Aslına bakarsanız herkes herşey olabiliyor. Mühendisler reklamcı, ingilizce hocaları halkla ilişkiler uzmanı, finanscılar pazarlama danışmanı vesaire…Herkes bir yolunu bulup bu alana kayabiliyor. Ama herkes alanında başarılı olamıyor. Ortalamanın altında ve çizginin ortasında bir sürü insan var. Yapılan bir reklamı beğenmeyen ama nedenini sokaktaki her hangi bir insandan farklı—yani sofistike bir şekilde açıklayamayan bir dolu insan…Halkla ilişkiler bölümünde görev yapan ama bırakın etkin olmasını basın bülteni hazırlamayı bilmeyen bir dolu insan var…Pazarlama alanında çalışan ama ajanslarına pazarlama planı hazırlatmayı daha ‘uygun’ bulan bir dolu insan…
Başarılı insanlar kendilerine güvenen insanlardır. Sektörde bir uzmanlık standardının olması elbette hoş olurdu ama dünyanın her yerinde aynı durum görülebiliyor. Kimisi torpil ile bir noktaya geliyor, kimisi bilerek isteyerek, kimisi tesadüfen…İşini en iyi yapan— ki bu da güçlü bir bilgi birikimi ( evet, fazla prim vermediğimiz akademik bilgi ) ve tecrübe gerektiriyor— keşke bu tür insanlar sektörü lekelemesi diyorlar ama fazla da umursamıyorlar. Biliyorlar ki etkin bilgi her zaman kazanır.
Bakın iletişim uzmanlarından beklenen diğer yetkinlikler neler…Russell Reynolds Associates Direktörlerinden Marionne Barge—van Engelen geçenlerde katıldığım bir panelde iletişim alanında işe yerleştirmelerde aranan niteliklerden bazılarını şöyle sıraladı:
Vizyoner
Stratejik
Proaktif
Her kademeden yönetim ile iletişim kurabilen
Konusuna hakim
Global trendleri takip edebilen
Yaratıcı
İleriye dönük


One Comment
Dilek Emanetoğlu
Akademik bilginin bende önemli olduğunu düşünüyorum. Ama şirket ortamlarında ağız alışkanlığı olmuş birşeyden anlayan anlamayan herkes “akademik teori ile pratik uyuşmuyor işte” diyerek sallıyor. Ama sorsanız acaba akademik bilgisi varmı konudan, o da yoktur.