About the author

Related Articles

24 Comments

  1. 1

    Natali Yeşilbahar

    Değerli bilgiler için teşekkür ederim. Geçen hafta izlediğim Malcolm Gladwell’in u sunumda tek cümleyle; hayatımda en sevdiğim sözlerden birinin doğru olduğunu öğrendim:
    Şans, daima çalışanın, yanındadır.

    Reply
  2. 2

    Eğitişim Kariyer Enstitüsü

    Sonunda birileri çıkıp da “hayat o kadar kolay değil, herkes facebook ya da google yapamaz, sıkı çalışmanız gerekiyor” diyebildi. Teşekkürler.

    Reply
  3. 3

    Hakki Ozmorali

    Kişinin kendi eğilimleri hakkında fikir edinmesi için tamam, fakat işe almada kişilik testlerine inanmıyorum, doğru da bulmuyorum. İnanmıyorum çünkü en kabadayısı bile önemli ölçüde manipule edilebiliyor veya kişi, manipule edeceğini düşünerek yanlış sonuçlar ürettiriyor (suçlamayın, o kişi bu işi almak istiyor); doğru bulmuyorum çünkü önceki nedenlerden dolayı doğru sonuçlar üretmiyor.

    Reply
  4. 4

    Erhan

    Kişilik testleri, yetenek testleri mantıklı uygulamalar ama bir yere kadar. Altında adam çalışan beyaz yaka senin tipini beğenmedi mi dünyanın en empatiği ol, en zekisi ol, almaz. Bu adamlar kendisi gibi adam isterler, çoğu farklılığa kapalı. Şirket kültürüne uygun insan işe almak hikaye, hepsi kendi kültürüne bakar. Daha yazarım ama neyse..

    Reply
  5. 5

    Tibet

    Aynen öyle, tipini beğenmedi mi olmuyor ama bu dünyanın her yerinde böyle. O yüzden karşılıklı birbirine uyum sağlayan insanların seçiliyor olması çok doğal.

    Kişilik testlerinde bir zarar görmüyorum, bence biz yönetim kademesindeki direktörlere güzel ve faydalı bilgiler veriyor. İşe aldığımız kişiyi anlamamız açısından. Sonuçta elbet herkes içinin kaynadığı kişiyi işe alır. O sebeple işverene kendinizi sevdirmeye bakın. Bu durumdan memnun değilseniz, o zaman farklı bir çözüm buldunuz demektir. İşinize yarıyorsa ne ala…

    Reply
  6. 6

    Erhan

    Dünyanın çoğu yerinde Türkiye’den daha fazla assessment center yapılıp şirket kültürüne uygun insan alınıyor, tibet Bey. Türkiye’de ise daha çok face to face işe alınıyor. Face to face’de de altında adam çalışan beyaz yaka tipine uygun kimse onu alıyor.

    Size soruyorum, siz tipine uygun insan almak doğal diyorsanız ve altında adam çalışan beyaz yakanın kendi kültürüne uygun insan alması normal diyorsanız, millet kişilik testi, yetenek testi satın almak ve uygulamak için neden bu kadar çırpınıyor? Nerede şirket kültürüne uygun insan almak? (Daha çok yurtdışında) assessment center’lar şirket kültürüne uygun mu yoksa altında adam çalışan beyaz yakacıkın kültürüne uygun insan almak için mi yapılandırılıyor?

    Şu var, yöneticilik vasfı zayıf beyaz yakalar kendine uygun insan alır.

    Gerçek yönetici her türlü insan ile çalışabilendir.

    Reply
  7. 7

    Pelin

    Tesekkürler Fatmanur hanım, bu testi bende sayenizde ilk defa aldım. Diğer site linklerini de çok faydalı buldum, göz atmaya devam ediyorum.))

    Reply
  8. 8

    Tibet

    @erhan — ister kabul et ister etme, insanlar hoşlandıkları kişilerle çalışırlar. En iyisi de bunu yapar en kötüsüde. Dünyada da Türkiyede de aynı durum geçerli. Sistemi beğenmiyorsak, değiştirebiliriz, değiştiremiyorsak, uyum gösterebilmeliyiz.

    Reply
  9. 9

    Hande Ceyhan

    kişilik testleri genelliyor aslında. iyi bir bilgi veriyor. örneğin satış yapanların dışa dönük olması, konuşkan, arkadaş canlısı olması istenir. istisnalar hep olur, içe dönük ama başarılı satış elemanı da olabilir ama genelde mümkün olmuyor. bu geneli çizdiğinden, kişilerin kendilerini anlamalarını da sağlıyor.

    Reply
  10. 10

    Alper Taskin

    Malcolm Gladwell’i seyretme imkani buldum gecenlerde. Yetenek cok calisma sonucu “gercek yetenek” haline geliyor ve bunu harika anlatiyor. Outliers’i hemen alip okumaya basladim. Gercekten nefes kesiyor.

    Reply
  11. 11

    Erhan

    Tibet; yetenek, karakter bir yere kadardır, kimi yönetebilmem kolaysa, kimi seversem onu alırım diyorsun yani. Bravo sana, böyle devam.

    Dünyada da aynı durum geçerli diyorsun di mi? Dünyayı ne kadar biliyorsun? 11 ülkedeki tecrübemle hayır, dünyada böyle değil diyorum bende. MBA sınıflarında boşuna “Corporate Culture”, “Talent Management” akutmuyorlar.

    Tibetciğim üzgünüm ama, bir konuya hakim olmadan sıkmak tipik Türk eğitimsiz sınıf yaklaşımıdır.

    Şimdi ne yazacağını biliyorum: Hayır ben öyle demedim ki zaten… –> bu da tipik bir savunma mekanizması olacaktır 🙂

    Reply
  12. 12

    Tibet

    @erhan — aynı görüşte değiliz bu anlamda. ama sanıyorum, tarzınız konusunda tüm okurlar aynı görüşte.

    Reply
  13. 13

    Pelin

    Tibet beye bende katılıyorum. Tarzından hoşlandmadığım bir kişiyi bende işe almam. Isterse IQ 150 olsun. Bu konuda yazılmış bir dolu kitap var. Neden genius olmanız hayatta yükselmenize yeterli olmuyor diye. Bir bildikleri var demekki.

    Reply
  14. 14

    Ayhan

    Fatmanur hanım merhaba,

    Bu video için çok teşekkürler. Daha önce Malcolm Gladwell kitaplarını okumamıştım ama bu etkileyici oldu. Ayrıca, kişilik testleri ile ilgili önerebileceğiniz ve online alabileceğimiz başka siteler var mı acaba?

    Reply
  15. 15

    Erhan

    @Pelin: IQ önemlidir, EQ da önemlidir. Ama bunlar yurtdışında eşit değerlendiriliyor veya pozisyona göre birisi öne çıkıyor. Yani zeka testi de, kişilik envanterleri de önemli. Ama ülkemizden bildiğim kadarıyla ülkemizde daha çok EQ önemli, çünkü işlerin çoğu müşteri odaklı, insan ilişkileri gerektiriyor. Ar-Ge ve Pazarlama gibi daha çok IQ’nun gerektiği işler az olmasından dolayı IQ testi yok gibi birşey, bu ülkemizle ilgili birşey. Ama işin doğrusu IQ ve EQ veya zeka testi ve kişilik envanterine de “eşit derecede” önem vermek işe alırken. Senin görüşün burada biraz subjektif, Tibet’in ki gibi.

    @Tibet: Yine üzgünüm ama sıkışınca başkalarından medet ummak, onların arkasına saklanmak olmuyor. Bilinçli bir okuyucu benim 6. ve 11. postlarımda ne demek istediğimi anlayacaktır.

    Sevmediğim birşey, insanların bilmediği konular hakkında ahkam kesmesi, sen de bunu yaptın, ben de tepkimi verdim.

    Reply
  16. 16

    Tibet

    Teşekkürler Pelin.

    Reply
  17. 17

    Pelin

    Rica ederim Tibet bey. Hayat her zaman istediğimiz gibi dönmüyor. Gerçekleri kabul etmek gerek.:)

    Reply
  18. 18

    Erhan

    Tibet ve Pelin.. babalarımıza çok sadıksınız. Ama unutmayın onlar bize bu 3. dünyayı miras bıraktılar.

    Fatmanur Hanım burada yazılarında bas bas değişim, gelişim diye bağırıyor ve ben de buna hep katılıyorum.

    Siz ise bana boşver bunları gerçekler budur, ya sev ya terket diyorsunuz.

    Ben ve benim gibi düşünenlerin azınlıkta olması sizi ancak ve ancak bu ülke gelişmiş bir ülke olsaydı haklı çıkarırdı. Bu tip mantaletileriniz yüzünden şu an bir 3. dünya ülkesiyiz ve bu bağlamda çoğunluk haksız oluyor.

    Boşverin şu işe alma durumlarını zaten alakam da yok benim bunlarla. Ama altını çizdiğim bu çoğunluk mantaletesinin olaylara ne kadar tembelce ve kolaycı yaklaştığıdır.

    Ben sevdiğimi alırım diye birşey var mı ya?

    Alamazsın kardeşim. Kim hakediyorsa onu alacaksın. Senin gibi kafalar yüzünden kalifiye insanlar işsiz. Senin mantaliten torpilli olarak da işe alır. Yanlış bir adamsın sen. Dünya böyleymiş… dünya da böyle değil.

    Zaten bu durumlara gelişimiz dünyadaki değişime ve gelişime sadece işimize gelen konularda baktığımızdan dolayıdır. Satın almaları dünyadan yaparız, ama bir benchmark nedir, bilmeyiz, alakamız bile yoktur. Kendi yarıçapımızda kendimizi birşey sanarız.

    Bravo hep böyle devam Türkiye’nin geleceği… babalarımızdan farkınız yok…

    Reply
  19. 19

    Selin Söymen

    Çok teşekkürler Fatmanur hanım. Bende Myers Briggs testini hep duyardım ama bir türlü alma fırsatım olmamıştı. Verdiğiniz link çok yararlı oldu teşekkürler.

    Reply
  20. 20

    Fatmanur Erdogan

    Erhan,

    Hayata ve insanlara neden bu kadar kızgınsın? Düşüncelerinin bir kısmı doğru olsa bile, dinlemekte zorlanıyorum.

    Ayrıca, Tibet’in söylediği tam olarak yanlış değil. Hepimiz çalışmayı istediğimiz bireylerle çalışırız. Sadece akıllı diye birini işe almayız. Sadece yumuşak başlı diye de birini işe almayız.

    Bende dünyanın dört bir yanında çalıştım. Özellikle ABD, yeteneği değerlendirmeyi bilen ülkelerin başında geliyor diye düşünüyorum. Belki Türkiye henüz bazı konularda yolun başında ancak dünyanın her yerinde “hoşumuza giden” insanları işe alma eğiliminde olduğumuz araştırmalar sonucu da ortaya konmuş. Bu demek değil ki yeteneksiz olanları sadece kanımız ısındığı için işe alıyoruz. Bu demektir ki, iki yetenekli insan arasında hangısıne kanımız daha çok ısındıysa (gut feeling) onu tercih ediyoruz.

    Ayhan,

    Kişilik testleri ile ilgili birkaç farklı site daha var. Yollayacağım.

    Reply
  21. 21

    Erhan

    Fatmanur Hanım,

    Benim hayat veya kime kızgın olup olmadığım konuştuğum sosyal gruba göre değişir. Benim burada olmamım sebebi ilginç konulara değinmeniz ama tecrübelerim şunu gösteriyor ki bu sosyal gruptaki insanların bir bölümüne kızgınım. Şu ana kadar kızgın olduğum kişilerin sayısı burada toplam 50 kişi yazıyorsa 5-10 kişiyi geçmez. Genellleme yaptınız ama yanıldınız.

    Hayat konusuna gelince, bu da görecelidir. Eğer hayatın çoğunluğunu bu 5-10 kişi oluşturuyorsa, evet hayata kızgınım. Ne demek istediğimi çok iyi biliyorsunuz.

    Tibet’in dediği sizin dediğiniz değildi sevgili Fatmanur Hanım. Siz daha doğrusunu söylediniz. Dediniz ki iki yetenekli kişi arasından kanımızın ısındığını almak. Tibet ise böyle bir açıklama yapmadı, Tibet şunu dedi: “ister kabul et ister etme, insanlar hoşlandıkları kişilerle çalışırlar.” Yetenek eliminasyonunu konu bile yapmadı.

    Siz daha doğrusunu söylediniz dedim, ama en doğrusunu söylemediniz. Ben de boşu boşuna MBA yapmadım ve uluslararası tecrübelerim olmadı. “Corporate Culture” bir derstir. Ben bunu HP Europe CEO’sundan almıştım zaten. Kurumsal kültür çatısı altında hiçbir yönetici kendi kafasına göre çalışan alma lüksüne sahip değildir. Bu yüzden ki özellikle yurt dışında “Assessment Center”lar olur, Fatmanur Hanım. Bir aday birçok yöneticinin ortak kararıyla kurumsal kültür de göz önünde bulundurularak işe alınır.

    Yani neymiş, face to face’de kanımızın ısındığı insanı almak doğru değilmiş. Bunu en doğru olarak açıklamak da ne yazık ki bana düştü.

    Bu konuda hala dediklerimin yanlış olduğu iddia edilirse yabancı bir konuğa yazması için davet gönderebilirim.

    Reply
  22. 22

    Sertaç

    harika bir video teşekkürler

    Reply
  23. 23

    Erhan

    Bu arada bu videoda “tam 17 dakika” bulunması o kadar da zor olmayan bir nüans farkından bahsediliyor. Aşırı dahiane demem yanlış olur.

    Savunduğum bir konu var. Tanrı tarafından yaratılan bizler az çok, aşağı yukarı, aynı beyin kapasitesine sahibiz. Düşük veya yüksek zekalar azınlıkta.

    Bu bağlamda Malcolm Bey’in yakaladığı şeyleri bizler de yakalayabiliriz. Bu biraz özgüvenle, çalışmayla ve kafa yormayla alakadar. Bir insanın başka bir insanı duayenleştirmesi, idolleştirmesi ve ilahlaştırması dolaylı olarak kendini alçaltması demektir, çünkü başta dediğim gibi insanlar arasında çok büyük uçurumlar yok. Diğer bir insanı idolleştirme bu yüzden o insan için ölümcül bir hatadır.

    İdolleştirende tembelliğe, özgüven eksikliğine ve motivasyonsuzluğa eğilim idol olmuş insana nazaran daha fazladır, ama zekalar hemen hemen aynıdır.

    Reply
  24. 24

    astropay

    Sizin cok yetenekli oldugunuz garanti Fatmanur Hanim

    Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

2018 @ Tasarım ve Kodlama Albatros ♥ Tasarım'a Aittir.