resim
Ana Sayfaya Dön


‘Teknoloji’ kategorisi için Arşiv

Yaptığınız Işi Zevkli Hale Getirebilmek, Heyecan Ister.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Favoriler, Marka, Pazarlama, Sosyal Medya, Teknoloji, Yaratıcılık
17 Mar 2011

Eminönünde kahve satıyor olmak büyük bir çoğunluk için pek de gelecek vaad eden bir iş olmadığı gibi heyecanlı bir iş olarak da görülmez. Sonuçta kimse kahve satmak için dünyaya gelmiyor. Üstelik kahve satarak kazanacağınız gelirin de pek yüksek olmayacağı düşüncesi olayı daha da sevimsiz bir hale getirir.

Oysa hepimiz ilham almayı severiz. Ilham geldi mi coşarız. Benim sevdiğim bir duygu bu. Sırf bu yüzden seminerleri, konferansları kaçırmamaya özen gösteriyorum. Içim coştuğu zaman aklıma gelen binbir fikri hemen, o gün, mümkünse o anda hayata geçirmek için sabırsızlanıyorum. Aynı etkiyi konuştuğum insanlardan da alabiliyorum. Özellikle heyecanını yakalayabildiğim kişileri seviyorum.

Birkaç hafta önce, dünyanın en büyük şirketlerinden birinin Kurumsal Iletişim Direktörü ile sohbet ediyordum. Etkisi altından kurtulmak mümkün değil. Bir çok sebebi var. Önce, Türkiye’de sürdürülebilirlik konusunda böylesi bir bilgi birikimi, ilişki yönetimi ve stratejik zekası olan yöneticilere rastlamak henüz pek kolay değil. Bu konuda kendi bilgi ve tecrübelerimin benchmark noktasında olduğunu düşünürüm ama karşımda duran kişi stratejik boyutta “aşmış” bir noktadaydı. Böyle ilham verenlerle bir arada olmak, onları izlemek bana heyecan veriyor.

Onu etkili bir insan yapan konuyla ilgili bilgisinin ötesinde bir durumdu. Bilgisini nasıl aktardığı ve karşısında duran kişiyle nasıl ilişki kurmayı seçtiğiydi.

“Mesela, sıcak ve dost bir yaklaşımı seçmiş olması. Kesinlikle heyecanlı bir yapısı olmasıydı. Ünvanı ve yaptığı iş kişiliğinin bütünü haline gelmemişti. Konuşurken doğal ve içten olması, yargılanırmıyım endişesi içerisinde olmamasıydı. Güvenli ve özgüvenli insanlarda gördüğümüz özellikler bunlar.”

Eminönünde kahve satmak da heyecanlı ve tahmininizden daha eğlenceli hale gelebilir. Dünya devi şirketin Kurumsal Iletişim Direktörünün yoğun iş hayatını ilişki tarzıyla ve iş yapış anlayışıyla eğlenceli hale getirdiği gibi. Iş sahibi olmak sadece para kazanmak için değil, iyi bir hayat yaşamak ve elbette toplum tarafından değer görebilmek için de. Bu düşünce size şunu kazandırır:

Devamı >>

Istanbul’dan bir Thomas Friedman Geçti

16 Jun 2010

The New York Times’ın Pulitzer Ödüllü köşe yazarı Thomas Friedman, Istanbul’da bizleri koltuğumuza bağladı.

Hot, Flat and Crowded isimli son kitabının ismine benzer bir ortamda bir araya geldik.  Sıcak, düz ve kalabalık bir odada…

Ufuk Tarhan, konuşmasını güzel özetlemiş, bir göz atmakta yarar var derim.

Friedman, uluslararası politika yazarı. Istanbul’da Özyeğin Üniversite’sinin research@ozyegin lansmanında, birçok mesajı çok güçlü bir şekilde vermeyi başardı.  Ben bu mesajlardan tek birine değinmek istiyorum..

Sorumlu girişimcilik.

Dünyayı içinde bulunduğumuz durumdan kurtarmanın; yani küresel ısınma’dan, herkesin birbirinin aynısı olma yolunda devam eden “düz” mantıktan ve çoğalan insan sayısıyla birlikte daha fazlasını, daha iyisini arayarak tükettiğimiz enerji kaynaklarının kökünü kurutmaktan kurtarmanın tek bir yolu var.

Sorumlu inovatif girişimcilik.

Yaptıklarımızın farkında olarak, isteklerimizin, yarattıklarımızın, tükettiklerimizin farkında olarak hareket etmek.  Geniş açıda düşünebilmek.  Tercihlerimizi daha bilinçli yapabilmek, istediğimiz gibi bir hayat, dünya ve gelecek için düşünerek adım atmak.  Sorumluluk almak.

Bunu her günlük olaylara aktarabiliriz:

Değişimi karşıdan değil, kendimizden beklemeyi denemek…

Kendi değerlerimizi anlamak, özümsemek ve o doğrultuda hareket etmeyi denemek…

Bulunduğumuz ortamları istediğimiz gelecek yaşamlara hazırlamak…

Sevgiyle yaklaşmayı hatırlamak…

Her insana insan gibi davranabilmeyi denemek…karşılığını beklemeksizin iyi bir insan olmak

Bilgimizi, tecrübemizi, merakımızı ve yeteneklerimizi daha güzel gelecekler yaratmak için harekete geçirmek.

Bilinçsiz üretkenlikten, bilinçli üretkenliğe geçebilmek…

Sorumluluk almak.

Sorumlu olmak.

Alternatifler yaratmak.

Girişimci olmak.

Hayatın her alanında, hareket ederken, sorumlu bir birey olabilmeye gayret etmek.

Sıcak, düz ve kalabalık dünyamıza yeniden şekil verebilmek için, hepbirlikte, elele bir bütün olarak hareket edebilmek.

Thomas Friedman’ın 2005 yılında MIT’de yaptığı “The World Is Flat” konuşmasıyla başbaşa bırakıyorum. (Ozyegin Universitesi Thomas Friedman’ın konuşmasını canlı yayınladı ancak henüz kaydını yayınlamadı. Bekliyoruz:)

Devamı >>

Bizdeki Y Jenerasyonu Duyduğunuz, Bildiğinizden Farklı Olursa

05 Apr 2009

Türkiye’deki 20’likleri Batı’nın 20’likleriyle, yani Y Jenerasyonu ile aynı küfeye koymak ne kadar doğru bilemiyorum. Yaklaşık 3000 kişi arasında yaptığım amatörce bir çalışma, Türkiye’deki Y kuşağı gençliğinin gelişen internet teknolojilerinin farkında olmadığını, bundan da öte basit bilgisayar programlarını kullanma konusunda dahi temel bilgiye sahip olmadığını gösteriyor.

Bunun üzerine, geçen ay katıldığım bir e-tohum toplantısı bende şu düşünceyi doğurdu: Kişiyi doğduğu seneye bakarak kategorize etmek gerçekçi bir tanımlama olabilir mi? Baby boomer jenerasyonu içinde olan bir kısım, gelişen teknolojileri bir Y jenerasyonundan daha iyi takip edebiliyor. Heyecanı ve tutkusu çok daha yüksek olabiliyor. Etraftaki Y jenerasyonuna baktığımda, evet belli bir kitle yeniliklere açık, teknolojinin getirdiği hayat değişikliğini yaşayan, takip eden, gelişmelere yakın…Ama bir dolu Y jenerasyonu mensubu ise bu gelişmelerden tamamen bir haber. Blog nedir duymuş olan, ama ne olduğunu tam olarak da anlayamayan, nasıl çalıştığını dahi bilmeyen bir Y jenerasyonu da var ortalıkta. Hem de az buz sayılarda değil. Facebook haricinde sosyal medya araçları nedir tanımlayamayan ve başka bir aracı da kullanmayan bir Y jenerasyonu var Türkiye’de…

Gelişmeleri takip edebilmek bir yetenek olsa gerek. Tutku, ilgi, merak ve kişilik yapısıyla ilgili olsa gerek. X kuşağının nasıl gelişmelerden uzak bir dolu mensubu varsa, aynı zamanda gelişmelere açık, Y kuşağından daha iyi gelişmeleri takip edebilen, hatta gelişmelerin birebir içinde olan ve onu yaratan X kuşağı üyeleri de var.

Kuşakları genellemenin şirket içerisinde sorun yaratabilecek bir durum olduğuna inanıyorum. Y’li olup da Y’li gibi davranmayanları farkedebilmek önemli. X’li olup da X’li gibi davranmayan ve düşünmeyenleri farkedebilmek de önemli. Şirketlere verilen eğitimler, mutlaka şirket çalışanlarının resmi çıkartılarak ve genellemelerden uzak tasarlanmalı.

Bir önceki yazımda, yöneticilere öz eleştiri de bulunmalarını önermiştim. Dolayısıyla, bu durumda aynı şeyi y jenerasyonuna da önermek doğru olur.

Y jenerasyonu yöneticilerini beğenmiyor, kritik ediyor, daha fazlasını istiyor. Gerçi bu durum jenerasyon farkı gözetmeksizin sanki Türkiye’nin ortak sorunu. Kimse kimseyi pek beğenmeme hep kendini beğenme eğiliminde. Evet, bir genelleme bu söylem ve dolayısıyla istisnalar kaideyi de bozmaz. Ancak, yöneticilerin de sorumlulukları belli. Yönetici olmaya çalışanların da sorumlulukları belli. Her 20’li yaşında olan, yeterli yetkinliği olmadıği halde yükselmek istiyor. MBA yaptı diye ünvanı artsın istiyor, Detaycı bir çalışan olmaktan kurtulamadığı halde yetki alanı genişletilsin istiyor. Sadece kendi konusunu görebildiği ve büyük resmi pek de anlamadığı halde yönetsin istiyor. Bilgili değil bilmiş olmayı marifet sanıyor. Dünyanın değişen iş yaşamı dengelerinden ve gelişmelerden bir haber olduğu halde, kendi kısıtlı konusu dışında birşey düşünemiyor.

Yöneticilerinden şikayetçi olan y jenerasyonunun dönüp kendi tutum ve davranışlarını gözden geçirmesi, belki de sorunun bir bölümünün kendisinde olduğunu görmesine yardımcı olur. Sonuçta, yöneticilerinden şikayet eden çalışanlar “managing up” dediğimiz, yöneticilerini yönetmeyi başaramayanlar aynı zamanda. Türkiye’de yöneticiyi yönetmenin en önemli yetkinliklerden biri olduğu anlayışına sahip kaç çalışan vardır acaba?

Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası