İsminin Staj Olduğuna Bakmayın. Önemli Olan İş Deneyimidir.
Stajerler genelde hep yakınırlar.
“Yöneticim benimle ilgilenmiyor bile.”
“Bu departmandaki insanlar çok sıkıcı.”
“Hiç birşey ögrenmedim.”
“Boşuna Zaman Harcadım.”
Stajınız sırasında eleştirme ve şikayet etme sanatını kuvvetlendirmek yerine içinde bulunduğunuz durumu avantaja çevirmek, size uzun vadede başarı sağlar. İş dünyası, karşılaştığınız bu ortamdan başkası değil. Sadece eleştiri alanlarınız değişik olacak. Hepsi bu!
Stajınız sırasında elinize iş vermiyorlarsa, kendi işinizi kendiniz yaratın. Yöneticinize kendi istediğiniz bir proje üzerinde çalışmanızın mümkün olup olmadığını sorarak hem konuya ilginizi göstermiş olun hemde zamanınızı sadece fotokopi çekerek geçirmek yerine fotokopi artı proje yaparak geçirmeye bakın! Yöneticiniz eğer projenizi beğenmezse, projeyi geliştirmesini isteyin. Ta ki sizinle ilgilenene ve sizi başından atmak için projenize az da olsa kafa yorana kadar. Unutmayın, bu sizin kariyer yolculuğunuz. Ona yön vermek sadece sizing elinizde. Başka hiç kimse kariyerinizle sizin kadar ilgilenmeyecek, onu önemsemeyecekdir.
Farklı departmanlardan kişilerle sohbet etmek şirketin işleyişini daha iyi anlamanızı sağlar. Insanların işini yapmalarına engel olmadan meraklı olmak hiç de fena bir fikir değil…Deneyin.
Eğer mezun olduysanız ve yurt dışında staj/iş imkanı arıyorsanız, bu hizmeti sunan birçok kurum var. Hem yurt dışında yabancı dilinizi geliştirir hem iş deneyimi elde edersiniz. Hatta uzun dönemli iş teklifi dahi almayı başarabilirsiniz.
Yurt dışında bu tip stajlara katılabilenler genellikle 18-30 yaş arası kişiler olabiliyor.
Staj yapmayı ihmal etmeyin. Staj zorunluluğunuz olmasa bile zamanınızı iyi değerlendirin. İş bulmanın her geçen gün daha da rekabetçi bir hale geldiği kesin. İş bulmanın en zor olduğu zamanlar iş deneyimi olmayan yeni mezun dönemleri ile üst düzey yönetici olduğunuz dönemler olacaktır! Başlangıcı iyi yapmaya bakın…
- KONUYLA İLGİLİ DİĞER YAZILAR
- Başarılı Bir Pazarlama Yönetiminin Sırrı Anlam Yaratabilmekte Saklı
- Sıkı Durun: Y Kuşağı İşbirlikçi Organizasyonun Temellerini Attırıyor.
- Gelecek, Ünvansız Şirket Yapılarına Yer Verecek
- Üretken ve Yaratan Bir Kurum Kültürü IQ ya da EQ Testi Gerektirmiyor
- “Sürdürülebilirlik” Üzerine Bir Deneme
Gene çok doğru bir konuya temas etmişsin.Aklıma o günler geldi şimdi.Ama insanın o anda içinde bulunduğu ortam , yaşı insanın psikolojisinde çok etkili. Durum böyle olunca da insan, evet bir şey öğrenemiyorum.Fotokopi çekmek de iş mi diye düşünüyor.Keşke insan o yaşlarda bu kadar profesyonel düşünmeyi başarabilse.
Evet haklısın Filiz. Profesyonel düşünmeye ne kadar erken başlarsak o kadar iyi. Bu da bilinçli hareket etmeyle mümkün aslında. Ben birçok gencin bu konuda ne kadar başarılı olduğuna şahit oldum. Rekabetin önüne geçebilenler bu kişiler oluyor genelde…
Stajımı Türkiye’nin en büyük firmalarından birinde yaptım. Devlet kurumu olduğu için ordaki çalışanlar iş yapmıyordu ki, bize yapılacak iş versinler. Ben de yanımda kitap götürüp, kitap okumuştum.
Ama en iyi iş fotokopi çeken elemanın işiydi. Çünkü bütün şirketi dolaşıp, hangi departmanda, kim, ne iş yapıyor öğrenme şansı olmuştu.
Hayat böyle işte, biraz garip
Aslında yurtdışında staj en iyisi orada böyle kahve çay içirmiyor, gerçekten çalıştırıyorlar, böylece tam bir deneyim kazanırken, iyi para da kazanılabiliyor..




