İyi bir kariyer için ingilizce şart.
Herhangi bir yerde değilde, başarılı şirketlerde ve uluslararası düzeylerde iş yapmak istiyorsanız ingilizcenizi mutlaka geliştirmelisiniz. Üniversite öğrencisiyseniz, yaz dönemlerinizi ingilizce öğrenerek ve mümkünse yurt dışına giderek geliştirmeye çalışın.
Mezun olduktan sonra ingilizceniz iyi düzeyde değilse, bir iki sene çalıştıktan sonra yurt dışında yabancı dilinizi geliştirmek güel bir fırsat. Günümüzde ‘ingilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum’ demek otomatik olarak elenmenize sebep oluyor artık.
Genelde ingilizcesi orta düzeyde olanlar yurt dışında ‘iş ingilizcesi’ dersleri alırlar. Bana kalırsa Türkiye’de bir çok kişi yazışma tekniklerinden bi haber. İş dünyasında nasıl yazı yazılması gerektiğini bilmiyor. Örneğin çoğu dostuyla sohbet eder gibi yazıyor. Sıcak geçen bir toplantı arkası yollananan emailler karşıdaki kişinin iş yaptığınız kişi değilde artık çok samimi olduğunuz ahbabınızmış tarzı kaleme alınabiliyor. Uluslararası yazışmalarda ise karşınızdaki kişinin size gülmesine ‘aman tanrım ben kimlerle iş yapıyorum’ demesine ve işi bağlayamamaya kadar uzanabiliyor.
Dolayısıyla iş ingilizcesi derslerinizin yanısıra ‘yazı teknikleri’ ve ‘iletişim’ tarzı ek dersler almanızı tavsiye ederim. İş dünyasında yazılı iletişimi kuvvetli olan kişilerin sayısının oldukça az olduğunu söylemeliyim. Özellikle ileride yönetim kademelerinde yer almayı istiyorsanız, sizi bir üst koltuğa çıkartabilecek önemli bir faktör olduğunu göreceksiniz.
Aksan Önemli mi?
Hangi aksanla konuştuğunuz bana kalırsa önemli. Alman bir arkadaşım bir kaç yıl Güney Afrika’da ingilizce kursuna gitmişti. Döndüğünde aksanı tamamen Güney Afrika aksanına dönmüştü. Aksanlar arasındaki farkı
Amerikan Aksanı
Kanada Aksanı (Amerikan Aksanına çok benzer sadece bazı kelimelerin telafuzu onları ele verir)
Avustralya aksanı
İngiliz aksanı
İskoç aksanı
Bunlar başlıcaları…Ama ne varki Amerika’da ingilizce öğreneceğim diye gittiğinizde karşınıza ingiliz hocalar çıkabileceği gibi Amerika’ya gittiğinizde de Kanadalı hocalarla karşılaşabilirsiniz. Örneğin Amerika’da güneylilerin şivesi New York’luların şivesi ve Kaliforniya’lıların şivesi birbirinden farklıdır. İngiltere’de Londra’da duyacağınız aksan ile (Queens English yada güney doğu bölgelerindeki aksan farklıdır.)Yani yurt dışına ingilizce öğrenmeye giderken kendinizi ne konuşulduğu anlaşılmayan bir bölgede bulmamaya da özen gösterin derim…

6 Comments
ebru
Bir Fransız şirketiyle yaptığım yazışmalarda, şirketin Fransız bayan avukatının “ciro” için “turnover” (iş hacmi olarak ciro, devir) demek yerine “endorsement”(belge arkasına atılan imza, ciro etmek) kelimesini tercih ettiğini görünce, bu nasıl bir şirket böyle demiştim. Bu şirket süt ürünleri pazarında Fransa’da ilk sıralarda yer alıyordu. Ama biz Türkiye idik, orası Fransa idi. Dolayısıyla bizde uyandırdıkları negatif etkinin onlar üzerinde hiç bir etkisi olmadı. Sanırım imaj meselesi sadece, bizim gibi yeni imaj yaratmak zorunda olan Asya ülkeleri için önemli.
İş yazışmalarında ayrıca değinilmesi gereken bir husus daha var bence. Her yazışma yapan kişinin Mr. olarak tanımlanması.İlk yazışmada Dear Sir/Madam demek işin gereği zaten. Ancak ikinci yazışmada ismimi yazmışken herkesin bana Mr. olarak hitap etmesine dayanamıyorum doğrusu. :))MR/MS olamaz mı?
Deniz Içli
Evet, bende genelde Asya ülkelerinden insanlarla yazışmalarda aynı soruna rastlıyorum. zellikle çinliler ve koreliler.
Aygül
Evet ben de Almanlarla konuşurken bunun çok farkına varıyorum. Hele İngilizce’yi geçelim Almanca’nın kendi içinde bölgelere göre farklı olarak konuşulması daha da içler acısı bir durum. Bazı bölgelerde konuşulan lehçenin kendine özgü sözlükleri bile var 🙂
Bundan iki ay önce arkadaşımın şirketi Mısır’la birproje hakkında yazışmalar yaparken elime geçen ( bana özellikle gönderilen) bir yazışmada bizim Türk mühendisimizin heralde aklına Mısır ( Egypt) gelmemiş o da tutmuş Corn yazmış. ( Baş harfinin de büyük olması formata uyuyo ama:) )
Fatmanur Erdogan
Aygül bu hoş hikayeyi paylaştığın için teşekkürler. Bu gibi ilginç tebessümlük hikayelere ihraç edilecek ürünerin arkasındaki tercümelerde de bazen rastlıyoruz. Sanıyorum bir keresinde Hacıbaba lokumlarının paketind her satırı bitirimliki çok müthiş bir tercüme okuduğumu hatırlıyorum:)
Hamdi IŞIKLI
Fatmanur Hanım,
Çok teşekkür ederim,yazılarınızı büyük bir zevkle takip ediyorum.
Yunus Emre
İlk
İhracat yaptığımızda aynı yanılgıya biz de düştük ; yazışmaları yapması erken tecrübeli ! Arkadas kendisine cokk guvenen biri 🙂 genel ingilizce formatında seyler yazıp gönderdi ; daha sonra firma temsilcisi turkiyeye geldiginde gülerek yazılanların yanlışlarını anlattı ! Tabi biz de bu arkadasa teşekkür edip yolları ayırdık ..
Benim bir sorum olacak ülkeler arasında lehçe arklarından bahsetmişsiniz..ama öneriniz yok ; biz hangi ingilizceyi önemsemeliyiz ?
O halde en uygun lehçe hangisi ? Benim bildigim İngiliz lehçesi ? Biz hangi ülkede en doğru ingilizceyi öğrenebiliriz ? Yardımcı olabilirmisiniz lütfen …