Istanbul’dan bir Thomas Friedman Geçti

Teknoloji, değişim, eğitim, girişimcilik, inovasyon, liderlik, strateji, yaratıcılık, yönetim 1 Comment »

The New York Times’ın Pulitzer Ödüllü köşe yazarı Thomas Friedman, Istanbul’da bizleri koltuğumuza bağladı.

Hot, Flat and Crowded isimli son kitabının ismine benzer bir ortamda bir araya geldik.  Sıcak, düz ve kalabalık bir odada…

Ufuk Tarhan, konuşmasını güzel özetlemiş, bir göz atmakta yarar var derim.

Friedman, uluslararası politika yazarı. Istanbul’da Özyeğin Üniversite’sinin research@ozyegin lansmanında, birçok mesajı çok güçlü bir şekilde vermeyi başardı.  Ben bu mesajlardan tek birine değinmek istiyorum..

Sorumlu girişimcilik.

Dünyayı içinde bulunduğumuz durumdan; yani küresel ısınma’dan, herkesin birbirinin aynısı olma yolunda devam eden “düz” mantıktan ve çoğalan insan sayısıyla birlikte daha fazlasını, daha iyisini arayarak tükettiğimiz enerji kaynaklarının kökünü kurutmanın tek bir yolu var.

Sorumlu inovatif girişimcilik.

Yaptıklarımızın farkında olarak, isteklerimizin, yarattıklarımızın, tükettiklerimizin farkında olarak hareket etmek.  Geniş açıda düşünebilmek.  Tercihlerimizi daha bilinçli yapabilmek, istediğimiz gibi bir hayat, dünya ve gelecek için düşünerek adım atmak.  Sorumluluk almak.

Bunu her günlük olaylara aktarabiliriz:

Değişimi karşıdan değil, kendimizden beklemeyi denemek…

Kendi değerlerimizi anlamak, özümsemek ve o doğrultuda hareket etmeyi denemek…

Bulunduğumuz ortamları istediğimiz gelecek yaşamlara hazırlamak…

Sevgiyle yaklaşmayı hatırlamak…

Her insana insan gibi davranabilmeyi denemek…karşılığını beklemeksizin iyi bir insan olmak

Bilgimizi, tecrübemizi, merakımızı ve yeteneklerimizi daha güzel gelecekler yaratmak için harekete geçirmek.

Bilinçsiz üretkenlikten, bilinçli üretkenliğe geçebilmek…

Sorumluluk almak.

Sorumlu olmak.

Alternatifler yaratmak.

Girişimci olmak.

Hayatın her alanında, hareket ederken, sorumlu bir birey olabilmeye gayret etmek.

Sıcak, düz ve kalabalık dünyamıza yeniden şekil verebilmek için, hepbirlikte, elele bir bütün olarak hareket edebilmek.

Thomas Friedman’ın 2005 yılında MIT’de yaptığı “The World Is Flat” konuşmasıyla başbaşa bırakıyorum. (Ozyegin Universitesi Thomas Friedman’ın konuşmasını canlı yayınladı ancak henüz kaydını yayınlamadı. Bekliyoruz:)


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Başımıza İnovasyon Çıkartmayın lütfen!

inovasyon 4 Comments »

Yazan: Tanjan Özbilgi, Yönetim Danışmanı 

Eskiler şöyle derdi: Başımıza icat çıkartma oğlum/kızım!. Evet, o zamanlar rutinin dışına çıkmak hoş karşılaşılmazdı

İnovasyon henüz tam Türkçesi olmayan yeni bir kavram. İcat ya da buluş da diyebiliriz ama tam karşılamıyor maalesef. Hem icat yapacaksınız, hem de bundan kâr elde edeceksiniz. Yani ben gölgemi uzatan bir alet geliştirdim deseniz bu bir icat olabilir belki ama kâr getiremeyeceği için inovasyon olmayabilir.

İnovasyon gün geçtikçe hayatımıza daha fazla giriyor Önce Arz yönlü ekonomi vardı, sonra tüketici talepleri önemli hale geldi ve Talep yönlü ekonomiye geçtik. Şimdi ise 3. faz başladı; küreselleşme ile beraber ürün ve hizmetler çok homojen hale geldi. Zamana ve yere göre farklılaşması gerekiyor, yoksa kâr elde etmek imkânsız. İşte bu noktada inovasyon devre ye giriyor.

İnovasyon için illâ yeni bir ürün üretmeniz gerekmiyor. Üretim ve hizmet süreçlerini rakiplere göre daha kolay ve ucuz hale getirmeniz ya da yeni finansal araçlar keşfetmeniz, pazarlama sistemi geliştirip maliyetleri düşürmeniz, mevcut uygulamaları ya da mevcut düzeni değiştirmeniz ya da mevcut ürüne farklı bir kullanım alanı yaratmanız, yani Türev Ürünler oluşturmanız da inovasyondur.

İşte size inovasyon: sıradan kafe açmak yerine, Starbucks gibi sadece farklı deneyimlemeyi satabilirsiniz. Evinizde gibisiniz. Bir köşede kitap okuyabilir ya da iş yapabilirsiniz. Ayrıca tepenizde kahvenizi bitirip gitmeniz için ödemeyi bekleyen bir garson da yok.

Sizce Bill Gates neden hukuk fakültesini yarıda bırakarak Microsoftu kurdu?

İnovasyon gözünüzü korkutmasın. Hepimiz Bill Gates olamayabiliriz. Gittikçe hızlanan hayat tarzı, yeni ihtiyaçları doğuruyor. Bunları gözlemleyip tüketiciye sunmanız inovasyondur.

İnovatif ürünler çıkaran firma var mıdır? deseniz size hemen 3M derim. Tasarladıkları ürünlerin hepsi kendi döneminin yeni ihtiyaçlarına çözüm sunmuştur/sunmaktadır. Bazı inovatif ürünler ancak zamanı geldiğinde hayatımıza girebilir. Örneğin; 200 yıl önce Post-It olsaydı kullanır mıydınız?

Sürüden ayrı düşünmek ve hareket etmek sizi inovasyona götürecektir. Kendinize güvenin ve şimdi gözlerinizi kapatarak hızlı yaşam koşullarıyla beraber tüketiciler neye ihtiyaç duyar? sorusunu yanıtlayın.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Jared Diamond ve Inovasyon Üzerine

inovasyon, yönetim 12 Comments »

Dün bir arkadaşım Jared Diamond’ın Tüfek, Mikrop ve Çelik isimli kitabını hediye etti. Jared Diamond’ı merak edip biraz araştırdığımda muazzam bir insanla tanışğımı farkettim.  

Prof. Diamond’un New York’da yaptığı bir konuşmasında şöyle bir bölüm var

Yalnız, kendi haline bırakılmış toplumların hikayeleri, insan gruplarının büyüklüğü ile inovasyon yada yaratıcılık arasında bulunan 2 genel prensibi göstermekte. İlki, yalnızlaşmamış her hangi bir toplumda, inovasyon toplumun içinden değil, toplumun dışından ortaya çıkmakta. İkincisi, her toplumda ekonomik getirisi olmayan modalar gelir geçer. Toplumlar ya karlı olmayan uygulamaları tercih ediyor ya da her nedense karlı olan uygulamalardan vazgeçiyor. Genelde karlı olmayan modalardan, komşu ülkeler sizden daha iyisini yaptıysa, vazgeçiliyor ya da er geç bir yerlerde hata yaptığınızı anlıyorsunuz. Kısaca, birbiriyle iletişim halinde olan toplumlar arasındaki rekabet, yeni teknolojilerin yaratılmasını ve bu teknolojilerin devamlılığının sağlanmasının sebebidir. Sadece ve sadece yalnız hareket eden, rekabetten uzak toplumlarda, bu geçici heveslerle yapılan işlerin ve değerli teknolojilerin yok olmasına sebep olduğunu görüyoruz. Tarihten çıkarttığım derslerden biri dolayısıyla budur. İnovasyonu körükleyen toplumlar arası rekabettir.   

Prof. Diamond’un dediği gibi gelişmeyi sağlayan toplumlar arası etkileşimse, daha çok dolaşmalı, daha fazla dil öğrenmeli, daha fazla farklı kültür ve toplumlarla birlikte düşünmeyi, çalışmayı, eğlenmeyi öğrenmeliyiz.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share
WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in