resim
Ana Sayfaya Dön


‘Maaş’ kategorisi için Arşiv

Yeni Yılda Daha Fazla Kazanç Sağlamanın Yolları

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Maaş
23 Dec 2011

Şirketlerin ana amaçları arasında nasıl kar etmek varsa, çalışanların hedefleri arasında da finansal kazanç elde etmek vardır.

Harvard’ın yaptığı ilginç araştırmalardan bazıları şu önerileri sunuyor:

Devamı >>

Maaşınızdan Yakınıyorsanız, Fiyatınızı Düşük Biçiyorsunuzdur.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Maaş
20 Jul 2011

Her şirketin maaş politikası farklıdır. Herkesin fiyatı da farklıdır. Aynı işi yapan aynı özelliklere sahipler ile aynı işi yapan farklı özelliklere sahip olanlar arasında fiyat farkı vardır.

Türkiye’de çalışanların referans alabilecekleri maaş platformları yok. Malesef. Örneğin ABD’de salary.com gibi şirketlere girip hangi şirket hangi pozisyon ve özellikler için ne tür maaş veriyor, bu aralıkları görebilirsiniz. Türkiye’de böyle bir şirket yok. Capital dergisinin her yıl yayınladığı oldukça genel bir liste vardır, bir nebze fikir vermesi açısından faydalıdır.

cartoon Hugh McLeod

Bu durumda ne yapmalı?

Devamı >>

Para mı Ün mü?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Finansal Kazanç, Maaş
06 Apr 2011

Bu sabah uyandım ve aklıma bir konu takıldı. Bir dolu insan TV’de, gazete’de boy boy gözüküyor. Kimisi ünlü, yani isim yapmış kişiler. Bir çoğu ünlü değil, ama bir şekilde tanınan kişiler. Bu iki gruptan da parasal anlamda pek bir şey kazanamayanlar var. Yani, ismin var ama bunu gelire çeviremiyorsun.

Öyleyse, ün ne işe yarar?

Hürriyet’in sayfalarını açtım ve Ayşe Arman’ın çok tesadüfen “Para mı Başarı mı?” isimli yazısıyla karşılaştım.

Ayşe Arman’ın itiraflarından bazıları şöyle:

-        Eşim olmasaydı, bu hayat tarzını sürdürmem mümkün değildi.

Ünlü ve meşhur olmak isteyenler için üzerinde düşünmeleri gereken bir durum. Ayşe Arman iyi bir köşe yazarı olsa da, bu yazdıklarıyla bilinirliği en yüksek yazarlar arasında olsa da pek de fazla bir gelir elde etmiyor. En azından bizlere itiraf ettiği kadarıyla. Yani, eşinin ondan daha yüksek bir hayat seviyesini ona sağlamış olması istediği hayatı yaşayabilmesinde etken. Köşe yazarlığına girişi de Betül Mardin gibi tanıdıklarının da olması sayesinde kolaylaştı. Bu da bir gerçek elbette.

Bunu merceğe almamın sebebi, günümüzde “kişisel marka olun” tellalığının yükselmiş olması. Bu tavsiyeyi verenlerin büyük bir çoğunluğu da gençlere daha fazla para kazanacakları vaadinde bulunuyor. Onlara göre kişisel marka olmak bu yüzden önemli ve tavsiye ediliyor. Ayşe Arman’a bakmanızı öneririm o halde. Ünlü, işini iyi yapıyor ve bir iş sahibi ama istediği hayatı bu ün’den elde edemiyor. Demek ki isim yapmış olmanız her zaman istediğiniz hayatı yaşamanız için yeterli değil. Ek destekler de gerekebiliyor. Aklınızda olsun. Bu yüzden, siz beni dinleyin. Marka olmak için çaba harcamayın, yaptığınız işte en iyisi olmak için çaba gösterin. Sebebi burada. Iyi okuyun.

Devamı >>

Geleceğin Aranılan Mesleği: Sağlık Kurumu Yönetimi

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Eğitim, Maaş, Yönetim
11 Jan 2011

Üniversite mezuniyetinin hemen arkasından MBA yapmak için koşturanlar, kısa sürede farkettiler ki, MBA’li memur olmak ve sadece işe girebilmek için bunca para ve zamanı harcamak pek de akıl karı değilmiş.fingerpaint

Oysa, neden MBA yapmak istediğinizi bulmanız ve ardından bir seçim yapmanız her zaman daha faydalı olur. Bu mühendislik okuyup, MBA yapmak isteyenler için de geçerli.

Neden mi?

Örneğin, bakın, Türkiye’de açılan sağlık kurumlarının haddi hesabı yok. Inanılmaz sayıda, pıtırcık gibi yükseliyorlar.

Bu, sağlık sektöründe yaşanan büyümenin ve gelişmenin de bir işareti.

Bu sektör halihazırda doktorlar tarafından yönetiliyor. Oysa çoğunun yeterli bir yönetim tecrübesi yok. Ilgi alanları farklı. Eğitimleri farklı. Itiraf etmeliyim, geçen yıl birlikte çalışma fırsatı bulduğum bir doktor, tanıdığım en başarılı Genel Müdürlerden biriydi. Yani, zekiler, alanlarına hakimler ama bu örneklerin sayısı çok ama çok az.

Bakın, girin bir iki tane hasteneye ve hasta yönetim süreçlerinin nasıl işlediğine bir dikkat edin. Eğer deneyimli bir profesyonelseniz, sistemin nasıl geliştirilebileceği hakkında hızlıca bir fikriniz olur. Eğer tecrübeniz yok ve sadece bir hasta gözüyle bakarsanız, nelerden rahatsızlık duyduğunuzu ve “değişmesi gerek” dediğiniz noktaları bulmanız çok kolay.

Önümüzde ki dönemin en fazla aranan yöneticileri “Hospital Management/Healthcare Management” alanlarında olacak. Yani, sağlık kurumları yönetimi.

Devamı >>

Para Artık Tek Amaç Değil

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Maaş
09 Jul 2010

Eskiden çalışmak para kazanmak için yapılırmış. En azından çoğunlukla. Ya günümüzde?

Elbette, çalışırken daha fazla güç ve para kazanmak istiyoruz. Şirketlerin kendilerini büyütmek istemelerinin bir sebebi de bu. Ancak tek sebebi değil.  Ve belki öncelikli sebebi bile değil.

Bir bakkal dükkanı düşünün.  İçinde envayi çeşit ürün gelişi güzel serilmiş olsun. Bu bakkal dükkanı sahibini anlatıyor.

Bir de Bozcaada’da geçen yıl tanıştığım şu bakkal dükkanına bakın. Herşey özenle seçilmiş, dizilmiş, anlamlandırılmış.  Bu ‘bakkal dükkanı’ sahibini anlatıyor.

bakkal_new

Günümüzde artık çalışırken kendimizi ifade edebilmek de istiyoruz.  Para kazanırken bunu bir anlam ve amaç uğruna yapabilmek istiyoruz.

Günümüzde kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı gelişmiş şirketlerin tercih ediliyor olmasının bir sebebi de işte budur.

Devamı >>

Krizler ve Fırsatlar Üzerine

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Maaş, Yönetim
23 Feb 2009

2008 yılında henüz kriz kelimesi telaffuz edilmiyordu ki Akbank 1300 elemanını işten çıkarttı. Çeşitli sektörlerde ve büyüklükte şirketlerden işten çıkartmalar devam etti. Koç grubu çalışanları, maaş kesintisine gönüllü olarak “ok” dediklerini açıkladı.

The New Yorker dergisinin son sayısında James Surowiecki, “Nice work if you can get it” başlıklı makalesinde tam da bu konuya yer vermiş. Mutlaka okumalısınız. Surowiecki, kriz dönemlerini “just in time economy” olarak özetliyor. Konuyu kısaca şöyle açıklıyor: ülke ekonomilerinin büyüdüğü dönemlerde, işe alımlar benzer oranlarda artış göstermez. Şirket verimlilikleri artmıştır, efektivite yüksektir. Yalın yönetim söz konusudur. Verimliliğin maximize edildiği işletmelerde dolayısıyla kriz dönemlerinde ücret kısıntılarının olmaması gerektiğini düşünebilirsiniz. Verimlilik zaten maximize edilmiş haldedir. Ne var ki maaşlar sabit kalır, düşürülür ama çalışanlardan aynı zamanda daha da verimli olmaları istenir. Amerika’da büyürken işe alımlarda temkinli davranan şirketlerin, ekonomik krizlerde işten çıkartmalarda hızlı davrandığını söylüyor. Ve ekliyor: şirketlerin temel hedefleri her zaman daha azla daha çok iş başarmaktır. Bu dönemler dolayısıyla şirketlere tam istedikleri “fırsatı” yaratıyor.

Şirketler her dönem, iyi ya da kötü, şirketin çıkarları için ne gerekiyorsa onu yapmak zorundadır. Bu hep böyle olmuş. Çalışanlar da aynı tutumu benimsedikleri takdirde hem şirketler hem de çalışanlar aynı dili konuşuyor olurlar. Eğer bu durumda bir terslik var diyorsanız, o zaman sistemi değiştirecek olan yine sizlersiniz. Sistemi değiştiremiyorsanız, sistemin kurallarını iyi oynamayı tercih etmeyi denemelisiniz. 

Devamı >>

2008 Yılı Ücretlerini Merak Edenlere

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Maaş
26 Dec 2007

Ekonomist dergisinden Fatoş Bozkuş’un yaptığı bir çalışmada 2008 yılında ücret zamlarının %7-10 arasında değişeceği belirtiliyor. Enerji, gayrimenkul, telekom, parekende gibi büyüyen sektörlerde ise artışın daha yüksek olması muhtemel…

Piyasalarda ücret durumları nasıl diye merak edenlere, Data Expert tarafından hazırlanmış bu ücret çalışma skalası sektör ve pozisyona göre belirlenmiş. 2008 yılı maaşları aşağıdaki şekilde verilmiş.

Devamı >>

Yeni Mezunların Maaş Savaşı

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Kariyer, Maaş, Öğrenci, Pazarlık, Popüler Yazılar, Üniversite, Yönetim
24 Oct 2007

Yeni mezun olmak savaştan yeni çıkmış olmak gibi.

Bilgi harika düzeyde! Tecrübe yok. Gel gör ki yeni bir hayata başlamanız gerekiyor.

Şirketler tecrübeli eleman arıyorlar. “İş vermezseniz biz nasıl tecrübe edinelim ki?” naraları da artık sökmüyor. Arguman kötü baştan. Üniversite yıllarınız sadece okumanız gereken yıllar değil. Aynı zamanda tecrübe edinmeniz gereken yıllar. Okurken çalışmak yeni bir konsept değil. Şansınızı zorlayın. Sıra iş bakmaya geldiğinde başınızı taşlara vurmayın!

Ama bugünkü konumuz para!

İş buldum. Ne kadar para istemeliyim?

Bu sorunun cevabı kolay ama uygulaması zor olabilir. Ilk önce mutlaka bilginiz ve tecrübenizin ne durumda olduğu hakkında iyi bir fikir edinin. Kendinize sorun. Hangi konuda çok iyi olabilirim?

Sonra sektör ve pozisyonunuz hakkında piyasa araştırması yapın. Insanlar ne kazanıyor? Araştırın. (dostlarınız maaşlarını tam olarak dürüstçe söylemiyor olabilirler, o yüzden sağdan soldan duyduğunuz maaşlara fazla kulak asmayın)

Örneğin, turizm ve otelcilik sektörü Türkiye’de düşük fiyatlarla çalışıyor. Gönlünüz bu sektörlerdeyse, az parayla yaşamaya alışmanız yada durumu kabul etmeniz gerekiyor.

Piyasa fiyatlarını ögrenebilmek için profesörlerinizden ve tanıdığınız profesyonellerden yardım isteyin. Üniversitenizin mentor programı varsa mentorlarınıza sorun. Sizin mentorunuz yardımcı olamıyorsa bilen birine sorup size bu konuda yardımcı olmasını isteyin. Insanlar yardımcı olmayı ve bilgi vermeyi severler. O yüzden çekinmeyin!

Bilgi topladıktan sonra kendinize bir fiyat aralığı belirleyin. Örneğin 1000-1500YTL arasında bir fiyat aralığı seçtiğinizi düşünelim. Bu demektir ki, 1000 YTL’nin aşağısındaki teklifleri kabul etmeyeceğim. 1500 YTL’nin üzerindeki tekliflere ise düşünmeden atlayabilirim!!! Bu tarz bir fiyat aralığı mutlaka aklınızda olsun. Pazarlık etmenizi sağlayacak, nerede durup nerede devam etmeniz konusunda size yol gösterecektir.

Sonunda iş buldum. Ne fiyat verirlerse kabul etmeye hazırım!

Eğer uzun zamandır iş arıyorsanız ve halihazırda bir işiniz de yoksa o zaman ateş bacayı sarabilir! Bir an önce para kazanmanız gerekiyor. Daha fazla beklemek istemiyorsunuz. İş bulamamaktan da korkuyorsunuz vesaire.

Yeni mezunsanız, hiç iş tecrübeniz yoksa ve iş bulmakta gerçekten zorluk çekiyorsanız, moralinizde çökme noktasına geldiyse, işi beğendiniz ama maaş çok düşükse teklifi kabul edin!

Bu hareketin birkaç önemli avantajı var.

Birincisi kaybedecek hiç birşeyiniz yok! Çalışırken iş aramak her zaman daha kolay ve rahattır. Psikolojik çöküntü pek yaratmaz.

Ikincisi artık özgeçmişinize yazacak bir iş tecrübeniz var! Bu size artı puan kazandıracaktır. Neden 3 ay önce girdiğin işten ayrılmak istiyorsunuz sorularından korkmayın. Açıklaması gayet net. Uzun zamandır iş arıyordunuz, istediğiniz gibi bir iş bulamadınız, maddi olarak işe ihtiyacınız vardı bu iş size göreydi ama sizin istediğiniz ortam değildi. Dolayısıyla çalışırken iş aramaya devam etmenin daha faydalı olacağını düşündünüz. Doğruyu olduğu gibi söylemekte fayda var. Sonuçta ilk işiniz, fazla deşilecek bir durum yok ortada. Psikolojik sorunu olmayan bir yöneticiyle mülakata girdiğiniz sürece bu konu çok da büyütülmeyecektir. Sadece ikna edici konuşmanız gerekecek, hepsi bu.

Üçüncüsü belki de işi sevecek ve kalmak isteyeceksiniz. Birkaç ay başarılı bir tempoda ilerlerseniz iyi bir sebeple yada ek projeler üstlenerek maaşınıza zam isteyebilirsiniz.

Diyelim ki uzun zamandır iş arıyorsunuz, birkaç yıllık iş tecrübeniz var ve ne istediğinizi biliyorsunuz. Hafif çöküntü durumu başladı ama iş teklifindeki maaş piyasanın gerçekten altında. O zaman kendinizi frenleyebilmeyi deneyin. Unutmayın, özellikle büyük ve kurumsal şirketlerde işe giriş fiyatınız çok önemlidir. Sonradan fiyat arttırabilmek atla deve.

Küçük şirketlerde ve patron şirketindeyseniz, insane kaynakları olmayan ofislerdeyseniz, genelde Genel Müdür ne isterse o olduğundan belki şansınız yağver gidebilir ama Genel Müdür’ün duygusal durumuna bağlı bir artış alabilmek patronun adamı olmayı gerektirebilir.

Sonuç olarak iş istediğiniz iş ise, teklif de gelmişse ama maaş az ise mutlaka pazarlık edin. Yanınızda sağlam argumanlar taşıyın ve fiyatı en azından piyasa fiyatına çekin. Altına inmeyin. Bu işe de duygusal bakmayın. Şirket size iş teklifi etti diye minnettar kalma gibi bir duyguya kapılmayın. Onlar işlerine yarayacağını düşündükleri birine teklif götürdüler, sizde işlerinde yardımcı olabileceğinizi düşündüğünüz bir firmaya başvurdunuz ve birlikte çalışmanın yollarını arıyorsunuz. Bu iş karşılıklı bir alışverişten farklı bir şey değil. Şirketler sizi “kiralıyorlar” ve verdiğiniz hizmet karşılığında size “ücret” ödüyorlar. Bir iş ortamı burası. Aklınızda tutun. Bakın bugün 17 yaşından beri Sabah gazetesinde çalışan ve yazı işleri müdürü Gülçiçek Pamir Insan Kayanklarından gelen bir (kendi yöneticisinin bile değil) telefonla işten atıldı.

İş dünyasına hoş geldiniz.

Devamı >>

Düşük Maaş Alıyorsanız, Ne Yapabilirsiniz?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Hedefe Koşanlar, Iş arama, Maaş, Pazarlık
18 May 2007

Maaş arttırmanın en iyi yolu bana kalırsa “iş değiştirmekten” geçiyor. Maaşınızdan kısa sürede memnuniyetsiz hale gelmek istemiyorsanız, işe başlarken fiyatınızı iyi tutmanızı öneririm.

İşe yeni başlayacak olanlar için seçim şansları çok fazla olmayabilir. Az iş alternatifi ve çok iş arayan insanlar arasında, pekde fazla pazarlık etme gücünüz olmayabilir. Yada böyle olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak, eğer mümkünse, kendi bilgi ve tecrübenizi ucuza satmayın derim.

Kurumsal şirketlerde işe girdiğiniz zaman, şirketlerin çoğunda performansa bağlı değerlendirme sistemlerinin mevcut olduğunu göreceksiniz. Bu tip şirketlerde fiyat artışları genelde sabittir. Bu da demektirki, 10 yıl çalıştığınız bir şirkette, pozisyon atlasanız bile, maaşınız çok fazla ilerlemeyecektir. Bu durum sadece kurumsal şirketlerde değil, uzun yıllar kaldığınız her şirket için geçerlidir. Dolayısıyla, bir işe başlarken, başlangıç fiyatınızı yüksek tutmaya bakın. Maaşınızın ortalamanın çok altında kaldığını düşünüyor, kendinize bulunduğunuz şirkette kariyer imkanı görmüyor ve iş tatmininizinde pek yüksek olmadığını görüyorsanız, iş değiştirmekten çekinmeyin.

Iş bulmak her ne kadar kolay olmasada, bilgi ve tecrübeyi elde etmek de bir o kadar zordur. Elbette, iyi bir maaş ile işe başlamak da herkese nasip olmaz. Fiyatınızı belirleyebilmek için bilgi ve yeteneklerinizi iyi pazarlıyabilmelisiniz. Bunu da yapabilmek için rakiplerinizden farklılığınız olmalı. Bunun ne olduğunu ögrenmek için arkadaşlarınıza, mentorlarınıza danışabilir, HR danışmanlık şirketlerinden kişilik analizinizi çıkartmalarını isteyebilirsiniz. Özelliklerinizin farkındaysanız, sadece bu farklılıkları karşı tarafa yansıtması kalıyor size. 

Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası