‘Psikoloji’ kategorisi için Arşiv
Şükretmeyi Yeniden Hatırlamak, Mutluluktur.
Geçen yıl muazzam bir insanla tanıştım. Fikirlerine önem verdiğim, profesyonelliğine hayran kaldığım, büyük bir saygı duyduğum bu kişiyle mutluluk üzerine yaptığımız bir sohbet arkası bana aşağıdaki linki yolladı.
Hırslarınıza yenik düştüğünüzde, patlama noktasına gelen egolarınızı indirme ihtiyacı hissettiğinizde, sürekli ve vahşi bir tüketici haline geldiğinizi düşündüğünüzde, beklentilerinizin ayyuka çıktığını farkettiğinizde, gözünüzün sadece yukarıyı daha yüksekleri görmekten bulunduğunuz noktayı göremediğinizde Louie Schwartzberg’in bu filmini izleyin. Yarını düşünmekten, bugünü hatırlamadığınız günlerin sayısı arttığında, kar etmenin insanlığın önüne geçmesine izin verdiğiniz kararlar aldığınızda, huzursuzluğunuz ve mutsuzluğunuz tavan yaptığında, şükretmeyi tekrardan hatırlayın.
Devamı >>
İyi Bir Hayat Bulmak İçin Göç Edenler
Birkaç haftadır Atlantadayım. İşe gidip dönerken bindiğim taksi şöförleriyle sohbet ediyorum. Hepsi göçmen. Etiyopya, Somali, Eritrea, Iran, Mısır ve benzeri ülkelerden göç etmiş olanlar. Bir tanesi işten çıkartılmış. Makine mühendisi. Büyük bir şirketin Afrika ile iş bağlantılarını yapıyormuş. İşten çıkınca ve 10 aydır iş bulamayınca taksi şöförlüğüne başlıyor. Amerika’da hayatları daha üst standartlara sahip olduğu halde hepsi ülkesine geri dönmek istiyor.
Devamı >>Üretken ve Yaratan Bir Kurum Kültürü IQ ya da EQ Testi Gerektirmiyor
Tüm şirketler üreten, yaratan ve geliştiren elemanları arıyor. Zeka testlerinden tutunda kişilik testlerine kadar her derde deva testlerden geçiyor adaylar. Bana kalırsa işe alımlarda mutlaka bakılması gereken en önemli özellikler şunlar:
Devamı >>Tutkularla Hareket Cesaret Değil, Kararlılık Ister.
Çoğu kişinin istediği bir hayattır yurt dışında yaşamak. Uluslararası şirketlerde üst düzey konumlara gelmek. Başarılı olmak. Iyi bir aile hayatına sahip olmak. Sayılan ve sevilen biri olmak.
Özenir böyle bir hayata sahip olmayanlar.
Meltem, özenilen bir hayata sahip olanlardan.
Amerika, Ingiltere, Israil ve Romanya’da yaşadı. Üsküdar Amerikan’dan okul ikincisi, Boğaziçinden onur derecesiyle mezun oldu.Unilever’de 15 yıl süren kariyerinde Pazarlama Direktörlüğü yaptı. Group Bel’in Türkiye Genel Müdürü oldu.
Sonra girişimci olmaya karar verdi.
Devamı >>Özgüven Mükemmel Olmamayı Kabul Edebilmektir
Bir rivayete göre Y jenerasyonu aşırı bir özgüvene sahip.
Yani, yeterli bilgi ve becerisi olmadığı halde yapabileceğine inanıyor ve konuları diğerlerinden daha iyi bildiğini düşünüyor.
Psikolojik açıdan bakarsanız, bu tanım aslında epey sağlıklı.
Bilmediği halde yeteneğine ve yapabileceğine inanmak “öz-etkinliğin” yüksek olduğunu gösterir. Bu da iyidir.
Neyi bilmediğini bilmemek ve kendini diğerlerinden daha bilgili gibi görmekse, öz-bilgi eksikliğidir.
Özgüven, hem öz etkinlik hem de öz bilgiyi gerektirir. Ama öz etkinliğin biraz daha baskın olması, pek de tahmin edildiği gibi fena bir durum değildir.
Siz hiç özgüven sorunu yaşayan bir CEO, CFO ya da CSO gördünüz mü?
C-seviyesinde bir yönetici olmak demek güçlü bir özgüvene sahip olmayı gerektirir. Bu seviyede özgüven eksikliği yaşanmaz. Bu kişiler kariyerlerinin başlarında, ortalarında ya da bir dönemlerinde mutlaka özgüven eksikliği duymuş olabilirler elbette. Ancak bulundukları pozisyonu doldurmak yüksek özgüven gerektirir.
Peki, siz özgüveninizi artırmak istiyorsanız ne yapabilirsiniz?
Devamı >>Kariyer Endişesiyle Değil, Tutkularınızın Ateşiyle Ilerleyin.
Kariyer diye birşeye inanmadığımı söylediğimde şaşıranların sayısının yüksek olduğunu söylemeliyim.
“Ama nasıl olur. Kariyer Yolculuğu isimli bloğunda rehberlik yapıyorsun bizlere!” deniyor. Genellikle.
Kariyer kelimesi bir alanda yükselmeyi ve başarı sağlamayı ifade ediyor aslında. Kariyer yapmaksa doğası gereği endişeli bir ruh halini beraberinde taşımayı gerektiriyor.
Ben kariyerle uğraşmıyorum.
Tutkular, heyecanlar, idealler ve emeller arkasından koşturmayı destekliyorum. Yükselme endişesiyle değil hayallerinizi gerçeğe çevirme azmiyle hareket etmenizi öneriyorum.
Devamı >>İçgüdülerinize Güvenmeyi Öğrenmek Daha Sağlam Kararlar Demek. Bazen.
Biliyorsunuz işte. İçinizden bir ses seçiminizin doğru olacağını söylüyor. Mantığınızsa sizi başka yöne çekiyor. Sonra gerginleşiyorsunuz çünkü iç sesi mi yoksa mantığınızı mı düşünmeniz gerektiğini bilemiyorsunuz.
İçgüdülerimize güvenmeyi öğrenmek, hayatta doğru seçimleri yapmamıza etki ediyor. Üstelik hafıza üzerine yapılan araştırmalarda içgüdülerin “şanslı bir seçim” yapmaktan çok öte bir durum olduğunu kanıtlıyor. Araştırmalar, karar alırken sadece mantıksal seçimler yerine içgüdülerimize de danışmanın önemli olduğunu savunuyor.
Albert Einstein (1879-1955), Physicist and Nobel Laureate
Peki, içgüdü dediğimiz şey nedir?
Devamı >>Hayatımı Değiştirmek İstiyorum Ama Nasıl Yapacağım?
İşinden, iş yerinden, çalışma arkadaşlarından, kurum kültüründen memnun olmayan öyle çok insan var ki. Belki siz de sabahları işe gitmekten memnun olmayan ve hayatında bir değişiklik yapmanın zamanı geldiğini düşünenlerdensiniz. Belki yeni anne oldunuz, işe ara verdiniz, tekrar kurumsal hayatlara dönmek istiyorsunuz ama bir türlü aradığınızı bulamıyorsunuz. Ya da hayatınızda isteyip de alabileceğiniz herşey var ama hayatınızın anlamını kaybettiniz. Bir boşluk içerisindesiniz… Her arayışınız ümidinizin biraz daha kırılmasına ve “aradığımı bulabilecekmiyim acaba” sorularının tekrarlanmasına neden oluyor olabilir.
Dünya enteresan bir mekan ve bizler o mekanı kalıplara ve kurallara bağlamakta ustalaşıyoruz. Sonra da kendi kurduğumuz düzenin içinde boğulup kalıyoruz. Kalıpları kırmak, gelenekleri saymak ama geleneklerin dışında yeni bir yol çizebilmek sabır, zaman ve azim istiyor. Herşeyden öte kararlılık gerektiriyor. Yarı yolda pes etmemeyi, hayatı deneyimlemekten çekinmemeyi öneriyor. Zamanı geldiğinde elimizdekileri bırakabilecek gücü kendimizde bulabilmeyi, bu süreci atlatırken muazzam bir özgüveni, hayata inancı ve hayatta hiç birşeyin mükemmel olmadığını hatırlamayı gerektiriyor. Kurallar arasına sıkışmış, dış etkenlere karşı aklımızı, ruhumuzu ve bedenimizi dimdik ayakta tutabilecek gücü kendimizde bulabilmemizi gerektiriyor. Kolay değil elbet, zaman zaman hepimiz içimizde ki bu gücü, hayata olan inancımızı, kendimize olan güveni kaybedebiliyoruz.
Devamı >>Öz Değeriniz Hareket Tarzınızı Belirler
İş dünyasının en büyük sorunlarından biri çalışanların iş konularını kişilik meselesi haline getirmesidir. Yani söylenen her sözü, yapılan her hareketi kişiliğiyle özdeşleştirenler, doğru verilmiş geribildirimi kişiliklerine saldırı olarak atfedenler kendileriyle pek de barışık bir ruh halinde değillerdir.
Özdeğeri düşük olanlar genelde kendilerine iş ile ilgili bir soru sorulduğunda ya da birşey rica edildiğinde konuyu “kişiliklerine ya da yaptıkları işe saygısızlık” olarak algılarlar. Bu yüzden de hızlı defansa geçme eğilimleri yüksektir.
“Bana yarına kadar X dosyalarını yollayabilir misin?” sorusuna
“Evet, elbette” ya da “Mümkün değil, çünkü..” gibi profesyonel bir cevap vermektense
“Ben işimi nasıl yapmam gerektiğini gayet iyi biliyorum, dosyaları zamanı geldiğinde yollarım”
…şeklinde bir cevap vermeyi tercih ederler. Karşı tarafa istediklerini vermediklerini düşünerek güçlü konumda hissetme ihtiyaçları, içlerinde hissettikleri güçsüzlük ve çaresizliği bastırır.
Bunun temel sebebi şudur:
Devamı >>Zamanla Yarışmak ya da Zamanı Tutkularımızla Yaşamak
Bazen 24 saat yetmiyor insana. Yapacak çok şey, yapabilecek az zaman var gibi geliyor. Yarına bırakmak sanki çok ama çok geç kalıyormuş hissiyle çileden çıkartıyor…
Bu his size de tanıdık mı?
Uzun saatler çalışıyorsanız, umarım tutkulu olduğunuz işleri yapıyorsunuzdur. Eğer tutkulu olduğunuz işlere zamanınızın %60’ından fazlasını ayırmıyorsanız, oturup tekrar düşünün. Yanlış işlerle zaman harcıyor olabilirsiniz.
Yapılan araştırmalarda, alanında en başarılı viyolin sanatçılarının günde 4 saat çalıştığı ve genellikle sabahları pratik yaptıkları, 4 saatlik yoğun çalışmanın ardından ara verdikleri ve dinlendikleri bulunmuş. Aynı sonuç alanında en iyi yazarlar için de geçerli.
Tabii bir şirkette çalışıyorsanız “ben sabah çalışırım, yemekten sonra yokum” demeniz de pek mümkün değil. Modern dünyamızın çalışma kültürü daha farklı.
Öyleyse ne yapmalı?
Devamı >>- CEO (1)
- CV (28)
- Değişim (87)
- Eğitim (58)
- Favoriler (8)
- Finansal Kazanç (6)
- Girişimcilik (29)
- Iletişim (53)
- Inovasyon (8)
- Iş arama (60)
- Iş görüşmesi (31)
- Kadın (3)
- Kariyer (174)
- Liderlik (30)
- Maaş (9)
- Marka (1)
- Network (10)
- Öğrenci (17)
- Önyazı (3)
- Pazarlama (15)
- Pazarlık (2)
- Popüler Yazılar (7)
- Psikoloji (64)
- Sosyal Medya (27)
- Staj (5)
- Strateji (9)
- Teknoloji (3)
- Üniversite (26)
- Y ve X kuşağı (3)
- Yaratıcılık (22)
- Yetenek (23)
- Yönetim (108)
- Gelişebilmek İçin Bırakıp Gidebilmek Üzerine…
- Üst Düzey Yöneticiler İş Arıyor
- Kişilik Testi Yapmadan İşe Almak Pek Demode Oldu
- Kariyerinizde Yükseldikçe, İş Aramak Daha Fazla Planlama Gerektirir
- İş Görüşmesine Çağrılmıyorsanız, Kötü bir CV’niz olduğundandır.
- Boş CV yollamadım. Neden kimse aramıyor ki?
- Telefonda İş Görüşmesi Daha Güçlü Bir İletişim Kurmanızı Gerektirir
- Vurucu bir Önyazı, Karar Sürecini Etkiler
- Itibar Etmediğimiz Meslekler Hayat Değiştiriyor
- Aradığını Bulmak mı yoksa Pes Etmek mi?
- Girişimci İnsanı Girişimci Yapan Sebepler
- Girisimciler Icimizdeki Vizyon Sahibi Kisilerdir
- Kariyer Yapmanın Bir Diğer Yolu: Girişimcilik
- Girişimci Ruhunuz Varsa, Bunu Izleyin
- Büyük Başarılar Küçük Adımlarla Başlar
- Özgürlük, Sorumluluk Taşıyabilmektir.
- Daha Başarılı Olmak İçin, Mutluluk Eşiğinizi Artırın.
- Fark Yaratmak, Hislerinize Kulak Vererek Adım Atmaktır
- Olgunlaşmak, Mental Bir Disiplin Gerektirir.
- Pozitif Psikoloji Ne Değildir?
- Şu Yetenek Dediğimiz, Bulunmaz Hint Kumaşı mıdır?
- İşten Çıkarılmak, Kariyerinizi Sekteye Uğratıyor mu?
- Bizdeki Y Jenerasyonu Duyduğunuz, Bildiğinizden Farklı Olursa









