Genellikle yeni mezunları ürküten bir durum iş görüşmeleri oluyor.

Yeni mezunlarda genellikle ilk bakılan özellik, teknik bilgilerdir. Yani, hangi alanda iş bulmak istiyorsanız, o alanda bilginizin yeterli seviyede olup olmadığıdır.
Hatırlanması gereken şirketler sizi eğitmekle yükümlü kurumlar değildir. Öyleyse, iş görüşmelerinde, şirketin size nasıl eğitimler veriyor olacağını merak ediyor olmanız, kırmızı alarmdır.
Orta ve büyük ölçekli şirketler, imkanlar el verdiği sürece çalışanlarına belli eğitimler sunarlar. Fakat şirketin arayış içinde olması, en fazla bilgiye sahip olan kişiyi işe almak içindir. Dolayısıyla, iş başvurusunda bulunduğunuz konu hakkında “eğitim veriyor musunuz?” sorusunu yöneltmeniz, yeterli bir bilginizin olmadığını düşündürebilir.
Bir diğer nokta, şirketleri gözünüzd büyütmemeniz gerektiğidir. Işletmeler mükemmel değildir, işletmelerde çalışanlar da mükemmel değildir. Hepsi sizlerin geçmiş olduğu yollardan geçerek bir noktaya ulaştılar.
Iş görüşmelerinde seçim sadece bilginiz üzerinden değil ama aynı zamanda birlikte çalışacağınız yöneticinin aradığı kişiliğe uygun olup olmadığınıza da bağlıdır. Bu kısım sizing kontrolünüzde olmayan bir durum, çünkü kiminle karşılaşacağınızı, karşılaştığınız kişiyle kimyanızın tutup tutmayacağı ile de ilgili bir durum bu.
Yanlış Bildiğimiz Doğrular?
İş görüşmelerinde denir ki, ilk izlenim çok önemlidir. Yani ilk izlenim kötüyse, olay bitmiştir. Bu aslında doğru olduğu sanılan bir yanlıştır. Ilk izlenim, karşınızda ki kişinin hakkıµızda bir algı sahibi olmasına neden olur ama sonuca her zaman etki etmez.
Ilk karşılaşmada nasıl bir izlenim bıraktığınız değerli olmakla birlikte, son kararın verilmesinde sadece ilk izlenim dikkate alınmıyor. Hafiza ile ilgili yapılan çok ilginç bir medikal araştırma bunu kanıtlıyor. Peki bu ne anlama geliyor?
Bu demek oluyor ki, görüşme sürecinde gösterdiğiniz performans önemli. Bundan daha önemlisi ilk 10 saniyeniz ile görüşmeden çıkmadan once ki sohbetin nasıl geçtigi de etkin rol oynuyor. Pozitif bir izlenimle başlamadığını düşündüğünüz bir görüşmeyi, süreç içersinde doğru yönetebilirseniz ve görüşmeniz bitmenize yakın işvereni pozitif bir izlenime , insan hafızasında kalan, bu 1 saatlik görüşmenin ortalama olarak kişide bıraktığı intibağ oluyor. Öyleyse, yapmanız gereken, görüşmenin gidişatının üç aşağı beş yukarı istediğiniz tad içerisinde dönmesi için çaba göstermenizdir.
Odak Noktanızı Belirleyin.
Genellikle iş görüşmelerinde sizden tecrübelerinizi anlatmanız istenir. Bunu yaparken güçlü olduğunuza inandığınız en fazla 3 yönünüze ve bu yönlerinizin güçlü olduğunu gösteren somut örneklere odaklanın. Hayat hikayeleri güzeldir ama genellikle yeni mezunlar bu işin başında olduklarında, hikayelerini anlatmakta zorlanabiliyor. Bu öneriyi aklınızda tutun ve hikayenizi güçlü yönleriniz üzerine odaklayın.


