İşe alımlarda gençlere diyoruz ki “yurt dışı deneyimi önemli.” Esnek olmanız, yabancı kültürleri anlamanız gerek. Yabancı dil gerek. Özellikle uluslararası şirketlerde çalışıyor ya da çalışmak istiyorsanız bu özellikler olmazsa olmazlar arasında.
Sonra bakıyoruz, uluslararası şirketlerin VP’leri arasında yurt dışı deneyimi olmayan ve yabancı kültürleri hiç anlamayan yöneticiler var. Doğal olarak çalışanlar bocalıyor. “Madem bu deneyime sahip olmadan VP olunabiliyor, neden beni değerlendirmiyorsunuz?” diye soruyor çalışan.
Insan Kaynakları “doğru işe doğru insan alırız” diyor. Sorası geliyor insanın gayri ihtiyari. “Doğru iş ne demek? Şirketinizde “doğru olmayan” iş ve pozisyonlar mı var yani?” Doğru insandan bahsediyorsunuz ama çalışanların ve iş arayanların büyük çoğunluğu yönetimlerden ve işe alımdan sorumlu direktörlerin amatörlüğünden ve beceriksizliğinden şikayetçi. Laf değil, araştırmalar bunu kanıtlıyor. “Peki bu beceriksizliğinle seni o pozisyona kim getirdi” diye merak ediyor çalışan. Gayri ihtiyari!
“Fırsat eşitliği var şirketimizde” der sonra aynı işler için farklı ücret skalaları belirleriz.
Ortada “özü sözü bir olmayan” davranışlar söz konusu olabilir mi?
Özü sözü bir olmayan hiç bir kişiye karşı güven oluşturmak mümkün değildir. Hepimiz biliriz.
Öyleyse, kurumsal masallar neden söyleriz?
Dan Ariely, Prof Behavioral Sciences, Duke University, Davos Debates in Davos at the World Economic Forum

2 Comments
Çağdaş Gümüş
Bunun cevabını biliyorsanız bana da söyleminizi rica ediyorum.:) Zira bu aralar gerçekten bu dilemmayı yaşıyorum. Acaba şirketlerin yetenekli insanları avlamada kullandığı tekniklerden biri mi? Yoksa bir insana yıllar boyunca bir işi yaptırabilmek için verilen bir motivasyon mu?
Yöneticiler için istenen kriterlerle gerçekleşenler arasında neden farklar var?
esra yıldız
Çok teşekkürler bu güzel paylaşım için..