About the author

Related Articles

11 Comments

  1. 1

    sahin toprak

    Okumaktan büyük keyif aldım.Teşekkürler

    Reply
  2. 2

    Aslı

    Nefis yazı nefis olmasına da hayallerim gerçek olmayınca sadece kendimi suçlamam ne kadar doğru orasından emin deilim. Var mıdır Oktay beyin bir önerisi bilmek isterim.

    Aslı

    Reply
  3. 3

    Tansel Karlı

    Helmut Kohl örneğinin enteresan ve çok yerinde olduğu kesin. Mütevaziliği unutmamak hayallerimizden ziyade benliğimizden utanmamanın artı getirilerine işaret ediyor.

    Reply
  4. 4

    Serhat Sine | serhat-sine.com

    İlk iki paragraf gerçekten çok güçlü, sarsıcı.
    Bir ömürboyu böyle düşünmemizi, hissetmemizi sağlayan başta derin devletlerin, masonların, reklam müdürlerinin “gerçekte” nasıl bir hayat yaşadıklarını merak ediyorum. Toplumlara yaşattıkları senaryolar doğrultusunda acaba hangi gerçeklikte nasıl bir hayatları var?

    Reply
  5. 5

    Can

    ya ben bu blogun hastasıyım. Tebrik ediyorum. düşündürüyor, cesaretlendiriyor, enerjiyle dolduruyor. bana 2 senedir ümit veriyor:) minneti bir borç biliyorum. Bende bir gün bu noktalara gelirsem kariyerimde bende paylaşmak istiyorum. özendim:-)

    Reply
  6. 6

    Ardınç Çetin

    Bana da garanti emeklilik reklamlarını hatırlattı bu yazı. Emekli oldum ama yelkenliyle gezemiyorum hala. Hoş istediğim birşey değildi.

    Hayalleri paylaşmakta bu kadar güclük çeken olduğunu bilmiyordum ama. hayallerin sesli dile getirilmesi neden zor olsun? etrafımda herkes rahatça söylüyor “ah bir emekli olsam da köyde sebzemi kendim yetiştirsem” diye. Ankaralı olmanın getirisi mi nedir?

    Reply
  7. 7

    Metin

    Hayaller, ah hayaller:))

    Reply
  8. 8

    Cenk Baysel

    Bu yazının sonuç cümlesinin doğru olup olmadığına emin değilim. Biraz meritokrasiye giriyor. Hayallerin gerçekleşmemesinin tek sebebini içte aramak kişiyi öldürür! Bu yaklaşımlar popüler bu aralar ama bu yaklaşımları savunanlar işin ne kadar ehli bir bakmak gerekiyor.

    Reply
  9. 9

    Oktay Taftalı

    Asli Hanim`a: Hayallerimiz gercek olmadiginda, kendimizi elestirmemiz evet ama suclamak hayir. Yani gerceklesmeyen mesru bir hayalin karsiligi ancak elestiri olabilir. “Suclama” ve “sucluluk” cogunlukla yanlis yere icine düsdügümüz ve karsiligini, normalde gayri-mesru niyet icinde bulmasi gereken bir duygu. Bence, hayalimiz ve eylemimiz mesru ise, sucluluk duygusunu fazla dikkate almaksizin, makul özelestiriye firsat tanimak gerek.
    Cenk Bey`e: Dis nedenler mesru hayallerin ertelenmesine yol acabilir, ama gerceklesmemesinin asil nedeni, bizim, liyakat, sebat, sabir vb. erdemlere olan tutkumuzla ilgili olsa gerektir. Elbette burada yine mesru bir hayalden söz ediyoruz. Üstelik, gerceklesmeyen hayalin nedenini kendi disimizda aramanin, sonsuz bir konfor sagladigini söyleyebiliriz. Ancak hayal ve konfor zaten pek bagdasmiyorlar. Konfor ve rahatlik icinde gerceklesen hayale, ben hayal diyemiyorum, neyleyim.

    Reply
  10. 10

    K. Arda KOS

    Ah.. Hayaller, hayaller… Değerli paylasımlarınızdan dolayı cok teşekkür ederim. İyi calısmalar diliyorum.

    Reply
  11. 11

    seyyah

    laf çok iyi geldi; “Eğitimli fakat işsiz milyonlarca gencin sokaklarda amaçsızca dolaştığı koşullarda, miço ehliyeti alarak Liberya bandıralı bir gemiyle dünyaya açılmak hayali, asla mahcubiyet duygusu doğurmamalıdır.”

    Reply

Leave a Reply to Oktay Taftalı Cancel Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

2018 @ Tasarım ve Kodlama Albatros ♥ Tasarım'a Aittir.