resim
Ana Sayfaya Dön


Zincirleri Kırabilmek Üzerine…

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim
28 Jun 2014

Geçtiğimiz ay Sürdürülebilirlik Konferansı yapıldı. 2. günün moderatörlüğünü yapıyordum ve konuşmacıların sunumlarını özetliyordum. Günün ardından birşey dikkatimi çekti: kurumsal yapıların içinde olanlarla olmayanlar arasında önemli bir fark vardı.

VatanGazetesi_FatmanurErdogan_TubaUnsalKurumsal insanlar işi birşekilde yapmakla meşgulken, kurumsal dünyanın dışındaki kesim, işin felsefesini, anlamını ve değişimin doğru yönde olması için konulara yaklaşımı ve vizyonu çiziyordu. Yani aslında değişim dışarıdan içeri körükleniyor ve ancak bu şekilde ilerleme sağlanabiliyordu…

Aslında bu durum beni pek şaşırtmadı. Kurumların, insanları insanlığından çıkartan vahşi ortamlar haline geldiğini düşünecek olursak, kendi dünyaları dışındaki dünyaya ayıracak çok kısıtlı zamanları olan bu kesimin işletme körlüğü kaçınılmaz. Vahşi ortamlar eskiden at ve silah kullanımını anımsatırken, modern dünyanın vahşi ortamı, diploması adı altında “iş çevirme” sanatından başka birşey değil elbette. House of Cards dizisini sevenler, diziyi yazanlar ve çevirenler, eminim ne dediğimi daha iyi anlıyorlardır.

Değişimi getirebilenler Malcolm Gladwell’in “Outliers” olarak ifade ettiği kişiler oluyor. Outlier’ların çok azı kurumsal yapıların statükocu yapılarına uyum sağlıyorlar. Zaten uyum sağlasalar, değişimin gelmesi mümkün olmuyor…

Kariyerini kurumsal hayatların içinde geçirmeyi hedefleyenlere, David Cain’in hikayesini okumasını öneririm. 9 ay boyunca dünyayı dolaşan David’in, turu bitince, bol maaşlı bir işe girişi ve 9-5 hayat ile diğer hayat arasındaki farkı kaleme aldığı güzel bir içgörü.

Değişim yaşayabilmek için, David’in yaptığı gibi farklı deneyimlere ihtiyacımız var.

Bir diğer örnek de deneyimlerini önemsediğim Steve Jobs.

Steve Jobs’ın hiç de kolay biri olmadığı bilinir. Zor insandır. Hırçın insandır. Deli dolu insandır. Tutkuludur. Asidir. Dünyayı değiştirecek kadar idealleri olan, vizyon sahibi biridir. Kendi kurduğu şirketten atılan ama yerine gelen Pepsi CEO’su John Sculley’nin işi batırması ile Apple’ı tekrardan ayaklandırmak için geri çağrılandır Steve Jobs.

Kurumsal dünya insanının nasıl düşündüğünü görmek istiyorsanız, John Sculley’nin bu videosunu seyredin.

Zincirlerini kırabilenler, tek bir hayat içine sıkışıp kalmayanlar olsa gerek…

Devamı >>

Yaratıcı İnsan, Ruhu Özgür Olandır.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Yaratıcılık
16 Mar 2014

Yaratabilmek için ruhunuzun özgür olması gerekir.

Yeni fikir yaratmak, farklı ortamlara girip, dünyaya bambaşka gözlerle bakabilmekle mümkündür. Yaratıcılık, sürekli mantığınızla düşündüğünüz dünyadan çıkıp, hayal ortamlarına dalabildiğiniz, sokaklarda öylesine dolaşabildiğiniz anlarla beslenir.

Yaratıcı insan, gücünü kendinden ve etrafında, hayatın içinde olup bitenlerden alabilendir. Yaratıcı insan, kendine güvenendir. Cesaret edebilendir. Tıpkı Köylü Ekrem kadar cesur olabilen, kendi başına muhakeme edebilen, hayatı anlamlı yaşayabilme mücadelesine girebilendir.

Köylü Ekrem şöyle başlıyor sözlerine:

“40 yaşında doğduğumu hissediyorum, şimdi de çocukluğuma doğru büyüdüğümü ve kesinlikle çocuk olarak öleceğimi söyleyebilirim.” “Gerçek okulun toprak olduğunu, tabiat olduğunu düşünüyorum.”

Her kurum yaratıcı insan aradığını söyler ama yaratıcı insana “söz” dışında pirim veren azdır.

Devamı >>

Sosyal Mecralar İnsanı İnsana Yaklaştırıyor.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Girişimcilik, Kadın, Sosyal Medya, Sosyal Medya Dünyası
15 Feb 2014

TRT Türk’ün Dijital Bakış programında Mesut Karataş ile Kadın olmayı ve Dijitali konuştuk…

Devamı >>

Dijital Stratejileri Nasıl Uyguladığınız Kurum Kültürünüzü Yansıtır

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Sosyal Medya
29 Dec 2013

Sosyal mecraları kullanmanın en temel psikolojik sebebi bireylerin “bağ kurma” ve yaratılan bu “bağı kuvvetlendirme” ihtiyacıdır. Sosyal Medya stratejilerinin temelindebağ kurma ve kurulan bağları kuvvetlendirmenin yer alması bu sebeple kaçınılmazdır.
Dijital StratejilerPhoto:SocialGarden

Dijital stratejilerin temelinde, ticari amaçlar bulunur. Müşterilerin sorunlarını çözmek, onlara daha fazla fayda yaratan çözümler sunmak (mobil veya aplikasyonlar gibi) ya da ürün ve hizmetlere ulaşımın kolaylaşması bunlardan birkaçı.

Dijital Stratejileri kurgularken, dijital + sosyal stratejilerin bir uyum içerisinde ilerlemesi esastır. Bu iki konsept arasındaki farkı iyi anlamadığımızda, aralarında sinerji yaratmamız mümkün olmayacağı için doğru strateji ile ilerlemek mümkün olmaz.

Devamı >>

Gelecek, Beyaz Yakalı Girişimcilerle Şekillenecek.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Girişimcilik, Girişimcinin Ruh Halleri
08 Oct 2013

Girişimciler iş dünyasının işleyiş şeklini değiştiriyor; toplumların sosyal dönüşümünü körüklüyor. Danışmanlar, ajanslar, 3. partiler olmadan şirketler hiçbir yeniliği ve yaratıcılığı getiremiyorlar. Dünyayı beyaz yakalı girişimcilerin şekillendirecek olmasının 3 nedeni var:

TEKNOLOJİK GELİSMELER & ORTA SINIFIN DÖNÜŞÜMÜ: Orta sınıf Türkiye’de ve dünyanın her yerinde yükselişte. Gelir seviyesi artıyor. Yükselen orta sınıf için hayat para kazanmanın dışında bir anlama sahip. Bu nedenle yaptığı işlerin de kendisi için anlamlı olmasını bekliyor.

Yükselen orta sınıfın bir kısmı gelir açısından alt-orta sınıf gelirine sahip olacakken yaşam tarzı olarak üst orta ve üst sınıfın yaşam alışkanlıklarını benimseyecek. Bu orta sınıf, yetenekleri olan, kültürlü, eğitimli, Internet teknolojilerini çok iyi anlayan ve kullananlar olacaklar.

Diğer bir kısmı ise dünyayı değiştirmek için girişimciliğe soyunanlar olacak. Kurumlar, kamu ve STK’lar ile işbirliği yaparak, geleneksel şirketlerin yapamadıklarını yapmaya başlayacaklar. Elon Musk gibi. Alper Akcan gibi. Nevzat Aydın gibi. Robin Chase gibi.

Yaşam kalitesi yüksek bir hayat yaşamak için bir şirkette 8-5 çalışarak, tek bir ofise tıkılı çalışmayacaklar. Sevmediği iş kültüründe, saygı duymadığı yönetimlerle çalışmayı tercih etmeyecekler. Para kazanmak önemli olsa da, para hayatlarının odak noktasında olmayacak. Teknolojiyi kullanarak iyi bir yaşam kalitesine kendi hayat beklentisi dahilinde sahip olabilecekler. Yarattıkları işlerle, yeni dünyanın düzenini şekillendiriyor olacaklar.

ÇAĞ DIŞI YÖNETİM ANLAYIŞLARI: Gelecekte ayakta kalacak şirketler ve markalar sosyal şirket yaratabilenler olacak.

Devamı >>

Kurum Kültürleri Girişimci Davranışa İzin Verdiği Sürece, Şirketler Var Olacak

05 Oct 2013

Hindistan vizesi almaya gittiğimde, pasaport numarası kısmına sadece numara yazdığım, harf koymadığım için Konsolosluk benden resmi evrak istedi. Bu resmi evrakta pasaport numaramı yazarken sadece numaraları yazdığımı, numaranın önündeki harfi yazmadığımı belirtmemi istediler. Hindistana girişte zorluk yaşarsam, Istanbul Konsolosluğunun sorumlu olmadığını belirten bir evraktı. Bana vize vermeyi bu şartla kabul ettiler. Sorun yaşarsam sorumluluk benimdi.

Hindistana sorunsuz girdim. Bu hikaye, bir kurumun nasıl bir kültüre sahip olduğuna işaret ediyor. Konsolos (1) yanlış ve riskli olduğunu bildiği halde yolcuyu riske atmayı göze alıyor. (2)  Yanlış olduğunu bildiği halde vize vermeyi kabul ediyor. (3) Kendi paçasını kurtarmak için yolcudan evrak alıyor ama belki de vizeyi vermekte pek sorun olmayacağını bilsede, yolcuyu tedirgin etmeyi seçiyor.

Kültürler bir kurumun davranış tercihini belirler. Kurum kültürü “soft” bir konu olduğu için ve çoğumuz teknik bilgilerimiz sayesinde yükseldiğimiz için kültür yaratmanın önemini anlamakta zorlanıyoruz. Oysa, her zaman söylediğim gibi, zor zamanlarda her şeyi hızlıca değiştirebilirsiniz (i.e. ürün gamı, fiyatı) ama kurum kültürünü asla.

Devamı >>

21. Yüzyıl Yeniden Öğrenebilenlerin Olacak

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Yönetim
03 Jul 2013

Futurist Alven Toffler, 21. yüzyılı işte böyle tanımlıyordu: Eskiden öğrendiğini bugünün gerçeği gibi görmeye devam eden, bildiklerini bir kenara koyup beyninde yeni bilgilere yer açamayanlara 21. yüzyılda yer olmayacağını söylüyordu.

Haksız mı?

Sosyal Medya ve dijital iletişime burun kıvıran günümüz yönetimleri, nihayet Gezi parkı olayları sayesinde bu konuda bir iki şeyi öğrendi:

(1)           Sosyal Mecraların bir grup işi gücü olmayanların kendini oyalama aracı olmaktan ziyade, güçlü bir iletişim ve iş yapma aracı olduğunu.

(2)           Yeni gelişmeleri uzaktan izlemenin, bu devirde işlemediğini; sürecin aktif bir parçası olmanın önemli olduğunu.

(3)           Katılımcı Liderliğin yeni liderlik tarzı olduğunu ve sosyal mecraların da bu tür liderliği körükleyen itici güç olduğunu.

İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu Leigh Turner, Ingiltere ve Türkiye arasındaki hem ticari ilişkileri hem de eğitim alanındaki işbirliğini güçlendirebilmek için başlattıkları GREAT kampanyasını daha başarılı kılmak için sosyal medyanın etkili ve etkin isimlerini bir araya getirdi.

Öncelikle Turner, etkileyici bir kişilik. Sosyal mecralarda aktifseniz, onu Twitter’dan takip etmenizi öneririm. (Gezi parkı direnişiyle ilgili olarak bir Başkonsolosun aktif tweet ettiğini biliyor muydunuz? Üstelik tweetlerini kendi atıyor, PR ekibi değil! Kesin bilgidir! Bilhassa sordumJ Twitter’dan kendisine sorduğunuz sorulara da bizzat cevap veriyor. Ingilizce yazarsanız tabii!)

Devamı >>

Mutsuzluğun Anahtarı Mükemmel Olma Çabasında Saklı

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Yönetim
21 May 2013

Yaptığımız her işi her zaman kusursuzca yapmak için hatasız hareket ederek daha çok sevilmek, beğenilmek ve takdir edilmek ihtiyacı ile yanıp tutuşan bir dünyaya girdiğimizi hissediyorsanız, yanlız değilsiniz.

Herşeyin en iyisi olmak arzusuyla dolu ortamlar bizi üretmeye teşvik etse de, genellikle bizi yetersizlik duygusuyla boğuşturur. Mükemmellik arayışı hayata ve hayatın içinde olup bitenlere karşı merakımızı ve hayranlığımızı söndürmeye başlar.

Mükemmel olmaya ve mükemmel gözükmeye çalışanları gözlemlemeyi denediniz mi?

Mükemmel insan iticidir, ulaşılamazdır, tolere edilmeleri zordur. Ortak noktada buluşmanız kolay değildir. Yine de mükemmellik arayışından vazgeçmiyor, hatta daha çok ardından koşuyor gibiyiz. Belki mükemmellik arayışı bize başarı getirdiğindendir…

Mükemmel aşkı ve aşığı arıyoruz. Adına doğru insan diyoruz.

Mükemmel bir iş, kariyer, ünvan, kazanç ve itibar arıyoruz. Adına güç diyoruz.

Mükemmel bir ev, araba ve sosyal yaşam istiyoruz. Adına statü diyoruz.

Mükemmel gözükmek için en iyisine sahip olmak istiyoruz. Adına imaj diyoruz.

 

Devamı >>

Değişen Dinamikler Hareketin Yönünü Belirler

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Sürdürülebilir Gelişim
18 May 2013

Daha iyi bir yaşam için iş dünyasının değişime ihtiyacı var. Bu yüzden “Sürdürülebilirlik” iş dünyasının dilinden düşmüyor. O, yeni kurtarıcımız.

16-17 Mayıs 2013’de Swiss Otel’de “Sustainable Brands” [Sürdürülebilir Markalar] konferansı daha iyi bir yaşam için gerekli olan değişimin markalarla başladığını söyleyerek açılışı yaptı. Ve bana kalırsa ciddi bir hata yaptı.

Değişimi markaların başlatmadığını biliyoruz. İşin ilginç yanı, değişimi körükleyenler de markalar değil. Şu aşamada markalar, değişimin sadece alev almasına katkıda bulunuyor. Bu da elbette değerli ve gerekli bir katkıdır.

Değişime yön verenler üç dönüşümü körüklüyorlar. Bunlara bir bakalım…

Devamı >>

Hissetmeyi Bıraktığımızda, Sanki Birşeyler Eksik Gibi Gelir.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Psikoloji
10 May 2013

Arayış dönemleri.

Favorilerimden.

Süresi uzadıkça insanı tedirginleştirse de, içimizdeki merak duygusunu kamçılayan ve araştırmacı yanımızı dolu dizgin koşturan bir dönemin döngüsü.

Acaba doğru yönde mi gidiyorum?

Sorgulamaların yapıldığı, soruların birbiri ardına sıralandığı o dönemler

İster 25, ister 35, ister 45 olun…

Sormaya devam ettiğimiz o sorular…

Yapabileceğim daha farklı bir şey olabilir mi?

Ya bir şeyler kaçırıyorsam? Çünkü öyle de hissediyorum…

…dedirten düşüncelerin kafayı kurcaladığı o muhteşem günler.

Bu dönemlerin nesi muhteşem biliyor musunuz?

İleriye doğru hareket edebilmek için geride bırakabilmeyi mümkün kılması.

Bazen bebeğimiz gibi baktığımız, kurduğumuz, büyüttüğümüz o şirketi satıp, yenisini kurabilmek…yenisini kurmaktan vazgeçmek…yeni bir atılım yapmaya karar vermek…yeni ülkeleri keşfe çıkmak…yeni insanlar tanımak için kendimize fırsat tanımak…ya da yeniden denemeyi denemek…hatta kim bilir belki yeniden aşık olmak… Pink’in söylediği gibi…

Bu nasıl mı mümkün olur? 

Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası