resim
Ana Sayfaya Dön


‘Cesur Fikirler’ kategorisi için Arşiv

Şirketlerde Anlam Yaratma Çabası Üzerine Bir Deneme

15 May 2016

Garip bir döngü bizimkisi.

Insan kendi yaşamının anlamsızlığa düşmesini önlemek için büyük bir çaba veriyor.

Boşluğa düşmemek için çabalıyoruz.

Şanslıysak, yeteneklerimizi her gün kullanabildiğimiz bir işi yapıyoruz.

Artık, çalıştığımız yerlerin bize bir anlam ifade etmesini istiyoruz.

Aslında böyle istiyoruz da, anlam yaratmasa bile 20 yılı aynı yerde aynı döngüde, hiç fark yaratmadan, düzenli bir rutinde geçirebiliyoruz. Geçerli bir sebebimiz ve bu yolu seçmemizin de bir anlamı vardır elbette.

Artık istiyoruz ki çalışacağımız şirketin bir duruşu olsun, biz de bu amaç için emek verelim.

Öyle ya, artık sadece para kazanmak için işe gitmediğimize inandığımız bir anlayıştayız.

Çalışmanın da ulvi bir anlamı olsun istiyoruz.

Hem Freud hayatın anlamının üretmek ve sevmek olduğunu söylemiş ya. Bizler sevmek ile üretmek arasına “veya” koymuş olsak da, anlamı kaybettiğimiz dakikalarda, onun yerine hızlıca “ve” koyabiliyoruz.

Anlam arayışı bir nevi beklenti içine sokuyor insanı.

Ve her karşılanmayan beklenti ümitsizlik ve mutsuzluk yaratıyor içimizde.

Ve her mutsuzluk hissi “düzeltilmesi gereken bir ruh hali” olarak çarpıyor yüzümüze. Belki Viktor Frankl’in “hayatın bir anlamı varsa, acı çekmenin de bir anlamı var” önermesini daha fazla dikkate almalıyız.

Mutluluk Aşısı

Devamı >>

Ünvan Enflasyonu

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Cesur Fikirler, Yönetim
18 Jan 2009

Krizle birlikte ünvan enflasyonu yaşanacak deniyor. Kesinlikle katılıyorum ama Türkiye’de zaten ünvan enflasyonu kriz öncesinde de mevcuttu.

Bu aralar daha sık gördüğümüz durumlar şöyle:

“Para yerine ünvan versek?”

“Sizi kutluyoruz terfi ettiniz. Sadece geçen yıl aldığınız ücret değişmeyecek!”

Bir de bakın Türkiyem’deki tek bir şirketin sahip olduğu engin Genel Müdür sayısına. Ben anlam veremiyorum, bir şirkette nasıl bir sürü Genel Müdür olur… Nasıl bir organizasyonel yapıdır, bir komedidir gidiyor bana kalırsa. Genel Müdür Yardımcıları ya da Direktör denen kavramlar vardır; ya da Icra Kurulları, Yönetim Kurulları vardır ama egomuz yeterince okşanmıyor olsa gerek ki kafasına esen belki de kendini Genel Müdür ilan ediyor!

Ilginç ünvanlardan bazısı:

Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Müdür

Satışlardan Sorumlu Genel Müdür

Tüketici ve İnternet Servisleri Genel Müdürü

Belki de Türkiye’de işletmelerin temel sorunu organizasyonel yapıyı kuramıyor olmalarıdır. Bir şirketin bir tek Genel Müdürü olur. Yani şirketler tek başlıdır. Değilse, belki de işten çıkartmalara alt, orta kademelerden değil de 10 kişilik Genel Müdür kadrosunu olması gerektiği gibi teke indirerek başlamak lazım. Zira “kurum itibarı”nız ayaklar altına alınıyor profesyonel kitleler tarafından.

Üniversitelerin işletme yönetim bölümlerinin araştırma konusu olmaya aday bir konu! Genel Müdür’ün ne anlama geldiğinden bir haber üst düzey yönetimler var Türkiye’de… Tek bir konudan sorumlu Genel Müdür, vay canına! Yönetsel sorumlulukların olması her üst düzey yetkilinin kendini GM olarak lanse etmesini gerektirmiyor. Türkiye belkide yönetimde çığır açyordur da haberimiz yoktur…

Devamı >>

Aday Aday Söyle Bana, Hangi Yönlerin Fena?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Cesur Fikirler, Iş görüşmesi, Psikoloji
31 Dec 2008

İş görüşmelerine gitmekten genelde kimse pek hoşlanmaz. Ağzında acı bir tad bırakan iş görüşmelerinin sayısı “Bu şirkette çalışmak mükemmel olsa gerek” dedirten iş görüşmeleri sayısından sanıyorum daha fazla.

Bu görüşmelerde hemen hemen herkesin sorması gerektiğini düşündüğü soruların başında da “geliştirmek istediğiniz yanlarınız nelerdir?” diye bir soru vardır. Yani tercümesi, zayıf yanlarınızın ne olduğudur.

Bir insana güçlü olduğu yanlarını sorduğunuzda, zayıf yanlarının neler olabileceğini tahmin etmeniz mümkündür, çünkü her gücün ittiği bir kutup vardır. Pozitif psikoloji akımı da bize güçlü yanlarımızı dikkate almamız gerektiğini öğütlüyor. Güçlü yanlarımızı bulup, bu yönleri geliştirmenin çok daha avantajlı olduğunu ispatlıyor. Bunun altında yatan temel neden zayıf yanları düzeltmenin inanılmaz bir enerji gerektirmesi ve bu alanda gelişmeye “istekli olmayı” istememizdir.

Güçlü yanlarımızı keşfetmek bir anlamda kendimizi izlemek ve fark etmek demek. Bu farkındalığı yaratmada etkili olabilecek bir aracı University of Penn Profesörü ve pozitif psikoloji akımının öncüsü Martin Seligman’ın kurmuş olduğu Via Signature Strengths Questionnaire ile yaratabilirsiniz.

VIA Signature Strengths Questionnaire 6 meziyet (virtue) ve 24 güçlü karakter elementinden (character strengths) oluşuyor. Bu 6 meziyetse Knowledge (bilgi), Courage (cesaret), Humanity (insanlık), Justice (adalet), Temperance (ılımlılık), Transcendence (üstesinden gelme) olarak tanımlanıyor.

Testin sonunda size güçlü yanlarınız ve bunların ne anlama geldiğinin de kısa bir tanımı veriliyor. Burada birçok test var ve birden fazla kere testleri alabilme imkanınız var. Böylece yıllara ve aylara göre kendinizi değerlendirebiliyorsunuz. Deneyin. Faydasını göreceksiniz.

Devamı >>

Kariyer Hedefiniz Mi Var? Harika. Ama Malesef Ilgilenmiyoruz.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Cesur Fikirler, CV, Iş arama
10 Sep 2008

İş başvurusunda bulunanların bir çoğu, CV’lerine “kariyer hedefini” yazıyor. Sizde yazanlar arasındaysanız neden kariyer hedefinizin şirketleri ilgilendirebileceğini düşünüyorsunuz?

Kısaca, kariyer hedefiniz şirketleri ilgilendirmiyor.

Şirketleri ilgilendiren, kendi hedeflerine ulaşmalarında onlara nasıl yardımcı olabileceğinizdir.

İşi arayan siz olduğunuz sürece, ilk etapta CV’inizi okuyana “bu iş için en uygun aday” dedirtebilmeniz önemli.  O yüzden CV’inizin en can alıcı noktasını anlamsız kariyer hedefleri ile doldurarark harcamayın. Onun yerine güçlü olduğunuz noktalar hangisi, onlardan bahsedin.

CV, iş görüşmesi kapmak için yazılır. Tek başına işe alınmanız içinse yeterli değildir.

CV yazmayı hafife alan o kadar çok aday var ki. Birçok CV ilk 10 saniye içinde çöp kutusuna giriyor. Sizinki bunların arasında olmasın.

Devamı >>

Algılar Yönetilmez. Nokta

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Cesur Fikirler, Değişim, Eğitim, Liderlik, Psikoloji, Yönetim
18 Aug 2008

Pazarlama dünyası ürünlerini pazarlayabilmek için, kendini yönetme imkanı olmayan bu insan yaratımı ürünlerin nasıl algılandığını görmek ister. Böylece, daha fazla satış yapabilmek için, hedeflediği kişilerin duygu, düşünce ve hareketlerini inceler. Ürün iletişimini bu algıları kuvvetlendirecek ya da değiştirecek yönde yapar. Bir ürün kendini yönetme gücüne sahip olmadığından, bu görevi marka yöneticileri yapar.

Ama insanlar ürün değil. Kendilerini yönetme gücüne sahipler. Başkalarının kendilerini “konumlandırmasını” tercih etmezler. Çalışma ortamlarında “Ben nasıl algılarsam sen o’sun” düşüncesine sığınmak yeteneksiz ve yönetmeyi bilmeyenlerin tercihi olur.

Salt algılarıyla hareket eden insanlar tembel olanlardır.

Araştırmalar gösteriyor ki algılarla gerçekler arasında bir uçurum var. Aynı zamanda insanların algılarının kendi gerçekleri olduğunu düşündükleri de doğru. Çalışma ortamlarında, çalışma arkadaşlarınızı algılarınız doğrultusunda yargılamaktansa, onları tanımak için çaba sarfetmek daha üretken bir davranış olur. Insanları değiştirmeye çalışmaktansa, onları olduğu gibi kabul etmek başarı göstergesidir. Positif psikoloji ile yöneticilerin bir anda “yeteneklere odaklanması” aslında insanları oldukları gibi kabul edebilmelerine dayanır. Emre Konuk’un ele aldığı “En iyi yöneticiler neyi farklı yapar?” yazısı da buna güzel bir örnek.

Algıları yönetmeye çalışmak inanılmaz bir enerji ve efor gerektirir. Algıların yönetilmesinin güç olduğunu bilenler, algıları değil kendi duygu, hareket ve davranışlarını yönetmeyi tercih ederler.

Kabul etmek. Çok zor değil mi? Birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmek…

Hepimiz herkesin kendimiz gibi olmasını istiyoruz. Bizim gibi olmayanları bize benzetmek istiyoruz. Savaşlarda biraz bu sebeple çıkmıyor mu zaten? Oysa gelişim farklılıklarla mümkün oluyor. Inovasyon, farklı düşünerek, yaratarak, genelde çoğunluğun kulak arkası ettiği düşüncelerin arkasında durabilme cesaretine sahip olmakla gerçekleşmiyor mu?

Nasıl bir çalışan olmak istiyorsanız, kendinizi o yönde yetiştirin. İmaj yaratmakla, algıları yönetmekle uğraşmayın. Herkesin algısına uygun bir kimlik yaratmaya çalışmak, sizi kimliksiz yapmaktan başka bir sonuca vardırmaz.

Devamı >>

Ünvan Önemli Değil Diyorsanız, Bir Daha Düşünün

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Cesur Fikirler, Değişim, Pazarlama, Psikoloji, Yönetim
26 May 2008

Mutevazi gözükmek için, ünvan peşinde koşmadığımızı göstermek için bazen “ünvan benim için önemli değil” deriz. Ama ünvanlar işletmeler için bu kadar önemsiz olsaydı, herkez memur sıfatıyla çalışmaya devam ederdi. Ünvan, elbette önemli. Çünkü ünvanlar şirketlerin çalışma şeklini, organizasyon yapısını anlatır. Bir ünvan şirketteki yetki ve sorumluluk derecenizi belirlediği gibi, organizasyon içindeki yerinizi de gösterir. Ünvanı başarılarınız karşısında elde ettiğiniz ödül olarak adlandırabiliriz.

Sürekli duyduğum yorumlardan bir tanesi “gerekli altyapısı olmayan kişilerin belli pozisyonlara geliyor/hak etmediği bir ünvanı taşıyor olması” yönünde. Aslında bu durum profesyonellerin de canını sıkıyor. Hemen hemen dünyanın her yerinde benzer diyaloglara şahit oluyoruz. “ Bir diş hekimi, işini yapabilmek için belli bir eğitimden geçmek zorunda. Ama bir pazarlama uzmanı, yada insan kaynakları yöneticisi her telden her dilden eğitim ve tecrübeyle bu tip pozisyonlara oturabiliyor. Bir standart getirilmeli.” deniyor. Bu söylemlere her ne kadar katılıyor olsam da, standart oluşturmanın değişimi sağlamak için yeterli olmadığını biliyorum. Dolayısıyla sizlere de tavsiyem, sizinle aynı işi yapanların sizden daha eğitimsiz yada tecrübesiz olmasına odaklanmaktansa, kendi bilgi ve tecrübelerinizle elde ettiğiniz ve edebileceğiniz başarılara odaklanmanız. Daha iyiyseniz, bunu yaptıklarınızla zaten gösterirsiniz. Haksızlıkla başarı kazananları da sadece alkışlamak gerekiyor bana kalırsa, çünkü hayat ne eşit ne de her zaman hak edene ödül sunuyor.

Yöneticinizin içinde bulunduğu konumu/ünvanı hak etmediğini düşünen bir çalışansanız yanlışşünüyorsunuz. Her kişi geldiği yere belli sebeplerden dolayı gelir. Bu sebeplerin bazıları bizim işimize gelenler —yani doğru olduğuna inandığımız sebepler— olabileceği gibi bazıları da işimize gelmeyen— yani yanlış olduğuna inandığımız— sebeplerdir. Kişilere içinde bulundukları konumlardan dolayı her zaman saygı göstermeliyiz. Gösteremiyorsak, kendimize farklı alternatifler bulmayı denemekte fayda var. Unutmayın ki, yükselmenizi sağlayacak olan bağlı olduğunuz yöneticinizdir. Dolayısıyla, yöneticiniz her ne kadar sizi tanıyıp, işinizi daha iyi yapmanız için çabalıyorsa, siz de onun çalışma tarzını öğrenip, işini kolaylaştırmak ve en iyi şekilde yapmasını sağlamak için çaba göstermelisiniz.

Devamı >>

Imajınızı Değil Kendinizi Yönetmeyi Deneyin

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Cesur Fikirler, Yönetim
04 May 2008

Türkiye’de son zamanlarda “imaj yönetimi” danışmanları yada “imaj maker” diye kendini konumlandıran profesyonel kişiler yer almaya başladı. İmaj elbette önemli ama imaj yaratmak ve yönetmek kişinin kendisinin “ekstra bir enerji” sarfetmesi anlamına gelir. Imaj yönetmek demek, temelde olmadığınız ama olmak istediğiniz bir kişiliği yaratmak ve algıları kontrol etmek anlamına geliyor.

Ben size daha etkin bir yol göstermek istiyorum. Imajınızı değil, kendinizi yönetmeyi öğrenmenizi tavsiye ediyorum. Çünkü başarılı bir profesyonel olmak, ancak kendimizi yönetebilmekle mümkündür. İtibar dediğimiz şey, kendimizi yönetmekten başka birşey değildir. Ama olmadığımız bir insan haline bürünmeye çalışmak, bize yarar değil zarar bile verebilir…

Devamı >>

MBA’li Memur Olmayı Tercih Etmeyenlere

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Cesur Fikirler, Eğitim, Üniversite
22 Aug 2007

Bugün Boğaziçi üniversitesinde okuyan bir öğrenci ile sohbetimde, mezuniyetin hemen arkasından MBA yapmayı düşündüğünü söyledi. Neden diye sorduğumda, kariyer günlerine katılan şirketlerin genelde mezuniyetin hemen arkasından MBA yapmak konusunda tavsiyelerde bulunduklarından söz etti. MBA yapan öğrencileri işe alıyormuş bu şirketler.

Üniversitenin hemen arkasından MBA yapmanın diplomalı memur olmanızdan başka bir işe yaramadığını daha önceleri defalarca söyledim. Özellikle üniversitenizin kariyer günlerine katılan şirket yöneticileri sizi bu şekilde yönlendiriyorlarsa, onlara “iş tecrübesiz MBA’linin iş tecrübesiz üniversite mezunu’ndan daha fazla yararı olduğunu ve ayrıca daha üst fiyatlarla işe alındıklarını” ispatlamasını isteyin.

Üniversiteniz bittikten sonra ne yapacağınızı bilemiyorsanız yada iş arayıp da bulamıyor ‘bari MBA yapayım’ diyerek MBA yapma kararı veriyorsanız, belki de bu kararı almadan önce birkaç yönetici ile konuşmanızda, farklı insanların fikirlerini almanızda fayda var derim. Karar vermeden önce de güçlü yanlarınızın neler olduğunu anlamaya çalışın ve nasıl bir iş yapmak isteyebileceğinizi düşünün. Staj yapın. Şirket ortamlarını koklayın. Alternatiflerinizi araştırın.

Bazı şirketlerin MBA yapan öğrenciler için farklı ‘yönetici yetiştirme amaçlı’ imkanları olduğu doğru. Ben bu şirketlerin Türkiye’de bir elin parmağını ancak doldurabileceğini düşünüyorum. Eğer bu tür şirketler yüzlerceyse ve ben yanılıyorsam, bu şirketlerin hangileri olduğunu öğrenmek isterim. Lütfen beni bu konuda bilgilendirin.

Üniversiteden mezun olur olmaz, MBA yapmak yerine yurt dışına çıkmanın yollarını arayın. Erasmus gibi programları kollayın. Sertifika ya da dil programlarına yazılın. Yaz okullarını deneyin. Tatil amaçlı yurt dışına gidin. Uluslararası konferanslara katılın. Yurt dışında “work and travel” olanaklarını araştırın. Ufkunuzu genişletin.

Şirket ortamlarını koklamak, yani iş tecrübesi kazanmak, hangi alanda uzmanlaşmak istediğinizi anlama fırsatını verir.

  • MBA yapma kararı çaresizlik sonucu vermemeye özen gösterin.
  • MBA yapmayı mezuniyet sonrası ‘iş teklifi almak’ için boşa harcamayın. Zamanınızı ve paranızı iyi değerlendirin.
  • MBA derecenizi kariyerinizde basamak atlamak için kullanın.
  • İlgi duyduğunuz alan hangisiyse, o alanda daha çok, daha detaylı bilgi edinebilmek için yapın.
  • Yaptığınız işi daha yüksek başarılarla tamamlayabilmek için yapın.
  • Fiyatınızı artırmak için kullanın.


Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası