‘Üniversite’ kategorisi için Arşiv
Başarılı Bir İş Görüşmesi İçin İpuçları (2): Algılar CV’nizi Alt Edebilir.
Nasıl göründüğümüz önemli.
Nasıl davrandığımız önemli.
Karşımızdaki insanda nasıl bir izlenim bıraktığımız önemli.
Yapılan bazı araştırmalar, algının ilk 10 saniye içinde oluştuğunu gösteriyor.Buda demektirki, iş görüşmesi için kapıdan adımınızı attığınız ilk adımdan itibaren yüzünüzdeki ifadenin, kılık kıyafetinizin ve ses tonunuzun karşınızdaki kişinin sizin hakkınızda bir izlenim elde etmesine neden olacağı…
Genelde duyduğum şikayetlerden bir tanesi, ilk mülakatı yapacak olan IK yöneticisinin tecrübesizliği oluyor. Size tavsiyem, IK yöneticisinin tecrübesiz yada itici olmasına bakmaksızın, mülakatınızın başarıyla sonuçlanması için elinizden geleni yapın. O kişi, sizi refere edecek kişidir. Dolayısıyla aranızda iyi bir diyalog geçmesine çalışın. Sizin için önemli olan CV’nizin sizi işe alacak olan departman yöneticisine yönlendirilmesidir.İş görüşmenizde en önemli kural, bu ilk birkaç saniye içerisinde karşınızdaki yönetici ile iyi bir iletişim içerisinde olmaya çalışmanız ve aranızda pozitif bir elektriğin oluşması için elinizden geleni yapmanız. CV’niz her ne kadar çok başarılarla dolu olursa da olsun, son karar genelde “gut feeling” dediğimiz ve “içimizin ısındığı” kişiler doğrultusunda olacaktır.
Kullanabileceğiniz 5 yol…
Kendinize güvenli olun ama aşırı güvenden kaçının. Kapıdan içeri girerken, el sıkışırken, konuşurken güven telkin edin.
Pozitif bir ruh hali yansıtın. Bu tavsiye, ne sürekli gülmek anlamında ne de her konuda karşınızdaki kişiyle aynı fikirde olma anlamında. Örneğin, çalıştığınız şirketten şikayetçiyseniz, bunladıysanız ve bir kaçış arıyorsanız, enerjinizin nasıl olduğunun farkında olun. Genelde bu tip durumlarda insanlar negatif enerjilerini yayabiliyorlar. Kafanızı ve ruhunuzu temizleyerek iş görüşmesine gitmeyi deneyin. Iş bulmak kolay değil ve zahmetli bir süreç. Hatta insanı umtsuzluğa itebilir. Bu gibi durumlarda duygularınızın farkında olmaya çalışın.
Temiz ve şık giyinmek her zaman faydalı. Doğru seçilmiş bir kiyafet pozitif algının oluşmasındaki en hassas faktörlerden. Ütüsüz gömlek pek hoş kaçmayacaktır! Özellikle karşınızdaki kişi 40’larında ise, bu kişinin dikkat edeceği konularla 20’li yaşlardaki kişilerin dikkat edecekleri konular farklıdır.
Geç kalmamaya bakın. Özellikle İstanbul’da trafik bahanesi verilmesi gereken en son bahane olmalı. Görüşmeniz varsa, randevunuza erken gelmeyi ögrenmelisiniz. Birçok insan bekletilmekten hiç hoşlanmaz.
Göz temasınızı karşınızdaki kişiyle yakınlık kurmak için kullanın.
Devamı >>Kendin Ol! Ne demek?
Birçok profesyonelin iş görüşmelerinde kullanılması gereken en değerli yöntem tavsiyesi olarak “Kendin Ol” dediklerini görüyorum. Peki “Kendin Ol” deyince ne demek istiyorlar? “Kendin Ol” ne demektir ve ne demek degildir? Tabii bunun cevabını iyi vermeniz gerekir.“Kendin Ol” tavsiyesinin ne demek olmadığını anlatan 5 faktör size:
İstediğin gibi konuşmak: Kendin olmak demek, ağzınızdan çıkacak herşeyi söylemek değildir: profesyonel olmanız ve gerektiğinde politik davranmanız anlamına gelir. Bazılarınız, politik olmanın dürüst olmamakla eş değer olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Durum böyleyse, iş hayatınızda zorlanmanız çok muhtemel. Politik olmak, nerede nasıl konuşmanız gerektiğini biliyor olmanızdır. Kariyer beklentiniz nedir? sorusuna “bir beklentim yok” diye cevap verme gafletinde bulunuyorsanız, işi kapamama olasılığını da göze alın.
Kendi Stilinde Giyinmek: Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde “ ilk imaj” çok önemlidir ve önemi de yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Dolayısıyla kendiniz olacaksınız diye iş görüşmelerine hippi olarak gitmeniz gerekmiyor. Hayatta herşeyin bir adabı var. İş görüşmelerinde de karşınızdaki insanın nasıl bir kişilik olduğunu bilmiyorsunuz. Başvuruda bulunduğunuz işe ve pozisyona göre kıyafet seçiminizi yapmalısınız. Bunların şekilcilik olduğunu düşünüyor olabilirsiniz yada size gerçekten çok saçma geliyor olabilir. Aklınızda bulundurmanız gereken, insanların bu tip konulara önem verdiği ve karar süreçlerini etkiledikleri olmalı!
Şirketten Beklentinizi Dile Getirmek: Şirketten beklentiniz iyi bir kariyer imkanının yanısıra, iyi bir maaş, iyi imkanlar ve benzeri bir takım sosyal haklar olabilir. Sizin için görüşme sırasında önemli olan tek konu, görüşmeden başarı ile ayrılmak ve işverenin size iş teklifi yapmasını sağlamakdır. Diğer tüm konuları, iş teklifinden sonra konuşun, gerekiyorsa da pazarlığınızı bu noktada yapın.
Nasıl bir Kariyer İstediğinizi Belirtmek: Şirketler işe eleman alacakları zaman, uzun dönemli kalabileceğine inandığı, potansiyeli olan başarılı insanları seçmeyi tercih ederler. Haliyle, size yatırım yapıyorlar. Eğer 20’li yaşlardaysanız ve hedefiniz kendi işinizi kurmaksa, bunu iş görüşmeniz sırasında belirtmenizin stratejik olarak ne kadar doğru olduğunu düşünün. Stratejik düşünebilmek ve stratejik hareket edebilmek iş dünyasında oldukça kritik bir başarı kriteri. Şirketler kendilerine değer katacak kişilerle çalışmak isterler. Eğer uzun dönemli hedefiniz kendi işinizi kurmaksa, işinizi kurma aşamasına gelene kadar bu bilgiyi kendinize saklamanız daha doğru olacaktır.
Kendimi Sevdirmek Zorunda Değilim: Rakiplerinizi geride bırakıp, başvurduğunuz işi kapmak istiyorsanız, karşınızdaki kişiyle kimyanızın tutuyor olması, karar sürecini pozitif yönde etkileyecektir. Belki bu durumda yapabileceğiniz fazla birşey olmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Belkide yoktur. Ama siz yinede karşınızdaki kişi ile inatlaşmak yerine sizden hoşlanmasını sağlayabilirseniz, sizin avantajınıza olur. Başarılı kişiler ve dolayısıyla başarılı şirketler, müşterilerini dinleyen, onların isteklerine cevap verebilenlerdir.İşi kapmak hedefiniz ise, bazen stratejik davranmak başarı yolunuzu yarılamakdır.
Devamı >>CNN Türk’de İş Görüşmesi
Pazar akşamları CNN Türk’de saat 20.00 de yayınlanan Yaprak Özer’in sunduğu İş Görüşmesi programını geçen hafta ilk defa seyretme fırsatım oldu. Birçok açıdan başarılı buldum: format, süre, işverenlerin profesyonel yaşamları, teknolojiyi entegre ediyor olması bunların başında geliyor.
Programı bir defa izledim. Video CV’ler vasıtasıyla iş adaylarının kendileri hakkında bıraktıkları tanıtım filmleri dikkatimi çekti. Tüm adayların birbirinin aynısı olan tanıtım videoları ve ekranda görüntülü olarak CV’lerini okuyor olmalarının adaylar açısından bir dezavantaj olduğunu gördüm. CNN Türk’ün İş Görüşmesi programına aday olacak arkadaşların video CV tanıtımlarında daha başarılı olmalarını sağlayabilmek için birkaç önerim şöyle:
Hafıza faktörü: Tanıtım video’nuzda çalıştığınız yerleri ve yaptığınız işleri anlattığınızda, insan hafızası bu bilgileri, çok da ilginç değilse, hızlı bir şekilde unutabiliyor. İnsanlar kalplerine hitap eden bilgileri daha dikkatli dinliyorlar. Tanıtım filminize ruhunuzu katın, tecrübelerinizi ‘anlaşılır’ ve ‘öğretici’ hale getirin.
Neyi Anlatmalıyım? CV’nizi zaten işe alacak olan şirket yetkililerine veriyorsunuz. CV’nize yazdığınız tüm bilgileri sizinle görüşmeden önce okuyorlar. Video CV ‘sizi anlatmalı’: tutkularınızı yansıtmalı, size özel hikayeniz olduğunu, özgünlüğünüzü göstermeli. Bunu nasıl mı yapabilirsiniz? Henüz gençsiniz. Program katılımcıları 26 yaşının üzerinde olmadığına göre profesyonel olarak iş tecrübenizin de sınırlı olduğunu varsayıyorum. Öyleyse, bu zaman zarfında sizin için en önemli olan bir deneyimin üzerinde odaklanmanızı tavsiye ederim. Yada birkaç tecrübenin size kazandırdıkları üzerinde durmanızı. Şu şirkette bunu yaptım, şu okulda bunu okudum demek kadar sıkıcı bir anlatım tarzı olamaz. Karşınızdaki insan sizde ‘ruh’ arıyor olacak, stüdyoda CV’sini iyi ezberlemiş bir aday değil.
Bu demek değildir ki eğitiminizden bahsetmeyin. Okuduğunuz okulun ismini vermek istiyorsanız, ne okuduğunuzu söylemek istiyorsanız bunu söyleyin. Ama sizin ‘hikayenizin’ gidişi içerisinde bir bütünlük göstersin. Bir dakika kısıtlı bir vaktiniz olduğunun farkındayım. Hikaye 1 dakikada anlatılır mı diye sorabilirsiniz? Ama kendinizi bir dakika içinde ifade edebiliyor olmanız zaten sizi rakiplerinizden daha avantajlı konuma sokacaktır.
Size tavsiyem, videoCV’lerde kişisel tanıtımınızı farklılaştırmanız. CV’nizi okumamanız. Bunu nasıl yapacağınız ise size kalmış. Tanıtım metninizi yazın, güvendiğiniz, size tavsiye verebilecek arkadaş, eş, dost, profesyonellere okutun. Görüşlerini alın ve kendi hikayenizi nasıl anlatmak istediğinize karar verin.
Devamı >>Üniversite Mezuniyeti İş Garantilemez
Bugün Akşam gazetesinden Dr. Murat Kınıkoğlu’nun çok güzel bir yazısını okudum. Üniversite mezunu olmak ile iş bulabilmenin yeterli olduğunu düşünen gençler ve ebeveynler üzerine.
Üniversite mezuniyeti iş garantisi demek değildir! Üniversiteden mezun olan birçok insandan bir farkınız olması gerek. Aynı sıralarda oturduğunuz arkadaşlarınız iş dünyasında en büyük rakibiniz. Farklılaşamıyorsanız, tercih sebebi değilsiniz. Dr. Kınıkoğlu’nun tavsiyelerine benim bir eklemem daha olacak.
• Uluslararası şirketlerde çalışmayı istiyorsanız, uluslararasılığa açık olmalısınız. Farklı kültürler ile çalışmayı öğrenmeli, mümkünse uluslararası projelerde yer almalısınız. Bunu üniversite dernekleri vasıtası ile yapabileceğiniz gibi üniversite dışındaki kuruluşlar vasıtasıyla da yapabilirsiniz.
• Eğer imkan yaratabiliyorsanız, yaz tatillerinizden birini yurt dışında bir eğitim programına katılarak geçirin. Bu yabancı dil kursu olabileceği gibi, 2-3 aylık sertifika programları da olabilir.
• Üniversiteyi bitirir bitirmez iş bulamıyorsunuz diye master yapma gafletine düşmeyin. Master iş bulmak için değil, kariyer beklentiniz belirginleştiğinde, o konu üzerinde tecrübe sahibi olduktan sonra eğitim almanız anlamına geliyor. Ayrıca fiyatınızı artırma imkanı veriyor olmalı.
Devamı >>MBA Yapmayı Düşünenlere
Üniversiteden bu yıl mezun olacak ve eğer tipik bir Türk öğrencisiyseniz, MBA yapmayı planlıyorsunuz demektir. Öyleyse, MBA”li işsizler arasında yer almaya hazırlanıyorsunuz!Dünyanın her ülkesinde şirketler işe eleman alacakları zaman genelde “iş tecrübesi” olan kişileri tercih ediyor. Bu da öğrencilerin üniversite yıllarını çok verimli geçirmelerini gerektiriyor.
Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulmak genelde zor olur. Bunun en temel nedeni, sadece bir üniversite mezunu olmak iş bulmaya yetmiyor. Sizleri, diğer milyonlarca üniversite mezunundan ayıran hiç bir özellik yoksa tabii. Durum böyle iken, birde üzerine MBA yapıp, ondan sonra ilk iş deneyiminizi kazanmayı planlıyorsanız, o zaman işiniz bir kat daha zorlaşır.
Hiç iş deneyimi olmayan bir MBA’linin işletmeye faydası yeni mezundan pekde farklı olmaz. Elbette, MBA’linin bilgisi biraz daha engin olacaktır. Ama sadece teori görmüş bir kişinin, ortalama bir yönetici üzerinde etkisi “aynı”dır.
Dünya çapında isim yapmış üniversitelerin MBA programlarına baktığınızda, bu okulların hepsinin en az 2 yıl iş deneyimi aradığıni görürsünüz. Yani iş tecrübesi, MBA yapmak için bile gerek şart. Buna bir sebep, iş deneyimi olanların dersleri daha iyi kavrıyor olması, işletmelerde yaşadıkları deneyimler sayesinde dersleri zenginleştiriyor olmaları.
MBA yapmadan önce iş tecrübesi edinmenin önemli bir faydası, MBA programından ne beklediğinizi daha iyi anlamanız. Hangi alana ilgi duyduğunuzu görerek bu alanda uzmanlaşmak üzere MBA derslerinizi almanıza olanak tanıyacaktır. Örneğin pazarlama, finans, lojistik, insan kaynakları gibi. MBA yapmak demek ayrıca “fiyatınızı artırmanız” anlamına gelir. Ama eğer lisans eğitiminizin arkasından hemen MBA yapıyorsanız, o zaman fiyat artırmak değil, iş bulmak için bu hakkınızı kullandınız demektir. Amerika’da yapılan istatistikler, MBA mezunlarının daha fazla maaşlar ile çalıştıklarını kanıtlıyor.
İş ortamları hayatınızın her gününü çalışarak geçirmek isteyeceğiniz “mükemmel” ortamlar değiller. Heyecanla başladığınız yeni iş yerinizde, işiniz haricinde birçok faktörün “iş memnuniyetinizi” etkilediğini göreceksiniz. Kariyer odaklı iseniz, kariyerinizin dönüm noktaları olacaktır. Bu dönemlerden bir taneside iş dünyasından belli bir dönem ayrılmak ve “okula” geri dönmek olabileceği gibi, gelişen teknolojiler sayesinde çalışırken “uzaktan eğitim” ile eğitiminize devam etmeniz de alternatiflerden bir tanesi olabilir. Bu dönemler hem hayatınızdan ve kariyerinizden ne beklediğinizi tekrardan değerlendirmenize yardımcı olacak hemde bir sonraki adımınızın daha kuvvetli ve istediğiniz yönde olmasını sağlayacaktır.
MBA’li “işsizler” yada MBA’li “memurlar” kategorisine girmeden önce ve kariyerinizden beklentilerinizi az çok anladıktan sonra lisans üstü eğitiminize başlamanız, daha sağlam bir profesyonel geleceğe sahip olmanızı sağlayacaktır.
Üniversite’den Mezun Olmadan Önce
Üniversiteden mezun olduktan sonra iş aramaya başladığınızda iş bulmakta zorlanmamak için yapabileceğiniz birkaç şey var. Aklınızda tutmanız gereken en önemli şey ise şirketlerin tecrübe sahibi olmayan çalışanları genellikle tercih etmedikleri. Buna haksızlık diye bakabilirsiniz. Kısır döngü diyebilirsiniz: “eğer bana iş vermezsen iş tecrübem nasıl olur” diye homurdanabilirsiniz. Aklınızda tutmanız gereken, bugünkü durum ve şartlarda tercihin tecrübeli çalışanlardan yana olduğudur.
Taze mezunların iş bulma olanaklarını güçlendirmeleri için:
Staj yapın: Her yıl kendinize bir staj ayarlamaya çalışın. Staj yaptiğınız yerde fotokopi makinasinin nasıl çalıştığından tutun da şirket içi ilişkilerin nasıl yürüdüğüne kadar herşeyi gözlemleyin. Meraklı olun!
Sertifika programlarına yazılın : Ister Türkiye’de ister yurt dışında, ama imkanlarınızın el verdiği ölçüde üniversitenizin size verdiği eğitimden farklı bir konuda yada parallel bir alanda yeni bir konuda eğitim alın. Birçok “pazarlama” eğitimi almiş üniversite öğrencisi Internet’i sadece “bilgi almak” amaçlı kullanıyor. Email’lerini check etmek icin faydalanıyor. Farklılaşın. Web tasarımı yapmayı öğrenin, Internet teknolojilerini iyi anlayın. Günümüzde gelişen teknolojilerden çok iyi seviyede anlamayan pazarlama mezunlarının ilerlemeleri mümkün değil.
Mentor bulun: Türkiye’de çok fazla etkin olmasada kendinize bir mentor bulun. Bu üniversiteden bir profesörünüz olabileceği gibi, iş dünyasından tanıdığınız ve güvendiğiniz bir kişide olabilir. Yıl içerisinde bir iki defa mentorunuzla vakit geçirin, sohbet edin, tecrübelerinden ve deneyimlerinden yararlanın.
Özgeçmişinizi hazırlayın: Üniversite 3. sınıfa geldiğinizde özgeçmişinizi hazırlayın. Iş başvurusunda bulunuyor olsaydınız, CV’nize yazabileceğiniz şeyler ne olurdu? Özgeçmiş yazmaktaki bu zorluğu mezun olduğunuzda çekmemek için şimdiden pratik yapmak sizi hedefinize yaklaştıracaktır. Bir özgeçmişin nasıl yazılması gerektiği konusunda araştırma yapmanızı ve hazırlıklı olmanızı sağlayacaktır.
Sosyal Olun: Iyi not ortalamasi ile mezun olmak güzel, ama şirketler genelde kaç ortalama ile mezun olduğunuzdan çok üniversite yıllarınızı nasıl değerlendirdiğiniz ile ilgilenirler. 4 üzerinden 4 not ortalaması, işveren için sadece “ders çalışan” ve “sıkıcı” bir kişi tiplemesi imajini bırakabilir. Kampüs içerisinde yer alan aktivitelerde yer alin. Kariyerinizde yükselmeniz, duygusal zekanızın ne kadar gelişmiş olduğuyla ilişkili.
Girişimci Ruhunuzu Test edin: İçinizde girişimcilik varsa, amatör çapta üniversite yıllarınızda kendi işinizi kurmaya çalışın.
Başarının Tanımını Yapın: Hayatta başarının birçok tanımı var. Sizin için başarının ne olduğunu araştırın, tanımlayın.
Psikoloji Dersleri Alın: İletişim psikolojisi, kişilik, davraniş ve mutluluk, stresten arınma teknikleri gibi konularda dersler alın. Sadece kariyer yolunuzda degil, hayatınızın her alanında faydalanabileceğiniz yetkinliklere sahip olun.
Takdir etmeyi ve bunu dile getirmeyi öğrenin: Iş dünyasında “takdir edilmenin” en önemli motivasyon faktorlerinden biri olduğunu öğreneceksiniz. Şimdiden arkadaşlarınızı, profesorlerinize nasıl “kompliman” vereceğinizi öğrenirseniz, iş hayatınızda o kadar çok rahat edersiniz.
Bunları yapın. Çünkü bugün aynı sıraları paylaştığınız üniversite arkadaşlarınız, yarının kapitalist dünyasında birer rakibiniz olarak karşınıza çıkacaktır.
Devamı >>- CEO (1)
- CV (28)
- Değişim (87)
- Eğitim (58)
- Favoriler (8)
- Finansal Kazanç (6)
- Girişimcilik (29)
- Iletişim (53)
- Inovasyon (8)
- Iş arama (60)
- Iş görüşmesi (31)
- Kadın (3)
- Kariyer (174)
- Liderlik (30)
- Maaş (9)
- Marka (1)
- Network (10)
- Öğrenci (17)
- Önyazı (3)
- Pazarlama (15)
- Pazarlık (2)
- Popüler Yazılar (7)
- Psikoloji (64)
- Sosyal Medya (27)
- Staj (5)
- Strateji (9)
- Teknoloji (3)
- Üniversite (26)
- Y ve X kuşağı (3)
- Yaratıcılık (22)
- Yetenek (23)
- Yönetim (108)
- Gelişebilmek İçin Bırakıp Gidebilmek Üzerine…
- Üst Düzey Yöneticiler İş Arıyor
- Kişilik Testi Yapmadan İşe Almak Pek Demode Oldu
- Kariyerinizde Yükseldikçe, İş Aramak Daha Fazla Planlama Gerektirir
- İş Görüşmesine Çağrılmıyorsanız, Kötü bir CV’niz olduğundandır.
- Boş CV yollamadım. Neden kimse aramıyor ki?
- Telefonda İş Görüşmesi Daha Güçlü Bir İletişim Kurmanızı Gerektirir
- Vurucu bir Önyazı, Karar Sürecini Etkiler
- Itibar Etmediğimiz Meslekler Hayat Değiştiriyor
- Aradığını Bulmak mı yoksa Pes Etmek mi?
- Girişimci İnsanı Girişimci Yapan Sebepler
- Girisimciler Icimizdeki Vizyon Sahibi Kisilerdir
- Kariyer Yapmanın Bir Diğer Yolu: Girişimcilik
- Girişimci Ruhunuz Varsa, Bunu Izleyin
- Büyük Başarılar Küçük Adımlarla Başlar
- Özgürlük, Sorumluluk Taşıyabilmektir.
- Daha Başarılı Olmak İçin, Mutluluk Eşiğinizi Artırın.
- Fark Yaratmak, Hislerinize Kulak Vererek Adım Atmaktır
- Olgunlaşmak, Mental Bir Disiplin Gerektirir.
- Pozitif Psikoloji Ne Değildir?
- Şu Yetenek Dediğimiz, Bulunmaz Hint Kumaşı mıdır?
- İşten Çıkarılmak, Kariyerinizi Sekteye Uğratıyor mu?
- Bizdeki Y Jenerasyonu Duyduğunuz, Bildiğinizden Farklı Olursa




