İngilizcede ‘Managing Up’ olarak ifade ediliyor.
Managing Up, kısaca yöneticilerinizi yönetebilmeniz anlamına geliyor.
Hep yöneticilerin çalışanları yönetmesinden bahseder dururuz. En büyük derdimiz, en büyük sorunumuz hep budur! Kimse yöneticisinden memnun değildir. Daha çok şey isteriz onlardan, beklentilerimiz hep yüksektir ve nedense yöneticilerimiz bu beklentilerimizi karşılamakta hep yetersiz kalır.
Yöneticilerden bu kadar çok şikâyet ediyorsak, sanırım daha iyi yönetici olmak isteğimizden. Öyleyse, iş başa düşüyor! İlk yöneticilik deneyiminizi elde etmek için ‘yönetici’ ünvanı almanız gerekmiyor.
Profesyonel iş yaşamımda bu açıdan çok şanslı bir insan olduğuma inanıyorum. Hep üst düzey yöneticilerle birebir çalıştım. Halende CEO’ya bağlı olarak çalışıyorum. Bu zamana kadar, bağlı olarak çalıştığım yöneticiler bana mentorluk yaptığı gibi, makro bakış açılarıyla, profesyonellikleriyle ve liderlik özellikleriyle iş yaşamımda onlardan çok şey öğrenmemi sağladılar.
‘Başarılı insanların beklentileri kendilerine yöneliktir, karşılarındaki kişilere değil.’ Elde ettiğim en önemli bilgi bu. Kendinize bu sorumluluğu yüklediğiniz zaman, sorunların çoğunu çözmüş oluyorsunuz zaten. Pazarlama iletişiminden bir farkı yok bu sürecin de aslında: karşındaki kişiyi iyi tanı; hangi konulara önem veriyor, hedefleri nedir, sizden beklentisi nedir, iletişim tarzı nasıldır… Bu bilgileri elde ettikten sonra, bana kalırsa yapılması gereken ilk şey ‘kabul etmektir’.
Yöneticinizi olduğu gibi kabul etmektir.
Hedefiniz, onu değiştirmek değil, yapılan işi veya süreci daha başarılı hale getirmektir. Yöneticinizin ve şirketinizin hedefleri doğrultusunda çalışmaktır. Yaptığınız işte başarılıysanız, zaten her zaman ve her yerde başarılı olacaksınız demektir. Kariyeriniz bir şirkete veya bir yöneticiye bağlı olmayacaktır. Bu harika bir özgürlik duygusu verir insana! Bu süreç de her zaman güllük gülistanlık geçmez tabii. Birçok savaş vereceksiniz. Kızacak, belki ağlayacak, nefret edecek ve ümitsizliğe kapılacaksınız. Şirket politikalarında sıkışacaksınız. Hayat dayanılmaz gibi gelecek ara ara.
Benim tavsiyem, işte bu savaşı sonuna kadar vermeniz.
Yarı yolda kızgınlıkla işinizden istifa etmemeniz.
Mücadele vermeniz.
Bu deneyim, size yönetici olma yolunda büyük tecrübeler kazandıracaktır. Durum ümitsizse, zaten çıkış stratejinizi düşünmeye başlamış olursunuz. Ama baktınız ki, yöneticinizi yönetmeyi başardınız, o zaman başarınızı kutlamak için bir şampanya patlatma vaktidir. Kendinizi ödüllendirme vaktidir.
Şerefe diyerek kadeh kaldırabilmeniz ümidiyle…

One Comment
Pingback: Anonymous