Boş CV

iş arama, kariyer, CV 2 Comments »

CV hazırlarken yapılabilecek en büyük sıradanlığın boş bir CV taslağı üzerinden hareket etmek olduğunu düşünüyorum. 

Boş bir CV örneği size önünüzde rehberlik edebileceği gibi sizi herkesle aynı bir kalıba da rahatlıkla sokabilir. Bu yüzden de genellikle kariyer.net yada secretcv.com gibi web sitelerinden iş başvurusu yapıyorsanız, mutlaka word’de hazırlanmış bir CV’nizi siteye eklemenizde çok büyük fayda olduğunu düşünüyorum.  

Bazı pozisyonlar için iş başvurularının binlerce olduğunu söylesem, aynılığın işinizi ne kadar zorlaştıracağını tahmin edersiniz. 

Boş bir CV taslağı arıyorsanız kariyer.net’e girip alan adlarına bakabilirsiniz. Bu size bir fikir verebilir. Ama bu tip başvurularda gereksiz bir sürü bilgi de sizden isteniyor. Dolayısıyla bu bilgileri elemenizde fayda var. 

Bir CV’de neler olmasından ziyade hangi bölümlerin yer kaplayan, hiçbir işe yaramayan bölümler olduğunun tiosunu vermem daha çok işinize yarayacaktır.  

Objectives/Amaç: Birçoğunuza belki garip gelebilir şimdi söyleyeceklerim. Şirketler adaylarının amaçlarının ne olduğunu pek de önemsemezler. Önemsedikleri şey, şirkete ne kazandıracağınızdır. Dolayısıyla boşuna CV’inize ‘objectives’ yada ‘kariyer hedefi’ denen bir bölüm eklemeyin. Bunun yerine vurucu bir önyazı hazırlamanız daha etkili olacaktır. Kariyer hedefinizi anlatmayı iş görüşmenize saklayın. 

References/Referanslar: Genelde İngilizce olarak ‘available upon request’ yada ‘istek üzerine temin edilebilir’ tarzı bilgiler yazarlar. İşveren zaten referans isterse size soracaktır. Bu bölüm kesinlikle hiçbir amaca hizmet etmeyen gereksiz yer dolduran kısımlardandır. Referanslarınızı ismen yazmak istiyorsanız, etkileyici olduğunu düşünüyor olmalısınız. Bu kısım ancak şu şekilde işinize yarayabilir: verdiğiniz referanstaki kişiyi işveren tanıyordur ve etkilenir. Yada referansınızdaki kişiyle işverenin arası iyi değildir ve puanınız otomatik olarak düşer! Lafın kısası, CV yollama aşamasında referanslarınız kimsenin umurunda değil.  

Drivers Licence/Ehliyet: Kamyon şöförlüğü pozisyonu için iş başvurusunda bulunmuyorsanız böyle bir bilgiye gerçekten gerek yok. Satış pozisyonları ehliyet gerektiriyor evet. Eğer CV’iniz iyiyse ve ehliyetiniz olup olmadığını merak ediyorlarsa, bırakın sizi arayan şirketler olsun. 

Place of Birth/Doğum Yeri: Doğduğunuz şehre göre sizi işe alacak bir işverense, belki bu gereklidir. Ama zaten böyle bir işverenle kim çalışmak ister?  Bir CV’de organizasyon çok önemli. Bilgiyi nasıl organize ettiğiniz ve nasıl sunduğunuz sizi iş görüşmesine davet ettirecek en önemli faktörlerin başında geliyor. Boş CV örnekleri aramak yerine yaratıcılığınızı kullanın. Arkasından da CV’inizi gözden geçirerek size tavsiye ve önerilerde bulunabilecek arkadaşlarınızın yakasına yapışın.  

CV hazırlığınız bittikten sonra da her 1-2 yılda bir güncellemeyi ihmal etmeyin.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

İş Görüşmesine Gidiyorsanız, Araştırma Yapmaya Vakit Ayırın

iş görüşmesi, iş arama 2 Comments »

Çok basit aslında. Herkes bilir. Iş görüşmesine gidiyorsan, şirket hakkında bilgi edinmelisin. Niye bu şirkette çalışmak istiyorsun diye sorduklarında, şirket yönetimine vereceğiniz cevaplar şirkete ve pozisyona uygun olacaktır. Bu da şirkete katacağınız değerin büyüklüğünü gösterir. Şirket hakkında bilginiz yoksa, değer nasıl yaratabilirsiniz ki?

Çok basit aslında. Ama ne kadar az sayıda insanın araştırma yaparak iş görüşmesine gittiğini biliyor musunuz? Ben kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim. Çok çok az. Genelde %90′ı bilgi edinmeden iş görüşmelerine geliyor.

Şaka gibi ama çok az insan iş başvurusunda bulunduğu şirket hakkında bilgi edinerek görüşmeye gidiyor. Bir çoğu sadece “başka bir iş” arıyor.

Bildiğinizi biliyorum. Yine de tekrar etmek istiyorum. İş görüşmesine gideceğiniz şirketler hakkında bilgi edinin. Görüşmeye 3 kez çağrılıyorsanız, görüşme süreci boyunca gazeteleri, web sitelerini ve aktivitelerini takibe alın. Iş görüşmenizi renklendirdiğini ve konuşurken daha akıcı ve etkin olacağınızı göreceksiniz. Yöneticilere şirketle ilgilendiğinizi, pasif değil proaktif bir kişi olduğunuzu gösterme fırsatı yakalamış olacaksınız.

Araştırmanızı yapın. Yapmıyorsanız, şirketi arayıp “neden işi alamadım” diye sormayın.

Günümüzün “trendy” kelimesi olan “fark yaratmak” için allami cihan olmak gerekmiyor. Çok yaratıcı olmak da gerekmiyor. Bazen sadece herkesin bildiği ama üşendiğinden “boşverdiği” küçük detaylara dikkat etmek en büyük farkı yaratmanızı sağlar. Bunu yönetsel açıdan basitçe açıklayacak olursak, plan yapmak ve strateji geliştirmek her şirket için mümkün. Bunlar çok da gizli bilgiler değildir aslında. Başarılı insanlar bilirler ki, bir işi gerçekleştirmek (execution) stratejiyi geliştirmekten her zaman daha zordur.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Hız, İvedilik ve Sorumluluk Taşımayı Bilmek, Kariyer Başarısı Demektir

iş görüşmesi, iş arama, yönetim, kariyer, CV 2 Comments »

Üst düzey yöneticilerin iş ve yaşam dergisi olan CEO’s Eylül sayısında Coca Cola’nın İcra Kurulu Başkanı Muhtar Kent ile bir söyleşi yapmış. Bu söyleşi de Kent, kariyer yolculuğunda başarıyı getiren bazı faktörlerin altını çizmiş. Önemli olduğuna inandığım bir konuda aşağıdaki sözlerinde ifade buluyor: 

 Hız, ivedilik, sorumluluk taşıma (speed, urgency, accountability), yeni bir şeyin arkasında durmak, kötünün de arkasında durabilmek çok önemli iş hayatında. İyinin arkasında herkes durabiliyor, iyiyi herkes destekleyebiliyor. 

Hayatı şöyle görüyorum; başarı, inişleri ve çıkışları olan bir serüven ve inişler de çıkışlar kadar önemli. Kariyer konusunda konuşma yaptığım zamanlarda şirket içinde veya şirket dışında herkese bunu söylüyorum. Ben hiçbir zaman kalıcı başarının hikayesini her zaman çıkışta olan bir şey olarak görmedim. Hayatımda böyle bir hikaye olmadı daha. Politikada da, iş hayatında da, eğlence dünyasında da bu böyle. İnişlerden çok fazla şey öğreniyorsunuz. İnişler size çıkışlarda ivme katıyor.’ 

Tutarlılık başarının önşartı.
Kent’in ifade ettiği kötünün de arkasında durabilmenin ‘sağlam bir karakter’ sahibi olmakla alakalı olduğuna inanıyorum. Sağlam bir karakter, yanar döner düşünce ve hareketlerden uzak, bugün bir şey söyleyip yarın farklı bir yön çizmemeyi gerektiriyor. Tutarlılık başarının ön şartı. 

Coca Cola’da çalışmak isteyenlere duyrulur!
Birlikte çalıştığınız kişileri nasıl seçiyorsunuz sorusuna Kent’in cevabı şöyle: ‘Şirket dışından birini alıyorsam; önce düşünce ve kafa yapısı, kimya ve stiline bakıyorum. Bu otobüs de iyi bir yolculuk yapabilir mi bu insan, ona dikkat ediyorum. Sonrasında özgeçmişine bakıp, katiyen uzatmadan hızlı bir şekilde karar veriyorum. 

CV hazırlamanın önemi
Coca Cola’nın CEO’su Kent’in de dediği gibi iş görüşmesine çağrıldığınızda CV’inizde yazılı olanlar her ne kadar önemli olsa da yetenek ve kişiliğinizin kuruma ve pozisyona uygunluğuna bakılıyor. Bu yüzden CV hazırlarken yaşam hikayenizi yazmanız size fayda sağlamayacaktır. Bulunduğunuz pozisyonda ne yaptığınızı en ince detayına kadar anlatmanız da gereksiz. Yapılan işin kısa tanımı ve varsa elde edilen soyut/somut sonuçlar CV’nizin can damarını oluşturur.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Network’ünüzü LinkedIn ile Genişletin.

network, iş arama, iletişim, pazarlama No Comments »

Hayatta herkesin bir şekilde network’e ihtiyacı var. Ve en güzel network’ün tanıdığınız dostlarınız olduğunu düşünüyorum. Güven duyduğunuz dostlarınız. Bu yazıyı yazmama sebep olan, bu akşam Mavi Iletişim Grubu, Hiperaktif Internet Ajans Başkan Yardımcısı Cem Sümer ile uzun bir aradan sonra tekrardan bir araya gelişimiz oldu. Muhabbetimiz, Mavi Iletişim’in Mecidiyeköy’deki muhteşem roof-top manzarasında bir araya geldiğimiz “Italian Night” sayesinde oldu. Sohbet sohbeti açtı ve konu kısa bir süre sanal network’e geldi. Bende size severek kullandığım LinkedIn’den bahsetmek istiyorum biraz…

LinkedIn kullanıyor musunuz?

Profesyonel bir network kurmak istiyorsanız, LinkedIn sizin için en iyi araçlardan bir tanesi olabilir. Aslında ortalıkta birçok “social networking” sitesi bulunuyor. Facebook ve Myspace de bunlardan birkaçı. Ama profesyonel anlamda kullanılanların başında LinkedIn geliyor. Networking “sanal alemde olurmuymuş canım” demeyin! 21. yüzyıldasınız. Istanbul gibi büyük şehirlerde yaşayanlar yada hayatı dünyanın dört bir ucunda yaşayarak geçenler için biçilmiş kaftan! Kontaklarınızı koruyabileceğiniz, tanıdığınız ama sıklıkla görme fırsatı bulamadığınız dostlarınızın sizi hatırlamasını sağlayacak harika bir platform.

Doğrusu birkaç sene önce social networking siteleri üzerinde çok fazla durmuyordum. Ama zamanla bu networking’in ne kadar başarılı bir araç olarak kullanılabileceğini gördüm.

Işte sizlerin de LinkedIn kullanması için 5 sebep:
(LinkedIn’in nasıl işlediğini az çok bildiğinizi varsayıyorum. Bilmeyenler, siteye girip detaylı bilgi alabilirler.)

1- Artık ‘eski nesil yönetici” devri kapandı! (diye ümid ediyoruz!) Teknolojiden anlayan, kendi alanında gelişmeleri takip eden, yenilikçi bir yönetici ile çalışmak istiyorsanız, sizinle ilgili bilgileri web’de araştıracağına emin olabilirsiniz. LinkedIn kendinizi ve yeteneklerinizi profesyonel bir ortamda profesyonellere tanıtacağınız mükemmel bir platform. Aynı şekilde, görüşmeye veya toplantıya gideceğiniz şirket yöneticisi hakkında bilgi bulabilirsiniz.

2- LinkedIn kullanırken önemli olan gerçekten çok iyi tanıdığınız kişilerle bağlantı kuruyor olmanız. Eğer tanımadığınız kişilerle bağlantı kurmaya çalışırsanız, reddedilme olasılığınız %99 civarı. Oysa, bazı social networking platformları ( Türk Blog Yazarları gibi) kişiyi tanısanız da tanımasanızda bağlantı kurmanıza izin vermekte. Çünkü bu platformun amaçlarından biri de yazarlar arasında bir kaynaşma ve dostluk bağı kurmak.

3- Network’ünüze bağlantı yapan kişilerin kalitesi, sizin imajınızı da etkileyecektir. Dolayısıyla, sadece network oluşturmuş olmak için önünüze gelene bağlantı teklifinde bulunmak yada size yollanan her bağlantıyı kabu etmektense, seçici olmaya özen gösterin. Iyi tanıdığınız kişilere yer vermeyi tercih edin. Networkünüz ne kadar çok olursa o kadar iyi. Ama kalitesine önem verin.

4- Iş ararken, bu networkünüzü kullanabileceğiniz aşikar. Ama işin güzel yanı, network’ünüzde bulunan her kişinin network’ünü de görme imkanınız var. Diyelim X Ajansından Ali’yi tanıyorsunuz. Ve Ali’de Y Ajansından Veli’yi tanıyor. Eğer iş görüşmesine gidiyor yada yeni bir müşteri kapmak istiyorsanız, Ali’ye sizi Veli ile tanıştırmasını rica edebilirsiniz. Böylece işe 1-0 önde başlamış olursunuz.

5- LinkedIn’de bir profilinizin olması, sizinle kontağa geçmek isteyen dostlarınızın sizi daha rahat bulmasını sağlar.

Durmayın. LinkedIn’e bağlanın! Networkünüzü yaratın. Organize edin, kendinizi her zaman hatırlanır kılın.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

İçi Boş CV Hazırlamayın

iş arama, CV No Comments »

Özellikle bazı yeni mezunlar CV hazırlarken çok büyük zorluk çekiyor. Bunun sebebi ise, üniversite yıllarını sadece derslerine çalışarak geçirmeleri, dolayısıyla ekstra aktiviteler ve projelerle uğraşmamaları.

Üniversite yıllarınızı çok verimli geçirmelisiniz.

Projeler üretmeli, sosyal kulüplere üye olmalı ve aktif bir üniversite dönemi geçirmeye bakmalısınız. Yaz dönemlerinizi staj yaparak geçirmeye çalışmalısınız.

Hayat giderek daha da rekabetçi bir hal alıyor. Siz kendinizi iş dünyasına nasıl hazırlıyorsunuz?

Şunu söylemeliyim ki, bazı yeni mezunların CV’lerine baktığım zaman kişinin üniversiteden mezun olmak dışında yaptığı birçok aktiviteyi, projeyi ve aldığı kişisel gelişim eğitimlerini gördüğümde, kişinin ne kadar azimli olduğunu görüyorum. Mutlu oluyorum. Bana sizlerden gelen emaillerde çoğunuzun zamanınızı ne kadar dolu ve verimli geçirdiğini görüyorum. Genelde en önemli sorunlardan bir tanesi, bu bilgi ve deneyimleri kağıda dökmenizde yaşanan zorluklar oluyor.

Eğer CV’nizi nasıl hazırlamanız gerektiğinden emin değilseniz, yada CV’nizi ikinci bir gözün görmesini istiyorsanız, profesyonel destek almanızı öneririm. Kimden destek alacağınızı bilemiyorsanız, arkadaşınız, aileniz, yada iş dünyasından tanıdığınız ve destek olabilecegıne inandıgınız birinden yardım isteyin. CV hazırlamak kolay gibi gözüksede , zahmetli bir iş. Bazen kişiler yetenekleri ve başarılı çalışmaları olduğu halde bunları CV’lerine eklemiyorlar. Ekleyenler de destan yazabiliyor.

Bu arada örnek bir önyazı yazmam yada CV hazırlamam ve yayınlamam konusunda talepler de geliyor. Her insanın eğitimi, deneyimi ve yetenekleri farklı. Her insanın kariyer beklentisi de farklı. Bu yüzden “örnek” yazılarla uğraşmıyorum. Bu konuda web’de birçok hazır örnekler var. Bu kaynaklardan yararlanabilirsiniz.

Ağustos 2007 sonuna kadar “ingilizce önyazı” hazırlığında destek olmamı isteyenler önyazı ile birlikte CV’sini bana yollayabilir.

Benden destek isteyen arkadaşlara bir not: Kişisel prensip olarak kimse adına ne CV yazıyor nede Önyazı hazırlıyorum. Ben sizin adınıza CV’nizi hazırlamıyorum. Önyazı da yazmıyorum. Bu çalışmayı siz yapıyorsunuz. Dolayısıyla, iş başvuru süreçlerinde yardımcı olmamı isteyenler, word dökümanı olarak hazırlanmış CV ve Önyazılarını kariyeryolculugu (at) gmail (nokta) com adresine yollayabilirler.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Fotoğrafınız ve CV

iş arama No Comments »

Türkiye’de CV üzerine fotoğraf eklemek genelde tavsiye edilir. Aslında mümkünse fotoğrafsız CV yollamayı deneyin derim, çünkü iş görüşmesine çağrılma şansınızı artırabilir!

Fotoğrafınızın iş görüşmesine çağrılma olasılığınızı artırmasıda elbette söz konusu. CV’nize fotoğraf eklemeyi tercih ediyorsanız, ekleyeceğiniz fotoğrafınızın başvuracağınız pozisyona uygun bir görüntü veriyor olması önemli. Eğer CV’nize fotoğraf eklemeyi düşünüyorsanız, kameraya nasıl baktığınız, üzerinizde ne renk olduğu, duruşunuz yada gülüşünüz CV’nizi eline alan yöneticiyi “etkileyecek ilk faktör” olacaktır.

Nasıl olur bu demeyin. Ingiltere, Amerika gibi batılı ülkelerde CV’ye fotoğraf eklenmemesinin geçerli bir sebebi var. Bu sebeplerden bir tanesi de fotoğraftaki görüntünüz yönetici tarafından pozitif karşılanmadıysa, CV’nizin çöp kutusuna gitme ihtimalinin olmasından dolayı.

Ekleyeceğiniz fotoğrafın karşınızdaki kişide nasıl bir imaj bırakacağını düşünerek ekleyin. Plaj, tatil, spor ortamlarında çekilmiş resimler koymamayı akıl edebiliyoruz genelde. Ancak örneğin yaratıcılık gerektiren pozisyonlar için yada devlet dairesi gibi yönetilmeyen şirketler için daha sakin, huzurlu, hafif gülümseyen ve profesyonel duruşlu bir fotoğrafı tercih edebilirsiniz. Kullanmamanızı tavsiye edeceğim fotoğrafların başında, vize başvuruları için çektirdiğiniz vesikalık resimler geliyor.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Profesyonel Bir CV Hazırlamayı Nerede Öğrenirsiniz?

iş arama, üniversite, eğitim, CV No Comments »

Dün Kariyer Yolculuğu blog’umu beğeniyle takip ettiğini söyleyen bir üniversite öğrencisinden email aldım. Mesajında yazdıkları bana bu soruyu sordurdu:

Profesyonel bir CV hazırlamak nasıl ve nerede öğrenilir?’

Sadece işletme, mühendislik ya da mimarlık okumakla başarılı olunmuyor iş dünyasında. Yüksek lisans yapmış olmak da iş dünyasının kapılarını açmaya yeterli değil. Gerekli ve önemli ama yeterli değil. 

Üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce nasıl iş aramaları gerektiğini bilmeleri, gerekiyor. Bir CV nasıl yazılır, önyazı nasıl hazırlanır bilmeliler. İş görüşmelerinde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir, bunlara hazır olmaları gerekiyor. 

Arayıp bilgi aldığım özel üniversitelerde bu tip çalışmaların yapıldığını öğrendim. Kariyer ofislerinde öğrencilere CV hazırlığı yada görüşme teknikleri gibi konularda yardımcı olmanın yanı sıra ayrıca yurt içi ve yurt dışında staj olanağı da sağlıyorlar. Bu üniversitelerin yurt dışındaki şirket ve üniversitelerle işbirlikleri sonucu kendi öğrencilerine sundukları hizmetler oldukça gelişmiş.  

Bu hizmetlere ulaşabilmek için umuyorum öğrencilerin ille de özel üniversitelerde okumaları gerekmez. Devlet üniversitelerinin de bu tür hizmetleri öğrencilerine sunabilmesi önemli. Yinede, ‘neden’ diye yakınmaktansa, kendi imkânlarınızı kendiniz yaratabilmek için kolları sıvayın derim.  

Eğer Profesyonel bir CV hazırlamak istiyorsanız, Türkçe ve/veya İngilizce olarak, bu konuda size 5 önerim var: 

Bir. Öğrenciyseniz, kariyer günlerine katılın ve şirket sunumlarını yapan yöneticilerle konuşun. CV’nizi yanınızda götürün ve tavsiye isteyin. Vaktim yok derlerse, o zaman CV’nizi bırakın ve randevu isteyin. 15 dakikalık bir görüşme kapmaya bakın. 

İki. Öğrenciyseniz, profesörlerinizden yardım isteyin. Profesörlerinizin iş dünyasıyla arasının iyi olduğunu tahmin ediyorum. Size bu konuda yardımcı olmak için görüşebileceğiniz birkaç yöneticinin kontaklarını vermesini rica edin.  

Üç. İş dünyasının içindeyseniz ve iş değiştirmeyi planlıyorsanız, CV yazımı konusunda uzmanlaşmış kişilere veya şirketlere başvurun. Belki cebinizden birkaç yüz lira çıkartmış olacaksınız, ama emin olun geleceğiniz için harcayacağınız en değerli birkaç yüz lira olacaktır. 

Dört. CV’niz hazır olsada ve kendi yazdığınız CV’den çok emin olsanız bile ikinci bir gözün görmesini sağlayın. Şirketlere yollanan CV’lerin hatalarla dolu olması çok acı bir durum. Neden hiç bir şirket benim CV’ime cevap vermiyor diye ahlamaktansa, ilk önce kendi üzerinize düşeni mükemmel olarak yapmayı deneyin. Yöneticiler CV üzerindeki hatalardan gerçekten hoşlanmıyorlar. 

Beş. CV hazırladıktan sonra CV’nize yazdığınız noktaları sesli olarak kendinize yada arkadaşınıza anlatın, detaylandırın. Böylece CV’nizden çıkartmanız gereken yada eklemeniz gereken noktaları daha rahat yakalamış olursunuz.  

Her şeyden önce, bir CV hazırlığına başlamadan önce ne tür şirketlerde ne tür işlere ve hangi pozisyonlara başvurmak istediğinize karar verin. CV’nizi şekillendirmenizin daha kolay hale geldiğini fark edeceksiniz.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Türkiye Nitelikli Eleman Arıyor, Bulamıyor.

iş arama, kariyer 3 Comments »

İş dünyası aynı şeyi konuşuyor: İş var ama nitelikli eleman yok! 

TAV İcra Kurulu Başkanı Dr. Sani Şener, Sabah gazetesine verdiği demeçte “Türkiye’de ciddi işsizlik var. Bununla birlikte yetişmiş elaman gücüne ihtiyacımız var. Bugün kendisini iyi yetiştiren gençleri büyük bir gelecek bekliyor” diyor. 

Zaman gazetesinde yer alan bir başka habere göre Yiv Mühendislik firmasının Genel Müdürü Cengiz Günek de gazetelere verdikleri iş ilanlarından sonra kendilerine yüzlerce kişinin müracaat ettiğini, ancak aradıkları niteliklileri taşımadıkları için işe alamadıklarını vurguluyor. 

Metro Group’a bağlı Alman hiper marketler zinciri Real Genel Müdürü Ulf Groth, ”Türkiye’de fakülte mezununun çok olduğunu, açtıkları hiper marketler için yüksek eğitimlilerin başvuruda bulunmasına rağmen, kalifiye eleman bulamadıklarını” söylüyor. 

Yenibiriş.com Genel Müdürü Deniz Ceylan Kılıçoğlu, Türkiye’de yeterli sayıda nitelikli eleman yetiştirilememesinin temel nedeninin eğitim sistemi olduğunu söylüyor ve ekliyor: ‘Nitelikli aday, üstlenmesi gereken görevin gerektirdiği yetkinliklere sahip adaydır.’ 

Bu söylemleri dikkatlice okursanız, yeni mezunlara verilen mesajın ‘üniversite yıllarınız sırasında üniversitede aldığınız derslerin dışında kendinizi yetiştirin’ olduğunu göreceksiniz.  

İlk önce iş bulurum, sonra kendimi geliştiririm felsefesiyle kariyer basamaklarını çıkmak bu zamanda zor iş. Görüldüğü gibi, iş bulmak zor çünkü nitelikli eleman bulunamıyor. İlk önce kendini yetiştir sonra bulduğun işte kendini geliştir. Örneğin, halkla ilişkiler bölümü mezunu olup, birkaç sene boyunca halkla ilişkiler alanında tecrübe kazandıysanız, en basitinden bir basın bülteni yazmayı bilmekle kalmayıp, dolu dolu bülten yazmış olun. Ajanslarınıza sizin yapmanız gereken işi yapmaları için pas atmayın. Kariyerinizin başlangıcındaysanız, öğrenme sürecindesiniz demektir. İş paslayarak tecrübe kazanamazsınız.  

Üniversite yıllarınızda gönüllü organizasyonlarda yer alın, staj yapın.  Kendinizi okuduğunuz bölüm dışındaki alanlarda da geliştirin.

Kariyerinize faydası olacağına inandığınız alanlara eğilin.  

Bir yabancı dili en az ana diliniz kadar iyi öğrenin. İngilizce öğrenin demiyorum! Ana diliniz kadar iyi İngilizce konuşun ve yazın diyorum. 

Tüm MS Office programlarını ileri derece kullanabilmeyi hedefleyin, Internet ve gelişen teknolojileri çok yakından takip edin. Sıkı bir teknoloji kurdu olun.   

Ne varki nitelikli eleman açığı sorunu sadece Türkiye’de böyle değil. Dünya çapında bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bunun ayrıca bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Başarılı olursanız, kendinizi geliştirir ve yetiştirirseniz uluslararası alanlarda bir kariyer yapmanız mümkün olabilir.  

Her ne kadar dayanağı olmasa da giderek nitelikli işgücü bulunamamasının arkasında yatan gerçeğe yönelik bir teorim var! Her şeyin rahatını ve kolayını arayan çağlarda yaşıyor olmanın bir getirisi bu belki. Özellikle Avrupa topluluğu vatandaşları için geçerli bu sözüm. ‘Nasıl daha fazla konfor’ elde ederim düşüncesi ve arayışı, daha az çalışıp daha fazla konfor ve refah sahibi olmak isteyen nesilleri ortaya çıkartıyor. Bizde, gelişen ekonomimiz ve gelir seviyemizle bu trendi yakalıyor gibiyiz. Pazar günü Ayşe Özyılmazel bir yazısında arkadaşının nasıl bir iş aradığından bahsetmiş: ‘şöyle saat 10 da gidebileceğim, 16.00 gibi çıkabileceğim bir iş olsun. Özel hayatımı yaşamama, özgür olmama imkan veren bir iş istiyorum.’ diyormuş arkadaşı. Kariyerinize bu mantıkla başlarsanız, fazla yol kat etmeniz ancak sıkı torpil ile mümkün olur görüşündeyim. Başarılı olarak değerlendirdiğim insanlarda gözlemlediğim özellikleri sıralayacak olursam: çok çalışıyor olmaları, fazla mesai yapmamaya özen göstermeleri ama gerektiğinde ek saat çalışmayı külfet olarak görmemeleri, özel hayatlarına önem vermeleri ve sosyal hayatlarının dolu olması… 

Kariyer yapmak istiyorsanız her zaman çok çalışacaksınız ve çok öğreneceksiniz.  

Disiplinli olacaksınız.  

Hayatta bir duruşunuz olacak.  

Sizi siz yapan işte bu duruşunuz olacak.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Vurucu bir Önyazı, Karar Sürecini Etkiler

iş arama, CV 6 Comments »

CV’nize ekleyeceğiniz önyazıyı (cover letter) ‘kimse okumuyor zaten’ diye yazmamazlık etmemek gerek. Önyazınızı okumayı tercih eden bir şirket yöneticisine rast gelirseniz, şansınızı iyi yönde kullanma imkanını elde ettiniz demektir. Vurucu bir önyazı, işverenin karar sürecini etkiler.

Başarıyla kaleme alınmış bir önyazı, CV’nizi daha çekici hale getirebilir. Aynı şekilde kötü kaleme alınmış bir önyazı, özellikle yazı yaratımının önemli olduğu pazarlama, halkla ilişkiler veya reklam gibi alanlara başvurunuzda sizin aleyhinize işleyebilir.

Benim önyazı ile ilgili tercihim ve 5 tavsiyem şöyle:

Kısa 2 veya 3 paragraftan oluşmuş bir önyazı.

Şahsa hitaben yazılmış olması pek de önemli değil. Olursa etkileyici olur elbet.

Önyazısına ‘ikna edici’ bir giriş ile başlamış olmak.

CV’de yazan bilgilerin aynısını önyazıda tekrar etmemek.

Vurucu bir kapanış yapmak.

Web’de dolaşırken birçok önyazı örneğine rastladım. Çoğu sıkıcı, bürokratik, kalıplaşmış ve yazılmasa daha iyi olur dedirten nitelikte. Belki bu tür önyazılardan etkilenenler vardır, ama yaratıcı, yeniliklere açık, genç, dinamik ve hızlı hareket eden şirketlerde kariyer yapmak isteyenlerin bu tür bürokratik önyazılardan kaçınmalarını tavsiye ederim.

Önyazı üzerine birkaç küçük nokta:

Kötü bir giriş yazısına örnek: Sektördeki profesyoneller tarafından kaliteli eğitimiyle tanınan bir turizm yüksekokulunun mezunuyum.

Eğer gurur duyduğunuz bir okuldan mezunsanız ve burada olduğu gibi ön plana çıkartmak istiyorsanız, okulunuzun ismini belirtin. Eğer 5-6 yıldan fazla iş deneyiminiz varsa ve akademik bir pozisyon için başvurmuyorsanız, girişinizde üniversite eğitiminizden bahsetmeyin. Eğer iş dünyasında belli bir iş deneyiminden sonra birkaç yıl süreyle tekrar okula döndüyseniz, o zaman eğitiminizi ön plana çıkartabilirsiniz.

Başarılı bir giriş yazısına örnek: Elektronik ticaret alanında 5 yıl boyunca başarıyla sonuçlanan projelerde yer aldım. Pazarlama ve internet teknolojileri alanlarında edindiğim bu bilgi ve deneyimlerimi dinamik bir iş ortamında kullanmayı istemekteyim.

Vurucu kapanışa örnek: Akademik bilgimin ve iş hayatımda edindiğim tecrübelerin, ürün yöneticisi pozisyonu için aranan özelliklerle örtüştüğüne inanıyorum. Önümüzdeki hafta içerisinde pozisyonun gereklerini öğrenmek ve şirketinize nasıl katkıda bulunabileceğimi görüşmek üzere sizinle irtibat halinde olacağım.

İş başvurularında önyazı yazmayı tercih eden, 29 yaşını aşmamış ilk 5 kişinin ingilizce olarak hazırlanacak önyazısının oluşturulmasında yardımcı olacağım. Destek almak isteyenler CV ve önyazılarını kariyeryolculugu (at) gmail (nokta) com adresine yollayabilirler.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Bazen İlk Önce İstifa Edip, Sonra İş Aramak İyidir

iş arama, kariyer No Comments »

Mantıklı düşünürsek, hepimiz “iş bul, sonra ayrıl” tavsiyesinden yana oluruz. Sebepleri açık. İş aramak daha kolay olur, maddi açıdan zorluk çekilmez.

Ne varki, bazı zamanlarda ilk önce istifa etmek, daha sonra iş aramak daha doğrudur.

İş temponuzun yoğunluğundan dolayı iş aramaya ve iş görüşmelerine gitmeye zamanınız olmuyorsa, ciddi halde bunaldıysanız, aşırı stress halindeyseniz ve iş yerinizde bir gün daha kalmak sizi psikolojik olarak depresyona sokar hale geldiyse, işinizden ayrılmanız en doğru seçim olabilir.

Stresli ve sıkıntılı ortamlardan uzak kaldığınızda, nasıl bir işte ve nasıl bir iş ortamında çalışmak istediğinizi düşünmeniz daha verimli sonuçlar getirecektir. Iş görüşmelerinizden daha başarılı çıkmanıza imkan verecektir. Ama bu sürecin zorluklarına kendinizi hazırlayın. Bu süreç içerisinde zamanınızı nasıl değerlendireceğinizi iyi düşünün. İş görüşmelerinizde bu boş geçen zamanınızı verimli bir şekilde geçirmiş olduğunuzu anlatmaya hazır olun. Örneğin bir kursa yazılabilir yada ilgi alanınız içerisinde olan bir kuruluşta gönüllü olarak bir organizasyon içerisinde yer almayı deneyebilirsiniz.

İstifa etmeden önce düşünmenizi tavsiye ettiğim 5 nokta:

İşinizden istifa etmeden önce, çalıştığınız şirketin farklı departmanlarındaki iş olanaklarını değerlendirmeye çalışın.

Yöneticinize kızgın olduğunuz için yada fikirleriniz hiç kabul edilmiyor diye hissettiğinizden dolayı istifa ediyor olmamaya özen gösterin.

Stresli bir iş ortamınız varsa, yaptığınız işin başka şirketlerde daha az stresle yapılıyor olduğunu düşündüğünüzden dolayı bunalıma girmediğinizden emin olun.

Kulaktan dolma duyduğunuz maaş bilgileriyle beklentilerinizin sizi mutsuz etmesine izin verdiğiniz için istifa etmeyin. 


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share