About the author

Related Articles

11 Comments

  1. 1

    Pınar Keplioğlu

    ” Dünyada bu gidişatın kaçınılmaz olduğunu iddia edenler, kendi çalışma ve üretme koşullarından kaynaklanan mutsuzlukları katlanılabilir kılmak içgüdüsüyle bu ve benzer ifadeleri dile getirebilirler. ” Bu bir girdap. Çıkışı nedir, çözümü nedir o halde? Aynı Türkiyemdeki herşey gibi mi? Trafikten bunalırız, daha da beter olmasına müsade ederiz. Çalıp çırpmalardan yakınırız, ama her gün bizde yaparız gizli çaplı… Çözüm nedir, gerçekten merak ediyorum.

    Reply
  2. 2

    Sinan

    Son paragrafın tekrar tekrar okunması gerekir. Ahlak neydi ki acaba? Çoğumuz unuttuk herşeyin para ve güç için mübah olduğu hayatımızda.

    Reply
  3. 3

    Murat

    OOH, gecmis zaman olur ki… nostaljik ozlemler bunlar. icinde bulundugumuz dongunun cokmesi bir kac asir daha alir

    Reply
  4. 4

    Erhan

    Paylaşım için teşekkürler, Fatmanur Hanım.

    Oktay Bey, her zamanki gibi güzel bir yazıydı.

    Oktay Bey’in beklentileri, ben ve benim gibi azınlıktaki insanların da beklentileri. Ama bu beklentiler uyumlu toplum bireyleri ile elde edilemez gibi gözüküyor.

    Çünkü uyumlu insan kuralları sorgulamadan uygulamak ister, bunun sebebi ise kendini kurallarla daha güvende hissetmesidir.

    Metayı kollektif bir şekilde oluşturma da sanayi ve sanayi sonrası toplumların görünmez bir kuralı. Günümüzdeki çalışan kesim bunu babalarından da böyle görmüş. Babalarını, atalarını sorgulamadan itaat eden uyumlu toplum bireylerinin günümüzdeki üretim – tüketim ilişkilerini de sorgulaması, Oktay Bey’in bahsettiği şekildeki üretim ve tüketimi cesaretlendiren kitle iletişim araçlarıyla gerçekten de kolay gibi gözükmüyor.

    Uyumlu olmak tabiki kötü birşey değildir, normal şartlarda sorgulamak, eleştirmek, protesto etmek de gereksizdir. Ama insanların kendilerine ilk önce normal şartlarda olunup, olunmadığını sorması gerekiyor. Eğer şartlarımız normal değilse böylelikle sorgulamak, eleştirmek ve protesto etmek de gereksiz olmayacaktır. Uyumlu olmak da başka sıfatlar kazanıp, tuhaf, gereksiz ve hatta tehlikeli bir hale gelecektir.

    Çevresini çıplak olarak algılayan toplum bireyi, dünyayı ise kitle iletişim araçlarıyla algılamakta ve yukarıda da bahsettiğim gibi bu araçlar da üretim ve tüketimi istediği doğrultuda empoze etmekte ve toplum bireyinin algılarını istedikleri gibi şekillendirmektedirler. Bu kitle iletişim araçların bireylere yaptırım gücü olmasa bile, devlet politikalarının seyrinde “ve onlarla uyumlu bir şekilde” faaliyet göstermektedirler.

    Oktay Bey’in bahsettiğine katılıyorum, evet değişim bireyden başlamalıdır. Ama değişimin bireyden başlayıp oluşturulması uzun bir süreç olarak gözüküyor. Benim kendi tezim ise, toplum bireylerinin ilk planda basın ve medyanın yönlerini değiştirmeleridir. Tiraj ve rating kaybetmeyi hiçbir kuruluş istemez ve değişim burada olursa işte o zaman daha kısa zamanda büyük bir değişim olabilir diye düşünüyorum.

    Reply
  5. 5

    Eğitişim Kariyer Enstitüsü

    Bir yörenin en iyi mobilyacısı olmanın hazzı ile, herhangi bir ikea merkezinde ustabaşı olmanın hazzı karşılaştırılabilir mi? Üstüne üstlük, “kitlesel üretim”e son yıllarda egemen olan “Çin tarzı”, insanın tabiat karşısındaki duruşunu, bir “şey” üretmenin anlam ve ahlâkını yerle bir etmiştir. Bireye satın alma gücü hakkında düşünme fırsatı tanımaksızın, her istediğine, istediği zamanda ve istediği miktarda sahip olabileceği yanılsamasını sunan bu tür bir üretim ve onu borçla destekleyen finans kurumları, olası bir “tüketim hazzı”nın da sonunu getirmek üzeredir.

    Harika bir analiz olmuş. Çok teşekkürler.

    Reply
  6. 6

    Nejla Kaya

    Oktay Bey çok teşekkürler. Tespitleriniz ve yorumlarınız bu konudaki düşüncelerime yeni açılar kazandırdı. Okurken “evet aynen böyle, ne kadar doğru” vb. ifadeler peşpeşe geldi.

    Reply
  7. 7

    Erhan

    Oktay Bey’i insanların bol bol okuması lazım. Ama okumak ile de kalmaması lazım.

    Reply
  8. 8

    Saime Gözüpek

    Yeni yıla girerken bu yazıyı görmek beni ümitlendirdi. Yanlız olmadığımi, fikirlerimde bir gariplik olmadığımi, azınlıkta da olsam, benim gibi düşünen benden daha büyük düşünürlerin olması beni mutlu etti. Hepinize iyi yıllar.

    Reply
  9. 9

    oktay taftali

    Değerli arkadaşlarıma yorum ve katkıları için teşekkür ediyor, sağlık ve esenlik dolu bir yıl diliyorum.

    Reply
  10. 10

    Pırıl

    Yeni yılınız kutlu olsun Fatmanur hanım. Oktay beye de bu yazısı için teşekkür ederim. Beni çok düşündürdü. En azından kendi adıma ne yapabileceğim konusunda bende farkındalık yarattı.

    Mutlu yıllar.

    Reply
  11. 11

    Sibel Alsancak

    WOW!. Bu yazı beni aştı ama izninizle arkadaşlara kopy peyst yapıyorum:)

    Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

2018 @ Tasarım ve Kodlama Albatros ♥ Tasarım'a Aittir.