Başarı İçin Fırsatları Farkederek Hareket Edebilmek Gerek
değişim, yönetim 7 Comments »Şans “rastgele” olarak düşünüldüğünden başarılarımızın “şans eseri” olduğunun zannedilmesini sevmeyiz. Başarıyı ancak ve ancak çok çalışmamız ve akıllı olmamız sayesinde elde edebileceğimize inanmak, kendi egomuzu daha yukarılara çıkarmamızda fayda sağlar.
Ben şans faktörüne inanırım. Şansın, bilinçli yada bilinçsiz, “şansı yakalamaya hazırlıklı” olanları yakaladığını düşünürüm. Şansı “önümüze çıkan imkanları farkederek, bize maximum fayda sağlayabilecek şekilde kullanabilmemiz” olarak tanımlıyorum.
CEO’s dergisinden Şükran Tümay ve Çağrı Alkaya’nın Şubat sayısında Boston Scientific Türkiye Başkan Yardımcısı Mine Öztürk ile yaptığı röpörtajda Mine hanımın kariyer yolculuğu ilham vericiydi. Büyük bir zevkle okudum. Diyor ki “Mesleğinin zirvesinde çok başarılı insanlar şans yardımıyla bir yerlere gelmiyorlar. Çok ciddi planlama ve çalışmayla başarı geliyor”. Acaba gerçekten bu böyle mi?
Başarılı olmak için çok çalışmak önemli.
Disiplin önemli.
Konunuzda bilgili olmanız çok önemli.
Ve daha birçok şey önemli.
Ama şans. O da çok önemli!
Neden mi?
Dünyanın en zengin 249’uncu kişisi olan ve 3.5 milyar dolarlık serveti ile Türkiye’nin en zengin kişisi olan Fiba Holding’in patronu Hüsnü Özyeğin’in kariyerinin başlangıcında “şans”ının nasıl yağver gittiğini ısrarla, üstüne basa basa anlattığı konuşmasını hatırlatmak isterim. Özyeğin, Harvard Business School’dan mezun olduktan sonra, Türkiye’ye döndüğünde, Mehmet Emin Karamehmet, liseden arkadaşı olduğundan kendisine iş teklif eder. Hiç banka tecrübesi olmadan, iş dünyasına yönetim kurulu üyesi olarak atılır.
Bugün bir başka örnek vermek istiyorum.
Post it kullanmayan var mıdır acaba?
Zannetmiyorum!
Post it, özellikle çalışan insanların vazgeçilmez bir dostu gibidir adeta.
Peki, Post it nasıl ortaya çıktı biliyor musunuz?
Büyük bir planlamayla mı dersiniz?
Çok düşünüp, gecelerini gündüzlerine katan kariyer insanlarının üstün çabaları sonunda mı dersiniz?
Müthiş bir disiplin sahibi olmanın bir getirisi olduğundan mı dersiniz?
Yoksa geleceği çok iyi tahmin edebilen bireylerin bir başarısı mı dersiniz?
Cevap hiçbiri.
Çünkü, buluş tamamen şans eseri!
Yeni tür bir yapıştırıcı cinsi bulunur 3M tarafından. Bu yapıştırıcı yanlışlıkla bulunduğundan, ne işe yarayabileceği de bilinmemektedir. Buluş şans eseri olmakla birlikte, buluşu yaratmayan ama onu “işe yarar” hale getiren Art Fry’ın çabası ise yadsınamaz. 3M Fry’ın post it fikrini zar zorda olsa kabul ederek, bu ürünle günlük hayatımızı değiştirmeyi başarır.
Şans, önümüze çıkan fırsatları nasıl değerlendirdiğimizle ilgilidir. Bizi başarılı kılansa, bu imkanları görüp, farkederek bize maximum fayda sağlayacağı şekilde hareket edebilmektir. Sonuçta, elimize geçen “fırsatı” başarıya dönüştürmek kendi bilgi ve becerilerimizle mümkün olacaktır.
Kendi şansımı kendim yaratıyorum ve buna inanıyorum diyorsanız, haklı olabilirsiniz. University of Hartfordshire, Psikolojik araştırmalar departmanı başkanı Richard Wiseman “şanslı” insanların neden şanslı olduklarının nedenini bulmuş! Şansın, kısmet, karma ya da tesadüf eseri ortaya çıkmadığını ortaya koymuş. Şanslı insanların, farkında olmadan, kendi şanslarını ayaklarına getirecek şekilde düşündüklerini ve hareket ettiklerini ispat etmiş.
Wiseman, “şanslı” insanların “farklı imkanlara/opsiyonlara” daha açık bir tutum sergilediklerini ve risk almaya daha yatkın olduklarını söylüyor ve çoğu insanın etraflarındaki fırsatlara açık olmadıklarından, bu imkanları görmediklerini ifade ediyor. Şanssız olan kişilerin, rutinden yana olduklarını ve yeni deneyimlere açık olmadıklarını yaptıkları araştırmalarla kanıtlıyor.
Kariyer dediğimiz şey, önümüze çıkan fırsatları yakalayıp değerlendirebilmemizle mümkündür.
Şanslı olmanız, kendi şansınızı yaratabilmeniz ve karşınıza çıkan fırsatları farkederek yakalayabilmeniz ümidiyle.

Recent Comments