resim
Ana Sayfaya Dön


‘Network’ kategorisi için Arşiv

CV Hazırlama Devri Geçti Mi Dersiniz?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : CV, Iş arama, Network, Pazarlama
01 Apr 2011

“Hayatımda hiç CV yazarak iş teklifi almadım.”

Arada bir gazetelerde ve bloglarda bu tür cümlelere rastlıyoruz. Milyonlarca iş arayan arasında CV hazırlamadan, tanıdıkları vasıtasıyla ya da şansı yağver gittiği için iş bulanların olması elbette mümkün. Ama bakın, Türkiye’nin bir numaralı “headhunter” şirketinin sahibi Şerif Kaynar bile, 43 yaşında işinden atıldığı zaman CV yazmak ve iş başvurusunda bulunmak zorunda kaldığını söylüyor. Yani, CEO’da olsanız, networkünüz çok kuvvetli de olsa, iş bulmak için çaba sarfetmek gerekiyor.

Kendi işinizi de yapsanız, iş de arasanız “CV” yazmak durumundasınız.

Neden mi? Çünkü CV yazmak, insanın kendini tanımasını sağlar. Geçmişte neler yaptığını ve bunları nasıl yaptığını hatırlamasına yardımcı olur. Hatta “CV” yazmadan iş buldum diyenler de aslında bir şekilde CV yazıyorlar: farkları CV’lerini sözlü olarak iyi ifade edebilme becerilerinden kaynaklanıyor… Bloglar, vloglar ve diğer formatlar ileriki dönemlerde daha etkin bir rol oynayacak ancak şimdilik hala şirketler detaylı bilgi girişi olan softaware’lere yatırım yapmaya devam ediyorlar…

CV yazmanın amacı iş görüşmesi kaptırmaktır.

CV yazmak önce iş arayanları kendilerini tanımaya, ne istediklerini bulmaya, yeteneklerinin nerelerde olduğunu anlamaya ve nasıl bir işte yükselmek istediklerini farketmeye yöneltir. Bu yüzden CV yazmak faydalıdır. Hiç bir zaman kullanmak zorunda kalmasanız bile…

Devamı >>

Öğrencilerin “Tecrübe” Dilemasına Çareler

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Eğitim, Iletişim, Iş arama, Iş görüşmesi, Network, Staj, Üniversite
23 Feb 2011

Insanlar doğaları gereği yardımseverdir.

Yine doğamız gereği bildiğimizi paylaşmayı, fikirlerimizi ve tecrübelerimizi bizlerden genç olan arkadaşlara aktarmayı severiz.  Yani, insanın özü güzeldir.

Inanın.

Bunu niye söylüyorum?

Tanıdığınız kişilerden yardım istemekten çekinmemenizi önerdiğim için söylüyorum. Herkesin mutlaka iş dünyasında bir tanıdığı vardır. Ya da tanıdığının tanıdığı vardır. Bu kişileri bulup, onlarla temasa geçmeniz, istediğiniz iş ya da staj konusunda nasıl bir yardımları olabileceğini sormanız avantajlıdır. Beklentiniz bu kişilerin size iş bulması değil de verecekleri önerilere kulak vermek olduğunda göreceksiniz ki tek başınıza işin içinden çıkamadığınız konularda bir dolu fikir sahibi olmuşsunuz. Fikir sahibi olmak, bilgi sahibi olmaya dönüştüğünde size hareket etme gücü sağlar. Hareket etmek de hedefinize ulaşmak için aldığınız yolları derinleştirir.

Günümüzde internet teknolojileri sayesinde bir çok kişiye ulaşmak da zaten çok mümkün.

Yani şunu hatırlayın: insanların doğası iyidir. Yardım isteyin, söylediklerine kulak verin. Her zaman istediğinizi alamayabilirsiniz, ama aldığınız mesaj size bir bilgi kazandırır, bir sonra ki hareketinize temel teşkil eder.

Diplomasi Sadece Diplomatların Kullandığı bir Teknik Değildir.

Herşeyde olduğu gibi yardım istemenin de bir uslubu vardır. Nazik olmak ve nezaket sadece iş dünyasının değil ama sosyal hayatın da yardımcılarından. Diplomasi ise ister yazılı yazışmalarınız olsun ister sözlü söylemleriniz olsun, mümkün olduğunca karşı tarafa saygıyla hareket edebilmenin yöntemidir. Bunu öğrenmenin bir diğer yolu da farklı ortamlara girip, iletişim tarzlarını ve davranışlarını gözlemlemektir. Iyi bir gözlemci olmak, nerde nasıl hareket etmeniz gerektiği konusunda size yol gösterir.

Basit bir örnek vermek isterim: Bir profesyonelden yardım istediğinizde, email ile CV’nizi yollayıp, içine bir iki satır mesaj yazmamazlık etmeyin. Yazdığınız mesajın dili ve uslubu da doğru olmalı ve yardım istediğiniz kişiyi onore etmeli. Boş bir email ile CV yollayanların sayısı öyle çok ki, böylesi temel bir hata üniversite eğitiminizin size hiç bir şey kazandıramadığını dahi karşı tarafa düşündürttürebilir. Bunun yanısıra “neden kimse cevap vermiyor” diye düşünüyorsanız, bir sebebi de bu olabilir.

CV’nizi bir profesyonele hazırlatın

CV hazırlamanın çeşitli faydaları var. Bunun ilki, yazarken ne istediğinizi gözden geçiriyor olmanız, kendinizi nasıl anlatmak istediğinizi farketmeniz ve iş görüşmesine hazırlanıyor olmanız. Aynı zamanda, yazmak ifade etme yeteneği gerektirir ve genelde kendi yeteneklerimizi anlatmak zordur. Pratik ister. Doğru bildiğiniz yanlışları yapmanızı engeller. Bu alanda yapacağınız yatırım, size değer katar.

Proje üretmek, hareket alanınızı genişletir.

Elinizde bir proje varsa, şirketlerle irtibata geçmeniz bir nebze daha kolaylaşabilir. Yöneticilerin eline her gün bir dolu proje teklifi geliyor, bu da projenizi yollayıp destek beklemenizin pek de sonuç verebileceğini göstermiyor. Proje sahibi olmak, size konuşma konusu verir. Motivasyonunuz, çalışmalarınız ve özellikleriniz hakkında konuşurken, hem kendinizi tanıtırsınız, hem de karşınızda ki kişiyi daha iyi tanırsınız. Yani bir projeye sahip olmak, sizi karşınızda ki kişiye yakınlaştırmak için bir araç olur.

Buna en güzel örnek, bağımsız bir girişim olan FikirSizler topluluğu. Farklı üniversitelerden gençlerin bir araya gelip, fikirlerini birleştirip, şirket kuruyor olmaları buna en güzel örnek. Işte bu toplulukla yaptığımız toplantıdan hoş bir kare.

Bu tür sohbetlerinizin sayısını artırdıkça, imkanlarınızın sayısı da artar…

Devamı >>

Konferanslar Aynı Zamanda Network Ortamlarıdır

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Network
17 Dec 2007

Bir şirkette çalışıyorsanız ve şirket çalışanlarıyla birlikte konferansa gidiyorsanız, network yapma şansınız biraz daha düşüyor mu?

İş dünyası ile ilgili konferanslarda şirket çalışanlarının sürekli gruplaştığı dikkatinizi çekmiştir sanıyorum. Aralarda iş arkadaşlarıyla konuşulur, yemeklerde aynı iş arkadaşlarıyla oturulur. Konferans, iş arkadaşlarıyla yan yana dinlenir. İş yerinde her gün görüşme imkanınız olan kişilerle sosyal bir ortamda da sürekli vakit geçirerek yeni insan tanıma imkanınızı yok etmeyin.  

Genelde tanıdığımız kişilerin yanında olmak kendimizi güvende hissetmemizi sağlar. Tanıdığımız birkaç kişiyle konferansa katıldığımızda da etrafta dolaşıp yeni insanlarla tanışma fırsatını kaçırırız.  

Katıldığınız konferanslarda bulunduğunuz grubun arasından sıyrılıp yeni insanlar tanımayı denemek belki kolay değil ama denemeye değer. En büyük avantajınız konferansta konuşulacak konu bulmak biraz daha kolaydır. Konferansın nasıl geçtiğinden başlayıp, konuşmacılar ve konular hakkında yorumlarınızla konuşmayı başlatabilirsiniz. Herkesin ilgi noktası olan bu ortamda konuşmak biraz daha rahat olacaktır.  

Dışa dönük bir yapınız yoksa, insanlara yaklaşmanız biraz cesaret gerektirebilir. İşin zor tarafı tanıştığınız insanlar da fazla dışa dönük değilse sohbet etmekte zorlandıklarından siz de kendinizi garip hissedebilirsiniz. Business Pundit network yapmak isteyen ama içe dönük olanlara yönelik tavsiyelerinde sayıdan çok ilişki kalitesine önem vermenin avantajlarından da bahsediyor. 20 kişi tanımaktansa üç kişiyle sohbet etmeniz bile, network yapmak yolunda iyi adımlar atmanızı sağlayacaktır. 

Network yapabilmek içinse kartvizitinize ihtiyaç olacak. Kartvizitinizi almadan konferansa gitmeyin! Eğer çalışmıyorsanız yada ikartvizitiniz yoksa, 1 saatte size özel kartvizit bastırabilecek matbaalar var. Kartvizitinizde mutlaka olması gereken isminiz, adresiniz, telefon ve email adresiniz. 

Network yapmaya başlamadan önce entrepreneur.com da network yapmak için bilinmesi gereken nezaket kurallarını gözden geçirmeniz faydalı olacaktır.

Devamı >>

İşe Alımlar Tanıdık Vasıtasıyla Olur: Torpilsiz Olmuyor Diyenlere

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Network
13 Dec 2007

Evet doğru.  

Tanıdığınız varsa işi almanız daha kolay olabilir bazen.  

Gerek şart değil elbette.  

Tanıdığı olmayan bir dolu insan iş buluyor.   Diyeceksiniz ki ama haksız bir şekilde bu kişiler iş buluyor yada yükseliyor.  Bazen oluyordur elbette.  Haksız yere yaşanan çok şey var şu dünyada. Hepsine kafamızı taksak pek de düzgün bir hayat yaşayamazdık sanırım.  

Tanıdığınızın olması işi kapmanıza yeterli değil. Tanıdığınızın sizi kolaylıkla refere edebileceği bir insan mısınız örneğin? Profesyoneller bir kişi hakkında tavsiye vereceği zaman dikkatlidirler. İşe uygun olmayan insanı tavsiye etmek profesyonel bir kişinin ismini zedeler. Bu konunun üzerinde durmakta daha çok fayda var. 

Üst düzey yöneticiler bazen elleriyle ‘oturturlar’ torpillileri.  Hem yeteneği yoktur, hem tecrübesi yoktur, hem de doğru insan değildir ama yukardan zembille inerler.  

Böylesi de yaşanıyor.  

Hem de yüzyıllardır.  

İş bulamıyorsanız, torpili olanların suçu ne? Madem bu torpil işe yarıyor, siz de kendinize torpil bulmaya bakın. Özellikle yetenekli, başarılı ya da tecrübeli biri olduğunuza inanıyorsanız belki de tek eksiğiniz insan tanımamaktır. Öyle değil mi? O zaman çevrenizi genişletin. ‘Ne bildiğinden çok kimi tanıdığın önemli’ sözü sadece Türklere has değil çünkü. Bu bir dünya geleneği… 

Çevreni Genişlet demesi kolay.  

Biliyorum.

 Bildiğim diğer bir şey denemesinin de kolay olduğu.  

Eski dille torpil bulmanın modern deyişiyle network yapmanın işte size 3 yolu: 

Üniversite yıllarınızı staj yaparak geçirin. Şirketlerin içine girin. Havasını koklayın. Yöneticileriyle tanışın. Stajınız bitince de iletişimi kopartmayın. Kendinizi sürekli hatırlatın. Onlar size geri cevap yazmasa dahi siz her yıl mesajınızı, yılbaşı kartınızı yollamayı ihmal etmeyin. 

Sizi siz yapan öykünün ne olduğunu bulun. Profesyonel ortamlara katıldığınızda kendinizi tanıtmanız gerekir. Profesyonel kişilere kendinizi ‘enteresan’ ve ‘dinlemeye değer’ bir kişi olarak tanıtabilmelisiniz. Ne iş yaparsınız dediklerinde vereceğiniz cevap ‘Mühendisim’ oluyorsa bir daha düşünün. Tonlarca mühendisi olan memleketimde siz de sadece bunlardan birisiniz öyleyse. Öyle misiniz? Değilseniz -ki cevabınızın bu olması gerekiyor- o zaman düşünme zamanı. Bu kendinizi tanımanız açısından çok faydalı bir egzersiz. Bu şekilde sadece profesyonel ortamlarda değil sosyal ortamlarda da neyi nasıl söyleyip ve en önemlisi ne zaman susmanız gerektiğini de öğrenmiş olursunuz 

Annenizi, Babanızı ve akrabalarınızı işin içine sokun. Sorun tanıdıkları, iş bulmanızda yardımcı olabilecek bildikleri kişiler varmı. Varsa sizi tanıştırmasını isteyin. İş harici farklı bir ortamda tavsiye almak, bilgi ve tecrübelerinden yararlanmak için bir araya gelin önce. Daha sonra bu kişiden yardım isteyip istemeyeceğinize kendiniz karar verin. Eski usul bu diye baştan çizmeyin üstünü. Torpil de oldukça eski bir usul. 

Bu arada hatırlatmakta fayda var. Yeni nesil profesyonellerin birçoğu açık pozisyon olduğu zaman tanıdık vasıtasıyla gelmiş CV’lerden hiç ama hiç hoşlanmıyor. Böyle bir yöneticiye rastlarsanız bu sefer de torpiliniz var diye iş görüşmesine çağrılmama ihtimaliniz var. Seçim ve karar sizin. 

LinkedIn kullanın. İnsan tanımaya başladıktan sonra kullanacağınız online network sitelerinin faydası büyük. LinkedIn sizin ‘torpil’ aradığınız yağlı ballı kesimi arasında bulunduruyor. Elbette bu platformu kullanabilmek için ilk önce networkünüzün olması şart! Zaman iş arama zamanı olduğunda ise LinkedIn’deki kontaklarınızın dostlarına, tanıdıklarına bakıp networkünüzün ne kadar da geniş olduğunu gözlerinizle görebilirsiniz. LinkedIn kullanmak için İngilizce gerekiyor ve bilmiyorsanız, zaten bu devirde kariyer imkanınız oldukça kısıtlanıyor. (Üst düzey bir torpile gerçekten ihtiyacınız olabilir bu durumda). Örneğin Headhunter şirketleri LinkedIn ile araştırma yapıyor, eleman arıyor. Siz hala bu ortamda yok musunuz?    

Devamı >>

Network Yapmanın Dinlemeyi Bilmek Ile Yakın Ilişkisi

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Iletişim, Network
23 Nov 2007

Network ortamları, networking yapmak zorunda olduğunu hissedenler için belki biraz daha enerji yutucu bir aktivite olabilir. Zorunlu olduğumuz için yaptığımız şeyler genelde daha fazla enerji tüketmemizi gerektirdiğindendir bu.

Networking dendiğinde birçok insan bu işin sadece “büyük adamlarla” sohbet olduğunu düşünüyor. Elbette “influencers” dediğimiz etkisi yüksek kişileri tanımak her zaman için fayda sağlar ama networking demek bu kişilerin yanında sohbet edecek bir konunuz olmasa bile onlarla konuşmaya çalışmak demek midir? Fikir Atölyesinin Richard Branson ile tanışması bu konuya güzel bir örnek.

Her insanla sohbet edebilmek güzel bir yetenek.(Bu yeteneği kullanmak isteyip istememek ise başka bir konumuz). Sadece bir “büyük isim” ile tanışabilmek uğruna, eğer sohbet edecek hiç bir konunuz yoksa, kişinin yanına yaklaşmak ve “uyduruk” bir sohbet ortamı yaratmaya çalışmak size ve reputasyonunuza zarar getirebilir.

Bazen etrafta çok fazla tanınmayan ama etkisi yüksek olan kişilerle tanışmak size daha fazla avantaj sağlayabilir. Elbette bu kişiler fazla medyatik olmadıklarından onların kim olduğunu pek de bilemeyebilirsiniz. Bu ne demektir? Bu, network kurabilmek için “meraklı” bir kişilik olmanızın önemli olması anlamına gelir. Insanları tanımaktan, onları sadece yaptıkları iş yada çalıştıkları firmalarda ki statülerinden dolayı değil, içinde bulunduğunuz ortamda kişinin ilginizi çekmiş olmasından dolayı da tanımak istemeniz anlamına gelir. Bu da dinlemek, ögrenmek ve yeni bir kişi daha tanımış olmanın verdiği heyecanı hissedebilmekle ilgilidir.

Network kurabilmenin en iyi yolu da ortak yönünüzün, ilginizin olduğu kurum, dernek ve kuruluşların yada benzer ortamların içinde yer almakla mümkün.

Geçenlerde Brüksel’de üyesi olduğum “Europen Association of Communication Directors” derneğinin 1. Yıl kutlaması vardı. Toplantıya ilk katılımımdı. Panel sırasında önüme bir Amerikalı bey oturdu. Çoğunluğun fransızca konuştuğu bu ortamda Amerikan aksanı duymuş olmak müthiş hoşuma gitti. Kalifornia yıllarım gözümün önünde canlandı. Ateşli bir panel arkasından kokteyl’e geçtik. Amerikalı beyi bulup sohbet etmenin harika olacağını düşündüm. Yanına gidip “Merhaba” dedim. “Amerikan aksanınız olduğunu duydum ve uzun yıllar ABD’de çalıştığımdan sizinle tanışmak istedim.” diyerek sohbete başladım. Ne iş yaptığı ve kim olduğu kesinlikle umrumda bile değildi. Ama kişi olarak oldukça meraklı bir yapım vardır. Insanlarla sohbet etmeyi severim. Farklı insanlar ve hayatlar beni çok etkiler. Insan davranışlarını gözlemlemek bana çok şey öğretir. Sonuçta muhteşem bir sohbet arkasından tanıştığım bu kişinin General Motors’un kilit isimlerinden biri olduğunu ve burada Avrupa operasyonlarının Pazarlama ve İletişiminden sorumlu kişi olduğunu öğrendim. Benzer kişiliklere sahip olduğumuzu düşünüyorum, çünkü bana kalırsa ben onun hakkında ne kadar çok bilgiye sahip olduysam, o da benim hakkımda o kadar bilgiye sahip oldu. O da meraklı, ilgili ve farklı görüşleri duyduğunda motive olan bir yapıya sahipti.

Kişisel olarak baktığımda hayata bağlı ve hemen hemen herşeyi ilginç bulabilen yapımın bana bugüne kadar hep en samimi network ortamlarını yarattığını düşünüyorum. Ve sizlere de tavsiye etmekten kendimi alamıyorum.

Kısacası, network kurmanın bir çok yolu var. Burada değinmek istediğim konu network kurabilmek için 3 şeyin önemli olduğunu vurgulamak:

1. Insanları dinlemeyi sevmeniz, onları tanımak için meraklı olmanız işınizi kolaylaştıracaktır
2. Konuşacak bir konunuz olması iletişimi kolaylaştırır
3. Insanları dinleyebilmek için, onlara kendilerini size anlatacakları fırsatları vermelisiniz

Devamı >>

Facebook ile Oynamak Yerine LinkedIn ile Network’ünüzü Sağlama Alın

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Iletişim, Iş arama, Network, Pazarlama
14 Oct 2007

Facebook, bir üniversite ögrencisi tarafından üniversite öğrencileri için kurulmuş bir sosyal ağ olsada günümüzde genç yaşlı hepimiz aynı furyanın içine dalmış durumdayız.

Bir kere başladınız mı, psikolojik bir baskı da hissetmeye başlıyorsunuz. Dostlarımın sayısı bu kadar az olmamalı diyerek başlıyorsunuz facebook’da eş dost aramaya…

LinkedIn ise profesyonel bir sosyal ağ.

Profesyonel network’ünüzü kuvvetlendirmek ve canlı tutmak istiyorsanız, Facebook ile oynamak yerine LinkedIn ile çalışmaya başlayın.

LinkedIn’in farkı, sistem içinde profesyonel kariyerinizle yer alıyor olmanız.

Soru cevap kısmında sadece kendi network’ünüzden değil, ağ içinde bulunan profesyonellerden destek alma imkanınız da oluşmuş oluyor. Profesyonel bir ortam olduğundan insanlar abuk sabuk konularla birbirlerini rahatsız etmek, spam yollamak yerine, profesyonel alanda iş imkanları elde ediyorlar. Yeni profesyonellerle tanışıyorlar.

LinkedIn daha önceleri resim koymaya imkan vermiyordu. Bu yeni fonksiyonun eklenmesiyle daha da faydalı hale geldi.

Iş ortamınızda iş yapmaya başladığınız kişileri LinkedIn’e eklemeyi ihmal etmeyin. Sonradan kimi tanıyordum, acaba beni hatırlıyor mudur tarzı sorunlarla karşılaşmamak için network’ünüzü hızlı harekete geçirin.

Birçok profesyonel’in hala LinkedIn’i keşfetmemiş olması bir dez avantaj olsa da, size yarar sağlayan bir sosyal ağı kendi profesyonel çevrenizle de paylaşmak iki tarafa da kazanç sağlayacaktır.

Türkiye’de daha birçok platform var ama uluslararası platformlarda işlem gören ve en tanınmış sosyal ağ LinkedIn. Network’ünü sağlam tutmak isteyenlerin zaman geçirmesi gereken ortam burası.

Devamı >>

İngilizce Sunum Yeteneğini Geliştirmek İsteyenlere Yeni Bir Alternatif: Toastmasters

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Network
01 Oct 2007

Aslında yeni değil. Ama Türkiye’de ilk olarak 2007 yılında resmi olarak bir Toastmasters kulübü kuruldu.

Toastmasters, Türk ve yabancıların katılımıyla oluşan, ingilizcesini ve sunum tekniklerini geliştirmek isteyenlerin en populer durağı!

Günümüzde başarılı olabilmek için fikrimizi grup üyelerine satabilmeyi becerebilmemiz, yöneticilerimizi ikna edebilmemiz gerekiyor. Yeni bir projenin onaylanması için projenizi iyi sunabilmemiz gerekiyor. Ikna sürecini başarıyla atlatabilmeniz için, karar mercilerinin nasıl düşündüklerini iyi anlıyor olmamız gerekiyor. Herşeyden öte, elimizdeki bilgiyi iyi bir şekilde paketliyebilmek gerekiyor. Genellikle bildiğimizi ifade edebilmek zordur. Bu da yükselme yolunda önümüze çıkan engellerin arasında yer alıyor.

Toastmasters size nasıl daha iyi bir sunum yapabileceğinizi gösteriyor. Topluluk önünde konuşma korkunuzu yenmenize yardımcı oluyor. Tamamen gönüllüler tarafından kurulan bu dernek kısa sürede iş dünyasının verimli insanlarını bir araya toplayarak profesyonellere yeni ufuklar açmayı başardı.

Katılmak için, orta ve ileri derecede ingilizce konuşabiliyor olmanız gerekiyor. Toplantılar oldukça sosyal bir ortamda ama formal bir yapıda işliyor. Özellikle yabancı yöneticilerle çalışan ve ingilizce olarak sunum hazırlamak ve sunmak durumunda olanlar için biçilmiş kaftan.

Aramanızı, bilgi almanızı tavsiye ederim. Ilk iki toplantıya konuk olarak katılabildiğinizi de hatırlatmak isterim.

Devamı >>

En İyi Network Dostlarınızla Başlar

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Iletişim, Network
31 Aug 2007

Network dediğimiz zaman, alanında isim yapmış, genelde bizlerden yaşca büyük, başarılı ve ünvan sahibi isimlerle network yapılması gerektiği algılanır. Ama her insan girişken değildir. Her insan her ortamın insanı da değildir. Network yapabilmek belli bir sosyalliği gerekli kılar. Belli bir diplomasiyi ve sosyal farkındalığı gerektirir. Belli ortamlarda olmaktan hoşlanmayı ve gerektiğinde tanımadığınız insanlara yaklaşıp, konuşacak konu bulabilmeyi gerektirir.  

Bazısı konuşacak konusu olmasa dahi tanımadığı insanlarla sohbeti sürdürebilir. Bazısı sohbet edebildiğini zannedip, konuşacak konusu ilginç olmasa da karşısındaki insanla ‘network’ yaptığını zannedip, imajını zedeleyebilir. 

Benim şimdi sizlere başka bir tavsiyem var. 

En güzel network bence doğal yapılabilen network’dür. İnsanın kendini fazla zorlamadan, doğal gelişen sohbetlerde elde edilendir.  

Lisede yan yana oturduğunuz sınıf arkadaşlarınızdır. Aynı sınıfın havasını kokladığınız, aynı ‘abuk esprilere’ saatlerce güldüğünüz dostlarınızdır. 

Üniversite sıralarında birlikte ders çalıştığınız arkadaşlarınızdır. Derslerinize giren profesörlerinizdir. Yaptığınız tez çalışmalarında destek aldığınız farklı alanlardaki doçentlerinizdir. 

Çalışma hayatınızda birlikte aynı proje üzerinde çalıştığınız takım arkadaşlarınızdır. Şirketinizin idari kadrosunda bulunan, orta ve üst düzey yöneticilerinizdir. 

Sivil Toplum kuruluşlarında görev yaptığınız, gönüllü olarak belli bir amaç ve vizyon için bir arada bulunduğunuz arkadaşlarınızdır. Ayna amaca hizmet veren, benzer dilden konuştuğunuz, konuştuğunuzda sizi hisseden değerli dostlarınızdır. 

21. yüzyıl’ın teknolojik gelişimleri farklı network’ler kurmanıza da izin veriyor. Blog’lar buna en güzel örnek. Blog yazmak, takip etmek, blog yazılarına katılımcı olmak, blogcular buluşmalarında bir araya gelmek… yeni gençliğin en büyük network araçlarından da bir tanesi aynı zamanda.  

Elbette iş dünyasına girdiğinizde, network’ünüz genişleyecek ve farklı toplantılarla farklı kişileri tanıma fırsatı da elde edeceksiniz. Bu tanışıklıklar bana kalırsa ‘ortak bir amaç’ için sürekli bir araya gelmeyi de biraz gerekli kılıyor. Kolay değildir. Herkese göre hiç değildir. Ama bu ortamlarda iyi bir intibağ kazanmak, tanışıklığı ilerletmek de önemlidir. 

Kısacası demek istediğim, ortaokul-lise yıllarınızdan itibaren dostluklarınızı kuvvetli tutun. Çünkü bu sıraları birlikte paylaştığınız insanlar sizlerle birlikte büyüyecek ve iş dünyasının önemli isimleri olma yolunda hep birlikte başarılı adımlar atacaksınız. Bugün sizler üniversite sıralarında otururken, X firmasının Pazarlama müdürü, Y firmasının IT direktörü size sanki ulaşılmaz, uzak isimler gibi geliyor olabilir. Ama unutmayın, bu kişiler ‘kendi dönemlerinin’ insanları ile en çok network içindeler. Çünkü kendi dönemlerinin insanları başarı koltuklarını tutuyor.  

Siz de benzer koltuklara oturduğunuzda, Y firmasındaki Finans müdürünü tanıyor olacak, Z firmasının Genel Müdürüyle aynı üniversitede okumuş olacaksınız. Ve işin en güzel tarafı, tanıdığınız her kişinin de kendine özgü bir network’ü olacak. Destek aradığınızda danışabileceğiniz, akıl sorabileceğiniz, yardım isteyeceğiniz kitle de böylece büyümüş olacak. 

Network çok önemli. Sadece Türkiye’de değil. Dünya’nın her yerinde. Genelde Türkiye’de network biraz da ‘torpil’ ile eş değerde tutulduğundan hafif negatif anlamlar da yüklenmiş üzerine. Ama bilin ki, network’ü korumak, network’ü edinmek kadar zordur. Bu yüzden sizi belli bir duruşta olmaya da davet eder bu çevreniz.  

Devamı >>

Network’ünüzü LinkedIn ile Genişletin.

Yazan : , Kategori : Iletişim, Iş arama, Network, Pazarlama
15 Aug 2007

Hayatta herkesin bir şekilde network’e ihtiyacı var. Ve en güzel network’ün tanıdığınız dostlarınız olduğunu düşünüyorum. Güven duyduğunuz dostlarınız. Bu yazıyı yazmama sebep olan, bu akşam Mavi Iletişim Grubu, Hiperaktif Internet Ajans Başkan Yardımcısı Cem Sümer ile uzun bir aradan sonra tekrardan bir araya gelişimiz oldu. Muhabbetimiz, Mavi Iletişim’in Mecidiyeköy’deki muhteşem roof-top manzarasında bir araya geldiğimiz “Italian Night” sayesinde oldu. Sohbet sohbeti açtı ve konu kısa bir süre sanal network’e geldi. Bende size severek kullandığım LinkedIn’den bahsetmek istiyorum biraz…

LinkedIn kullanıyor musunuz?

Profesyonel bir network kurmak istiyorsanız, LinkedIn sizin için en iyi araçlardan bir tanesi olabilir. Aslında ortalıkta birçok “social networking” sitesi bulunuyor. Facebook ve Myspace de bunlardan birkaçı. Ama profesyonel anlamda kullanılanların başında LinkedIn geliyor. Networking “sanal alemde olurmuymuş canım” demeyin! 21. yüzyıldasınız. Istanbul gibi büyük şehirlerde yaşayanlar yada hayatı dünyanın dört bir ucunda yaşayarak geçenler için biçilmiş kaftan! Kontaklarınızı koruyabileceğiniz, tanıdığınız ama sıklıkla görme fırsatı bulamadığınız dostlarınızın sizi hatırlamasını sağlayacak harika bir platform.

Doğrusu birkaç sene önce social networking siteleri üzerinde çok fazla durmuyordum. Ama zamanla bu networking’in ne kadar başarılı bir araç olarak kullanılabileceğini gördüm.

Işte sizlerin de LinkedIn kullanması için 5 sebep:
(LinkedIn’in nasıl işlediğini az çok bildiğinizi varsayıyorum. Bilmeyenler, siteye girip detaylı bilgi alabilirler.)

1- Artık ‘eski nesil yönetici” devri kapandı! (diye ümid ediyoruz!) Teknolojiden anlayan, kendi alanında gelişmeleri takip eden, yenilikçi bir yönetici ile çalışmak istiyorsanız, sizinle ilgili bilgileri web’de araştıracağına emin olabilirsiniz. LinkedIn kendinizi ve yeteneklerinizi profesyonel bir ortamda profesyonellere tanıtacağınız mükemmel bir platform. Aynı şekilde, görüşmeye veya toplantıya gideceğiniz şirket yöneticisi hakkında bilgi bulabilirsiniz.

2- LinkedIn kullanırken önemli olan gerçekten çok iyi tanıdığınız kişilerle bağlantı kuruyor olmanız. Eğer tanımadığınız kişilerle bağlantı kurmaya çalışırsanız, reddedilme olasılığınız %99 civarı. Oysa, bazı social networking platformları ( Türk Blog Yazarları gibi) kişiyi tanısanız da tanımasanızda bağlantı kurmanıza izin vermekte. Çünkü bu platformun amaçlarından biri de yazarlar arasında bir kaynaşma ve dostluk bağı kurmak.

3- Network’ünüze bağlantı yapan kişilerin kalitesi, sizin imajınızı da etkileyecektir. Dolayısıyla, sadece network oluşturmuş olmak için önünüze gelene bağlantı teklifinde bulunmak yada size yollanan her bağlantıyı kabu etmektense, seçici olmaya özen gösterin. Iyi tanıdığınız kişilere yer vermeyi tercih edin. Networkünüz ne kadar çok olursa o kadar iyi. Ama kalitesine önem verin.

4- Iş ararken, bu networkünüzü kullanabileceğiniz aşikar. Ama işin güzel yanı, network’ünüzde bulunan her kişinin network’ünü de görme imkanınız var. Diyelim X Ajansından Ali’yi tanıyorsunuz. Ve Ali’de Y Ajansından Veli’yi tanıyor. Eğer iş görüşmesine gidiyor yada yeni bir müşteri kapmak istiyorsanız, Ali’ye sizi Veli ile tanıştırmasını rica edebilirsiniz. Böylece işe 1-0 önde başlamış olursunuz.

5- LinkedIn’de bir profilinizin olması, sizinle kontağa geçmek isteyen dostlarınızın sizi daha rahat bulmasını sağlar.

Durmayın. LinkedIn’e bağlanın! Networkünüzü yaratın. Organize edin, kendinizi her zaman hatırlanır kılın.

Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası