resim
Ana Sayfaya Dön


Uluslararası Iletişimde Kimin Kuralları Geçerlidir?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Iletişim
25 Jun 2011

Uluslararası şirketlerde, uluslararası bir kariyer yapmak istiyorsanız, okumaya devam edin.

Yabancılarla çalışırken kim kimin kültürüne ayak uydurmalı? Hiç düşündünüz mü?

Ingiliz mi bana ayak uydurmalı ben mi Ingilize ayak uydurmalıyım? Amerikalı mı beni anlamaya çaba göstermeli ben mi onu daha çok anlamaya çaba göstermeliyim? Bulunduğum yere göre bu durum değişiklik göstermeli mi?

Bu sorunun cevabını bulmak için çok okumak ve çok insanla konuşmanın yanısıra en çok gözlem yapmaya öncelik vermekte fayda var. Gözlemin başarısı, algıların ne derece yoğun eğitildiğiyle alakalıdır.

Gözlem yeteneği çok gelişmiş olanlar ince nüans farklarını çok hızlı yakalar. Çoğu kimsenin farketmediği detayları görür. Bu da hızlı manevra yapabilmelerini sağlar. Konuşurken sohbetin seyrini yönlendirebilmelerine imkan verir. Otomatik olarak karşı tarafın iletişim tarzına ayak uydurarak güven yaratırlar.

Kültürlerarası iletişimde doğru olan yaklaşım her iki tarafın birbirine yaklaşmasıdır. Yani her iki taraf da birbirinin kültürünü anlamaya çaba gösterdiğinde başarı kaçınılmaz oluyor. Ideal olan çabanın %50-50 olmasıdır ama normal hayatta bu nadir karşımıza çıkar. Bunun için iletişim de “mikroskills” dediğimiz yöntemleri öğrenmeniz uluslararası şirketlerde çalışırken rahat etmenizi sağlar.

Microskills ne işe yarar?

Kısaca duyusal (işittiklerimi ve gördüklerimi) bilgileri subjektif görsel izlenimlerimizden (fikirlerimiz, yargılarımız) ayırdedebilmemiz için yardımcı olur. Örneğin, “gözlerini hep kaçırıyordu” bu yüzden “zayıf ve kendine güvensiz biri” yargılamasından, “gözlerime pek bakmıyordu” objektif gözleme geçebilir ““zayıf ve kendine güvensiz biri” düşüncesinin subjektif izlenimimiz olduğunu daha net anlamamızı sağlar.

-        Farklı kültürlerin sizden farklı “anlayışları” olduklarını farkettirir.
Bazı kültürlerde tanımadığın kişilere gülümsemek doğru bir davranış değildir. Genelde batı kültürlerinden gelenler bu kişileri “mutsuz” ve bazen “sohbete değersiz” algılar, çünkü batı insanı için birini gördüğünde gülümsemek medeni ve sosyal bir davranış olarak algılanır.

-        Yanlış anlaşmaları minimize etmeye yardımcı olur.
“Gözünün içine bakmak” bazı kültürler için saygısız olmanın simgesidir. Gözü kaçırmadan birine bakmak batıya has bir davranıştır aslında. Türk insanı için tam uygun olmasa da tüm eğitim ve öğretim tekniklerini batıdan alıp uyguladığımız için zaman içerisinde bu bize de yer etti. Birinin gözlerine direk ve uzun süre bakmak özgüvenin işaretidir ancak hiç gözleri kaçırmadan bakmaksa karşı tarafı rahatsız edebilir. Asya toplumunda direk göze bakmak “saygısızlık” olarak algılanır.

-        Vucut dilini daha iyi anlamamızı ve kültürün davranışa etkisini görmemizi sağlar.
Bazı kültürlerde iletişim hareketli diğerlerinde durağandır. Latin ve Akdeniz kültürleri duruş ve konuşma tarzı açısından el, kol, mimik kullanırken, diğerleri daha durağan ve sabit bir tarzdadır. Hareketli kültürden olanlar sabit duruşlu kültürleri “hissiz, duyarsız, sorunlu, soğuk” olarak algılayabilirler.

Kültürlerarası iletişimi anlamak, ilişki yönetiminizi güçlendirmenizi ve işinizde daha başarılı olmanızı sağlar. Uluslararası ilişkilerde kuvvetli olanlar diğer kültüre yaklaşmayı becerebilenlerdir.

Ismi Dalmaçyalı. Gerçek adını bilemiyorum. Kısa bir süre önce tanıştık.

Ona biftekli snack verdim, heyecanlandı. Hopluyor, zıplıyor, beni gördümü üzerime atlıyor, kapımın dibinden ayrılmıyor. Ben onu görünce içim coşuyor, o beni görünce deliye dönüyor. Galiba iyi anlaşıyoruz.


Share

YORUMLAR
Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
E-posta
Web Sitesi
Yorum

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası