çabalayıp beni büyüttü. Kucağında çocuğuyla üniversite okumuş bir kadındı annem. Kadının sosyal, siyasi ve ekonomik başarılarını takdir edebilmeyi bırakın, kadına yönelik şiddet üzerinden konuşsak rekorlara koşan bir ülkedeyiz malesef. Ama asıl olan şu ki, o şiddet gören kadınlar aslında o kadar büyük bir kudrete sahipler ki, suratlarına çarpan o aciz tokat karşısında yere düşen onlar değil, o tokatı atanlar oluyor. Ve bir erkek hayatta düştüğü zaman, onu ayağa kaldırabilen tek kuvvet kadındır.”

Mutluluk bilinç gerektirir, biraz da cesaret…

Mutluluk, kendimizi geliştirirken, dünyayı da değiştirebilme gücümüzün olmasıdır… 

Mutlu olabilmek, sorumluluk taşıyabilmektir…

Hayatın önümüze çıkardığı sorunlara dayanıklılık gösterebilmektir…

Mutlu olmak, kalbimizin her gün durmaksızın çalıştığını hatırlayabilmektir…

 


Share

YORUMLAR
11 May 2016 - 2:17 am

Elleriniz dert görmesin güzel yazı yazmışsınız

08 Feb 2017 - 1:26 am

Sağlık dolu bir yaşam için tek şart mutluluktur.

Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
E-posta
Web Sitesi
Yorum

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası