resim
Ana Sayfaya Dön


Şirketinize değil, Hedeflerinize Bağlı Kalın.

Yazan : Fatmanur Erdogan, Kategori : Kariyer
01 Feb 2016

Bir şirketi arkadaşlarınıza tavsiye ediyor olmanızın sizi neden o şirkete bağlı yapması gerektiği konusunda soru işaretleriniz varsa, haklısınız.

parisfatmanurerdogan

Burası Paris. Fotograf da epey flug, pek bir netliği yok. Sanatsal değeri de pek yok! Ama bu kare keşfin, bilinmezliğin ve yeni fikirlerin oluşma sürecini anlatır. O yüzden anlamlı ve değerlidir. Hayatımızda yapmayı seçtiğimiz her şeyi herkesin anlaması gerekmiyor. Beğenmesi ve onaylaması da gerekmiyor. Bu ruhu yansıtan fotoğraflarınız kıymetlidir. Onların hangileri olduğunu biliyor musunuz?

İnsanlar hedeflerine bağlıdır, şirketlere değil. Çalışan bağlılığı da bir efsanedir. Bir kurumda kalma niyetinizle o kurumun size sundukları örtüşüyorsa kalmayı tercih edersiniz. Bu gayet mantıklı bir seçim. Şirketlerde aynı şeyi yapar.

İşi büyüteceklerse, insan alımını artırır; giderleri azaltmak isterlerse 15 yıllık çalışanlarına gözlerini kırpmadan ‘Good-Bye My Lover’ diyebilirler. Hiç bir duygusallığı yoktur durumun. 10 ve 15 yıllık plaketlerinizi de elinize tutuşturarak, bağlılığınızı taçlandırırlar. Şirketin tüm sorumsuz davranışlarını da size yıkarak performansın iyi değildi diyebilirler. Siz şirketin performansını beğenmiyorsanız, aynı şekilde ayrılabilirsiniz. Günümüzde çalışanların çoğu kurumlarında para kazanma mecburiyetleri olduğu için kalıyor. Bu da bağımlı olmak için yeterli bir sebep sayılabilir.

Gallup verilerine göre dünyada çalışanların sadece %13’ü bağlı çalışan kategorisinde. Geri kalan %87’si ne alemde? Türkiye’de geçenlerde yönettiğim bir panelde yer alan İnsan Kaynakları yöneticilerine göre hepsinin çalıştığı şirket muhteşem ve çalışanları da inanılmaz bağlı, mutlu ve mesut. Gallup belki de Türkiye’ye özel bir araştırma yapmalı. Bizim şirketleri harika yapan, inovasyonu ve yaratıcılığı yüksek, çalışan bağlılığı tavan yapmış şirketlerimizi araştırmalı.

Çalışan bağlılığını sağlamaya çalışan birim İnsan Kaynakları birimi. Kurumlarda bu rolü olanların bağlılığı ne durumdadır diye merak eden Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nden Prof. Dr. Aşkın Keser’in araştırmasına bir göz atalım.

İnsan Kaynakları Alanında Çalışma Nedeni

İnsan Kaynakları alanında çalışanların %65’i kişisel özelliklerinin mesleğe uygun olduğunu düşündüğü için bu alanı seçtiğini söylerken, sadece % 8’i bu meslekte bir gelecek gördüğünü belirtiyor.

Araştırmaya katılanların sadece %8′inin insan kaynaklarını geleceği olan bir meslek olarak gördüğünü belirtmesi, bu departmanın stratejik öneme sahip olduğu düşüncesiyle de örtüşmediğini işaret ediyor.

Prof. Keser diyor ki “Kişilik özelliklerinin hangi açıdan bu mesleğe uygun olduğunu düşündükleri önemli” ve “İnsanlarla ilgilenmeyi seviyor olabilirsiniz, ama her insanla ilgilenmekten hoşlanan kişinin psikolog olmasının önerilmediğini biliyoruz. Bu sonuç, İnsan Kaynakları mesleğini seçenler için de geçerlidir. Sonuçlar bireylerin bilinçli tercih yaptığını göstermekle birlikte; cevapların niteliği bireylerin ne denli doğru bir seçim yaptığını sorgulatır niteliktedir. Örneğin İnsan Kaynakları çalışanları, “iş dünyasını daha insani bir yapıya kavuşturmak amacıyla böyle bir mesleği seçiyor olduklarını düşünselerdi, gelecek gördükleri bir meslek oranı daha da güçlü çıkabilirdi. Çünkü bu düşünce meslek kavramının özelliklerinden birisi olan ‘toplumsal fayda sunma’ özelliği ile eşleşir. Şayet çalışan sadece kendisini mutlu etmek için çaba harcıyor ise bu sonuç düşündürücüdür. Aradaki nüans budur”.

İşten Ayrılma Eğilimi Yüksek

Araştırma, İnsan Kaynakları departmanında çalışanların şirketten ayrılma eğiliminin oldukça yüksek olduğuna, çalışan bağlılığının da düşük olduğuna dikkat çekmekte.

Prof. Keser bu sonucu şöyle yorumluyor: ‘İnsan Kaynakları çalışanlarının işten ayrılma eğiliminin yüksek çıkması, görevleri işletmelerde çalışanların işgücü devir oranını azaltma rolü olan bu çalışanların öncelikle kendi meslek gruplarındaki yüksek işgücü devir oranını değerlendirmesi gereken bir konudur. Siz kurumunuza bağlı değilseniz, kurumun işgücü devir oranını artırma motivasyonunuzun da düşük olacağı anlamına gelecektir. Kurumlar işlerine ve işyerlerine bağlı çalışan kazanmak için çaba harcıyor. Bu hedefin, günümüz dünyasının ve çalışma alışkanlıkları dikkate alındığında ne kadar mümkün olduğu tartışılabilir; hele hele Y kuşağı gerçeği dikkate alınırsa insan kaynakları uzmanlarını bu konuları sorgulamaları gerekmektedir.’

İnsan Kaynakları Çalışanlarının Kuruma Bağlılığı Düşük 

Araştırma sonuçlarına göre insan kaynakları çalışanlarının iş tatmini de ortalama düzeyde. En büyük tatminsizlik sebebi terfi olanaklarının düşük olması olarak ortaya çıkıyor.

Prof. Keser bu sonuca da şöyle bir yorum getiriyor: ‘Yapılan diğer araştırmalardan biliyoruz ki, terfi ve ücret, şirket çalışanlarının bağlılığını sağlayan en önemli iki faktörü oluşturuyor. Şirketlerin terfi sorununu çözmek için geliştirdikleri yeni ve kişiyi önemli hissettiren ünvanlarsa, çözümden ziyade, hiyerarşinin yükselmesine sebep oluyor.’

 

Körü körüne bağlılık, bağımlılıktır.


Share

YORUMLAR
25 Mar 2017 - 11:16 pm

Yayınlandığı dönemde bu yazıyı görmemişim. Eline sağlık.

Eğitimlerde “Bizim şirkette bu anlattıklarınız olmaz” deyip alıcılarını kapatıyorlar.

“Bugünün genç insanı muhtemelen 15 – 20 iş değiştirecek, şirketlerin ömrü ortalama 8 – 10 sene arasında olacak, demek ki bu şirket için değil kendin için dinlemelisin” diyorum ama algı engeline takılıyorum, kolay aşamıyorum.

Yine tekrarlayacağım. Kölelik, insana patronun verdiği bir durum değil, bir ruh (ve düşünme) biçimidir.

Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
E-posta
Web Sitesi
Yorum

CV TEKNİKLERİ E-BÜLTEN
Ad Soyad
E-Posta

YURTDIŞI SERTİFİKA PROGRAMLARI
Ad Soyad
E-Posta
YENİ YAZILARDAN HABERDAR OL

KONULAR
SİTEDE ARA
Hedefe Koşanlar
Acıtan Kariyer Hataları
Cesur Fikirler
Girişimcinin Ruh Halleri
İş ve Hayat Dengesi
Sosyal Medya Dünyası