Şirketler sizin onlardan ne öğreneceğinizle ilgilenmezler.
Şirketler size eğitim verebilmek için iş teklif etmezler.
Şirketler başarılı olan yada başarı potansiyeli gördükleri kişileri işe alır ve daha sonra bu kişilere yatırım yapar.
İş başvurusu yapıyorsanız, önyazınıza yazacağınız yazı, kendi bilgi ve tecrübelerinizin şirkete sağlayacağı katkıları vurgulamak zorundadır.
Marka 2007 konferansında TBWA Finlandiya Başkanı Petteri Kilpinen ” Günümüzde Yetenek Aranan En Önemli Özellik” diyordu. Artık sadece iş başvurusu yapanların CV göstermek zorunda olmadığından, çünkü şirketlerin CV’lerinin en yeteneklileri bulmaları açısından çok önemli bir rol oynadığından bahsediyordu.
Türkiye’de bu düşünce sistemi henüz oturmuş durumda değil malesef. Eğer siz karşınızdaki kişiye şirketin “başarılı, iyi yönetilen, yönetim kültürü oturmuş” bir şirket olup olmadığını sorarsanız, bunlar gerçekten çok komik sorular gibi geliyor şirket yöneticilerine. “Bir sürü adam var bu işe başvuracak. Sana kendimizi anlatmak zorunda değiliz” genelde tipik düşünce tarzını oluşturuyor. Alanınızda başarılı değilseniz, yada isim yapmış değilseniz, elbette bu düşünce sistemi sizi etkiler. Dolayısıyla, elle tutulur bir avuç şirket dışında, kurumların çoğu hala “ben ekmek paranı verenim” demeye devam ediyor. Size düşen de bu bilgi ışığında başvurularınızı yapmak…
Öyleyse iş başvurularınızda neden başarılı bir insan olduğunuzu ve bu başarılarınızı hangi tecrübelerinizle kanıtladığınızı, başvurduğunuz şirketi daha başarılı hale nasıl getireceğinizi anlatabilmelisiniz. Bilin ki vurucu bir önyazı karar sürecini etkiler.
Bersay Iletişim Danışmanlık şirketinin sahibi ve Vatan gazetesi yazarı Ali Saydam’ın bu konudaki görüşlerini ve tavsiyelerini sizlere buradan da aktarmak isterim. Bakın yöneticiler nelere dikkat ediyor. Neleri önyazınızda görmek istemiyor. Talebe cevap verebilmeyi bilenlerin kazanma şansı her zaman daha mümkündür.
Ali Saydam’ın çok doğru ifade ettiği bu yazısı şöyle:
“Bazen bizim şirketlere gönderilen iş başvurularına bakarım. Bazen de CV’lere… 27 yıllık yöneticilik hayatımda herhalde 3000’den fazla elemanla şu veya bu şekilde temasım olmuştur…
Doğru dürüst iş başvurusuna çok az rastladığımı itiraf etmeliyim…
Genellikle o işi ne kadar istediklerini anlatırlar… Zekâ değil ama akıl sorunu olanlar da çoğunlukla o işin ve işyerinin kendilerine ne kadar ‘iyi geleceğinden’ söz ederler… “Sizin şirkette kendimi geliştireceğime inanıyorum…”, “Sizin gibi bir duayenin yanında çalışmak bana çok şey katacaktır…”, “Bireysel kariyerimi sizin şirkette sürdürmek istiyorum…”
Bir tanesi de şirketin onu niçin tercih etmesi gerektiğini anlatsın… Ya da kuruluşa kendisinin hangi faydaları getireceğini ifade etsin… Ya da bizim kurumu neden tercih ettiğini söylesin… Hayır. Varsa yoksa kendisi…
Arkadaşlara söyledim. Bundan sonraki iş başvurularda başvuranlardan, bizim kuruluşa neden ve hangi görev için başvurduğunu, kendine ve şirkete hangi katma değeri getirmeyi düşündüğünü ve başkalarını değil de onu tercih etmemizi sağlayacak en az üç nedeni özetleyen bir sayfalık makale isteyecekler…
Benden genç arkadaşlara basit bir tavsiye: Herhangi bir şey satarken, bu arada kendi emek ve birikiminizi pazarlarken, her satın alma sürecinde insanların kendi kendilerine sordukları, “Bunun bana ne faydası olur?” sorusunun yanıtını mutlaka verin…”
Recent Comments