Üniversitelerimizde ki eğitimden gençlerin hala pek memnun olmadığını duyuyorum.
10-20 yıl öncesine göre belki bir nebze gelişme söz konusu ama ögrenciler hala “bir şirketin çalışanı” olmak için eğitiliyorlar. Hatta okulun dışında ki hayatla ilgili ne fazla bir fikirleri var ne de iş dünyasına atılmak için ne yapmaları gerektiğiyle ilgili bir fikirleri… “Mezun olduktan sonra iyi bir şirkette müdür olmak” düşüncesiyle okuyoruz hala sanki…
Oysa dönem bilgi çağı ise, girişimci olma çağındayız demektir.
30’lu 40’lı yaşlarında hayatını üç aşağı beş yukarı sağlama almış girişimcilerin yanısıra 20’sine basmamış yada henüz 20’li yaşlarında olan girişimcilerin zamanı bu zaman…Öyle değil mi?
Gençler cesaretlendirilmeli, üniversite çağlarında yakaladıkları fikirlerini değerlendirebilmeli, hayata bir “memur” olarak başlamaktansa kendi işlerini yönetmeyi deneyerek öğrenenler sınıfında ilerleyebilmeli…
Bu teşvik fazla olmadığına göre gençler kendi kendilerini motive edebilmeli. Kendilerine, yapabileceklerine ve fikirlerinin başarılı olacağına dair inançlarını sağlam tutmayı denemeli.
Türkiye’de finansal sistemin de 10 sene önceye nazaran çok daha kuvvetli bir noktada olduğunu düşünürsek, finansal açıdan destek alınması da biraz daha rahatlamış durumda. Burada aklıma Marka konferansında konuşan Kenneth Cole’ün bir sözü geliyor: “Başarıya ulaşan işler çoğunlukla en fazla yaratıcılığı içinde bulunduran ve genelde fazla para gerektirmeyenler oluyor.” Finansal destek anlamında özellikle kadın girişimcilere sunulan kredi imkanları da mevcut.
Girişimci ruhuna sahip olan ögrencilerin fikirlerinin peşinden koşmasını, okulda öğrendiklerini ticarete dönüştürebilmek için risk alabilmeyi erken yaşta denemelerini ümid ediyorum.
Yapılan bir araştırmada Türkiye’de orta sınıfa “elinize bir miktar para geçse ne alırdınız” diye sorulduğunda en büyük isteğinin hala bir “ev” ve bir “araba” olduğu ortaya çıkmış. Bu istekler bende “güvenli yaşam”ın daha öncelikli olduğu hissini yaratıyor. Bu da girişimciliği ikinci plana atmayı tercih ediyoruz gibi geliyor.
Üniversiteye yeni başlayacak yada halen üniversitede okuyan tüm gençlere devrin onların devri olduğunu hatırlatmak isterim. Umarım çoğunuz “iş bulmak için değil, iş imkanları yaratabilmek için” okumayı tercih edenlerden olursunuz…


4 Comments
Bilge
Galina ozel üniversiteler de bu konuda hafif çuvallıyor ama yine de sundukları imkanlar devlet üniv ile kıyaslanamaz!
ebru
Girişimci ruh acaba eğitimle mi oluyor yoksa doğuştan gelen bir özellikle/yetenekle mi? Yazdıklarınıza sonuna kadar katılmakla birlikte girişimci ruhun doğuştan geldiğini savunanlardanım. Eğitimin bu konudaki rolü bence çok az.
Şerife Arıcı
Şu dünyada en büyük tutkum kendi işimi kurmak. Yalnız başlangıç için kaynak bulmak sorun. Başlayabilsem başarılı olacağıma dair inancımsa çok kuvvetli.
Ömer Cenk Güven
Fatmanur Hanım, genç yaşta ticarete atılma konusun fikirlerinizi sonuna kadar destekliyorum… yalnız insanlar daha çocuksun daha batacaksın falan diyorlar…ama kimin umrunda…