MBA’li Memur Olmayı Tercih Etmeyenlere
eğitim, kariyer, öğrenci, üniversite August 22nd, 2007Bugün Boğaziçi üniversitesinde okuyan bir öğrenci ile sohbetimde, mezuniyetin hemen arkasından MBA yapmayı düşündüğünü söyledi. Neden diye sorduğumda, kariyer günlerine katılan şirketlerin genelde mezuniyetin hemen arkasından MBA yapmak konusunda tavsiyelerde bulunduklarından söz etti. MBA yapan öğrencileri işe alıyormuş bu şirketler.
Üniversitenin hemen arkasından MBA yapmanın diplomalı memur olmanızdan başka bir işe yaramadığını daha önceleri defalarca söyledim. Özellikle üniversitenizin kariyer günlerine katılan şirket yöneticileri sizi bu şekilde yönlendiriyorlarsa, onlara “iş tecrübesiz MBA’linin iş tecrübesiz üniversite mezunu’ndan daha fazla yararı olduğunu ve ayrıca daha üst fiyatlarla işe alındıklarını” ispatlamasını isteyin.
Üniversiteniz bittikten sonra ne yapacağınızı bilemiyorsanız yada iş arayıp da bulamıyor ‘bari MBA yapayım’ diyerek MBA yapma kararı veriyorsanız, belki de bu kararı almadan önce birkaç yönetici ile konuşmanızda, farklı insanların fikirlerini almanızda fayda var derim. Karar vermeden önce de güçlü yanlarınızın neler olduğunu anlamaya çalışın ve nasıl bir iş yapmak isteyebileceğinizi düşünün. Staj yapın. Şirket ortamlarını koklayın. Alternatiflerinizi araştırın.
Bazı şirketlerin MBA yapan öğrenciler için farklı ‘yönetici yetiştirme amaçlı’ imkanları olduğu doğru. Ben bu şirketlerin Türkiye’de bir elin parmağını ancak doldurabileceğini düşünüyorum. Eğer bu tür şirketler yüzlerceyse ve ben yanılıyorsam, bu şirketlerin hangileri olduğunu öğrenmek isterim. Lütfen beni bu konuda bilgilendirin.
Üniversiteden mezun olur olmaz, MBA yapmak yerine yurt dışına çıkmanın yollarını arayın. Erasmus gibi programları kollayın. Sertifika ya da dil programlarına yazılın. Yaz okullarını deneyin. Tatil amaçlı yurt dışına gidin. Uluslararası konferanslara katılın. Yurt dışında “work and travel” olanaklarını araştırın. Ufkunuzu genişletin.
Şirket ortamlarını koklamak, yani iş tecrübesi kazanmak, hangi alanda uzmanlaşmak istediğinizi anlama fırsatını verir.
MBA yapma kararı çaresizlik sonucu verilmemeli.
MBA yapmayı mezuniyet sonrası ‘iş teklifi almak’ için boşa harcamayın. Zamanınızı ve paranızı iyi değerlendirin.
MBA derecenizi kariyerinizde basamak atlamak için kullanın.
İlgi duyduğunuz alan hangisiyse, o alanda daha çok, daha detaylı bilgi edinebilmek için yapın.
Yaptığınız işi daha yüksek başarılarla tamamlayabilmek için yapın.
Fiyatınızı artırmak için kullanın.
Save to del.icio.us
 
Digg This!
 
Technorati Links
 
Stumble it!
 
reddit

May 6th, 2008 at 3:18 pm
Fatmanur Hanım ben sizin tavsiyelerinizi tamamen uygulayan birisiyim. Marmara işletme mezunuyum ve okulu bitirir bitirmez Londra’ya dil okuluna gittim. Sonrasında London Metropolitan University’de International Business masterı yaptım ve 1 sene kadarda Londra’daki küçük bir bankada part time çalıştım. Sonrasında Türkiye’ye döndüm ve 2006 yılından beri sizin çalıştığınız BSH grubu da dahil bütün yabancı şirketlere yurtdışı pazarlama ve ithalat-ihracat gibi pozisyonlara başvurdum fakat mülakata dahi davet edilmedim. 2 senedir bankacılıkta, vasat bir görevde tamamen mecbur olduğum için çalışıyorum ve şuan “Ahhh keşke zamanında hiç yurtdışında vakit kaybetmeyip Türkiye’de MBA yapmış olsaydım” diye saçımı başımı yoluyorum. Şunu da açıkça ifade etmek isterim ki yurtdışından tanıdığım bütün arkadaşlarımda benimle aynı duyguları paylaşıyorlar ve sıradan işlerde çalışıyorlar. Business konusunda Oxford ve Cambridge’den daha iyi olan Warwick mezunu bir arkadaşım bile… Bunun tek sebebi ise yurtdışına 40′ından sonra sadece tatil amaçlı çıkabilmiş olan ve bizim gibi binbir güçlükle yurtdışında okuyan insanları zengin züppesi olarak gören çağdışı yöneticilerdir.
Türkiye’de isim olarak bilinen Oxford, LES, Cambridge, Harward gibi üniversiteler olmadığı sürece ve dönüşte kendine ait bir işi olmayanlara yurtdışında master yapmasını tavsiye etmem.
Saygılarımla
May 6th, 2008 at 7:26 pm
Merhaba Nezih,
Türkiye’de MBA yapmış olsaydın iş bulman mümkün olacaktı diye düşünüyorsun sanırım. Yazdıklarından bunu anlıyorum… Dolayısıyla, İş bulamıyor olmanın sebebini de Türkiye’de bir mastır yapmamış olmana bağlıyorsun.
Yurt dışında geçirdiğin zamanı “vakit kaybı” olarak değerlendiriyorsan, orada geçirdigin zamanın sana hangi yetkinlikleri kazandırdığını görmenin ve dolayısıyla bunu bir avantaj olarak karşındakine yansıtmanın pek kolay olmayacağını düşünüyorum.
Bugün okuduğum bir kitap, yapılan psikolojik araştırmaların, iş görüşmesinde ilk 2 saniye içerisinde yöneticinin kişiyi işe almak isteyip istemediğini ortaya koyduğunu söylüyor. Ben bunun 7 saniye olduğunu sanıyordum! Durum böyle olunca, sanki hangi okulda okuduğun yada nerelerde çalıştığının çok da bir etkisi olmadığını görüyoruz.
İş bulmak kolay değil. İş görüşmesine çağrılmak, zorluğun ilk aşamasını atlatmak demek. Eğer iş görüşmelerine çağrılmıyorsan, başvuru metodunda bir sorun var demektir. Metodunu değiştirmeyi yada geliştirmeyi denemelisin.
Bunun yanısıra, değiştiremeyeceğimız gerçekleri kabul etmek bize istediğimizi elde etme avantajı sağlar.
August 8th, 2008 at 9:48 pm
Sayın Fatmanur Hanım,
Öncelikle, bende sizin gibi düşünüyorum. Yurtdışı deneyimi çok ayrı birşey. Lisans eğitimimde katıldığım 6 aylık bir erasmus programı bile bana çok şey kattı.
Gıda mühendisliği son sınıf öğrencisiyim ve önümüzdeki yıl mezun olacağım.Öncelikle sizin de bahsettiğiniz gibi bende yurtdışı diploma ya da sertifika programlarına katılmayı düşünüyordum. Fakat yaptığım araştırmalala bu işin bana epey pahalıya mal olacağı kanısına vardım.Yurtdışı eğitim bursu bulmak da bir o kadar zor.. Bu sebeple düşüncelerim değişmeye başladı.
İleride hedeflediğim pozisyon açısından benim için en uygun progranım Engineering Management olduğuna karar verdim ve bunu Türkiyedeki bazı üniversitelerde araştırdım. Program full time olmadığı için hem çalışıp hemde bu programı tamamlamak mantıklı geliyor.
Bu konudaki görüş ve düşüncelerinizi paylaşırsanız çok memnun olacağım. Şimdiden çok teşekkür ediyorum.
November 18th, 2008 at 9:19 pm
[...] açardı. Günümüzde lisans dereceniz olmadan iş kapıları açılmıyor. Yakın bir gelecekte, yüksek lisans minimum bariyer haline gelecek, bunu da herhalde doktora dereceleri izler bu [...]
February 13th, 2009 at 1:27 am
Fatmanur hanima su konuda katilmiyorum
belkide anlamamis olabilirim
mba denilen egitim cikis amaci ve gordugum kadariyla
biraz daha pratik ve genel biyapi veriliyor(Londra da mba yapiyorum)mesale bizim unide Msc daha yogun bilgi veriliyor mba e gore
bize daha pratik ve sorunlara nasil yaklasacagimiz ogretiliyor
ingilizlerin dedigi gibi skills not knowledge
Sorunu tespit etme ve bunu kime yaptiracaguini belirleme sanati gibi bir sey ingilterede oyle bi yaklasim var ki buna ingioliz kulturu ekseninde dusunmek lazimkanimca.
Asil cikis amacida zaten farkili bolumlerin birnbirini anlamasi komplikasyonunu kavramasi olarak algilamaktayim.
ama sunuda gordum ki bunu tam anlamak icin ya isletme mezunu olacak sin yada is tecruben olacak muhendislerden bitiren varsa tebrik ederim valla
February 13th, 2009 at 9:03 am
Merhaba Murat,
Bize biraz daha kendi geçmişinden bilgi verip, MBA tercih etme sebeplerini ve senin seçiminde neden doğru bir yer teşkil ettiğini paylaşır mısın? Sanırım bu sayfaları okuyanlar için çok değerli olacaktır.
February 14th, 2009 at 4:37 am
sayin okuyucular degerli blog yazarimizdan aldigim gazla once tesekkur ederek baslayayim oley!! kendimi ifade edmeye calisiyim.Nacizane fikirlerimi paylasacagim. Suphesiz ki sizlere gore dogrulari olabilir yada yanlislari da olabilir bunlari yazmam kesin dogru degildir ve referans noktasi degildir.Olaylar isletmeci olarak bakarsak olaylar kendi icinde ve zamaninda degerlendirilmelidir. (contingency approach)
Mba benim kendi adima gidebilecegim egitimolarak son seviye gerci belkide phd yaparim belli olmaz.
ben anadolu lisesini bitirdim ilkokuldansonra giren eski topragim anlayacaginiz. daha sonra ing.isletme yazdik onu bitirdik imkanlari zorlayarak amcalarin yardimiyla onceden ziyaretettigim londrada bi uniden kabul edildim ve basladim.
Bana bilimselolarak bir sey katti mi diye sorarsak fazla katmadi ama hayatii
turkiyeden baska yerlerdede bilimin yapildigi calismazsan ingiltere degil dominik muz cumhuriyetinde bile gecemeyecegini dunyanin kucucuk bir koy oldugunu, sinirlarin kalktigini, market ekonomisini,degidsik kulturler , hocalar ,anlatim stilleri,sinavlarda ki duzen ve size duyulan saygi ilgi alaka for ex. el kaldiriyosun su getiriyolar, wc gidicem diyosun 30sn ver duzenleyelim diyipgoturuyolar.yurtdisinda yapinca ummadiginiz kadar farkli kultur
empati yapmanizi kolaylastiriyor.
onlarin da insan oldugunu ve onlarla olan cekismeler icdinamikler etc.coksey katiyor insana .adamlar 20modulu 2 ye ayiriyor ilk 10 dan bir soru ikinci 10 dan bir soru
1soruda 5uni kapsiyor ikincisi 5kapsiyorkalanimi coktan secmelioluyoryani adamlar kitabi tam anlamiylaokutuyolar.
vize yok
su yok bu yok
6 ayda bi sinav buda insana cok seyler katiyor.hepsini bir anda sistemeatik olarak ilerlemek zorundasin.
kisacasi cok sey katiyor insana ama tabi karsiligini vermek zorundasincalismakgerekiyor hem maddi hem manevi
August 27th, 2009 at 9:05 pm
Bence de mantıklı olanı bir yurtdışı eğitim programı ile orada bir mba programına katılmak olacaktır. Çünkü bu programlar hem daha ucuz, hem çalışma imkanı var bir de üstüne dilinizi geliştiriyorsunuz. Değişik bir kültürü tanıma imkanı da cabası. Daha ne olsun ki.
August 29th, 2009 at 11:17 am
Merhaba;
Anadolu Üniversitesi 4.Sınıf işletme öğrencisiyim. Okulum bittikten sonra İngilterede MBA yapmayı düşünüyordum fakat Fatma Hanım bu konudaki bütün fikirlerimi değiştirdi korkmuş oldugum nokta Nezih beyinde belirttiği gibi binbir zorluk ve maddi imkanlarla MBA ünvanını aldıktan sonra acaba üst düzey yöneticilerin bize çok afedersiniz Zengin zübbesi yada para ile birseyler yapmıs insan gözü ile bakması beni çok üzücektir. Fatma hanıma su konuda katılıyorum MBA yaş ortalamalarına bakıldıgında 29-33, genel profiline bakıldıgında ise kişisel gelişim ve yapılması gereken tüm herşeyin yapıldıktan sonra son olarak MBA yapılmasına karar verildiği görülebilir. Sanırım benim daha fazla yol almam gerekicek yaşım daha 21
September 5th, 2009 at 7:03 am
Merhaba Fatmanur Hanım,
Elektronik ve Haberleşme Müh. 4.sınıf öğrencisiyim.Geçen yıla kadar açıkcası sürekli kafamda MBA programı rüzgarı esip duruyordu.Staj yapmış olduğum kurumlarda gerek teknik departmanların gerekse idari departmanların(lojistik,satın alma vb..) çok sayıda değerli müdürleriyle tanışma ve konuşma fırsatları elde ettim.Bu bağlamda sorduğum soru hakkında ki hep aynı cevap”Kendi işini tam anlamıyla bilmezsen,o işin yöneticisi olamazsın”(Tecrübe)cümlelerini işittim.Ve haklı oldukları inkar edilemez de.Anatomi olarak benzetmek gerekirse:Öncelikle temel olarak kendimizi beslemek ki en önemlisi ,daha sonra vitaminlerle büyümemize yardımcı olacak maddeleri almak.Bu kadar (boş gelebilir!) cümle kurmamın sebebi;MBA hakkında ani karar verme ön yargımı kırmış olmamdandır.
Sorum şudur:
Türkiye’de MBA yapmak ,neden yurtdışında(İngiltere,Almanya,USA) MBA yapmaktan zordur?(GRE,TOEFL,IELTS sınav puanları açısından,maddi olanaklar)
TEŞEKKÜRLER..
September 5th, 2009 at 8:11 am
Merhaba Can,
Bu konuda Amerikan üniversite profesörlerinden ve “admission officer”larından dinlediğim bir yorumu vermek isterim:
“Türkiye’de anladığımız kadarıyla eğitim biraz ağır. Hocalar not vermekte çok cimri davranıyorlarmış. Bize gelen başvurulara baktığımızda, Türk öğrencilerin notları diğer ülke öğrencilerine nazaran hep daha düşük oluyor. Bu da Türk öğrencilerin diğerleri arasında rekabetini kırıyor. Türkiye’deki profesörlerle bu konuları konuşuyoruz.”
Yurt dışında da başvurular kolay değil aslında, aranan puanlar üniversiteden üniversiteye göre değişiyor. Galiba beklentilerimiz çok yüksek. Ya da bürokrasimiz kötü, hayatları ne kadar zora sokarsak, işimizi o kadar iyi yapıyoruz düşüncesi hakim olabilir! Kimbilir…
October 29th, 2009 at 10:41 am
[...] MA, MBA, PHD… Ismimizin önüne aldığımız makamlar bilgin olmayı da beraberinde getirmiyor malesef. Ekonomi ile psikoloji arasında ki bağ üzerine araştırmalar yapan Barry Scwartz’a göre, bilgelik tecrübe ile geliyor. Tecrübe edinmek için de insanları tanımak için zaman ayırmak, hata yapmaya izin vermek, hatalardan ders almak bilge (wise) olmak için gereken faktörler. Bilge olmak için çok zeki olmaya gerek yok diyor Schwartz… » Devamı [...]
January 9th, 2010 at 6:11 am
katıldığım yurtdışı eğitim fuarlarında mba için Türkiyede en az 3 sene yöneticilik pozisyonunda çalışmış olmayı şart koştular? Türkiyede yeni mezun birini neden hemen bu pozisyona getirsinler ki?
February 17th, 2010 at 11:24 pm
Merhabalar Fatmanur Hanım,
Mba yapmak uzun süredir aklımda ancak ciddi bir karar olduğu için enine boyuna araştırmak istiyorum. Bu vesileyle burdaki tartışmaya bir göz attım. Herkesin MBA hakkında çok değerli düşünceleri var. MBA kararımı etkileyecek nitelikte. Benim durumum burdaki birçok arkadaştan farklı. Benim lisansım İngilizce Öğretmenliği üzerine.2 senedirde öğretmenlik yapıyorum zaten. Ancak lisansım boyunca 2 defa İnsan Kaynakları üzerine staj yaptım ve çalışmaktan mutlu olacağım bir alan olduğunu düşünüyorum. Şu an MBA yapmak istememin nedeni sektör değiştirmek.Sizce iyi bir motivasyon mu? Yada MBA sonunda bu amacıma ulaşabilme ihtimalim nedir? lisansımın çok farklı bir alanda olması ciddi bir dezavantaj olur mu?