Yazan: Tanjan Özbilgi, Yönetim Danışmanı
Eskiler şöyle derdi: “Başımıza icat çıkartma oğlum/kızım!”. Evet, o zamanlar rutinin dışına çıkmak hoş karşılaşılmazdı…
İnovasyon henüz tam Türkçesi olmayan yeni bir kavram. İcat ya da buluş da diyebiliriz ama tam karşılamıyor maalesef. Hem icat yapacaksınız, hem de bundan “kâr” elde edeceksiniz. Yani “ben gölgemi uzatan bir alet geliştirdim” deseniz bu bir icat olabilir belki ama kâr getiremeyeceği için inovasyon olmayabilir.
İnovasyon gün geçtikçe hayatımıza daha fazla giriyor… Önce “Arz” yönlü ekonomi vardı, sonra tüketici talepleri önemli hale geldi ve “Talep” yönlü ekonomiye geçtik. Şimdi ise 3. faz başladı; küreselleşme ile beraber ürün ve hizmetler çok homojen hale geldi. Zamana ve yere göre farklılaşması gerekiyor, yoksa kâr elde etmek imkânsız. İşte bu noktada inovasyon devre ye giriyor.
İnovasyon için illâ yeni bir ürün üretmeniz gerekmiyor. Üretim ve hizmet süreçlerini rakiplere göre daha kolay ve ucuz hale getirmeniz ya da yeni finansal araçlar keşfetmeniz, pazarlama sistemi geliştirip maliyetleri düşürmeniz, mevcut uygulamaları ya da mevcut düzeni değiştirmeniz ya da mevcut ürüne farklı bir kullanım alanı yaratmanız, yani “Türev Ürünler” oluşturmanız da inovasyondur.
İşte size inovasyon: sıradan kafe açmak yerine, Starbuck’s gibi sadece “farklı deneyimleme”yi satabilirsiniz. Evinizde gibisiniz. Bir köşede kitap okuyabilir ya da iş yapabilirsiniz. Ayrıca tepenizde kahvenizi bitirip gitmeniz için ödemeyi bekleyen bir garson da yok.
Sizce Bill Gates neden hukuk fakültesini yarıda bırakarak Microsoft’u kurdu?
İnovasyon gözünüzü korkutmasın. Hepimiz Bill Gates olamayabiliriz. Gittikçe hızlanan hayat tarzı, yeni ihtiyaçları doğuruyor. Bunları gözlemleyip tüketiciye sunmanız inovasyondur.
“İnovatif ürünler çıkaran firma var mıdır?” deseniz size hemen “3M” derim. Tasarladıkları ürünlerin hepsi kendi döneminin yeni ihtiyaçlarına çözüm sunmuştur/sunmaktadır. Bazı inovatif ürünler ancak zamanı geldiğinde hayatımıza girebilir. Örneğin; 200 yıl önce Post-It olsaydı kullanır mıydınız?
Sürüden ayrı düşünmek ve hareket etmek sizi inovasyona götürecektir. Kendinize güvenin ve şimdi gözlerinizi kapatarak “hızlı yaşam koşullarıyla beraber tüketiciler neye ihtiyaç duyar?” sorusunu yanıtlayın.



6 Comments
Erhan
Ülkemizde yaratıcı beyinler ne yazık ki yaratıcılığın sadece reklam sektöründe ve sanatta kullanıldığını zannediyorlar. Bunun sebebi de inovasyon kültürünün ülkemizde oturtulamaması, herşeyi geriden takip ediyoruz, şu an mal alıp satıyoruz anca:P
Aferin Türkiye!
Eva Çiton
Fatmanur hanım, çok hoş bir konuya değinmişsiniz. Sanıyorum ki tanınır, alınır ve talep edilir olmak için bazı yumuşak yenilikler yapmak lazım. Bunu yapabilmek için de yaratıcı düşünmek ve piyasanın nabzını iyi tutmak lazım sanıyorum. Seth Godin’in “Free Prize Inside” kitabını ara ara okuyorum, ve bu yorumu çıkarıyorum. Bu arada bu hoş kitap için tekrar teşekkürler 🙂
GuYaR
Konuya girişte de dediginiz gibi bizler hep rutin çalışmaya rutin yaşamaya göre eğitildik, yönlendirildik..
Atasözümüz bile öyle demiyor mu ki sanki:
Sürüden ayrılanı kurtlar kapar.. Biz hep buna göre başımıza bir lider yol gösteren koyup ardına arkasını düşünmeksizin onu takip ediyoruz körü körüne… Sonra da ah vah ediyoruz işte biz şöyleydik de böyleydik de niye bu hallere düştük… Geçmiş bakıp muhasebe yapıyoruz ve netice itibariyle kaybediyoruz, geride kalıyoruz.
Yenilikler ya da buluşlar ihtiyaçlardan doğar. Bir yerde doğru bir önerme ancak ihtiyaç olduğu an bu eksiği hissedersek geride kalabiliriz… İhtiyaç hasıl olmadan bunu fark etmek gerekir ki inovasyon burada devreye girer kanımca…
Çok güzel ve yerinde bir konu.. Ellerinize sağlık
Sibel
Çok beğendim. Üstelik gerçek inovasyon günümüzde kaç tane? İnovasyon demek illa da olmayanı var etmek deil. elinize sağlık
K. Arda KOS
Değerli paylaşımlarınız için cok teşekkürler, keyifle okunan bir paylaşım olmuş. Alıntı yaptıgımı belirterek garantilikazanc.com da yayınlıyorum aynı içerigi. İyi calısmalar dilerim.
Pingback: Nereden Çıktı Bu ‘İnovasyon’ !! « Pharma