Yabancı Dil Bilmeyene Kariyer Yok!
Epey iddialı duruyor başlık. Sizi kızdırdıysa, kükrettiyse, böyle şey olur mu dedirttiyse, yabancı dilinizi geliştirmenizin gerek şart olduğuna inanabilirsiniz.
Eskiden lise mezunları şirketlerin her kademesinde bulunurdu. İşe girmek için lise mezunu olmak yeterliydi. Şimdi, üniversite mezunu değilseniz birçok kapı yüzünüze kapanıyor. Kariyer yolu giderek daha da zorlaşıyor. Lisans derecesi de artık yetmemeye başladığı için birçoğu iş bulabilmek için yüksek lisansa başlıyor. İleride belki sırf bu yüzden yüksek lisans/master derecesi olmayanların iş bulması daha da zorlaşacak.
Eğitimle birlikte neredeyse parallel giden bir konu da yabancı dil. Globalleşen dünyada artık bir dil değil çift dil gerek şart aslında. İngilizce bilmek artık neredeyse dil bilmekten sayılmıyor. İngilizce bir nevi banal dillerden olmaya başladı. Az birazlarla olmuyor üstelik. Yabancı dilinizi ‘iyi’ değil ‘profesyonel’ olarak kullanabilmenin ne kadar fazla sayıda iş imkanını önünüze sereceğinizi tahmin edebiliyor musunuz? En basitinden ortalıkta o kadar çok ‘ortalama’ b’r yabanci dil bilgisiyle dolaşan varken, aradan sıyrılmak hiç de fena fikir değil!
Dil bilmenin faydalarını saymak anlamsız. Siz benden daha çok neden üretebilirsiniz. „Dil bilmemek herşey değil“ diye de düşünebilirsiniz. Eğer yabancı dilinizi geliştirmeye ihtiyacınız varsa umuyorum hedefleriniz arasında en az 1 sene yurt dışında yaşamak ve dil öğrenmek vardır.
Kariyerinize Hızlı Başlamak İçin İngilizce Şart
Artık Herkes Bunu Yapıyor: Amerika’ya gitmek. Hem Çalışmak, hem Öğrenmek
Peki, şimdi bir soru;
Üniversiteden mezun olduğum sene İspanyolcam başlangıç-orta seviyesinde bir yerlerdeydi.
Mezuniyet sonrası haftasonlarımdan feragat ederek İspanyolcamı da İngilizcem gibi akıcı hale getirecek kadar kurs alayım dedim, ama sonra bu kararımdan vazgeçtim.
Bunun nedeni de kendi mesleğime yoğunlaşma kararı almam oldu.
Şimdi dinlediklerimi anlayabiliyor, fakat konuşamıyorum. Yani İspanyolca’yı unuttum.
Bu kararımdan hiç pişman değilim, kararlarımı teraziye koyunca doğru olanı yaptığımı görüyorum.
Bir dil daha bilmek elbette entelektüel kapasitem hakkında ipucu verecektir, ancak insanın herşeyden önce keskin bir donanıma (ve zekaya) sahip olması gerekmez mi?
Maliyetin adının “zaman” olduğu bir dönemde, işyeri tecrübesinin ek bir dil bilmekten daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Söz konusu dil İngilizce ise sözlerim meclisten dışarı tabi…
Dipnot; Şöyle bir düşündüm de; İlkokulda İtalyanca, ortaokul-lise arasında İngilizce ve Almanca, üniversitede Fransızca ve İspanyolca gördüm… Aslında bütün latin dillerini az çok bilmem gerekirdi, ama ilgisizlikten elde bir tek İngilizce kaldı. Fazla da zorlamamak lazım demek ki =)
Selam Eren,
Eğer senin için sadece ingilizce bilmek yeterliyse, harika. Ama zaman çok hızlı gelişiyor ve rekabetçi bir ortamda tek dil bilmek yakında yetersiz kalıyor olacak. Amerika’da belli bölgelerde örneğin ispanyolca bilen yabancılar çok rahat iş bulabiliyor. Türkiye’de de iş ilanlarına bakacak olursan, uzmanlık gerektiren işler kurumsal şirketlerde ingilizce ve almanca, ingilizce ve fransızca, ingilizce ve rusca vb. olarak veriliyor.
Kesinlikle katılıyorum. Yabancı dil bilgisi çok önemli. Sorun, Türkiye’de insanın yabancı dilini geliştirmesinin kolay olmaması. Insan bildiğini de unutuyor. Yabancı şirkette bile çalışsanız yeterince kullanmıyorsanız, bir süre sonra unutuluyor.yurt dışında yaşamali!!!!!
ne acıdır ki şu anda iki yabancı dili de ( İngilizce- Almanca) çok iyi seviyede bilmeme rağmen iş bulamıyorum. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde eğitim almış ayrıca 5senelik üniversite hayatım boyunca kariyerim adına bazı iyi kuruluşlarda çalışmış olmam da bu kötü kaderi! değiştirmiyor. Benimle yabancı dilde mülakat yapan kişinin benim kadar iyi bir dil seviyesi olmamasına rağmen o işe uygun görülmediğimi yine o kişiden duyuyorum.
Evet ingilizce bilmek artık ekstra bir özellik değil olması gereken birşey.
Bazen ne hayıflansak da yapacak birşey yok ortak dil herzaman ingilizce olacak, ben de multi national bir iş yerinde çalışıyorum, yöneticilerim italyan ve ingilizce anlaşıyoruz. Maalesef latin dilleri çok fazla büyüyemedi.
Ama bir ekleme de yapmam lazım Aygül arkadaşımızın dediği de çok doğru, ülkemizde maalesef torpil tanıdık denen bir olgu varken dil bilmek okul okumak biraz havada kalıyor. Ne kadar iyi tanıdığın varsa şansın o kadar çoktur.
Ben de işletme okumuş sonrasında Galatasaray üniv.de Pazarlama masterı yapmış biriyim fakat 5 ay iş ararken hiç de kendime göre teklifler alamadım, çok basit düzeyde gelen teklifler vardı.
Sonra kendi çabamla girdim ve işimde yükseliyorum ama torpil gerçeğini gözardı edemeyiz hiçbir zaman.
Merhaba Aygül,
Ekteki yazı belki faydalı olabilir.
Yakında istediğin gibi bir işi bulabilmeni ümid ederim. İş bulmak Türkiye’de genelde 6-8 ay arasında bir zaman alabiliyor. Eğer mümkünse profesyoneller arasından bir mentor bulmanın da yararı olabilir.Hangi üniversiteden mezunsun bilemiyorum, ama bazı üniversitelerde bu hizmet okulun öğrencilerine/alumnilerine verilebiliyor.
Bircok insan Ingilizce’nin onemini hala kavrayamamis durumda. Artik ingilizce bilmemekle sakatlik ya da acizlik hemen hemen ayni sey, isverenler ingilizce bilmeyen elemani sirketlerinde bulundurmak bile istemiyorlar.
Ve isin kotusu ortada o kadar issiz var ki birakin Ingilizce bilen elemani Ingilizce’yi de resmi yazisma yapabilecek kadar bilen eleman ariyo insanlar cunku malesef ulkemizde 3-5 ay turizmde calisan hirbolar bile ben ingilizce biliyorum diye dolaniyolar. Malesef kariyer yapmak icin o kadar ingilizce yetmiyo.
Bu ayrica su anlama da geliyo, yillar gectikce beklenilen ingilizce seviyesi de artmak zorunda. Mesela bundan 10 sene once turizmde calisan garsonlarin bildigi ingilizce bile kariyer yapmak icin yeterdi belki ama artik akici ve ikna edici ingilizce konusma araniyor sirf onunla da yetinmiyolar profesyonel ve resmi bir dille musteriyle iletisime gecebilecek elemanlar ariyo isverenler. Bu kadar iyi ingilizce konusabilenler de sadece yurt disinda bir kac sene kalmis olanlar elbetteki!!!
Yani durum gittikce vahimlesiyo, artik orta derecede hatta iyi derecede ingilizce konusan bile is bulamiyo. Malesef profesyonel ingilizce de kolay degil ben 8 senemi harcadim yazisma yapabilecek kadar konusma icin ayrica bu 8 senenin son 6 senedinde de yurt disindayim. 8 sene her gun duzenli ogrenmediysem de baya bi masanin basina oturup saatlerce calistigimi bilirim yani bir kac senelik is. Yani 3 ayda nasil ingilizce ogrenirim diye forumlara yazi yazanlar umarim bunun imkansiz oldugunu bu yaziyi okuyup da kavrarlar imkansizligin yaninda 3 aylik ingilizceyle de zaten kariyer olmadigini anlamalari yeter.
Ozlem
@ozianna
Ozlem Hanım, umarım ki İngilizceniz de Turkceniz kadar felaket degildir.
“Bu kadar iyi ingilizce konusabilenler de sadece yurt disinda bir kac sene kalmis olanlar elbetteki!!!” sozunuze sadece tebessum ederim.
“Hirbo” olarak nitelendirdiginiz insanlar arasinda sizden benden kat be kar fazla kazananlar oldugunu da umarim farketme sansini bulursunuz.
Özlem Hanım’a hak vermemek elde değil akıcı ve gramere dayalı bir ingilizce öğrenmek 3 aya sığacak kadar küçük bir iş değildir bence. Yabancı dilin nankör oldugu konusunda sanırım hepimiz hemfikiriz
Ancak yurtdışında bunu tamamiyle rayına oturma ve sağlıklı olacağına inanıyorum.
Herkes ingilizcenin ne kadar zorunlu bir dil olduğunu biliyor. Ancak göz ardı edilen bir konu var. Yakında üniversiteden mezun olcak biri olarak hala ingilizce seviyemin orta düzeyde olması benim suçum mu? 4 yıllık lisans eğitimimim boyunca sadce 1. sınıfta ders olarak vardı, ondan da muaf oluğumdan ingilizce derslerine giremedim.Kendi imkanlarımla kursa gittim. 6 aylık bir eğitim için verdiğim mevla dudak uçuklatacak düzeydeydi. zaten pek de yararını görmedim kursun. Bir çok kişi yurt dışına gidin diyor. İyi güzel de nasıl olcak bu? Bir çok alternatiflerin sunulduğu söyleneniyor. Oraya parası olan gitmekte. Parası olan zaten özel okullara, kolejlere giderek ingilizcelerini geliştirmekte. Demek istediğim şu ki elbet ingilizce önemli, elbet bazı şeylere ulaşabilmek için baraj konumunda. Ama sistemin getirdiği sorunun (sorun diyorum çünkü ingilizce bilmemek başlı başına bir sorun ve bunu 15 yıl okul hayatında çözümleyemeyen bir sistem)ceremesini bize yüklemek nasıl bir algıdır.Ve bu yüzden kpss ye bu kadar çok kişi başvuryor…
ben kazakça, orta düzeyde arapça iyi sayılacak kadar da rusça biliyorum, eşimse rusça, ingilizce,kazakça ve türkçeyi çok iyi düzeyde biliyor ikimizde üniversite mezunuyuz, eşim yüksek lisans yapıyor birlikte çalışmak istiyoruz bize hangi alanlarda çalışmayı tavsiye edersiniz?




