resim
Ana Sayfaya Dön


Bazıları Öğrenen Makine Yapıyor, Bazıları Hala Yönetici ile Lider Farkını Anlatıyor!

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Değişim, Liderlik
10 Dec 2017

Bu haftasonu Enver Aysever’i dinlemeye gittik. Caddebostan Kültür Merkezi’ndeydi. Söylediği şeylerden birisi şuydu: hayatında hiç yazı yazmamışlar köşe yazarı olur, kitap okumamışlar uzman olur… ve sağda solda konferanslara bu insanlar çağrıldığında seyirci onu da bunu da alkışlar. Standardınız nerede? Duruşunuz nerede? diye sorar…

enveraysever

Haksız değil.

Herkes herşeyin uzmanı memleketimizde. Buna rağmen nedense ilerleme kaydetmemiz çok da hızlı olamıyor!

CNN Türk ve Cem Seymen

Pazar günleri Cem Seymen, kanımca topluma faydalı bir program yapıyor. Özellikle gençlerin ufuklarını açacak eğitici öğretici bir programa imza atıyor. Cem Seymen işini iyi yapıyor. İşinin uzmanı. Gidip de beyin hakkında konferanslar vermiyor, mesela! Bildiği işi geliştirerek yapıyor. O yüzden de itibarlı bir programcı. Bu duyarlılık, aynı zamanda etik bir duruşun da göstergesidir. Çünkü fayda sağlamak aynı zamanda sorumluluk gerektirir.

Kulaktan Dolma Bilgi İle Fikir Satanlar

Bugün gazetelerin birinde sanırım yeni yazmaya başlamış biri ‘yönetici ile lider’ arasındaki farkı yazmış. Yazar diyemiyorum, belli ki değildi. Lise öğrencisine yaz deseniz, yazdığı yazıdan daha derin bir yazı yazardı. Çok net! Bunu da geçtim, şu yönetici lider farkını anlatmaktan vazgeçemedi yurdum insanı. Şirketler içerisinde insanları etiketlemekten öteye gitmeyen bu tür uyduruk yönetici lider farkı naralarını 2017 yılında hala atan varsa, yönetim bilgisinden şüphe edebiliriz.

Zaten liderlik ile ilgili o kadar yalan yanlış bilgiler var ki ortalıkta, aklınız hayaliniz durur! Önüne gelen eğitmen, önüne gelen köşe yazarı. Enver Aysever haklı. Standartlarımız düşük.

Liderlikle Kafayı Bozmuş Lider Olmayanlar Ordusu

Öncelikle lider insanların lider olmakla derdi yoktur! Nokta.

Lideri kalıplara bağlayan bağnaz bir tutum içerisinde anlatılan liderlik dersleri, benim gibi bir takım yaratıcı beynin bünyesine dokunuyor.

Sebepleri çeşitli.

Devamı >>

Bir Derdi Olmalı İnsanın…

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Kariyer
28 Oct 2017

Bir derdi olmalı insanın.

İster ticari bir işletme olsun, ister STK, ister bir girişim, ister emekli, ister ev kadını… dünyayı bir derdi olan insan güzelleştiriyor, değiştiriyor, geliştiriyor. Derdi olan insana ihtiyacımız var. Her zaman olduğundan daha fazla. Bir iç mücadelesi, bir iç savaşı olanlardan bahsediyorum… Gelecek, derdi olanların hayalleriyle şekillenecek. Bu TEDx konuşması bir derdi olanlar için hazırlandı…

 

Devamı >>

Hangi Kararlar Daha Çok Pişmanlık Duymanıza Neden Olur?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Kariyer
15 Oct 2017

2 senaryo düşünelim.

Birinci senaryo:

Dedeniz yıllar önce sizin için tasarruf bonosu almış. Eski kutuları karıştırırken bu bonoları buluyorsunuz. Bu bonoların birazını nakite çevirmeyi bir kısmıyla da A şirketine yatırım yapmayı planlıyorsunuz. Fakat yoğunluktan bir türlü bu düşüncenizi hayata geçiremiyorsunuz. 2 yıl sonra bir bakıyorsunuz, eğer bu yatırımı yapsaydınız, şimdi $1000 daha fazla paranız olacaktı.

İkinci senaryo:

Dedeniz yıllar önce sizin için tasarruf bonosu almış. Eski kutuları karıştırırken bu bonoları buluyorsunuz. Bu bonoların birazını nakite çevirmeyi bir kısmıyla da B şirketine yatırım yapmaya karar veriyorsunuz. 2 yıl sonra bir bakıyorsunuz, eğer bu yatırımı yapmasaydınız ve bonoları olduğu gibi bıraksaydınız, şimdi $1000 daha fazla paranız olacaktı.

Sonuç

2 senaryoda da hatalı karar veriyorsunuz.  Bu yüzden de iki durumda da pişmanlık duyuyorsunuz. Ama en fazla pişmanlık hangisinde?

Devamı >>

Geleceği Yaratanlar, Geleceği Anlayanlar

20 Sep 2017

Geleceği yaratabilmek için, kültürlerimizi hangi faktörlerin nasıl ve neden değiştirdiğini anlamanız beklenir.

Anlamadığınızda ne olur?

Fortune 500 içerisindeki şirketlerin %50′si son 15 yıl içerisinde değişimlere ayak uyduramadığı için ortadan kayboldu.

Sonuç, sanırım net.

Birey açısındansa atıl kalıyorsunuz. Büyük şirketler son yıllarda dijital dönüşüm furyasına girdi. Bu süreçte ne yaptı biliyor musunuz? 15-20 yıldır aynı şirkette çalışanları işten çıkarttı. Biz buna günümüzde çalışan memnuniyeti ve çalışan bağlılığı diyoruz oysa!

Unutmayın. İnsanlar hedeflerine bağlıdır. Hedeflerinize bağlı kalın. Ve aşağıdaki TEDxYouth konuşmasını mutlaka izleyin.

https://www.youtube.com/watch?v=xg4cHIRGZJI

Screen Shot 2017-09-20 at 14.26.24

Devamı >>

Start-Up’lar Kendi Yağında mı Kavrulmalı?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Girişimcilik
19 Sep 2017

bloomberg fatmanur erdogan september 2017Inovasyon şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en kritik faktör.

Geçtiğimiz 15 yıla baktığımızda inovasyonu getiren şirketlerin start-up’lar olduğuna şahit oluyoruz.

Büyük ve uluslararası şirketler, tüm bu hızlı ve alışılagelmiş iş modellerini yıkan start-up’lar karşısında direnmekte güçlük çekiyorlar.

Start-up’ların çıkışlarını küçümseyen, onların büyük ve köklü oyuncular karşısında mutlak olarak kaybedeceklerini düşünen anlayışların kaybolmaya başlaması, büyük şirketlerin önemli bir gerçeği kabul ettiğini gösteriyor.

Bu gerçek, start-up’lar olmadan büyümelerinin ve hatta ayakta kalabilmelerinin mümkün olamayacağı gerçeğidir. Öyle ki, günümüzde Türkiye’de şirketlerin bir çoğu, start-up ve girişimcilik ekosisteminin içerisinde olmak için can atıyor. Ne istediklerini henüz tam olarak bilmeselerde, birşeyler yapmaları gerektiği gerçeğinden hareketle, en azından, girişimcilerle bir arada olarak, onların yaratıcılıklarından beslenip, zaman içerisinde işbirliği geliştirmek niyetiyle girişimcilere yönelik programlar organize ediyor ve bu tür etkinliklere katılıyorlar.

Bu çaba, birkaç yıl önce girişimci olmak isteyenleri destekleyerek, bir nevi sosyal sorumluluk projeleri olarak başladı. Bu projeler arasında eğitimlerin organize edilmesi, mentorluk programlarının oluşturulması ve en iyi start up projesi olanlara ödül verilmesi şeklinde bir dizi çalışmalar oldu. Ancak bunlar ne kadar etkin ve etkili çalışmalar oldu, o kısmı biraz soru işaretli olsa da yine de eko sistemin bir şekilde akmasında faydalı oldu. Ne var ki kurumsal şirketlerin bir çoğunun strateji bazlı hareketi olmadığından, etkinliği düşük, amacı net olmayan işlerle oyalandılar.

Dijital Dönüşüm Programları

Son bir kaç yıl içerisinde dijital dönüşüm programlarının şirketlerin ajandalarına girmesiyle birlikte girişimcilik ekosistemine olan ilgi de artmış durumda. Start-up konferanslarında konuşmacı olmaktan tutunda, girişimcileri konuşmacı olarak şirketlerine davet edip, yeni girişimlerin neler olduğunu görmek amacıyla girişimcileri dinleme yoluna dahi gitmeye başladılar.

Örneğin, e-tohum yıllardır girişimci ile yatırımcıyı bir araya getiren başarılı etkinlikleri ile tanınır. Geçtiğimiz yıl başlatmış olduğu Early-Customer Demo-Day etkinliği girişimcileri, markalarla bir araya getiriyor. E-tohum kendi blogunda bu etkinliği “Ürün aşamasına gelmiş ama henüz satış yapmamış veya ilk satışlarını yeni yapmaya başlamış girişimcileri, yaratıcı çözümler arayan şirketlerle bir araya getiren sunum günüdür.” diye tanımlıyor.

E-tohum’un böylesi proaktif sunduğu bir çalışması olmasına rağmen bu programa katılan Opet, IngBank, Allianz, Tofaş, RKT Energy, Aygaz gibi şirketlerin böyle bir eventin parçası olmaktan net olarak ne beklediklerinin, nasıl bir strateji ile yaklaştıklarının belirsiz olduğunu düşünebiliriz. Aralarında en planlı hareket eden şirketin Vestel Ventures olduğunu varsayabiliriz.

Strateji Neden Önemlidir?

Türkiye’de strateji satmaz. Fikir satar. Fikri neye dayandırarak hayata geçirdiğimiz ise sabun köpüğü sebeplere bağlıdır. Stratejisi olmayan fikir işe yaramaz.

Stratejik bir yaklaşımımız olsa, girişimcilik atölyeleri yaptığımız için iç girişimcilerin oluşamayacağını çok net biliriz. Atölyeler ya da eğitimler, ancak belli bir stratejinin ve o strateji etrafında örülmüş planlamanın sonucu olarak ortaya çıkıyorsa ve ölçümleniyorsa, etkisi olabilir.

Öyleyse, kurumsal şirketler ne yapmalılar?

Devamı >>

Kurumsal İletişim’e Pozitif Psikolojik Yaklaşımlar

04 Aug 2017

fatitedx2017MarchPozitif psikoloji, insanların, kurumların ve toplumların yaşam kalitesini hangi faktörlerin nasıl artırdığını araştıran bir bilim dalı.

Kişisel gelişim furyasından farkı, bilimsel araştırmalara dayalı çalışmalar olmasından kaynaklanıyor. 1998 yılında American Psychology Association Başkanı Martin Seligman tarafından ortaya atıldı.

Geleneksel psikoloji bireylerin ruh sağlığı bozukluklarını iyileştirmek üzerine çalışırken, pozitif psikoloji insanların erdemleri ve karakter güçleri üzerinde odaklanıyor. Pozitif psikoloji, yaşamı değerli ve yaşamaya değer yapan konuları araştırarak, insanları yaşam sevincini artırmaya yönelik çalışmalarda bulunur.

2000 yılından bu yana Pozitif psikoloji alanında çalışan biri olarak, Türkiye’de 2013 yılında IPPA Istanbul Pozitif Psikoloji Akademisi’ni kurdum. Akademi, pozitif psikoloji biliminin verilerini ve uygulamalarını kullanarak şirketlerin iletişim, itibar ve liderliklerini güçlendirecek iletişim temelli stratejik planlama ve eğitimleri vermektedir.

Bu alanda daha fazla bilgi almak için fatmanurerdogan.com ve ippa.biz sitelerini inceleyebilirsiniz. 

 

Devamı >>

Fırsatçılık Bir Strateji Değildir

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Iletişim, Kurumsal İletişim
09 Mar 2017

Çok şükür bir bayram seyran gününü daha hayırlısıyla atlattık!

8 Mart dolayısıyla Kurumsal İletişim bölümleri ve reklam ajansları, canla başla çalışarak duygusal bir reklam filmi ile başlarımızı döndürmeye çalıştı.

Önümüzde 23 Nisan var. Sanırım benzer bir performans için şimdiden kolları sıvayacak bazıları. Zira Türkiye’nin büyük şirketlerinin kurumsal iletişimden anladığı, malesef bu tür işlerden ibaret duruyor.

Türkiye’de Kurumsal İletişim’in tam anlamıyla hangi seviyede yapıldığını gösteren kritik bir göstergedir bayram seyranda yapılan reklam filmleri, sosyal medyada paylaşılan “ay ne duygusal di mi” tadında iletişim denemeleri.

Kurumsal İletişim, günümüzün en önemli birimi halinde olmasına rağmen, bu pozisyonların vahimliği içler acısıdır. Hala, ne o pozisyonu dolduran birkaç aklı başında yönetici haricinde, bu birimin ne işe yaradığı bilinir, ne de gerçek anlamda kurumsal iletişim yapması gereken işleri yapabilir.

Bayram seyranda iletişim yaparak iş yaptığını düşünen şirketlerin fırsatçı yaklaşımları, fikir bazlı çalışanlar olduğumuzun, iletişim stratejisinden anlamayan yönetimlerin ezici bir çoğunlukta olduğunu anlamamıza yardımcı olan sebepler arasında geliyor.

Gelin birlikte bakalım, reklam filmleriyle, kurumların pratikteki hikayeleri birbiriyle örtüşüyor mu?

wallstreet

Devamı >>

Her Tavsiye, Tavsiye Verenin Deneyimiyle Sınırlıdır

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Kadın, Kariyer
05 Feb 2017

Son 5 yıldır, kariyerinde başarılı olmak isteyen bir kadının doğru eş seçmesini öğütleyenlerin sesi epey yüksek geliyor.

Sheryl Sandberg de bunlardan biri. Hani şu Facebook COO’su olan, Lean In kitabını yazan ve mükemmel bir eşi olduğunu söyleyen kadın.

Sheryl Sandberg, “Lean In” kitabında ve söyleşilerinde kadınlara epey yükleniyordu aslında.

“Başarılı olmak için sesinizi çıkarın” diyordu.

sheryl-sandberg-kids-vanity-fair

Sandberg’e göre sorun, bir yerde, hep kadındaydı. Yeterince azimli olmamalarına laf edip, ürkek davranmayı bırakmalarını öğütlüyordu. “Lean In” diyordu kısaca. İş yerinde çetin ceviz olun diyordu. Çocuk sahibi olmayı bir kariyer dezavantajı olarak öne sürmekten vazgeçin diyordu.

Dave gibi bir eşi olması dolayısıyla başarılı olmak için gereken zamanı işine ayırabildiğinden bahsediyordu. Biraz da bu nedenle olsa gerek, başarılı bir kariyer için eşinizi iyi seçin öğüdünde ısrarcıydı.

Sandberg, keyfi yerinde bir kadındı. Her açıdan. Fiziksel, sosyal, çevresel, entelektüel, psikolojik ve finansal açıdan hayatı hoş bir kadındı.

Ta ki, eşi Dave Goldberg vefat edene kadar.

O zaman, 2 çocuğunu tek başına büyütmek zorunda olan kadınların “Lean In” edemiyor olmasını anladığını söylemeye başladı.

Yani, geri vitese taktı!

Devamı >>

Yeni Bir Yılı, Yeni Bakış Açısıyla Aralamak Isteyenlere

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Liderlik, Strateji
29 Dec 2016

Janus, bir yüzü sağa, bir yüzü sola bakan iki yüzlü Roma tanrısının adı. Başlangıçların ve geçişlerin tanrısı olarak da bilinir.

Janus’un yüzlerinden biri kentten içeri girenlere, öteki ise kentten çıkanlara bakarmış. Böylece kent güvenlik içinde yaşamasını sürdürürmüş.

Janus, çok keskin bir görüş yeteneğine sahipmiş. Hem geçmişi hem de geleceği görebilme/sezebilme yetisiyle tanınırmış.

Ocak ayının batı dillerinde January/Janvier/Januar olması, Janus’dan gelirmiş. Benim gibi Kova burcu olanlar varsa, ilgilerini çeker sanırım! Ocak ayının bir yönüyle geçen yıla, bir başka yönüyle de gelecek yıla bakmasından dolayı bu ayın ismi böyle olmuş.

Devamı >>

Psikolojiniz Ne Alemde?

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Liderlik
11 Dec 2016

Her 5 CEO’dan 1’inin psikopat olduğunu söylesem ne düşünürsünüz?

ABD’de yapılan bir araştırmanın sonucu böyle çıkıyor.

Psikopat kelimesini pek kullanırız da ne olduğunu bilerek kullanmama ihtimalini göz önünde tutarak, şöyle bir açıklama getirebiliriz.

Psikopati, psikiyatride empati ve vicdan eksikliği ile karakterize olan bir kişilik bozukluğu olarak tanımlanır.

Devamı

Devamı >>

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası