İş Görüşmesine Gidiyorsanız, Araştırma Yapmaya Vakit Ayırın

iş görüşmesi, iş arama 2 Comments »

Çok basit aslında. Herkes bilir. Iş görüşmesine gidiyorsan, şirket hakkında bilgi edinmelisin. Niye bu şirkette çalışmak istiyorsun diye sorduklarında, şirket yönetimine vereceğiniz cevaplar şirkete ve pozisyona uygun olacaktır. Bu da şirkete katacağınız değerin büyüklüğünü gösterir. Şirket hakkında bilginiz yoksa, değer nasıl yaratabilirsiniz ki?

Çok basit aslında. Ama ne kadar az sayıda insanın araştırma yaparak iş görüşmesine gittiğini biliyor musunuz? Ben kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim. Çok çok az. Genelde %90′ı bilgi edinmeden iş görüşmelerine geliyor.

Şaka gibi ama çok az insan iş başvurusunda bulunduğu şirket hakkında bilgi edinerek görüşmeye gidiyor. Bir çoğu sadece “başka bir iş” arıyor.

Bildiğinizi biliyorum. Yine de tekrar etmek istiyorum. İş görüşmesine gideceğiniz şirketler hakkında bilgi edinin. Görüşmeye 3 kez çağrılıyorsanız, görüşme süreci boyunca gazeteleri, web sitelerini ve aktivitelerini takibe alın. Iş görüşmenizi renklendirdiğini ve konuşurken daha akıcı ve etkin olacağınızı göreceksiniz. Yöneticilere şirketle ilgilendiğinizi, pasif değil proaktif bir kişi olduğunuzu gösterme fırsatı yakalamış olacaksınız.

Araştırmanızı yapın. Yapmıyorsanız, şirketi arayıp “neden işi alamadım” diye sormayın.

Günümüzün “trendy” kelimesi olan “fark yaratmak” için allami cihan olmak gerekmiyor. Çok yaratıcı olmak da gerekmiyor. Bazen sadece herkesin bildiği ama üşendiğinden “boşverdiği” küçük detaylara dikkat etmek en büyük farkı yaratmanızı sağlar. Bunu yönetsel açıdan basitçe açıklayacak olursak, plan yapmak ve strateji geliştirmek her şirket için mümkün. Bunlar çok da gizli bilgiler değildir aslında. Başarılı insanlar bilirler ki, bir işi gerçekleştirmek (execution) stratejiyi geliştirmekten her zaman daha zordur.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Hız, İvedilik ve Sorumluluk Taşımayı Bilmek, Kariyer Başarısı Demektir

iş görüşmesi, iş arama, yönetim, kariyer, CV 2 Comments »

Üst düzey yöneticilerin iş ve yaşam dergisi olan CEO’s Eylül sayısında Coca Cola’nın İcra Kurulu Başkanı Muhtar Kent ile bir söyleşi yapmış. Bu söyleşi de Kent, kariyer yolculuğunda başarıyı getiren bazı faktörlerin altını çizmiş. Önemli olduğuna inandığım bir konuda aşağıdaki sözlerinde ifade buluyor: 

 Hız, ivedilik, sorumluluk taşıma (speed, urgency, accountability), yeni bir şeyin arkasında durmak, kötünün de arkasında durabilmek çok önemli iş hayatında. İyinin arkasında herkes durabiliyor, iyiyi herkes destekleyebiliyor. 

Hayatı şöyle görüyorum; başarı, inişleri ve çıkışları olan bir serüven ve inişler de çıkışlar kadar önemli. Kariyer konusunda konuşma yaptığım zamanlarda şirket içinde veya şirket dışında herkese bunu söylüyorum. Ben hiçbir zaman kalıcı başarının hikayesini her zaman çıkışta olan bir şey olarak görmedim. Hayatımda böyle bir hikaye olmadı daha. Politikada da, iş hayatında da, eğlence dünyasında da bu böyle. İnişlerden çok fazla şey öğreniyorsunuz. İnişler size çıkışlarda ivme katıyor.’ 

Tutarlılık başarının önşartı.
Kent’in ifade ettiği kötünün de arkasında durabilmenin ‘sağlam bir karakter’ sahibi olmakla alakalı olduğuna inanıyorum. Sağlam bir karakter, yanar döner düşünce ve hareketlerden uzak, bugün bir şey söyleyip yarın farklı bir yön çizmemeyi gerektiriyor. Tutarlılık başarının ön şartı. 

Coca Cola’da çalışmak isteyenlere duyrulur!
Birlikte çalıştığınız kişileri nasıl seçiyorsunuz sorusuna Kent’in cevabı şöyle: ‘Şirket dışından birini alıyorsam; önce düşünce ve kafa yapısı, kimya ve stiline bakıyorum. Bu otobüs de iyi bir yolculuk yapabilir mi bu insan, ona dikkat ediyorum. Sonrasında özgeçmişine bakıp, katiyen uzatmadan hızlı bir şekilde karar veriyorum. 

CV hazırlamanın önemi
Coca Cola’nın CEO’su Kent’in de dediği gibi iş görüşmesine çağrıldığınızda CV’inizde yazılı olanlar her ne kadar önemli olsa da yetenek ve kişiliğinizin kuruma ve pozisyona uygunluğuna bakılıyor. Bu yüzden CV hazırlarken yaşam hikayenizi yazmanız size fayda sağlamayacaktır. Bulunduğunuz pozisyonda ne yaptığınızı en ince detayına kadar anlatmanız da gereksiz. Yapılan işin kısa tanımı ve varsa elde edilen soyut/somut sonuçlar CV’nizin can damarını oluşturur.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Telefonda İş Görüşmesi Daha Güçlü Bir İletişim Kurmanızı Gerektirir

iş görüşmesi 4 Comments »

Bulunduğunuz şehrin dışında bir iş görüşmesi için “telefon” ile mülakat istenebilir. Bana kalırsa, telefon mülakatları en zor olanı.

Yüz yüze yapılan iş görüşmelerinde karşınızdaki kişinin kim olduğunu ve verdiğiniz cevaplara nasıl tepki verdiğini anlamanız daha kolaydır. Üstelik kendinizi karşınızdaki kişiye anlatabilmeniz ve iletişim kurabilmeniz de daha rahattır. Telefon görüşmesi, iletişim kurabilmeniz için daha farklı çaba gerektirir.

Uluslararası bir iş için yaptığım görüşmelerimden biri telefonda olmuştu. İlk telefon görüşmem oldukça ürkütücüydü benim için. Heyecanım doruktaydı. Birincisi bu işi çok istiyordum. İkincisi, daha önce hiç telefonda mülakat yapmamıştım. Bir hafta boyunca hazırlandığımı ve kağıtlara yazılar yazdığımı hatırlıyorum. Telefon görüşmesi günü ise, evdeki telesekreterime görüşmeyi kayıt edebilmek için ek bir kaset almıştım. (o zamanlar telesekreterler kasetliydi!). Bunun sebebi, eğer işi kapamazsam, nasıl konuştuğumu anlayabilmek, nerelerde hata yaptığımı görebilmek ve nasıl sorularla karşı karşıya kaldığımı görebilmek içindi. Eğer iş teklifi bana yapılırsa da elimde bu görüşmenin tatIı bir hatırası kalması içindi! Hazırladığım notları bir masanın üzerine koydum. Teker teker. CV’im açık olarak önümde duruyordu. Hepsi farklı bir noktayı hatırlatmak üzere oradaydı.

Telefonda iş görüşmesinin belki de avantajlı kısmı buydu. Notlarınızı yanınıza alabilirdiniz!

Telefonda konuşurken, sesinizin canlı çıkması çok önemli. O yüzden, iş görüşmesini yapacağınız ortamın sessiz ve dikkatinizi dağıtacak elementlerden uzak olmasına özen gösterin.

Genelde ayakta durarak telefonda konuşmak sesinizin daha iyi çıkmasını sağlayacaktır. Çok fazla rahat koltuklara oturmak, cevaplarınızın kalitesini negatif yönde etkileyecektir. Ben bir masa ve sert bir çalışma sandalyesi üzerinde oturmayı tercih etmiştim. Kağıtlarım önümde, vucudumun dik bir şekilde durduğunu hatırlıyorum.

İş görüşmesinin telefonda olmasına bakmaksızın, üzerinize giyeceğiniz kıyafetin resmi olmasına ve bakımlı bir şekilde hazır olmaya özen gösterin. Bu hazırlık görüşme sırasında kendinize olan güveni artıracaktır. Pijama, şort ve sandaletlerinizi telefon görüşmenizden sonra giyebilirsiniz!

Mülakatınız sırasında dikkat etmeniz gereken en önemli nokta telefonun diğer ucundaki kişi(ler) ile bir bağ kurabilmenizdir. Sesiniz, konuşma stiliniz ve söylediklerinizle sohbeti canlı tutabilmektir. Bunu yapmanın bir yolu kendiniz hakkında bilgiler vermek olabilir. Örneğin telefon çaldığında, sorular kısmına geçilmeden önce tatlı bir giriş sohbeti yapabilmek, iki tarafında tebessüm ederek soru cevap kısmına geçmesini sağlayabilmek güzel bir avantaj.

Verdiğiniz cevaplara daha çok kişisel mesajlar katmanız, nasıl bir kişi olduğunuzu anlatabilmeniz açısından gerekli. Sizi göremedikleri için, verdiğiniz cevapların içeriği ve sesinizin tonu karar verme aşamasında önemli olacaktır. CV’iniz zaten ellerinde var. Dolayısıyla hangi bilgi ve teknik kapasiteye sahip olduğunuzu az çok görüyor olacaklar. Cevaplarınıza katacağınız sizi anlatır nitelikteki hikayeleriniz, karşınızdaki kişiyle daha güçlü bir bağ kurmanızı sağlayacaktır. Bana kalırsa, bilgilerinizi ne kadar güçlü bir bağ kurarak anlatabilirseniz, işi kapmanız o derece mümkün olacaktır.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

İş Görüşmelerinde Sizi Gıcık Eden Sorulara Nasıl Cevap Veriyorsunuz?

iş görüşmesi No Comments »

İş görüşmelerinde bazen hiç hoşumuza gitmeyen, gıcık olduğumuz sorular bize yönlendirildiğinde ne yaparız?

Aslında bu tür sorulara verilen cevabın doğru olup olmaması önemli değildir çoğu zaman. Önemli olan sorulara nasıl cevap verdiğimizdir. Nasıl çıkış gösterdiğimizdir. Kişinin zorlu durumlarda nasıl davrandığını görmektir amaç. Kişiyi kızdıracak sorular sormak adayın “nasıl hareket etmeyi tercih ettiğini” görmek içindir.

Genelde herkes zor durumlarda “harika” olduğundan, strese karşı nefis bir direnci olduğundan, zor zamanları, zorlu toplantıları hep “büyük bir sukunetle” idare ettiğinden bahseder. İşte bu cümlelerin ne kadar doğru olduğunu anlamak içinse, iş görüşmenizde sizi “gıcık edebilecek” birkaç soru yönlendirilir. Bu bilinçli yapılır. Söyledikleriniz ile hareketinizin uyuşup uyuşmadığına bakılır. Genellikle de iyi bir fikir elde edilir. Ses tonunuz, bakışlarınız, cevap verme biçiminiz genellikle bu tür durumlarda nasıl hareket edeceğinizi gösterir.

Kişisel gelişimimiz yönünde kendimize yapacağımız her yatırım hayatta başarılı olmamızı sağlayacaktır. İş görüşmelerinde negatif yönümüzü pozitif hale dönüştürerek anlatabilme becerisi önemlidir ama işini bilen bir yönetici, sizi görüşmeniz sırasında epeyce tanıyacaktır. Önemli olan geliştirmemiz gereken yönleri geliştirebilmek için çaba sarfetmek, sürekli bir gelişim gösterebilmektir.

Yetenekli insanlar, yeteneklerini doğru kullandıkları zaman muhteşem başarılar gösterebilir. Dolayısıyla, eğer negatif yönlerinizin farkındaysanız, bir an önce onları geliştirmek için kolları sıvayın. İşi alsanız bile, iş hayatınızda zorlanmamak için pozitife döndürerek anlattığınız “geliştirmeye açık olan” yönleriniz üzerinde çalışmaya bakın. Size hayat boyu başarı getirmek en güzel faydası olacaktır.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

İngilizce Olarak Yapılacak İş Görüşmeleri’ne Hazırlık

iş görüşmesi, iletişim 25 Comments »

İstanbul’da oturanlar için artık yeni bir “public speaking” platformu var. Adı Toastmasters.

İstanbul’da yaşayan Türk ve yabancılardan oluşan bu grubun konuşma dili İngilizce. Amaçları ise, daha iyi iletişim kurma, presentasyon yapma ve liderlik gibi yeteneklerin geliştirilmesini sağlamak. Uluslararası bir organizasyon olan Toastmasters, ilk defa bu yıl Türkiye’de resmi olarak kuruldu.

Uluslararası şirketlerde çalışıyor ve günlük iş hayatınızda başarılı olabilmek için İngilizce’ye ihtiyaç duyuyorsanız, Toastmasters İngilizcenizi geliştirmenizi sağlayacak mükemmel bir ortam.

Ingilizce olarak yapacağınız iş görüşmelerinizde daha akıcı bir ingilizceye sahip olmak istiyorsanız ve ingilizcenizi kullanabileceğiniz tamamen uluslararası bir platform arıyorsanız, Toastmasters’ın bir iki toplantısına katılın derim.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Takım Oyuncusu Olmayı Abarttığımız Zaman

iş görüşmesi, liderlik, yönetim 1 Comment »

Her pozisyon müthiş bir takım oyuncusu aramaz. Bazı pozisyonlar başarılı yöneticiler yetiştirmek için açılır. Bu demektir ki, iyi bir takım oyuncusu olmalısınız ama takım liderliğine daha yatkın olmalısınız! 

Her yerde bir çeşit seminer var: Nasıl daha iyi takım oyuncusu olursunuz temalı! Bakıyorum da birçok insanın neredeyse beyni sulanmış ‘iyi bir takım oyuncusu’ olmak için. Ya takım liderliği? Bazıları takım oyunculuğu nosyonuna öyle bir kaptırmış ki, yapılan her iş ‘biz’ yaptık, başarılan her konu ‘biz’ hallettik oluyor. Seminerlerde teşekkür edilecek kişilerin sayısı kitaplık doldurur nitelikte… Hepsi ‘takım oyuncusu’ olmanın abartılmış getirileri. 

Takım oyuncusu olmak harika bir özellik ve başarı için gerekli.  

Abartılmadığı sürece. 

Şirketler sadece ‘uyumlu’ insanlar aramıyorlar. Ayrıca başarılı, takımlarını yönlendiren ve yönetebilen insanlar da arıyorlar. Yani takım liderleri de arıyorlar. Dolayısıyla başvurduğunuz pozisyonda aranan nitelikleri iyi anlamanız şart.  

Liderlerin önemli özelliklerinden bir tanesi ne zaman mütevazi olup ne zaman ‘kendilerini pazarlamaları gerektiğini’ çok iyi kestirebiliyor olmalarıdır. Lider insanlar yaptıklarının farkında olan insanlardır. Her mütevazılığın altında bir nedenin yattığına emin olabilirsiniz. Liderler başarılarını ‘yalın’ olarak dile getirmekten çekinmezler. Tabii, onların birçoğumuzdan farkı, bu yalınlığı nerede ve nasıl ifade etmelerini de çok iyi bilmeleri. 

Kısacası, iş görüşmelerinizde başvurduğunuz pozisyon liderlik vasıfları gerektiriyorsa, başarılarınızı tekil ifadeyle açıklamaktan çekinmeyin. Elbette, burada ifade tonunuz ve tarzınız da etkili olacaktır. Kendini beğenmiş algılanmak pek hoş olmaz. Başarınızı başarısızlık olarak gösterebilirsiniz yanlışlıkla. Ama doğru zamanda ifade edilen kişisel başarılar, iyi hazırlanmış bir kariyer hikayeniz sizi başvurduğunuz pozisyon için doğru aday yapabilir. 


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Kariyerine Belli Bir Süre Ara Veren Annelere İletişim Taktikleri

iş görüşmesi, iş arama, yönetim, kariyer 1 Comment »

Üniversiteden mezun oldunuz. Harika bir kariyer hayatına başladınız. Azimlisiniz. 6-7 sene iş deneyimi elde ettiniz. Kariyerinizin en can alıcı noktasındasınız ve aşk baskın geldi!

“Çocuk istiyorum” dediniz.

Ve kariyer hayatınıza ara verdiniz.

Aklınızın bir köşesinde de “kariyerime nasıl geri dönüş yapacağım” sorusu sizi yiyip bitiriyor.

Kariyere ara vermek iş dünyasında genelde negatif olarak yorumlanıyor. Sebebi, bana kalırsa, iş görüşmelerinde yapılan iletişim hataları. Hikayenizi iyi kurgulayamamak ve verdiğiniz arayı iyi değerlendirememek, kariyere geri dönüşü imkansız yapan sebeplerin başında geliyor.

Kariyer sahibi olmak isteyen anneler, vermeyi planladıkları 2-3 yıl ara içerisinde, çocuk ile ilgilenmenin yanısıra, kendisini kariyer anlamında geliştirebileceği konulara da ağırlık vermeli. Bunun annelik dönemine geçişte de faydalı olduğuna inanıyorum.

Öğrenmekten asla vazgeçmeyin. Blog yazarlarının bu sebeple çok daha meraklı, öğrenmeye ve paylaşmaya açık kişilikler olduklarını düşünüyorum. Tabii herkesin yazma konusunda yeteneği olması beklenemez, yani blog’u olmayanların meraksız yada öğrenmeye açık olmayan kişiler olduğu sonucunu buradan çıkartmayalım lütfen. Bu süreç içerisinde, ilgi alanınız ile ilgili bir blog açın. Düzenli olarak, bilgi ve tecrübelerinizi, kariyeriniz ile ilgili bir konuda ele alın ki “aktif” kaldığınızı ve “iş dünyasından kopmadığınızı” gösterecek bir portföyünüz olsun.

Kariyerinize ara verdiğiniz bu dönem içerisinde kendinize sormanız gereken önemli bir soru “Bu dönemi kendime faydalı hale nasıl getirebilirim?” sorusudur. İş görüşmelerinde “Çocuk sebebiyle işimden ayrıldım, şimdi geri dönüyorum” dediğinizde çoğunlukla kapılar size kapanıyorsa, değişmenin zamanı geldi demektir. “Bu haksızlık” demeyin. Evet, belki haksızlık ama dünyanın sistemini değiştirmeyi istiyorsanız, o zaman belki kariyerinizi bu alana kaydırmanız daha iyi olabilir. Aksi takdirde, döngü böyle işliyor. Güç karşı tarafta. Öyleyse, stratejik hareket etmek ve kendinizi iyi pazarlayabilmek, kariyer dönüşünüzü kolaylaştıracaktır.

Eğer pazarlama, halkla ilişkiler, finans, reklam, satış, tasarım, mühendislik, IT gibi konularda iş arıyorsanız, geçen bu birkaç yılda yaşadıklarınızı ve öğrendiklerinizi “profesyonel bir iş hikayesine” çevirin. Bu arada hayat hikayenizi yazmaktan ziyade, birkaç cümlede özetleyebileceğiniz bir hikaye hazırlamaya bakın. Örneğin: “Çocuğumla geçirdiğim bu dönem, bana farklı iletişim teknikleri ögrenmemi sağladı. Şimdi daha başarılı bir “takım oyuncusu” olduğumu görüyorum. Bu cümlenizi de destekleyecek örnekleri hazırlamanızda fayda var.

Hikayenizi hazırlayın demek “hikaye uydurun” anlamına gelmiyor elbette. Sadece, deneyimlerinizi profesyonelce pazarlamanız gerektiğine işaret ediyor.

Örneğin “ Barış Neredenin yazarı Barış, kariyerine ara verdi ama kendini iş dünyası ile bağlantı halinde tuttu. PR’ını başarılı yaptı. İş aramaya başladığı zaman, insanların dinlemekten zevk duyacağı müthiş bir hikayesinin olduğundan şüpheniz olmasın. “Ben zevk olsun diye dünya turuna çıkmadım. Çocuk büyütmek için kariyerime ara verdim” demeyin. Sizin tutkunuz, isteğiniz, arzunuz “çocuk üzerine olmasaydı, dünya turuna çıkmak için mola verirdiniz.”

Hepimizin hikayesi farklı.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

İş Görüşmelerinde Diyalog Kurabilmek Bir Marifettir

iş görüşmesi, iş arama No Comments »

İş görüşmelerinde her iki tarafında üzerine sorumluluklar düşüyor tanıtım açısından ama adayın üzerine düşenler daha fazla… 

Mülakat bir nevi sohbet ortamında olduğu zaman daha güzel sanki… Şimdiye kadar çalıştığım iş yerlerinde girdiğim mülakatlarda genellikle güzel bir diyalogun geçtiğini hatırlıyorum. Tek taraflı soru cevabın yanı sıra, aralara sıkıştırılmış küçük ama anlamlı sohbetler. Dozunda, kıvamında, samimi ama profesyonel. Kısa kısa…  Zorlama diyalog olmuyor tabi. Her görüşmede buna müsait bir ortam da mümkün olmayabilir. Yinede karşınızdaki kişiyle diyalog ortamı yaratabiliyorsanız, ama dozunda, kıvamında ve kısaca, rakiplerinizden bir adım öndesiniz demektir.  

Bana kalırsa genelde her görüşmenin sonuna bırakılan ‘ sormak istediğiniz bir soru varmı ?’ kısmı aslında belki görüşmenin aralarına serpiştirilebilir. Yani istediğiniz ve aklınıza takılan soruları belki görüşmenin başında ve ortasında sorabilirsiniz. Mülakatın ortamına göre denemekte fayda var derim. Sonuçta siz ilk ağızdan mülakatı yapan kişinin ‘nasıl birini ve hangi özelliklerde birini’ aradığını öğrenebilirseniz, verdiğiniz cevaplarda beklentileri karşılayacak özelliklerinizi öne çıkartmanızda faydalı olur. 

Satışta önemli olan beklentilerin karşılanmasıdır.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

İngilizce Profesyonel Bir CV Hazırlamak

iş görüşmesi, öğrenci, iş arama, kariyer, iletişim, üniversite, CV 4 Comments »

Amerika’da bulunduğum yıllarda birçok yabancı öğrencinin CV’lerini hazırlamalarına yardımcı oldum. Neredeyse 15 senedir, uluslararası yazışmalarda hangi kültürlerden insanları ne tür hataları yaptığını çok iyi analiz ettim. Amerika’daki çalışma yıllarım süresince, profesyonel yazım teknikleri konusunda muazzam deneyim kazandım. İş hayatım süresince çalıştığım kişiler hep üst düzey isimlerden oluştuğundan, bu konuda başka bir şansım yoktu. 

İşim gereği yıllardır profesyonel tanıtım yazıları hazırlıyorum. Bunlara üst düzey yöneticilerin ‘executive profile’ yada biyografi adını verebileceğimiz tanıtımları da dahil. Profesyonel iş yazışmaları konusunda oldukça yoğun tecrübe ve başarı kazandım. Bu bilgilerden 5 tanesini sizinle paylaşmak istiyorum. 

Ön Yazı (Cover Letter): Ön yazı hazırlamanız stratejik açıdan çok faydalı. Mümkünse 2 paragrafı aşmayacak şekilde şirkete kazandırabileceklerinizi ifade edin. Hayat hikayenizi okumaya vakit olmadığından, kısaca başvurduğunuz pozisyon için gerekli yeteneklerinize odaklanmanız çok önemli.  Genel kural olarak ne CV’nizi nede ön yazınızı hazırlarken kötü bir İngilizce kullanmamayı ve gramer hataları yapmamayı ilke edinin. Gerekiyorsa, yabancı diline güvendiğiniz bir dostunuzdan destek isteyin . Yada bu konuda size destek verecek birçok kurum var. Yardım alın . İyi İngilizce öğrenmiş olmak ile, İngilizceyi iyi konuşabiliyor yada yazabiliyor olmak birbirinden çok farklı şeyler.  

Örneğin: ‘I believe I can contribue to the success of XYZ’ –‘I believe’ gibi kelimeler kullanacaksanız eğer, şirkete kazandıracak bir şeyiniz varsa, o şeyin ne olduğunu yazın. I received many awards for highest sales in the industry. I believe I can use my skills to contribute to the success of XYZ.’ tarzını tecih edin. 

Abartmayın: Türkçe düşünmekten mi olur bilmem, genelde Türkler İngilizce bir yazı yazdıklarında bir ‘abartı’ durumu söz konusu oluyor. Bunun kelimelerin anlamlarının doğru olmasından ama kullanış yerlerinin yanlış olmasından kaynaklandığını tahmin ediyorum.  

Örneğin: ‘It will be an honor for me to work at your esteemed company’. Bu tarz cümleleri birde Nijerya’dan gelen spam mektuplarında görüyorum!  

Formatı Çarptırmayın: Mutlaka en son iş deneyiminizden geçmişe doğru gidin. Bu her tür CV’de aynıdır.  Kişisel bilgilerinizi (doğum yeri, yılı gibi) CV’nizin başına koyup vakit harcattırmayın. En sona eklemeniz yeterlidir.  20’li yaşlarınızdaysanız ve henüz fazla bir iş tecrübeniz yoksa, eğitiminizi ön plana çıkartmayı deneyin. Yani CV’nin başlarına Academic Background girin onun arkasından Professional Work Experience kısmı gelsin.  

Kişisel Hedefleriniz: Özellikle iş hayatına yeni başlayan kişiler ‘Objectives’ kısımlı bir başlık açmayı tercih ederler. Buraya yazılan yazılara kötü örneklerden bir tanesi şöyle:  “I want to reflect  my skill of communication professionally, relevant to the education I got on this branch.”  Cümlenin gramer olarak sorunlarına değinmeyeceğim bile. Ama burada tek bir konuyu ele almak istiyorum: ‘I want’ (istiyorum, talep ediyorum) manasına gelen bu kullanımdan kaçının ve daha nazik bir form olan ‘I would like to’ formuna geçin. Lütfen!

Ben kelimesinin kullanımı: ‘Ben’ kelimesini çok sık kullanmamaya bakın. İngilizce kullanımda oldukça kötü bir tat bırakabileceği gibi, takım oyuncusu olmadığınız algısını da yaratabilir. 

Yazım Tekniği: Bu CV’nizin en önemli, en can alıcı unsurunu oluşturuyor. CV’nizin yazım dili, kelimelerin kullanılışı, ifade şekli sizi iş görüşmesine çağırtacak en önemli faktör. Eğer yazı yazmak konusunda çok deneyimli değilseniz, mutlaka yardım alın. Araştırın, öğrenin ve yapabileceğinizin en iyisini yapın.  

CV’sini İngilizce hazırlaması gereken ilk 5 kişiye yardımcı olacağım. CV’nizi kariyeryolculugu (at) gmail (nokta) com  adresine yollayabilirsiniz.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share

Başarılı Bir İş Görüşmesi İçin İpuçları (2): Algılar CV’nizi Alt Edebilir.

iş görüşmesi, öğrenci, iş arama, kariyer, Psikoloji, üniversite No Comments »

Nasıl göründüğümüz önemli.

Nasıl davrandığımız önemli.

Karşımızdaki insanda nasıl bir izlenim bıraktığımız önemli.

Yapılan bazı araştırmalar, algının ilk 10 saniye içinde oluştuğunu gösteriyor.Buda demektirki, iş görüşmesi için kapıdan adımınızı attığınız ilk adımdan itibaren yüzünüzdeki ifadenin, kılık kıyafetinizin ve ses tonunuzun karşınızdaki kişinin sizin hakkınızda bir izlenim elde etmesine neden olacağı…

Genelde duyduğum şikayetlerden bir tanesi, ilk mülakatı yapacak olan IK yöneticisinin tecrübesizliği oluyor. Size tavsiyem, IK yöneticisinin tecrübesiz yada itici olmasına bakmaksızın, mülakatınızın başarıyla sonuçlanması için elinizden geleni yapın. O kişi, sizi refere edecek kişidir. Dolayısıyla aranızda iyi bir diyalog geçmesine çalışın. Sizin için önemli olan CV’nizin sizi işe alacak olan departman yöneticisine yönlendirilmesidir.İş görüşmenizde en önemli kural, bu ilk birkaç saniye içerisinde karşınızdaki yönetici ile iyi bir iletişim içerisinde olmaya çalışmanız ve aranızda pozitif bir elektriğin oluşması için elinizden geleni yapmanız. CV’niz her ne kadar çok başarılarla dolu olursa da olsun, son karar genelde “gut feeling” dediğimiz ve “içimizin ısındığı” kişiler doğrultusunda olacaktır.

Kullanabileceğiniz 5 yol…

Kendinize güvenli olun ama aşırı güvenden kaçının. Kapıdan içeri girerken, el sıkışırken, konuşurken güven telkin edin.

Pozitif bir ruh hali yansıtın. Bu tavsiye, ne sürekli gülmek anlamında ne de her konuda karşınızdaki kişiyle aynı fikirde olma anlamında. Örneğin, çalıştığınız şirketten şikayetçiyseniz, bunladıysanız ve bir kaçış arıyorsanız, enerjinizin nasıl olduğunun farkında olun. Genelde bu tip durumlarda insanlar negatif enerjilerini yayabiliyorlar. Kafanızı ve ruhunuzu temizleyerek iş görüşmesine gitmeyi deneyin. Iş bulmak kolay değil ve zahmetli bir süreç. Hatta insanı umtsuzluğa itebilir. Bu gibi durumlarda duygularınızın farkında olmaya çalışın.

 

Temiz ve şık giyinmek her zaman faydalı. Doğru seçilmiş bir kiyafet pozitif algının oluşmasındaki en hassas faktörlerden. Ütüsüz gömlek pek hoş kaçmayacaktır! Özellikle karşınızdaki kişi 40’larında ise, bu kişinin dikkat edeceği konularla 20’li yaşlardaki kişilerin dikkat edecekleri konular farklıdır.

Geç kalmamaya bakın. Özellikle İstanbul’da trafik bahanesi verilmesi gereken en son bahane olmalı. Görüşmeniz varsa, randevunuza erken gelmeyi ögrenmelisiniz. Birçok insan bekletilmekten hiç hoşlanmaz.

 

Göz temasınızı karşınızdaki kişiyle yakınlık kurmak için kullanın.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit

Bookmark and Share