Kurumsal Sosyal Sorumluluk süreçlerinden iyi anlayan şirket yönetimleri, karbon ayakizi azaltımı için hedefler koymaya ve uygulamalar yapmaya başladı bile. Bu çalışmayı en ses getirecek şekilde hayata geçirenlerden biri Akbank oldu. Az sayıda da olsa, bu tür çalışmaları başlatan şirketler mevcut.
Insanoğlu enteresan. Konu şirketler olunca, bazen acımasız olabiliyoruz. “şirketlerden beklentimiz” çok yüksek. Ozellikle şirket finansal olarak da güçlü ise, zaman zaman yerden yere vurmak için şirketin her adımından bir sorun yaratmaya hazırız. Oysa, unuttuğumuz çok önemli bir konu var: o da şirketleri yaratanların çalışanlar olduğu…yani bizler…
Kurumsal Iletişim departmanları tarafından ele alınan ve binbir zorlukla sürece konmuş olarak işletilmeye çalışılan Kurumsal Sosyal Sorumluluk çalışmaları bana kalırsa önemli bir noktayı atlıyor.
O da beklentilerin şirket faaliyetleri üzerinde olması ama bireye ucunu henüz çok da fazla dayandırmaması. Oysa, bireyin düşünce ve tutumu, şirketleri teşvik edecek en önemli unsurdur. (Artık MBA programlarında gönüllü olarak STK’larda çalışmak bir önşart.)
Yani, şirketlerin CO2 azaltımları konusunda çalışması harika elbet.
Peki, bireysel olarak ekolojik ayakizimizi azaltma konusunda neler yapıyoruz?
Iş dünyası, güçlü ve zengin olmak isteyen kariyer insanlarıyla dolu. Peki sorumlu kariyer insanları yetiştiriyor muyuz? Işe alım politikalarımız arasına adayın kişisel hayatına saldıran sorular yerine, ne derece sorumlu bireyler olduklarını öğrenme çabası gösterebiliyor muyuz? (Bu kurumsal itibarı yükseltecek önemli bir nokta)
Pazarlama ve reklam sektörüne büyük bir tutkuyla atılıyor ama yarattığımız kampanyaların sorumluluğunu hissederek hareket edebiliyor muyuz? Satış ve prim almak pahasına her yol müstahaktır mı diyoruz? Yönetimleri doğru yöne hareket etme konusunda yönlendirmeyi sorumluluğumuzun bir parçası olarak hissediyor muyuz?
Ekolojik Ayakizinizi ölçmek için WWF güzel bir test yaratmış. Ekolojik ayakizi ile ilgili detaylı bilgiyi buradan alabilirsiniz. Ayrıca, WWF, yapabilecekleriniz konusunda güzel bir çalışma yapmış. Buradan öğrenebilirsiniz.
Birey olarak kendi üzerimize düşeni yapabiliyorsak, şirketleri de geliştirebiliriz. Orneğin, Alphan Manas‘ın arasıra toplu taşıma araçlarını kullandığını okumuştum. Başarılı bir rol model. Liderlik dediğimiz şey sadece iş alanı yaratmakla değil, aynı zamanda örnek teşkil etmekle kazanılıyor.
Daha güçlü ve daha zengin bir dünya, kendine ve içinde bulunduğ
u dünyaya sorumlu bireylerle mümkündür.
—
1999 yılında başlatılan CittaSlow akımını öğrenmek için
Slow Movement akımı ile ilgili bilgi için.

