resim
Ana Sayfaya Dön


‘Inovasyon’ kategorisi için Arşiv

Yeni Fikirlere Karşı Tutumunuz, Özgüveninizle İlişkilidir.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Inovasyon, Liderlik, Psikoloji
24 Apr 2013

Türk iş dünyasının ezeli sorunudur.

Yeni fikirlerin varsa, kendine saklaman doğru olur.  Düzeni bozman istenmez.

Genelde yeni fikirleri ortaya atan kişiler yenilikçidir—yani değişikliğe diğerlerinden daha açıktırlar. Hani iş dünyasında moda olan kişilik envanterleri var ya, MBTI, NEO P-R gibi… İşte bu envanterlerin ölçtükleri boyutlardan biri de “yeniliklere açıklıktır”.

Günümüzde geleneksel şirketlerin bağnaz tutumları, yeniliklere ve yenilikçi insanlara kapalı olmaları, artık yetenekli kesimi elinde tutmakta çok ama çok zorlanmalarına neden oluyor. (Bu durumun artısı da girişimciliği körükleyerek, beyaz yakalı girişimcilerin çoğalmasına etken olmasıdır.)

Hangi “marka bilinirliği yüksek” dediğiniz 50+ yaşında şirket son 10 yıl içinde bir inovasyon (yenilikçilik) ile ortaya çıktı? Bulmak için oldukça uzun düşünmeniz gerekir. Oysa son 10 yıla baktığımızda, yenilikçi ve yaratıcı işler, yenilikçi ve yaratıcı bireyler tarafından girişimci hareket ile başlıyor. Blockbusters bitti Netflix kaldı; Avis, Hertz ve tüm diğerleri durdu, Zipcar uçtu. Ve daha bir çoğu…

Hollandalı bir artist olan Daan Roosegaarte, bir gün araba üreticisi bir şirketin CEO’sundan telefon alıyor.

Devamı >>

CEO’lar Neden Yaratıcı Kurum Kültürü Kurmakta Çuvallıyor?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Inovasyon, Y ve X kuşağı, Yaratıcılık, Yönetim
02 Sep 2012

2010 yılında IBM tarafından yapılan araştırmaya göre dünyanın önde gelen CEO’larının belirlediği en önemli liderlik özelliği Yaratıcılık.

Bu sonuca ben şaşırdım doğrusu. Ya siz?

Neden mi şaşırdım?

CEO’ların yaratıcılığı ön plana çıkartıyor olmaları demek, bir yerde, kurumun yaratıcılığını yeteri kadar ortaya çıkartamadıklarını; inovasyonun istenen seviyede yer almadığına işaret.

Madem yaratıcılık bu denli önemli, CEO’lara şu soruyu sormakta yarar görüyorum. Dünya muazzam bir hızda değişiyor. Teknoloji alanındaki gelişmeler yönetim anlayışlarının bireyi ve çevreyi daha fazla ön planda tutmasını gerektiriyor. Eski alışkanlıklardan vazgeçmeye mecbur bırakıyor. Yaratıcılığı teşvik edebilmek için bu gelişmelere ayak uydurmak hatta gelişmeleri ilk uygulayanlar arasında olmak gerekiyor.

Acaba CEO’lar ve diğer C-seviyesindeki yönetimler şirketlerde yaratıcılığı körükleyebilmek için kendilerini ne derece geliştirdiler? Yönetimlerinin ve kurum kültürlerinin değişime adapte olabilmesi için nasıl bir yaklaşım sergilediler?

Devamı >>

Inovasyon İçin İnsan Odaklı Yönetimi Kucaklayın

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Inovasyon, Yaratıcılık, Yönetim
23 Aug 2012

Gary Hamel’in The Future of Management kitabının özünde kurumları nasıl ve neden “insan odaklı” kurgulamamız gerektiği anlatılıyor. Komik geliyor aslında. Yani, işletmeleri oluşturan insansa—kurumun özünde insan varsa— bir kurumun insan odaklı olmaması nasıl mümkün olur?

Çalışanların en mutsuz olduğu ülkeler arasında Türkiye’nin 3. sırada yer alıyor olması belki de en temel ve basit gözüken “insan odaklı” kurum anlayışının yaygın olmadığının bir göstergesi olabilir mi?

Insan odaklı kurumlar yaratıcı ve inovatiftirler. Insan odaklı kurumlar, çalışanlarının tutkularını kurum ortamına taşımasına izin verirler. Kararların alınması ve değişimin gelmesi için yukarıda toplanmış yetki anlayışından bağımsızdırlar.  İnsan odaklı kurumlarda çalışan bireyler, sadece üst yönetimle iş bitirme egosundan arınmış, birbirlerinden öğrenen, birbiriyle paylaşanlardır. İnsan odaklı kurumlarda bilgi transparandır— bilginin paylaştıkça büyüdüğünü bilirler.

Devamı >>

Yıkılan Hayaller, Yeni Ümitlere Hayat Verir

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Eğitim, Iletişim, Inovasyon, Kariyer
05 Apr 2012

Bazen hayatı ve hayatın getirilerini kabul etmek zordur. Biten aşklar, ağlatır. Ölüm sorgulatır. Varılamayan hedefler, içimizi sızlatır. Çünkü hepsinin ardında yıkılan hayallerimiz, kaybolan umutlarımız vardır.

Yıkılan hayaller hayatımızın geri kalan kısmının anlamsız ve ümitsizliklerle dolu olduğuna işaret ettiğinde, hareketsiz kalırız. Geçmişimizle olan bağımız bugünümüz ve yarınımızdan daha kuvvetli olduğunda, yıkılanın sadece hayallerimiz değil aynı zamanda hayatımızın da olduğunu sanırız.

Oysa, yıkılan hayaller, hayal kurabilme gücümüzün sona erdiğine, yaratıcılığımızın ve hayat enerjimizin dibe vurduğuna işaret eder. Yeni ümitlerin yeşermesine, hayal gücümüzün daha da derinleşmesine yıkılan hayaller hayat verir. İşte hayat ve hayatın içinde dolanan bizler, bu kontrastların varlığında güçlenerek gelişiriz.

Devamı >>

Yenilikçilik Farklı Düşünceler Arasında Bağ Kurabilmektir.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Inovasyon
29 Sep 2011

Inovasyon için yenilikçilik gerekiyor.

Yani, sürekli birşeyleri geliştirmeye odaklanan bir yapıda olmak anlamına geliyor.

Yenilikçi kişilikleri diğerlerinden ayıran en temel özellik —Harvard’ın yaptığı araştırmalara göre— yenilikçi kişilerin yenilikçilik yaratabilmek için daha fazla düşünüyor olmaları.

Bu kadar basit olabilir mi?

Evet. Aslında basit duruyor. Ama basit olan hiç birşey pek kolay gelişmiyor. Her nedense…

Devamı >>

Zorla Eğitim Yerine, Merak Uyandırmayı Deneyin.

09 Mar 2011

Üniversite de okumadığım hiç bir zamanı hatırlamıyorum. Benden muhteşem bir akademisyen olurdu! Kendimi bildim bileli sürekli yeni birşeyler öğreniyorum. Meraklıyım, içten gelen bir durum bu. Hülya Koçyiğit, kızı Gülşah için “hala okula gidiyor, elinde defter kitapla dolaşıyor, inanamıyorum” diyordu dün. Böyleyiz bazımız. Bize “eğitim al, şunu öğren” diyen olmuyor. Zaten meraktan, ilerlemeyi ve gelişmeyi tercih ettiğimizden her daim bir “kendimizi yenileme” sürecindeyiz.

Bir de şanslıyım, her çalıştığım şirketin hep bir eğitim programı vardı. Genellikle katılımcıların sıkıldığı, zoraki geldiği, zaten bildiğimiz şeyi söylüyorlar yine vakit kaybı denen şu eğitimler! Çok da haksız değil bunca çalışan. Sorun eğitimde ya da eğitimciden de kaynaklanmıyor. Kurumsal eğitimler “zoraki” yani “almak zorunda olduğunuz” almazsanız cezası olan durumlar.  Şimdi bir düşünün hanginiz istemediğiniz ama zorla yapılması koşulu getirilen işlerden hoşlandınız?

Devamı >>

Sosyal Mecralara Itibar Ediyor muyuz?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Girişimcilik, Iletişim, Inovasyon, Sosyal Medya, Sosyal Medya Dünyası
22 Jan 2011

Sonunda itiraf eden bir CEO.

Selim Siper, Ipragaz CEO’su, “Brand Is You” konferansında açık seçik ifade etti. “Sosyal Medya’yı klasik pazarlama eğitimine sahip yöneticiler anlamıyor” diyen Selim Siper, bana kalırsa biraz nazik davrandı. Zira, yöneticilerin çoğu sosyal medya’yı anlamıyor. Bu mecraların doğru şekilde iş süreçlerine eklenememesinin temel sebebi de budur. Peki, anlayanlar neden anlatamıyor? Ya da anlatabilenler neden ikna edemiyor?

Siper’in itirafı önemlidir. Cünkü düşünün, pazarlama eğitimi almış MBA’li (gerçi 10 yıl önce MBA yapmış olmanız pek birşey ifade etmiyor) yöneticiler dahi bu teknolojileri takip etmekten bu kadar uzaksa, vay halimize demeden edemiyorum. Ama öğrenmek isteyenlere, Chris’in güzel bir başlangıç önerisi var, okuyun derim.

Devamı >>

Yaratıcı Ruhunuzu “Kapalı Beyinlere” Kaptırmayın

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Inovasyon, Liderlik, Yönetim
12 Jan 2011

Iş dünyasının reforma, iş anlayışının günümüz şartlarıyla entegre olmaya ihtiyacı var.

Neden mi?

Cünkü sorunlara yarabandı çözümler getirmekle meşgul iş dünyasına yeni yetenekler, sürekli gelişimi körükleyen yönetimler 10 numara büyük geliyor.

Gelişimi takip edemeyenler, dünyadan bir haber ilerleyenler ve dünün bilgi ve yöntemleriyle geleceği yaratabileceğini düşünenler, bu ülkenin gelişmesinin önünde ki en önemli engellerdir.

Abartılı mı oldu dersiniz?

Türkçemizi zorla Türkçe konuşarak koruyabileceğimize inanan bir zihniyet nasıl gelişebilir? Internet Türkiye’de gelişseydi, tüm dünya Internet’e biz ne ismi verseydik, onu vermezmiydi?. O noktaya gelene kadar, başkalarının bulduğu kelimeleri ya aynen kullanarak ya da bir Türkçe tercümesi bularak hareket etmeye devam edeceğiz.

Değişimin yönünü körükleyenler artık genç beyinler. Büyüklerin yetersiz kaldıklarını hissettiren, farkettiren ve gizliden gizliye çoğunu korkutan genç beyinler.

Türkiye inovasyon’a, yeniliğe ve yenilikçiliğe seyir kalan değil, onu yönlendiren olmak istiyorsa, değişmek ve değiştirmek durumundadır. Hızın bir numara olduğu bir dönemde, değişime direnen ve değişemeyen anlayışlar, sadece bu toplumu değil ama aynı zamanda kurumların bunca yıl başarıyla sürdürdükleri serüvenlerini de geriletmekteler.

Devamı >>

Kurum Itibarını Güçlendiren, Calışanlarıdır.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Inovasyon, Liderlik, Pazarlama, Yaratıcılık, Yönetim
11 Oct 2010

Capital dergisi 2000′lerde başlattığı Türkiye’nin En Beğenilen Sirketleri araştırmasında, 18 kritere göre şirketleri değerlendirmeye başladı. Kurum itibarı, yönetim şeffaflığından, kurumsal sorumluluk performansına kadar bir dizi konunun ölçümlenmesi sonucu belirleniyor.

Temelde itibarı oluşturan güven duygusu. Güven duyduğumuz insanlarla dost oluyoruz, güvendiğimiz ürün ve hizmetleri alıyoruz, güvendiğimiz zaman kendimizi iyi hissediyor, iyi hissettiriyoruz. Dolayısıyla, kurum itibarı da doğru yönetildiği takdirde güveni artırma temeli üzerine kurgulanıyor ki siz çaba sarfetmeden ürün, hizmet ve şirketiniz tercih edilsin.

Calışanların kurum itibarını yükseltmekte ki payının %35′lerde olduğu söylense de, bunun çok daha yukarılarda bir seviyede olduğunu düşünebiliriz. Urünün geliştirilmesinde etkisi olan, kurum hakkında elçilik yapan ve inovasyonun oluşmasında etkin rol alan yine çalışanlardır. Bu durumda herşeyin başı “etkin yönetim ve liderlik” ile “ekip anlayışıyla ilerleyen” kurum kültürü diyebiliriz.

Geçen hafta, Nestle çalışanlarından birkaç kişiyle Nescafe etkinliğinde buluşma fırsatı buldum. 2009 yılında da Türkiye’nin en beğenilen şirketleri arasında yerini alan Nestle’nin, haklı bir gururu ve itibarı olduğuna inanıyorum. Nestle’nin Nescafe marka ekibinin şirket kültürü, vizyonu, çalışanları ve iş anlayışı hakkında gönülden söyledikleri cümleler, Nestle’nin başarısının birer simgesiydi. Nescafe ile ilgili bizlere bilgi aktaran uzman ekip, hergün severek içtiğim Nescafe ve kahve ile ilgili aklımıza takılan tüm sorulara cevap verdi.

Orneğin, Kahve’nin %100 doğal olduğunu, bunun da ötesinde yeşil çay’dan %70 oranında daha fazla antioksidan içerdiğini yapılan araştırmaların kanıtladığını gördük.nescafe-lif-fatmanur-erdogan

Inovasyona önem veren şirket, yeşil kahve çekirdekleri sayesinde daha fazla antioksidana sahip Nescafe Lif-Aktif ve Nescafe Vita-Lift ürünleri ile yarattığı yeni ürün kategorisiyle de, sektöre öncü ve yenilikçi bir yaklaşım da getirmiş oldu.

%70 pazar payı ile liderliği elinde tutan Nestle‘nin sağlıklı büyümesinde şüphesiz sürdürülebilir bir yönetim anlayışı rol almakta. Türkiye’de 100 yılını doldurmuş Nestle’ye nice 100 yıllar diliyoruz.

Devamı >>

Istanbul’dan bir Thomas Friedman Geçti

16 Jun 2010

The New York Times’ın Pulitzer Ödüllü köşe yazarı Thomas Friedman, Istanbul’da bizleri koltuğumuza bağladı.

Hot, Flat and Crowded isimli son kitabının ismine benzer bir ortamda bir araya geldik.  Sıcak, düz ve kalabalık bir odada…

Ufuk Tarhan, konuşmasını güzel özetlemiş, bir göz atmakta yarar var derim.

Friedman, uluslararası politika yazarı. Istanbul’da Özyeğin Üniversite’sinin research@ozyegin lansmanında, birçok mesajı çok güçlü bir şekilde vermeyi başardı.  Ben bu mesajlardan tek birine değinmek istiyorum..

Sorumlu girişimcilik.

Dünyayı içinde bulunduğumuz durumdan kurtarmanın; yani küresel ısınma’dan, herkesin birbirinin aynısı olma yolunda devam eden “düz” mantıktan ve çoğalan insan sayısıyla birlikte daha fazlasını, daha iyisini arayarak tükettiğimiz enerji kaynaklarının kökünü kurutmaktan kurtarmanın tek bir yolu var.

Sorumlu inovatif girişimcilik.

Yaptıklarımızın farkında olarak, isteklerimizin, yarattıklarımızın, tükettiklerimizin farkında olarak hareket etmek.  Geniş açıda düşünebilmek.  Tercihlerimizi daha bilinçli yapabilmek, istediğimiz gibi bir hayat, dünya ve gelecek için düşünerek adım atmak.  Sorumluluk almak.

Bunu her günlük olaylara aktarabiliriz:

Değişimi karşıdan değil, kendimizden beklemeyi denemek…

Kendi değerlerimizi anlamak, özümsemek ve o doğrultuda hareket etmeyi denemek…

Bulunduğumuz ortamları istediğimiz gelecek yaşamlara hazırlamak…

Sevgiyle yaklaşmayı hatırlamak…

Her insana insan gibi davranabilmeyi denemek…karşılığını beklemeksizin iyi bir insan olmak

Bilgimizi, tecrübemizi, merakımızı ve yeteneklerimizi daha güzel gelecekler yaratmak için harekete geçirmek.

Bilinçsiz üretkenlikten, bilinçli üretkenliğe geçebilmek…

Sorumluluk almak.

Sorumlu olmak.

Alternatifler yaratmak.

Girişimci olmak.

Hayatın her alanında, hareket ederken, sorumlu bir birey olabilmeye gayret etmek.

Sıcak, düz ve kalabalık dünyamıza yeniden şekil verebilmek için, hepbirlikte, elele bir bütün olarak hareket edebilmek.

Thomas Friedman’ın 2005 yılında MIT’de yaptığı “The World Is Flat” konuşmasıyla başbaşa bırakıyorum. (Ozyegin Universitesi Thomas Friedman’ın konuşmasını canlı yayınladı ancak henüz kaydını yayınlamadı. Bekliyoruz:)

Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası