About the author

Related Articles

13 Comments

  1. 1

    Erhan

    İnsanların “Elbette efendim, o da sizin dünya görüşünüz. Saygı duyarım.” gibi klişe lafları kullanması ve toplumun her kesiminde bunun gibi klonlanan sözlerin ve klonlanan davranış şekillerinin olması bence önceki konu olan insanların yaratıcılıkları ile ilgili. Belirttiğiniz gibi insanlar düşünmeye düşünmeye, sorgulmaya sorgulmaya basit laf kalıpları bile yaratamaz hale gelmiş, olan lafları klonlamış ve beyinlerinin sağ tarafı paslanmış. Sorgulamak da, yaratmak da beyinin sağ tarafına ait, işte bu taraf paslanmış, insanlar sorgulamamış, sorgulamamaya alışmış ve yaratamamış. Tabiki bunun toplum bireyi için kendine göre haklı bir nedeni var, bu da şu sözlerle açıklanabilir: Çok fazla düşünme, sorgulama, aykırı davranma, kendini ön plana çıkarma, oraları güvenli değil, kurtlar kapar seni, damgalanırsın, sürüden ayrılma! Böylelikle bir akıllı Türkçe’ye bir laf veya trend sokar, herkes sorgusuz klonlar.

    Duygular, düşünceler, davranışlar ve karakter hakkında bir yerden okumadığım ama her zaman kullandığım bir söz var, ama kullanan kesin olmuştur. Bence, iyi insan veya kötü insan diye birşey yoktur; iyi davranış veya kötü davranış vardır. İşte tam burada… Bahsettiğiniz; insanların birbirlerinin duygularını eleştirmesi eylemini deşifre edersek: İnsanlar iyi bir davranışa maruz kaldıkları zaman karşısındaki kişiye iyi insan, kötü bir davranışa maruz kaldıkları zaman ise bu kişiye kötü insan imajını yerleştiriyorlar. Bunun anlamı ise, karşılaştıkları sadece ve sadece bir davranıştan insanların kişilik imajlarını oluşturup, bunlara toplumun tabu reaksiyonlarını uygulamak. Bu tabular, iyi insanı yüceltmek, kötü insanı ise yermek gibi verilebilir.

    Fakat gerçekte, daha önce bahsettiğim gibi, iyi insan veya kötü insan yok, davranışlar iyi veya kötü. Hele tek bir davranıştan kişilik imajı oluşturmak en yanlışı. İşte bence, insanlar bu yüzden birbirlerinin duygularını kolayca yargılayıp, birbirleri için yanlışça anlık kişilik imajı oluşturup, etkili iletişim kuramıyorlar.

    Reply
  2. 2

    Sevilay

    Simdi benim kafam karıştı. Bas bas heryerde farklılıklara saygı denip duruyor. Bu nasıl oluyor? Farklı düşüncelere saygı göstermek önemli. Bu saygı olmazsa kabgalar ve savaşlar çıkıyor.

    Reply
  3. 3

    Ertuğrul

    Bana garip geldi dedikleriniz. Düşünce insanın duygularınında bir sonucudur. Daha doğrusu insan bir şeyler yaşar, okur, öğrenir sonuçta bir duygu ve his yoğunluğuna ulaşır ve bunuda dili ile ifade etmeye başladığında artık bu onun düşüncesi olmuştur. Merak ediyorum, bu ikisini birbirinden ayırmak nasıl olacak ?

    Ya bütünüyle saygı duymak vardır ya da yoktur. Bence söyledikleriniz entellektüel boyutta bir anlam ifade etsede pratikte uygulamak imkansıza yakın.

    Dolayısıyla kişinin varlığına ve bu varlığın sonucu olan şeylere(düşünce, his, duygu vb..) saygı duymak şeklinde bakmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır diye düşünüyorum
    Tabi bu sadece benim düşüncem :-).

    Yunus’un dediği gibi yaratılanı severiz Yaratandan ötürü.
    Nihayetinde iş yine buraya gelip dayanıyor.

    Reply
  4. 4

    Fatmanur Erdogan

    Belki de pratikte uygulamayi bilmedigimiz, ogrenmedigimiz, bizlere ogretilmedigi icin problemler su ustune cikiyordur. Bir dusunceyi savunmak, elestirmek ile kisiyi dusuncelerinden dolayi elestirmek arasinda farklar oldugu gorusundeyim. Dusunceye saygi duymayabilirsiniz, kisiye de saygi duymayabilirsiniz aslinda ama dusuncelerinden dolayi kisilige saldirdiginizda ortalik karisir…Size yoneltilen dusunceler hakkinda kendi dusunce ve duygulariniza yogunlastiginizda, ortalik daha yumusar.

    Reply
  5. 5

    tolga

    türkiyede “bu görüşünüze tabiki saygı duyuyorum” cümlesi bana göre bir nezaket kuralı gibi algılanıyor. Karşımızdakini kırmadan ona kendi düşüncemizi empoze etmek geliyor ancak tabiki ülkemizde kimse kimsenin görüşüne saygı duymaz aslında hatta kendi görüşünü onaylattırmak ister işte böyle durumda ise toplumda kaos ve karmaşa çıkar ki bu ülkemizde belli dönemler yaşanmıştır.bunun örnekleri türkiyede saymakla bitmiyor malesef
    sanki bu yazılan blogun asıl nedeninin “davos zirvesi” ndeki yaşanan bir takım hadiseler olmasın fatma hanım :))

    Reply
  6. 6

    Erinç Aşıcıoğlu

    ” saygı duyuyorum. ama”bu bu cümle zaten zoraki toplumsal saygı aslında zaten katılmamamkla beraber kaleyede almıyorumun, görüşleriniz hiç bir anlam teşkil etmiyor benim için demekte..ama illaki saygı göstererisi yapmalıyız çünkü eğer kendi görüşlerimizi açıkça dile getirmenin kavga sonucu doğrduğu bir toplum düzenine sahibiz.

    Reply
  7. 7

    Erhan

    Fatmanur Hanım, yazınızı tekrar tekrar düşündükten sonra yazınızın noktasına ve virgülüne kadar katıldığımı söyleyebilirim.

    Bir insanın düşünce yoğunluğu o konu hakkında zayıf ise veya o düşünceyi yarım yamalak benimsemişse, hatta ve hatta o düşünce hakkında bazı zamanlar şüpheleri oluyorsa karşısındaki insanın anti-düşüncesine karşılık “Sizin düşüncenize saygı duyarım” diyebilir. Veya…

    O insanda kibir varsa ve karşısındaki insanı ve anti-düşüncesini küçümsüyor ve belli etmek istemiyorsa maskesini takar ve “Sizin düşüncenize saygı duyarım” diyebilir.

    Fakat, fakat, fakat…

    Bir insanın o konu hakkındaki düşünce yoğunluğu güçlü ise, o düşünceyi tam olarak benimsemiş ve ona inanmışsa, o düşünce hakkında hiçbir şüphesi yoksa, kibiri olmayan ve açık bir insan ise, çıkarları düşüncelerinin kaynağı olan varlığından önce gelmiyorsa karşısındaki kişinin anti-düşüncesine vereceği karşılık tabiki pozitif olmayacaktır, olması da mümkün değildir. Doğrusu da budur zaten. Diğer davranış şekli ya düşünce tembelliği ve bilgisizlikten ya da kibirden veya maske takmaktan kaynaklıdır bence.

    Reply
  8. 8

    Dr. Cenk

    Fatmanur hanımın yorumlarının doğru olduğunu söyleyebilirim. Savunmadığımız her fikre saygı duyduğumuzu söylememiz, sadece ortalığı yumuşatma ve çatışmayı önleme girişimidir. Burada yorum yapan diğer arkadaşların da bazılarının açıklamalarına katılıyorum. Savunmadığınız fikirlere saygı duymadan saygı duyuyorum demek diğer tarafı daha çok kızdırmaya neden olabilmekte.

    Reply
  9. 9

    Uğur Özmen

    Aslında, “fikirlerini söyleme hakkına saygı duyuyorum” denmek isteniyor. (Aradaki 2 kelime atlanıyor.) 🙂

    Ayrıca, her fikre saygı duymak da neymiş.

    Reply
  10. Pingback: HEDEF TÜRKÇE - Yabancı kelimeler 28 Şubat 2009

  11. Pingback: Okunası yazılar… « basit bir blog..

  12. Pingback: Yabancı kelimeler 28 Şubat 2009 | Wayir

  13. 10

    Jared Harvat

    Thanks so much for writing this. Quick enquiry, if you don’t mind. Where did you purchase your blog template? I will be starting a blog and like yers.

    Reply

Leave a Reply to Jared Harvat Cancel Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

2018 @ Tasarım ve Kodlama Albatros ♥ Tasarım'a Aittir.