Bir yılı daha geride bırakıyoruz.
Makrodan mikroya inerek, şöyle bir bakalım neler olmuş.
2022’ye veda etmeye bir hafta kala, genel bir bakış atalım yıla.
SAVAŞ
Yılı Ukrayna-Rusya savaşı ile açtık. Açılış olarak, daha büyüğü olamazdı dedirten bir durum oldu. Birçok uluslararası marka Rusya’dan çekildiğini duyurdu. Renault ise Rusya’dan çekilmeyeceğini söyleyen ilk şirket oldu.
BÜYÜME
Türkiye ekonomisi ilk iki çeyrekte büyümüş.
Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte de büyümüş.
Henüz açıklanmadı ama 2022 yılını 4. çeyrekte de büyüyerek geçirmiş olduğumuz net.
Yani kısaca 2022 büyüdüğümüz bir yıl olmuş!
YATIRIM
Türkiye’ye uluslararası doğrudan yatırım (UDY)yılın ilk 6 ayında yüzde 79 arttı. 2002 yılından bu yana Türkiye’ye gelen UDY akımlarının 240 milyar dolar seviyesini aştığı, böylelikle UDY akımlarının Türkiye’nin hem sürdürülebilir kalkınmasına önemli katkılar sağladığı hem de toplam cari açığın yüzde 41’ini finanse ettiği bildirildi.
ENFLASYON
Kariyerli beyaz yaka fakirleşmeye devam etti ama ücret almaya devam ettiği için fakirliğini o kadar dert etmedi. Dert etmediği için de sorun beyaz yakanın sorunu olmadı. Bu durum bu yıla özel değil, her dönem beyaz yaka tutumu bu şekilde olmuştur. Kendine yabancılaşmış, ötekine duyarsızlaşmış insan tutumu diyorum ben buna.
Enflasyonist durum, işletmelere fayda sağladı. Her gün fiyat artışı normalleşti ama ücretler hergün artmadı!
Bu kadar büyüdüğümüz için olsa gerek, 2022 yılında beyin göçü oldukça yükseldi. Göç edenlerin yarısı 20-35 yaş arası insanlar oluşturuyor.
BEYİN GÖÇÜ
Beyin göçü kavramı az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yapılan nitelikli insan göçü olarak görülse de, aslında çok yönlüdür. Yani, gelişmiş ülkeler arasında da beyin göçü söz konusudur. Elbette, bizim gibi ülkelerde yetişmiş yetenekli insanın göç etmesi çok daha problemli olabiliyor.
Beyin göçü yeni bir kavram değil elbette ama özellikle ülkemizde hekimlerin yurt dışına gitmesinin artmasıyla, konu gündeme daha yoğun taşındı. 2021’de 1405 doktor başka bir ülkeye göç etmiş. 2011’e göre 27 kat artış anlamına geliyor.
Türkiye’den ayrıca batıya yazılımcı göçü de epey olmuş durumda. Özellikle Türkiye’de büyük şirketlerden çekilen yazılımcılar, buradaki şirketlerin yeteneği elde tutmakta ne kadar başarısız olabildiğini gösteriyor.
Ülkedeki sıkıntılar dolayısıyla yurt dışına gitme isteği güçlenmiş olsa da, büyük şirketlerin yeteneği kaçırmasının inanılmaz büyük bir başarısızlık olduğu kanaatindeyim.
Kuruş hesabıyla, mercer puanı aralıklarıyla yeteneği elde tutabileceğini sanan, mutluluk oyunlarıyla yeteneği avlayabileceğini düşünen ortalama yeteneğe sahip yönetimler elbette yeteneğin ne olduğunu, nasıl hareket ettiğini hiç bir dönem anlayamadığı gibi bu dönemde de anlamamaya devam etti.
Almanya-Fransa-Hollanda en fazla göç alan ülkeler oldu.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Bu yıl sürdürülebilirlik üzerine herkes bir konferans düzenledi. Herkes onu konuştu. Aralarında gerçekten, samimi olarak konuya gönül vermiş olanlar ışıldadı. En azından herkes bir şekilde konuya ilgi duymaya başladı. Bir dönem sadece kurumsal iletişimciler bu konudan anlarken şimdi herkes konunun üst seviye uzmanı oldu. Biz hızlı öğrenen bir ülkeyiz:)
YILIN KELİMELERİ
Yılın kelimeleri “gaslighting” (amerikalılara göre) ve “goblin mode” oldu (ingilizlere göre).
Goblin mode ile başlayalım. Bu kelime hedonist yaşayan, toplumsal beklentileri karşılamak zorunda olmadığını düşünen, umarsızca davranan, tembel, açgözlü ve estetik kaygısı düşük insanı anlatıyor. Covid ile birlikte insanların biraz daha umursamaz davrandığı ortamı da ifade ediyor.
Gaslighting ise psikolojik manipülasyon anlamına geliyor. İdealleştirme, değersizleştirme ve gözden çıkarma üçgeni içerisinde yürütülen bir süreç. İş dünyasında sürdürülebilirlik konusu içerisinde ele alınsa ne güzel olur diye düşündürüyor tabii.
Harry & Meghan Netflix Dizisi Yaptı
Harry ve Meghan’ın hikayesi Netflix’e düştü. Romantikler filmi çok beğendi. Diğerleri, özellikle de ingiliz basını bu genç çifti yerden yere vurdu geçti. Dizi 6 bölümden oluşuyor. Ticari olarak büyük başarı. Meghan’ın kendini Lady Di sanması biraz erken olmuş sanki ama bence filmden daha eğlenceli olan yorumcuların yorumları.