Yaratıcı Yeteneklerle Baş Edebilmek Zordur
yaratıcılık, yetenek, yönetim 12 Comments »Birkaç gün önce Yasemin Sungur, friendfeed’de bir soru sormuş: Anlamlı iş ne demek?
Bana göre anlamlı iş, yaratıcılığınızı mümkün olan en yüksek seviyede kullanabilmeniz ve bu sebeple de yaptığınız işten tatmin duymanız anlamına geliyor. Yaratıcılığı kullanmak, sürekli kolay ve yapabileceğimiz işlerin içerisinde kalmadan, bizi zorlayan işlere el atma sorumluluğunu üstlenme cesareti gerekiyor.
Bir yönetici olarak üzerimize düşen görevlerden biri de bireylerin yaratıcı/yetenekli oldukları alanları belirleyerek, onların bu yeteneklerini daha fazla kullanmalarını sağlayabilmek. Bu konuda üstün başarılı olduğunu düşündüğüm birkaç yönetici ile çalışma ve onları yakından gözlemleme fırsatım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Kitaplardan da okuyarak öğrenebiliriz elbet ama önünüzde ideal rol modellerin olması çok büyük bir avantaj. Size de gözlem yapmanızı öneririm—yönetsel farklılıkları anlamanıza ve böylece işinizi daha etkin yapmanız adına sizlere kazandıracağı fayda açısından…
Yaratıcı yeteneklerle baş edebilmek pek de kolay değil aslında. Kendine güvenli ve yeteneğinin farkında olan ancak henüz kariyerinin başlarında ki bireylerin beklentileri bazen yönetimlerin verebileğinden daha yüksek olabiliyor.
Yeteneklerden bahsedildiğinde Gen Y akla geliyor nedense. Oysa bu her kuşak için geçerli bir kavram. Bu bağlamda Gen Y hakkında oldukça negatif yazılar olmasını da üzücü buluyorum, çünkü bu kuşak iş dünyasında istenen değişimi getirme cesaretine sahip. Hangi dergiyi açsam, Gen Y’ların hızlı kariyer basamaklarını çıkmak istemesinin yarattığı sorunlardan, sık sık iş değiştiriyor olmalarının zararlarından, her işi yapmaktan kaçındıkları için yaşanan problemlerden yorgun bir dille söz ediliyor.
Kariyer basamaklarını hızlı çıkmak istemekte bir sakınca yok. Birey bulunduğu pozisyon için hazır değil ama bunu istiyorsa yönetimlerin yılgınlığı doğrudur. Bunun ötesinde yükselme isteği bir motivasyondur ve doğru yönlendirildiğinde harikalar yaratır.
Evet, belki diğer kuşaklar daha sabırlıydı, ne denirse onu yaptı, bekledi, sabretti. Ancak bakın günümüz çocuklarını yetiştirenlere… artık 2 yaşındaki çocuklara müzik dersleri verilmeye başlanıyor, ritim duygusu ve zekası gelişsin diye… bir iki aktivite değil, birkaç aktiviteyi birlikte yapıyorlar 5-6 yaşına geldiklerinde: yüzme, bale, at binme, koro… ve daha neler neler.
Bu devir ayrıca hız devri. Beklentileri yanlış ya da korkutucu değil Gen Y’in. Zamana uygun beklentiler içinde olduklarını söylemek yanlış olmaz, değil mi? Değişime ayak uydurması gereken kuşak belki de onların ki değil?
Sık sık iş değiştirdikleri de doğru ama Gen X ya da Baby Boomer kuşakları farklı mı?
Arada istisnalar her zaman olmakla birlikte çoğunun ortalama her 3 yılda bir iş değiştirdiğini görebilirsiniz. Öyleyse, Gen Y yeni bir keşif yapmıyor. Kendi çıkarları doğrultusunda atılması gereken en doğru adımları atıyor. Hepimizin istisnasız her gün yaptığı gibi… Yaptığımız her seçim, kendimiz için en doğru olduğuna inandığımız seçimdir.
Her işi yapmaktan kaçındıkları da doğru. Bu durum şirketlere sorun getiriyor gibi gözükse de aslında mesleki uzmanlaşmaya geçişi netleştiriyor. Web tasarımcısından hem içerik hazırlaması, hem tasarım yapması hem de program kodlaması istenirse, böyle bir yeteneği bulmak çok zor. Bulduğunuzdaysa fiyatı doğal olarak yüksek oluyor ama bunu da her şirket ödeyemiyor. Her işin bir ustası olması güzel bir durum! Bu zaman zarfında da yönetimlerin sancılar çekiyor olması kaçınılmaz. Ama bu sancılar gerekli ve daha efektif bir yönetimi de beraberinde getirecektir.
Her insan yaratıcıdır. Her insan yaratıcı yeteneğini ne derece kullanmak istediğine dair bir eğilim gösterir. Yaratıcılık beğenilen bir reklam kampanyasına imza atmakla sınırlı da değil. Yaratıcılık, aynı zamanda işletmesel sorunları görebilme ve bu sorunlara çözüm bulabilmek için bir dizi girişimleri ele alabilme özgürlüğüdür. Özgürlük diyorum, çünkü sorunları fark edebilme ve onları değiştirebilmek için heyecan duymak bu yönde bir güdüdür. Genelde iki durum söz konusu olur, ya sorunlar görülmez ya da görülen sorunlar bir şekilde ele alınmaz. Eğer sorunları fark ediyorsanız ve onları çözebileceğinize güvenciniz tamsa zaten bir adım öndesiniz.
Sorunları çözebilme girişimi ise zorlu bir süreçtir. Bazen uzun zaman ister, sabır ister, şirketin o sorunu çözebilmek için gerekli olgunluğa (yönetsel-stratejik ve kaynak bakımından) sahip olmasını ister. Yaratıcı yeteneklerle baş edebilmek işte bu yüzden zorludur, çünkü şirketi geliştirmek için sadece fikir değil ayrıca çözüm önerisi de sunarlar. Boş vermektense sistemleri geliştirmek için ikna yöntemleri ararlar. Hantal ortamlarda nefes almakta zorlanırlar.
En güzeli de, yaratıcılıklarını her daim kullanabilecekleri platformlar keşfederler. Bilirler ki, anlamlı bir iş için tek bir noktadan tatmin beklemek anlamsızdır zira hayatlarının her noktasında yaratıcılıklarını pekiştirdikleri üretkenlik kırıntıları vardır.
Save to del.icio.us
 
Digg This!
 
Technorati Links
 
Stumble it!
 
reddit

Recent Comments