Almanya’nın Chiemsee gölünde psikolog bir yönetim danışmanı eşliğinde bir eğitime katıldım. Network yapma amaçlı ve liderliğinizi geliştirmeye yönelik bir eğitimdi bu.
Dünyanın dört bir yanından katılmış yöneticiler vardı.
Psikoloğun bizlere tavsiye ettiği—daha doğrusu toplantının kurallarının başında sıraladığı konuların başında gruplaşmanın kesinlikle olmaması ve her bireyi aramıza içtenlikle kabul etmemiz gerektiğiydi. Bu bilginin 2 günlük eğitimin en can alıcı noktası olduğu görüşündeyim. İnsanlar ‘hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları’ kişileri seçmekte ve gruplamakta oldukça hızlıdırlar. Bu da gruplaşmanın getirdiği ayrımcılığı, dedikoduyu ve sağlıksız bir rekabet ortamını doğurabiliyor. Oysa toplantının başından bu kuralı koymuş olmamız, birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmemizi ve birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek olarak gelişmemizi mümkün kıldı.
Bu bilgiyi paylaşmak istememin sebebi, çalışma ortamlarında, proje gruplarında kutuplaşmaların yaşanabiliyor olması. Karakter çatışmalarının işin önüne geçebiliyor olması. Proje liderliği yapanların grup harmonisini sağlamak açısından bu kuralı akıllarında tutmalarının ve aynı hedef doğrultusunda ilerleme sağlamalarını kolaylaştırmasının etkin bir yolu…

2 Comments
Mehmet Tekin
gruplasmayi onlemek zor olsada cok dogru bir tavsiye oldugunu dusunuyorum.
Eren Kumcuoğlu
Güzel başlamış. Bunu mutlaka söylemiştir ancak ben yine söyleyim, insanlar doğaları gereği seçicidir. Eskiden beri süregelen “Kadının en iyi erkeği seçmesi” olgusu kadar doğaldır bence insanın kendine muhattap seçmesi. İş yerlerinde elbette böyle geniş bir yelpazeye sahip olamıyoruz. Birlikte çalışmak zorunda olduğumuz insanlar da, birlikte çalışmaktan zevk aldığımız insanlar da oluyor.
Seminer ortamı kutuplaşmayı aşmak açısından makul olabilir ancak süregelen bir atmosfere yeni ayak bastığınızda (bu bağlamda, yeni bir işyeri) gruplaşmanın etkisi kişileri hemen sarıyor. Bunu başından beri kurum kültürü haline getirmek işin en önemli kısmı olur.
Buraya kadar güzel. Peki kutuplaşma istemeyen yönetici ne yapmalı ve kurum içerisindeki astlarına nasıl örnek olmalı? Örneğin; Öğlen yemeği nasıl yenecek?
Yalnız mı yenmeli? Kibirli ya da soğuk derler.
Aynı seviyedeki diğer yöneticilerle birlikte mi? Bu sefer de kutuplaşmanın alâsı olacak.
Çalışanlarla birlikte mi olmalı? Bu durum açık kapı çalışan bir yönetici için bile çizgiyi aşabilecek bir davranış olacağı gibi, güç aralığı isteyen yöneticiye de hiç uymaz (zaten onlar da böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmezler).
Hangisi? =)