Şirket ortamlarında dedikodu genelde pek de tavsiye edilmez. Birçok sorunu beraberinde getireceği ve yolunda gitmeyen birşeylerin olduğu tahmin edilir. Dedikodu yaygın ise, o zaman şirketin resmi iletişim kaynakları çok iyi çalışmıyor anlamına gelebilir. Bu da dedikoduyu gerekli hale sokabilir.
Çalışan motivasyonu açısından dedikodu, insanları bir araya getirdiğinden, sanılanın aksine, pozitif bir etkiye sahip olabiliyor. Uzmanlara göre bireyin içini döküp rahatlamasını sağlamasının yanı sıra dedikodu aynı zamanda düzenleyici bir sosyal işlev de görüyor.
New York State University profesörlerinden David Sloan, “Dedikoduyu özensizlik ve güvenilmezlik göstergesi olarak karalayıp durduk. Ama araştırmamız bunun çok temel bir uyum sağlama yolu olduğunu gösteriyor” diyor. “Dedikodu bilgiyi paylaşmanın bir yolu, üstelik başkalarını kontrol etmeye imkan veriyor.”
Profesör Sloan “Biri kalkıp kendi çıkarları doğrultusunda dedikodu yaparsa, dedikoduya hedef olan kişiyle birlikte kendi adı da kötüye çıkar. Ama bir grubun çıkarları doğrultusunda ise dedikodu, o zaman diğerleri de bundan karlı çıkar ve kimsenin itibarına zarar gelmez” diyor.
State University of New York tarafından yapılan araştırma, az dedikodu yapmanın, çok dedikodu yapmak kadar zararlı olabileceğine işaret ediyor.
Dedikoduyu seviyorsanız, artık kendinizi kötü hissetmek zorunda değilsiniz gibi gözüküyor! Ama siz siz olun, dozunuzu ve kiminle hangi dedikoduyu, ne zaman yapacağınızı iyi kestirmeye bakın.

One Comment
Anonymous
Dedikodunun da ise yarar oldugunu ogrenmis oldum, icim rahatladi. bu baslikta ikinci bir yazi yazsan ve icerigini bu yazidaki son paragraf olustursa hic fena olmaz hani…