Yazar: Asım Aslan, Ekonomist Dergisi Yazı İşleri Müdürü
Yazar Turgut Uyar ‘kariyer’ için şöyle diyor “İdealizmin zamanla kariyerizme dönüşmesi çağımızın en büyük dramlarından biridir.” Bir sanatçıda kariyer’in yaptığı çağrışım bu.Profesyonel iş hayatında ise başka bir anlam buluyor kariyerizm. Yükselmek, yükselmek, daha yükselmek.Sözlük anlamıyla, ‘Bir mesleği en üst düzeyde ve en iyi şekilde yapmak’tan çoğu zaman soyutlanarak ve salt ‘mesleki zirve’ olarak algılanabiliyor. ‘Ora’ya nasıl çıkıldığı veya çıkılması gerektiğinin her zaman anlamı olmayabiliyor. Önemli olan bir an önce ‘ora’ya çıkmaktır.
Aramızdaki fark
Bu yüzdendir ki, hem dünyada hem de Türkiye’de yılda onlarca ‘kariyer’ ya da adına ‘kişisel gelişim forumu’ da denen toplantılar konferanslar gerçekleştiriliyor. Pek çoğuna, kitapları dünyada best seller olmuş ünlü gurular konuşmacı olarak geliyor. Bu konferanslara yabana atılmayacak kadar yüksek bir ilgi olmasının nedeni, zirve tırmanışı için ‘elverişli’ taktikleri öğrenmek. Herkesin bu toplantılardan beklentisi tek. “Kariyer basamaklarını nasıl hızlı çıkarım?” Bulabiliyorlar mı bu sorunun yanıtını? Hem evet, hem de hayır.Teorik olarak eminim çok şey katıyordur bu konferanslar kendilerine. Fakat Türkiye gerçeği ile ne kadar örtüşüyor, ya da uygulama alanı buluyor? Tartışmalı bir konu. Sanayi geçmişleri 200 yıl öncesine dayanan toplumlardan, bu altyapı üzerinde yükselen finansal piyasalardan ve bu piyasaların deneyimlerinden söz ediyoruz. Konuşmacıların büyük kısmı Batı’dan geldiğine göre…
Türkiye de hedefte
Bizim ise sanayimiz henüz çok genç. En büyük sanayi şirketlerimiz bile AB ve ABD kıstaslarına göre birer KOBİ. Üstelik tamamı birer aile şirketi kimliğinde. Dolayısıyla bu yapıların istihdama, insan kaynağına, çalışanların geleceklerine yönelik beklentilerine tatmin edici ve motive edici bir yaklaşım sergilediklerini söyleyemiyoruz.Yeni yeni başlıyor bunlar Türkiye’de. Gerçi nitelikli iş güçlerini yurtdışına ya da içerideki yabancı şirketlere kaptırmasalar yine umurlarında olmazdı. Fakat artık üretimde ve hizmette olduğu gibi istihdamda da dışa açık bir rekabetle karşı karşıyalar. İyiler bulunup avuçlarından alınıveriyor. Bugün Batı’nın en etkin ‘head hunter’ları (beyin avcısı) artık herhangi bir pozisyon için yola çıktıklarında Türkiye’yi de tarıyorlar.
Alınacak yolumuz var
Çünkü Türkiye, birçok yabancı şirket için üst düzey yönetici açısından özellikle belli başlı sektörlerde tam bir cankurtaran görevi görüyor. Bilişim teknolojileri, ilaç, turizm ve hizmet bunların başında geliyor.Bugün Türkiye’ye adım atmış bu sektörden şirketlerin hemen hemen tümünün yurtdışı operasyonlarında mutlaka üst düzeyde bir Türk yönetici bulabilirsiniz. Buraya gelenlerin önemli bir kısmı için Türkiye, profesyonel yönetici açısından adeta bir vaha.Özellikle de bu coğrafyadaki yapılarını, yani Ortadoğu ve Türk cumhuriyetlerine yönelik bir hazırlık içinde bulunanlar için bu geçerli.Tabii istihdamdaki dışa açılma Türk şirketlerinde de belli bir noktaya getirmiş bulunuyor. İnsan kaynaklarına daha çok önem veren, çalışanların kişisel ve mesleki gelişimlerinin önünü açan yaklaşımları benimseyen sanayi ve hizmet şirketlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Örneğin bankacılık sektöründe bu süreçlerin çok daha hızlı ilerlediğini ve yönetsel açıdan dünyanın önde gelen yapılarına yaklaşıldığını söylemek gerekiyor.
Yine de daha alınacak çok yol var.

One Comment
halo 4 release date
Yo there administrator, I actually wished to actually place a immediate mention to proclaim that I cherished your specific posting. Thanks!