İş dünyasının başarı sırları arasında birlikte çalıştığınız kişilerin ‘itibarını korumak’ da vardır. Çünkü, başkasının itibarına özen göstermek, kendi itibarınızı yükseltmeyi de beraberinde getirir.
İşte müthiş bir örnek: Mad Men isimli diziyi seyredeniniz var mı? Izlemeyenler, iTunes’dan indirebilir.
Mad Men, 1960’ların New York’unda Madison Avenu üzerinde bulunan Sterling Cooper isimli reklam ajansında yaşanan olaylar üzerine kurgulanmış bir dizi. Mad Men’in ana karakteri ajansın hem küçük ortağı hemde kreatif direktörü olan Don Draper. Yanında çalışan junior executive’lerden biri de Pete Campbell. Pete kendini kanıtlamaya çalışan bir reklamcıdır; ne var ki yöneticileri tarafından fazla sevilmeyen bir karakteri canlandırır.
Reklam kampanyasının sunumunun yapıldığı bir toplantıda müşteri Dan’in yaratıcı fikrini anlamsız ve başarısız bulur. Bunun üzerine kendini göstermek çabasında olan Pete, müşterisini Dan’den ve herkesden habersiz bar’a götürür. Yanına da iki tane hoş bayan verir. Pete, bar’da müşterisine kendi fikrini satar. Ertesi gün ajans toplantısında aynı müşteriye yeni bir sunum yapan Dan bu olaydan habersizdir. Müşteri Dan’in fikrini yine beğenmediğini Pete’in fikrininse mükemmel olduğunu söylediğinde, toplantının havası değişir.
Pete’in kendi başına iş yapmasından hoşlanmayan Dan, düştüğü durumdan rahatsız olduğundan Pete’in işine son verir. Şirketin ortaklarından ve Dan’in yakın arkadaşı olan Roger Sterling ile birlikte durumu açıklamak üzere şirketin diğer ortağı olan yaşlı Bertram Cooper’ın odasına girerler. Sterling, olayı anlatır ve Cooper’ın fikrini almak isterler.
Büyük ortak açıklamayı dinler. Dan’in küçük düşürüldüğü durumun ve Pete’in şirketin çıkarları için değil kendi çıkarları için hareket ettiğinin farkındadır. ‚Sizi anlıyorum. Ama Pete’i işten çıkartmanın iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum’ der.
Cooper, itiraz etmek için hareketlenen Dan’in söz söylemesine izin vermeden konuşmasını sürdürür. “Pete’in annesini tanır mısınız?” diye devam eder.
“Bir zamanların en zengin ailesinin oğludur Pete. Artık varlıkları eskisi gibi olmasa da Manhattan’ın en etkili aileleri arasındadırlar. Camplbell’ların sosyal çevrelerine oğullarının ‚Sterling Cooper’ ile ilgili yaşadığı tatsız olayları anlatmasını istemezsiniz herhalde”. Mesajı net bir şekilde alan Dan ve Sterling, Pete’in odasına girer. Dan, tükürdüğünü nasıl yalayacağını bilemez.
Sterling, Dan’in konuşmasına izin vermez. Pete’e sinirli bir ses tonuyla dönerek: “Pete, yaptığın şeyin bu şirkette kabul görmediğini bilmeni isterim. Olayı Cooper’a anlattığımızda, Cooper senin derhal işine son verilmesi gerektiğini söyledi. Seni içeride savunan ve işini kaybetmemeni sağlayan Dan oldu. Eğer patronun Dan olmasaydı, burada işin bitmişti. İşini Dan’e borçlusun” der ve odadan çıkarlar. Bu sahnenin, ders alınacak çok fazla bilgiyle yüklü olduğunu düşünüyorum. Size de yol gösterici olmasını umarım.
4 Comments
Uğur Özmen
İşte budur! İstifa ettikten sonra, diğer kurum teklifini geri çekince mecburen firmada kalmış iken, patronumun “İstediğim her firmada çalışabilecek bir durumdayken, kendilerini tercih ettiğim için teşekkür etmesi” durumu…
Herkesin gözünde “gitmek istedi ama gidemedi” sıfatı yaratmak yerine, “Uğur’un bizi tercih etmesinden memnunuz” ortamı yarattığı için, bunca sene sonra saygım sürüyor.
Pelin Bingöl
Fatmanur hanım,
Bu yazı için çok teşekkürler. Sanırım her çalışanın kendine pay çıkartabileceği çok güzel bir örnek. Mad Men’i de en yakın zamanda seyretmeyi planlıyorum.
ela
Bu şekilde davranabilmek büyüklük ister. Umarım profesyonellerimizi, kendimizi bu şekilde yetiştirebiliriz.
Pelin Batur
Bu diziyi seyretmem gerekiyor:)