Kariyer süreci aslında sonu olmayan bir eğitim gibi.
Hepimiz bir şekilde üniversiteden mezun oluyoruz ve iş dünyasına atılıyoruz. Çalışıyoruz, daha çok çalışıyoruz. İş ortamlarına alışmaya, işlerin nasıl yapıldığını anlamaya çalışıyoruz. Ofis politikası denen manevraları görüyoruz. Alışma ve bocalama devresinden geçiyoruz. Hata yapıyoruz. Üzülüyoruz, seviniyoruz.
Sonra?
Sonra bakıyoruz aradan zaman geçmiş. Örneğin 21. yüzyıla gelmişiz. Eski sistemler değişmiş, insanların değerleri değişmiş. Eldeki bilgiler çok az işe yarar olmuş, yönetim anlayışları yeni nesile uymamış. Yeniden öğrenmek gerekmiş herşeyi. İşte bu döngü hep böyle gider durur aslında. Sürekli öğrenmenin yanısıra, öğrendiğini uygulamaya da almak gerek. İşte bu deneme süreci de yeni hataları beraberinde getiriyor. Hemde hepimiz için…
Boyner Büyük Mağazacılık Genel Müdürü Aslı Karadeniz, başarılı bir yönetici. Üstelik hayatında bir kere bile CV yazmadan yükselmiş bir yönetici . Geçen sene Rusya’da açtıkları ilk mağazanın yer sorunu olduğundan hata yaptıklarını söyleyen Karadeniz, ikinci seferde aynı hatayı yapmak istemiyoruz’ diyor. Hata yapmayı kabul etmek zordur, telafuz etmek daha zordur. Aslı Karadeniz’in başarılı yükselişine yardımcı olan özelliklerinden ikisi tahmin ediyorum risk alabilmesi ve hata yapmaktan korkmaması.
Hata yapmaktan korkmayan insanların yeteneklerini geliştirmek için çaba harcadıklarına inanıyorum. Kaba bir genelleme ile genelde Türk toplumu olarak hata yapmaktan da korkarız, çünkü başarılarımızı yüceltmektense, başarısızlıkları akıllara kazımayı yeğlemekteyiz.
Kariyerimizin başlarındaysak, yöneticimizin genelde iyi olmadığından yakınırız. Yöneticimizde sevmediğimiz yanlara odaklanır ve kariyerimizde ilerleyememizi yada işimizden memnuniyetsizliğimizi buna bağlarız. Kendimize odaklanmak yerine şartlara ve kişilere odaklanırız. Oysa yöneticimizin başarılı olduğu yönleri takdir ederek, eksik olduğunu düşündüğümüz noktalarda ona destek olsak ne olur? Şu olur: Kendinizi farklı olduğunuz konularda daha iyi gösterme imkanı bulursunuz. Yöneticinizin yeteneklerini tamamlayıcı bir başka yeteneğiniz varsa ve bu özelliğinizi başarıyla öne çıkartırsanız, Kuvvetli yönünüz hızla fark edilir. Daha sağlıklı bir çalışma ortamı içerisinde oluruz.
Psikolog Emre Konuk Yetenek Yönetimi isimli yazısında diyor ki ‘Birçok yönetici, çalışanlarının zayıf yönlerine odaklanır ve zamanının büyük bir kısmını zayıf yönleri geliştirmek için harcar. Çalışanlar da aslında değişmesi imkansız olan alanlar üzerinde çalışırlar ve haliyle bunu başaramadıklarında yöneticileri tarafından ‘yeterince çaba sarf etmemekle’ suçlanırlar.’
Görülüyor ki yöneticiler de çalışanlar da aynı düşünce ile hareket ediyorlar.
Konuk, başarılı yöneticileri ise şöyle tanımlıyor ‘Başarılı Yöneticiler, her insanın benzersiz bir kimliğe ve farklı bir potansiyele sahip olduğunu kabul eder ve çalışanlarının zayıf yönlerini düzeltmeye çalışmak yerine, güçlü yönlerine odaklanır. Bu yöneticiler, çalışanlarının her birinin sahip olduğu yetenekleri, onları nelerin motive ettiğini, her birinin düşünme tarzını ve nasıl ilişki kurduğunu net olarak tanımlayabilir.’
Birbirimizi değiştirmeye çalışmak yerine kabul etmek başarılı bir iş ilişkisinin başında geliyor.
