resim
Ana Sayfaya Dön


‘Yetenek’ kategorisi için Arşiv

Dijital Dönüşüm, Mental Dönüşümdür.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Iletişim, Sosyal Medya, Strateji, Yetenek, Yönetim
01 Mar 2016

Dijital Dönüşüme uluslararası şirketlerde “kültür değişimi” alanında liderlik etmiş bir yönetici olarak ve MIT’de yapılan çalışmaları da dikkate alarak, dijital dönüşüm gerçekleştirmek isteyen şirketler için 3 temel öncelikten bahsedebiliriz. Bunlar:

2011-nisan-15-izmir-ekonomi-universitesi-5

Izmir Ekonomi Universitesi’nde Sosyal Medya Zirvesi’nden bir kare. Dijital Dönüşüm ile ilgisi ne diye bakacak olursak, bu anı beni kisisel olarak ilgilendiriyor. Bu zirveye gelen bir grup girişimci, şu an Türkiye’de hızla büyüyen başarılı bir app’in yaratıcısı.

1-   Strateji ve Esnek Plan Oluşturmak  

2-  Kültür Değişimi Yaratmak ve Dijital Iletişim

3-  Teknolojiyi Gelişimin Ayrılmaz Bir Parçası Yapmak

Dijital Dönüşüm ajandanıza bir proje olarak girdiyse, kurum kültürünüzün hantal olduğunu söyleyebiliriz. CEO’lar yaratıcı kurum kültürü yaratmakta çuvallıyor. Burası net.  Bu 3 konuya kısaca bakalım…

Devamı >>

Yeteneklileri Yönetemezsiniz. Ancak Yönetmelerine Izin Verebilirsiniz!

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Yetenek
23 Jul 2012

Kurumlar “yetenek yönetimi” masallarıyla kendilerini uyutadursun, kurumların yetersiz yönetsel yaklaşımları yetenekli yöneticileri kurumlardan uzaklaştırmaya başladı bile.

Yetenekli insan yönetendir, yönetilen değil.

Cisco CEO’su John Chambers’in söylediklerine kulak verelim.

Çoğunluğun gözden kaçırdığı ufak gibi gözüken ama önemli bir nokta yeteneği yönetmeye çalışma çabasıdır, çünkü yetenek dediğiniz şey bir çok psikolojik faktörün bir araya gelmesiyle hareket eder. Kurumların yetenekli çalışanları kutular içine sıkıştırma girişimleriyse, yetenekle değil sistem kurmakla daha ilgili olduklarına işarettir.

Devamı >>

Özgüven Mükemmel Olmamayı Kabul Edebilmektir

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Psikoloji, Yetenek
20 Sep 2011

Bir rivayete göre Y jenerasyonu aşırı bir özgüvene sahip.

Yani, yeterli bilgi ve becerisi olmadığı halde yapabileceğine inanıyor ve konuları diğerlerinden daha iyi bildiğini düşünüyor.

Psikolojik açıdan bakarsanız, bu tanım aslında epey sağlıklı.

Bilmediği halde yeteneğine ve yapabileceğine inanmak “öz-etkinliğin” yüksek olduğunu gösterir. Bu da iyidir.

Neyi bilmediğini bilmemek ve kendini diğerlerinden daha bilgili gibi görmekse, öz-bilgi eksikliğidir.

Özgüven, hem öz etkinlik hem de öz bilgiyi gerektirir. Ama öz etkinliğin biraz daha baskın olması, pek de tahmin edildiği gibi fena bir durum değildir.

Siz hiç özgüven sorunu yaşayan bir CEO, CFO ya da CSO gördünüz mü?

C-seviyesinde bir yönetici olmak demek güçlü bir özgüvene sahip olmayı gerektirir. Bu seviyede özgüven eksikliği yaşanmaz. Bu kişiler kariyerlerinin başlarında, ortalarında ya da bir dönemlerinde mutlaka özgüven eksikliği duymuş olabilirler elbette. Ancak bulundukları pozisyonu doldurmak yüksek özgüven gerektirir.

Peki, siz özgüveninizi artırmak istiyorsanız ne yapabilirsiniz?

Devamı >>

Sanat Hayattır. Iskalamayın.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Yaratıcılık, Yetenek
18 Sep 2011

Istanbul bu haftasonundan itibaren 12. Istanbul Bienali ile sallanıyor.

Artbeat temasıyla gerçekten kalplerimizi sanatla çarptırıyor.

Dünyanın en önemli üç bienali arasında gösteren Istanbul bienali (Viena ve Sao Paolo diğerleri) birbirinden eşsiz eserlerle yaratıcılığın sınır tanımadığını gözler önüne seriyor.

Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen bienal 5 karma sergi ve 50’den fazla kişisel sunuma yer veriyor. Sanatçıların arasında Haluk Akakçe de yer alıyor.

Dervish, 2010

Yaratıcılığını kamçılamak isteyenler, ilham almak isteyenler, hayatlarının sıkıcı ve tek düze olmaya başladığını hissedenler bu bienali kaçırmamalı.

Enerjisi yüksek olanlar, daha yüksek performans sergilemek isteyenler, fikirlerini coşturmak niyetinde olanlar, bu biyenalde hayat bulacaklar.

Devamı >>

Kariyer Endişesiyle Değil, Tutkularınızın Ateşiyle Ilerleyin.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Psikoloji, Yaratıcılık, Yetenek
13 Sep 2011

Kariyer diye birşeye inanmadığımı söylediğimde şaşıranların sayısının yüksek olduğunu söylemeliyim.

“Ama nasıl olur. Kariyer Yolculuğu isimli bloğunda rehberlik yapıyorsun bizlere!” deniyor. Genellikle.

Kariyer kelimesi bir alanda yükselmeyi ve başarı sağlamayı ifade ediyor aslında. Kariyer yapmaksa doğası gereği endişeli bir ruh halini beraberinde taşımayı gerektiriyor.

Ben kariyerle uğraşmıyorum.

Tutkular, heyecanlar, idealler ve emeller arkasından koşturmayı destekliyorum. Yükselme endişesiyle değil hayallerinizi gerçeğe çevirme azmiyle hareket etmenizi öneriyorum.

Devamı >>

Davulun Sesi Uzaktan Hoş Gelir

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Yetenek, Yönetim
28 Aug 2011

Dışarıdan baktığımızda herkesin hayatı kendimizinkinden daha iyiymiş gibi durur. Bazen.

O zamanlarda diğerlerinin bizlerden daha fazla şanslı olduğunu düşünürüz. Imkanlarının bizlere göre daha fazla olduğunu, yeteneklerimizin, yapabildiklerimizin, yapabileceklerimizin o “başkalarına” göre daha az olduğunu kurar dururuz. Kendimize güvenimizin kırıldığı zamanlar işte bu zamanlardır.

Kanadalı Leonard Cohen benim gözümde dünyanın en büyük sanatçılarından biri. Ses tonu, yazdığı şarkı sözleri, şair kişiliği, tarzı, şarkılarını yorumlayışı ve özgünlüğü ile büyülü bir ses, muhteşem bir sanatçı.

Cohen, hayatının önemli bir bölümünü depresyonla geçirdi…kendini kritik etmeyi seven kişiliği, belki de kendisiyle 70’li yaşlarına kadar pek de barışamamasına  neden oldu. Dışarıdan onu sadece tek bir rolde gören bizler, sanatçı kimliğini, başarısını ve yaptıklarını beğendik, önemsedik, gıpte ettik. Hatta onun gibi olmak istedik. Oğlu Adam Cohen, 38 yaşına geldiğinde hala babasının elde ettiği başarıyı elde edememiş olmanın ezikliğini hissetti. Adam Cohen’in müzik kariyerinde istediği noktaya henüz gelememiş olmasını, müziği tam bırakacakken yeniden canlanmasına neden olan o şansı bu video’da çok güzel anlatıyor.

“A career is dreams of your youth realized at a more mature age.”

Devamı >>

“Ben Yetenekliyim” Diyorsan, Bu Fırsatı Kaçırmazsın.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Staj, Yetenek
13 Jul 2011

Şirketler tecrübeli eleman arar. Salt akademik bilgi iş dünyasını pek de açmaz. Yeni mezunlar da sinirlenir, “E, iş vermezsen nasıl tecrübem olsun?” diye yakınır. Bu yüzden öğrenciyken çalışmak, staj yapmak önem kazanır.

X kuşağı ne verirsen kabul ederken, Y kuşağı, iş görüşmelerinde şirketleri terletiyor:

“3 yıl sonra kariyerim n’olcak?” diye soruyor.

Az sayıda şirket var tabii 3 yıl sonrası için çalışanına kariyer yolu çizebilen… Bu yüzden çoğu şirket bu sorulardan irite olup yakınır ve “ah şu gençler, pek sabır bilmezler” mızmızlanmasına geçerken, sayılı sayıda şirket beklentileri iyi dinleyip, aksiyon almayı tercih eder.

Elbette yükselen şirketler, geleceğin liderlerinin sesini bugünden dinleyen ve onları önemseyenler olacaktır.

Peki var mı böyle şirketler gerçekten?

Devamı >>

Tüm Benliğinizle Harekete Hazırsanız, Başarırsınız.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Psikoloji, Yetenek
27 Jun 2011

Son iki ay içinde 2 çok başarılı insanı biraz daha yakından tanıma ve sohbet etme fırsatım oldu. Biri, Türkiye’nin en önemli başarı düşünürlerinden, bir yazar. Diğeri, bana göre, liderlik alanında Türkiye’nin yönünü değiştirecek, etki alanı yüksek bir akademisyen.

Ikisi birbirini tanır mı bilmem. Ikisinin de birbirine benzeyen yanları çok. Tanışsalar sohbetleri koyu olur.

Ikisinin en önemli ortak noktası şu: “Hayatta yapmak istedikleri şeyin, yani hayat amaçlarının ne olduğunu “net” bulmuşlar. Buldukları şeyin arkasından %100 benliklerini vererek gidiyorlar.” Hayatta hiçbirşey onları durduramıyor; yapmak istedikleri şeyler karşısında her ne engel varsa ya görmezden geliyor ya engeli kaldırıyor ya da engele rağmen hareket ediyorlar.

Hayatta bir çok insan var ki kırılma noktası yaşıyor. Kırılıyor.

Hayatta bir kısım insan var ki kırılma noktası yaşıyor. Yenilenerek ayağa kalkıyor. Bıraktığı yerden değil, daha da güçlenerek ayaklanıyor ve yolculuğuna devam ediyor.

Bu önemli bir noktadır hayatta. Kırıldığınız nokta’da önce iyileşmeniz, ardından hareket halinde olmanız ve gücünüzü yeniden ve daha derinden bulmanız gerekir. Kırılmadan yaralı dolaşan milyonlarca insan gibi olmaktansa, kırılmaya izin vermek iyidir bu yüzden.

Fransız Thierry Guetta’yı bilir misiniz?

Devamı >>

Hollywood’da Ünlü Olabilirdim. Belki de…

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Favoriler, Iletişim, Pazarlama, Yaratıcılık, Yetenek, Yönetim
05 May 2011

Hayatımın en güzel yıllarından bazıları Santa Barbara’da geçti. Hollywood yıldızı olmayı seçseymişim, şansımı zorlayabileceğim çok şanslar da elde etmiş olabilirim. International Film Festivalinde, Sean Penn’le tanışma, bir zamanlar epey bir hayranlık duyduğum Vince Vaughn ile uzun uzun bakışma fırsatım olmuştu. Tabii ben şaşkınlığımdan bakakalmıştım ama onun hayranlığından bana baktığına inanmak da işime gelmiyor değil.

1998’de evimde arkadaşlarla Oscar törenlerini seyrederken birden arabaya atlayıp, Oscar törenlerinin yapıldığı mekanlara uzanmaya karar verdiğimiz çılgın günleri seviyorum. Santa Barbara Los Angeles arası bir buçuk saatlik bir yolculuk. Kaliforniya’da araba kullanmaksa muhteşem bir duygu…Bir kartpostalın üzerine gördüğümüz ünlüleri yazmıştık; tam rakamını hatırlamıyorum ama 50 küsür isim vardı. Bunların arasında tam yanımdan geçen ve yeni çanta markasıyla ortalıkta dolaşan sevgili Monica Lewinski’de vardı.

Başarılı filmlerle adını duyuran Joaquin Phoneix ve ayakta durmakta zorlanan Courtney Love’da gözlerimize takılanlar arasındaydı. Oradan ayrılıp bir kulübe gittik, hepsinin oraya geleceği söyleniyordu. Ayakta durmaktan yorulunca, kulübe doğru yol aldık. Sadece Jay Leno yanımızdaydı. Diğerleri bizi ekmişti…

Bazılarını da konserlerde yakalama fırsatım oldu. Chris Isaak bunlardan biriydi. Sahne performansı bu kadar başarılı olan bir de Santana vardı. Santana her ne kadar Isaac kadar yakışıklı olmasa da karizması kızların Santanayla dans etme isteklerini pek de azaltmıyordu.

Chris Isaak’in sahne performansının başarısında önemli bir etken vardı. Yeteneği, sesi, gitarı bunlar zaten severek yapabildikleriydi. Performansını etkileyen en etkili faktörün parçalar arasında seyirciyle kurduğu diyalogdu. Ilginç ama çok gerçekçi. İçten, olduğu gibi, salonunda misafirler varmışcasına sohbet ediyordu. Seyirciyle yakaladığı bağ onu daha da coşkulu dinlememize neden oluyordu.

Devamı >>

Daha Başarılı Olmak İçin, Mutluluk Eşiğinizi Artırın.

04 May 2011

“Daha çok ama daha çok çalışırsam başarıya ulaşırım. Daha çok iş yapar, sürekli başarıya odaklanırsam, başarılı olurum. Bu da beni mutlu bir insan yapar.”

Etrafınıza bakın. En son ne zaman istediğiniz dostlarınızla bir araya gelebildiniz? Ne zaman rahat bir uyku çekebildiniz? Kaç zamandır günde 10 saatin altında bir çalışma temposuna sahipsiniz?

Günümüzde liderlik ve yönetim anlayışımız değişmek zorunda. Zannediyoruz ki insanların her saniyelerini karlılığı artırabilmek için kullanabilmek mümkün. Zannediyoruz ki başarılı şirket olabilmek için sıkı kurallar ve suyunu çıkarttığımız, beyaz yakalı köleler yetiştirmek bizleri daha karlı ve başarılı yapacak.

Yanılıyoruz çünkü pozitif psikoloji alanında yaptığımız çalışmalar durumun tam tersini gösteriyor. Başarıyı getiren mutlu ruh halimiz, sağlıklı düşüncelerimiz ve olumlu bakış açılarımız. Yani, başarı için önce mutluluk eşiğimizi yukarı çekebilen bireyler olmayı başarmamız gerekiyor. Başarı sonradan geliyor. Yani mutlu olmak için başarı değil, başarılı olmak için mutluluk gerekiyor.

Bu yüzden toksik iş ortamlarını verimli iş ortamları haline getirmek için çaba sarfetmeliyiz. Eğer iş ortamı düzelmiyorsa, o ortamdan mutlaka kaçmalıyız. Başarı stres ve kaygının yüksek olduğu ve teşvik edildiği ortamlarda değil, mutlu bireylerin, yeteneklerini her gün kullanabilen çalışanların bulunduğu ortamlarda yeşerir.

Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası