About the author

Related Articles

18 Comments

  1. 1

    ucanbalik

    Dikkatinizden kaçan çok önemli bir nokta var. Bir X kişi, ‘bu blog herkesin istediğini yazabileceği bir yer değildir’ diyebilir. Bu şey, blog sahibinin ‘açık fikirli’ ve özgürlükçü duruşuna ters bir şey de değildir. Bu kişi kamu alanlarında ve kendi yaşam alanında özgürlük isteyebilir; ki bu zaten o kişinin özgürlükçü ve ‘açık fikirli’ oluşunu gösterir. Nitekim youtube yasağına gösterdiği tepki bu bağlamda düşünülebilir; ama kişi bunun için kendi mülkiyetini (blogunu) başkalarına sınırsızca açmak zorunda değildir.

    Reply
  2. 2

    Fatmanur Erdogan

    Dikkatimden kaçan nokta yazdığın nokta mı emin değilim ama aslında yazdığın yorumun, metnin doğruluğunu destekler nitelikte olduğunu görüyorum…

    Reply
  3. 3

    cemal kaptan

    Şimdiye kadar hiç bir yerde görmediğim değişik bir makale olmuş. Akademisyen olarak bakış açışını çok sağlıklı buldum

    Reply
  4. 4

    Fikirsel

    Evet dediğiniz gibi benzer psikolojik durumlar.
    Hem de blogun kişinin mülkü olup internetin devletin mülkü olmaması durumunda bile.
    Çünkü devlet interneti kendi malı sanıyor.

    Reply
  5. 5

    Fatmanur Erdogan

    Kücük bir soru: Devlet interneti kendi mülkü sandığı için mi acaba youtube kapalı yoksa korumak zorunda olduğu itibarına youtube’a eklenenlerin zarar verdiği inancına sahip olduğundan mı? Ya da her ikisi de mi?

    Reply
  6. 6

    Fikirsel

    Her ikisi de. Ben de belirtmiştim bunu benzer psikolojik durumlar diyerek. Tabii psikolojik durumlar derken farklı bir şey kastetmediyseniz.

    Reply
  7. 7

    Selim

    Bu açıdan olaya hiç bakmadım ama doğru payı olduğunu düşünüyorum. Blog yazmıyorum ama yorum yapacağım zaman yorumların beklemede olması irite edici bir durum yaratıyor. sadece bende değil arkadaş çevremde aynı şeyleri söylüyor.Madem yoruma açtın, bırak insanlar yorum bıraksınlar. Yorumalardan o kadar korkuyorsanız niye yorum bekliyorsunuz ki? Fatmanur hanımı bu görüşünü dile getirdiği için takdir ediyorum.Doğru bir tesbit.

    Reply
  8. 8

    Derya

    tam yerinde olmuş bu yazı valla. 🙂 ama yinede youtube artık açılsa fena olmaz. birileri birilerini psikologa götürmeli:)

    Reply
  9. 9

    Uğur Özmen

    Fatmanur hanımın görüşüne katılıyorum. Bir istisna ile… Eğer yorumda, kendi blogunun kapanmasına neden olacak bir içerik varsa modere etmesini anlayabilirim. Ötesi bence de çelişkili…

    Bu nedenle izlemeyi bıraktığım blog sayısı az değil.

    Reply
  10. 10

    Eren Kumcuoğlu

    Blogunu moderasyona alan kişilerin her zaman kontrol özlemi duyduğunu ya da tartışma ortamlarından kaçındığını düşünmüşümdür.
    Bu kriteri blogların niteliğine göre umursuyorum, ancak yazar kişinin karakteri hakkında bir takım ipuçları verdiğini de düşünüyorum.

    Kişisel bloglar ve Pazarlama yazıları içeren blogları ele alalım.
    Pazarlama üzerine yazılan blogların yorumlarının moderasyonda olması okuyucu perspektifinden bakınca blogların kendilerine zarar verirken (Ulaşılabilirlik nerede? Marketing Management’tan kaldılar!), bir yandan da olumsuz eleştirdikleri kurumlara/şahıslara kısıtlı söz hakkı tanıyor ya da hiç tanımamış oluyorlar. Kesinlikle doğru bir davranış değil!

    Kişisel bloglar için bir nebze anlayış gösterebiliyorum, kendi karalama defterleri, paylaşımları herkesi ilgilendirmeyen boyutlarda, günlük hayatlarından anekdotlar olabiliyor. Bu tip bloglarda saldırganlık boyutu ideolojik düşünce, kişisel tercihler ve çeşitli sebeplerden ötürü farklılık gösterebiliyor.

    Kurumsal tartışmalar nispeten daha zarafetle yürütülürken kişisel bloglarda iş tartışmadan çıkıp karşılıklı hakaretlere ve küfürleşmeye kadar varabiliyor (en iğrenç olanlarının ideolojik zıtlıklardan dolayı patlak verdiğini düşünüyorum).

    Günümüzde sil baştan itibar kazanmanın, onu korumaktan daha az maliyetli ve daha kolay olduğunu düşünüyorum. Internet özgür bir ortam, ancak her kafası bozulanın markanızı hedef tahtası haline getirdiği bir yer olup amacından sapmamalı. Bu yüzden evet, marketing ya da üçüncü şahısları doğrudan etkileyecek konular üzerine yazılan bütün blogların moderasyona açık olması gerekir. Onlara da cevap hakkı doğsun ki, “Sosyal Medya” kavramı layığını bulsun…

    *Konu açılmışken; 200’ü aşkın yazı bulunan blogumdan bugüne kadar sildiğim yorum sayısı yalnızca 1; sebebi de bir eleştirimden sonra şahsıma aldığım övgü dolu içten sözler(!) oldu.

    Reply
  11. 11

    Eren Kumcuoğlu

    Bir yanlışı düzelteyim;

    “…marketing ya da üçüncü şahısları doğrudan etkileyecek konular üzerine yazılan bütün blogların moderasyona açık olması gerekir.”
    Moderasyona değil
    “yorumlara” olacaktı. Affola…

    Reply
  12. 12

    Murat

    İlk yorumumu bir gazetenin internet sitesindeki bir habere yazmıstım ve yayınlanmamıstı.Bu olaydan sonra o gazeteye karsı acayip bir soguma hissettim ve o siteyi takip etmekten vazgectim. Bloglar icin yazılmıs olan bu yazıya internet uzerinden de yayın yapan gazeteleri dahil etmelimiyiz acaba???

    Reply
  13. 13

    Eren Kumcuoğlu

    Haber portalları’nın durumu güç.

    Zira Hürriyet ve Milliyet gibi gazetelerin portalları halen geleneksel tek yönlü iletişim alışkanlıklarına devam etmekteler, bunu aşmaları da daha fazla zaman gerektiriyor. Okuyucular yorum yapabilmek için üye (yani database) olmak ve moderasyondan geçmek zorunda.

    Bunu aşan ilk site Habertürk, üyelik gerektirmeden misafir okuyuculara da yorum imkanı tanıdı. Ancak orada da ciddi editoryal sıkıntılar göze çarpmıyor değil (örneğin, ciddiyetsiz yorumlar ve yorum moderasyonu için ekstra iş gücü vs.).

    Haber portallarını bu bağlamda, yeni mecranın geleneksel tek yönlü (ya da etkileşimi kısıtlanmış) iletişim kanalları olarak görebiliriz.

    Zaten medya’nın şu anki konumu, insanımızın fikirlere saygı ve tartışma kültürüne uzaklığı itibariyle “sosyal” olmasını beklememeliyiz.

    Reply
  14. 14

    Fatmanur Erdogan

    Aslında benim buradaki vurgumun büyük çoğunluğu daha çok blogunu yoruma açan ama yorum yolladığınızda bekleten ve blog sahibinin onayından geçtikten sonra yayınlananlara yönelikti…

    Reply
  15. 15

    Uğur Özmen

    Ben o dediğiniz durumdayım. En azından bir kez “onay” almış olması gerekiyor.

    9’uncu yorumda yazdığım nedenle, bunu uygun da buluyorum. Spam ve virüs atakları da olduğu için, ben bu şekilde devam etmeyi de düşünüyorum. (Teknolojik yetersizliğim de buna ek)
    🙂

    Reply
  16. 17

    Eren Kumcuoğlu

    Uğur Abi; “Ben o dediğiniz durumdayım.” demişsin ama aslında eleştiri, bloglarını sürekli moderasyonda tutanlara yönelik (benim yorumlarım hemen gözüküyor ama, yoksa sürekli moderasyon mu var?) =)

    Reply
  17. 18

    viddeo

    Tunnellerle uğraşmadan http://www.viddeo.net sitesine girip istediğiniz youtube videolarını izleyebilir ve beğendiğiniz videoları bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

    Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

2018 @ Tasarım ve Kodlama Albatros ♥ Tasarım'a Aittir.