resim
Ana Sayfaya Dön


İşten Çıkarılmak, Kariyerinizi Sekteye Uğratıyor mu?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, İş ve Hayat Dengesi, Kariyer
22 Apr 2009

Bir danışmanlık şirketi ‘işten çıkarılmak kişinin kariyerini sekteye uğratıyor’ diyerek outplacement servislerinin önemini açıklamış. Siz de bu yorumu okuyup korkuya kapıldıysanız, size farklı bir profesyonel perspektif vermek isterim.

İş dünyası kendi kalıpsal düşünceleri içerisinde kendini boğmaya devam ediyor. Ardından da kendi eliyle bağladığı düğümünü çözmeye çalışıyor. İş’ten çıkarılmak, yaptığınız iş’e bir müddet ara vermek, birkaç sene iş dünyasından ayrı olmak kariyerinizi sekteye uğratmıyor. Kariyerinizin gidişatı, değişen önceliklerinizde zamanınızı nasıl değerlendirdiğiniz ve bu zamanı nasıl ifade ettiğinizle ilgilidir.

Yarış atı gibi yetiştirilmiş nesiller ara vermeksizin bir hareket içerisinde olma eğiliminde olursa durmak, yön değiştirmek, deneyimleri büyütmek, yaratıcılığı körüklemek zorlaşabiliyor. Tıkandığımız bir zaman geliyor. Korku değişime engel olabiliyor. İşten kendi isteğimizle çıkmak ya da istemimiz dışında çıkarılmak, ikisi de zor ve ağır geliyor.

Kariyerimize ara vermek— her ne sebeple olursa olsun— yeni bir şeyler denemek, bizlere kendimizi daha iyi tanıma fırsatını da beraberinde getiriyor. Birkaç yıl iş dünyasında olmamak iş dünyasını unutturmuyor. 2 yıl içerisinde iş yapma teknikleri, çalışma sistemleri değişmiyor. Değişen, 2 yıl aradan sonra rakipleriniz arasından sıyrılmanın biraz daha zorlaşması. Bu da zamanınızı nasıl geçirdiğinize ve kendinizi nasıl ifade ettiğinize bağlı olarak gelişiyor.

İş bulmak sadece başarılarınıza, yetenekli olmanıza, ya da tüm kişilik ve IQ testlerinde harikalar yaratmanıza bağlı olmuyor. Çok farklı dinamikler işin içine giriyor. Örneğin şans gibi—iş dünyası her ne kadar şansın başarıda yeri olmadığını ısrarla savunsa da… İş bulmak, tahmin ettiğiniz gibi 1 ayda da olmuyor. Genelde 6 aylık aktif bir arayışı gerektiriyor. Müdür ve üstü pozisyonlar için bu süre daha da uzun olabiliyor. Yukarı doğru çıktıkça hem rekabet kızışıyor hem de pozisyonların sayısı daralıyor.

2009 yılında işine ara vermiş olan ya da iş’ten çıkartılanlardansanız, zamanınızı nasıl kullandığınız, bir sonraki adımınızın başarısında belirgin bir faktör. Bu, hemen kendinize bir hedef koyup, harekete geçmenizi de gerektirmiyor. Dinlenmek, ihtiyacınız olan dinginliğe sahip olmak da bu sürecin bir parçası. Bilmediğiniz konularda bilgiler edinmek, hiç ilgilenmediğiniz konuları araştırmak, yurt dışına çıkmak, gezmek, yürüyüş yapmak, yeteneklerinizi güçlendirmek ya da tamamen yeni bir yetenek kazanmak da… hepsi bu süreç içerisine entegre etmeyi isteyebileceğiniz harika girişimler.

Kendinizle sohbetleriniz ‘acaba işe ara verdiğim için kariyerim zedelenir mi?’ sorgularıyla dolacağına, odak değiştirsin. İş dünyasına geri dönme zamanı geldiğinde işverenlere, bu sürecin size ve kariyerinize nasıl etkisi olduğunu anlatmak istemenize odaklansın. Bir de, zaman içerisinde odağınızın genişlemesine, daralmasına ve yeni şekiller almasına izin vermek aklınızın hep bir köşesinde dursun.


Share

YORUMLAR
22 Apr 2009 - 8:26 am

İşe ara vermek, iş dünyasına dışarıdan farklı gözle bakmayı sağlıyor. İşin içinde bazı şeyleri bu kadar net göremiyorsunuz. Dinlenerek, dingin kafayla, daha soğukkanlı, daha stratejik kararlar alınabiliyor. Fırsatlar daha iyi gözlemlenebiliyor. Alınan eğitimlerin dışındaki alanlara da korkmadan bakılabiliyor. O zamana kadar alınan tecrübelerden çıkarılan dersler ve iş dünyasının dinamiklerine göre yeni ve kişinin profiline daha uygun kariyer çizgileri çizilebiliyor.

Herkeste boş kalırsam bir sonraki işveren o boş zamanda ne yaptığımı sorarsa ne cevap veririm korkusu var. Bence, gözlemlemek, düşünmek, taşınmak ve aksiyona geçmek bu boş zamanda insanları verimli faaliyetlere sürükleyebilir. Bu da o insan için zamanı geldiğinde yeni işverene kendini ve o zamanda ne yaptığını anlatırken önemli bir silah olabilir.

22 Apr 2009 - 10:41 am

Evet işe ara veremeyenler ya iş bulamamaktan korkuyor ya da işverene ne cevap veririm diyor. Işverenlerin anlayışlı ve açık fikirli olanına denk gelmek bu memlekette zor ondan olsa gerek. Iş bulmak da pek kolay değil. Üstelik bu devirde.

22 Apr 2009 - 10:43 am

Ben gönüllü olarak işime ara vermedim ama bana çok iyi geldi bu ara:) Yapabileceğim o kadar çok şey varmış ki, iş dünyası içinde sıkışmışım. Onu farkettim. Tek bir durum söz konusu, o da bu dünya döngüsü içerisinde herşey para. Sadece güller çiçeklerle iş olmuyor. Para durumunuz rahatsa, işe ara vermek çok harika. Değilse….

Hepinize huzurlu işe ara vermeler dilerim.

22 Apr 2009 - 10:48 am

Danimarkadan sevgiler hepinize,

Işe ara vermeden de temponuza ara verebilirsiniz demek istedim.

İş ortamınız buna müsait değilse, o zaman zor. Bu durumda işinizi değistirmek iyi olabilir belki.

Yaşadığım yer doğal bir alan, küçük bir şehir, hatta kasaba. Hayat tarzım küçük, lüks kafeler ve kıyafetlere gerek olmayan bir mekan. Yine de huzur dolu. Insan aramıyor binlerce alternatifi. Zaten Ayşe Arman yazmış, Istanbul’da insanlar artık bölüm bölüm yaşıyor diyor. Nişantaşında oturan sadece 7.5 m2 içinde yaşıyor diyor. Demek insan, yaşam tarzına uygun küçük yerlerde de mutlu olabiliyor.

Kalın sağlıcakla…

22 Apr 2009 - 11:05 am

Çok güzel bir bakış açısı

22 Apr 2009 - 11:46 am

Fatmanur hanım bize böyle düşünen yöneticiler olduğunu da gösterdiğiniz için gerçekten çok çok çok teşekkür ederim. Ben otuzlu yaşlarının sonunda direktörlük pozisyonundan ayrılmış ve ne yapmak istediğini bulmaya çalışan bir profesyonelim. Şimdiye dek hep küçük şirketlerde çalıştım. Etrafımdaki dostlar ve diğer profesyoneller bu kararımın doğru olmadığını söylediler. Kimbilir.

Bu yazınızı okuyunca, içime bir huzur düştü. Hayat iş bulmaktan ibaret değil. Bu ara verme dönemim belki hayatımda farklı bir kapının da açılmasını sağlayacak.

Evde kızımla geçirdiğim vakitler, ofiste koşuşturmacanın bitmek tükenmek bilmediği ortamlardan çok daha keyifli. Nedense, iş dünyasında olunca sanki limitli bir düşünce sistemi sarmalıyor çoğumuzu. Şimdi öyle düşündüm…

22 Apr 2009 - 12:49 pm

Fatmanur hanım, İşe ara vermenin, soluklanmanın iyi bir şey olduğuna katılmakla birlikte, yeniden iş bulma konusundaki yazılanlara ise belli koşullarda katıldığımı belirtmeliyim. Bu koşullar nedir diye sorarsanız. Şudur ki, kariyer basamaklarında üstlerde ara vermek veya çıkarılmak ile daha alt kademede çıkarılmak/ara vermek arasında fark olduğunu düşünüyorum. Daha kariyerinin başında işten kovulmuş damgası yemeyi veya istekli olarak ayrılmayı kişi ne kadar allayıp pullayıp yeni iş arayışında açıklamaya çalışsa da karşınızdakini ikna etmek çok zor

22 Apr 2009 - 4:08 pm

4 Saatlik Hafta adlı iş kitabında yazar şöyle diyor: “Kariyerinizin bir kısmında mutlaka kovulun, ne kaybettiğinizi ne istediğinizi o zaman daha iyi anlayacaksınız”.

22 Apr 2009 - 10:23 pm

Kovulun veya istifa edin.

22 Apr 2009 - 10:51 pm

Her ne sebeple olursa olsun işten çıkarılmak kötü birşey,işsiz geçen süreler ne kadar uzun olursa o kadar zor.Nereden bakarsan bak seni ister istemez kötü etkiliyor ve kimsenin de umurunda değil.

23 Apr 2009 - 12:09 am

Serkan’ın sözünden de işsiz kalmanın göreceli yaşanacağını gördük.

Ama Serkan, önemli olan dezavantajı avantaja çevirme çabası içine girmek değil mi?

Don’t give up!

23 Apr 2009 - 12:27 am

Cihan’in dedigine katiliyorum; belirli bir süre calismis ve hayat standardini bir yere getirmis insanlarin ara verdiklerinde bunun altina inmeleri kolay olmayabiliyor. evli ciftlerden ikisinin de ara vermesi can sikabilir.

23 Apr 2009 - 7:11 am

Kesinlikle katılıyorum. Ara vermek hayatın sonu değil. O zamanı nasıl değerlendirdiğimiz önemli. Sanıyorum, bu durum bebeklerine bakmak için ara veren annelerin sıkça yaşadığı bir tedirginlik.

23 Apr 2009 - 7:13 am

Serkan, işten çıkartılmak belki istenen birşey olmayabilir ama her zaman da kötü değil. Elbette kimsenin umrunda olmaz, çünkü hayat senin hayatın ve herkes kendi hayatını rayına koymakla uğraşıyor. Sorumluluk hep bize ait.

24 Apr 2009 - 9:15 am

İşten çıkarılmak benim açımdan beni sekteye uğratmıyor ama iş dünyasındaki yöneticiler koltuklarına oturduğunda kendilerini pek matah zannedebiliyor. Ara verdiniz mi gözden düştünüz yani. Bence sebebi de şu: KISKANÇLIK. Kendilerinin yapamadığı ve cesarte edemediği arayı biz kendimiz verebiliyoruz. İtiraf edemiyorlar kendilerine. Yazık

08 Jun 2010 - 6:47 pm

I’m happy I located this blog site, I couldnt locate any info on this topic before. I also run a site and if you’re ever interested in doing some guest writing for me please feel free to let me know, im always look for people to check out my blog page. Please stop by and leave a comment sometime!

22 Nov 2010 - 11:54 am

Şu sıralar ben de bu ara konusuna oldukça hevesliyim. Ayrıca atılırsam alacağım tazminat beni 1 sene idare eder. Kendi işimi kurmak denemek istiyorum, 1 sene arada bunu yapabilirim. Hayat zaten ne için ki, sadece çalış kazan yaşa öl çemberinden sıyrılmak güzel bir günde hafta içi keyfimce deniz kenarında çayımı yudumlayıp hayatın tadına varmak istiyorum …

14 Sep 2012 - 1:21 am

bugün işten çıkarıldım ve iyi bir elemanım sadeec tek çekincem yeni bir iş bulamamak, hayat gerçekten değişik..

Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
E-posta
Web Sitesi
Yorum

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası