About the author

Related Articles

5 Comments

  1. 1

    Erhan

    Evet derler, ne var bunda, bunu yapmak kolay birşey, zor değil bunu yapmak.

    Bunu diyenler, o şeyi yapamayacak insanların başında gelirler.

    Çünkü onlarda daha farklıyı algılama yetisi, kültürü dahi yoktur. Böylelikle onlar, o farklı şeyi asla yapamayacak sınıftadırlar.

    Bu biraz cahil cesaretine benziyor. Çevremde çok oldu böyle insan, çünkü burada böyle bir kültür yok, burada sadece tüketici bir kültür var, üretici yok.

    Tüketici kültürün insanı, yaratmadığından ve üretmediğinden dolayı ne farklı eserleri ne de bu eserlerin yaratıcılarını anlayabilecektir.

    Ben de yaparım diyecektir cahilce…

    Reply
  2. 2

    Uğur Özmen

    Mutlak “doğru”ları ( http://ugurozmen.com/blog/is-hayati/mutlak-dogru-cumleler ) söylediğiniz zaman ödüllendirildiğiniz, beğenildiğiniz bir ortamda, “bu cümlenin hiçbir anlamı yok ki…” diyemezsiniz. Ya da demeyi tercih etmezsiniz.

    Şu cümle “Herkesin düşündüğünün, herkesin aklına gelebilenin ve moda eğilimlerin dışında düşünmek. İlle de tersine değil, ama dışında.” bence en vurucu cümle…

    Kesinlikle doğrudur. En azından kendi ortaya koyduğum “ilk defa” projelerde, durum budur. “Tersine değil, ama dışında…”

    Teşekkürler Oktay Taftalı…

    Reply
  3. 3

    Tibet

    Oktay bey, sizin kitaplarınızla daha önce nasıl tanışmamışım bilemiyorum.

    Sondan ikinci paragrafı hepimizin iki kere okumalı. ‘bu kolay’ ne var ki değil.herşeyin ardında bir emek ve saatler süren çalışma var. aklımızda tutmalıyız. her zaman. saygıyı getiriyor karşılıklı.

    sağolun

    Reply
  4. 4

    Nihat Solmaz

    Harika bir yazı olmuş. Teşekkürler…

    “Tuhaf olan ardında soru bırakır ve soru bıraktıklarınız sizinle meşguldürler.” yazının özeti gibi.

    Normalliği ya da sıradanlığı eşik olarak kabül edersek, normalin altı ve üstü farklı olma sonucunu ortaya koyuyor. Elbette, saçmalamak ile ilginç olmak arasında kalın bir çizgi vardır. Her tuhaflık ilgi, merak uyandırmıyor. Yani tuhaf olunduğu için ilgi uyandırıyor. İlgi uyandırmak için tuhaf olma çabaları daha çok saçmalamaya yakındır. Bu yüzden emek en yüce değerdir.

    Reply
  5. 5

    Sabih Parlakyıldız

    Oktay beyin bu harika yazısı beni bir takım garip soruları sormaya itti;

    Acaba doğuştan itibaren uymaya başladığımız bu nedensellik yasası, olağan ve sağlıklı bireyler olarak bizleri benzer mantıklar etrafında anlaşmaya ve uyum sağlamaya iterken, verili gerçekliğin dışına çıkabilmeyi becerip de herkesin düşündüğünün, herkesin aklına gelebilenin ve moda eğilimerin dışında düşünebilmemizi , kısaca “Yaratıcı Aklın Sınırlarında” gezinebilmemizi sağlayacak olan o sihirli ŞEY ne olabilir?

    Yaşamının belli bir dönemine gelmiş bir insanın “Yaratıcı Aklın Sınırlarında” yaşamanın gerekliliğini idrak etmesi yeterli olabilir miydi ve düşünce biçiminde değiştirmesi gereken şey nedir?

    Ya da bu idrak içinde olan bir ebeveyn tarafından ve yaratıcılığa kucak açan bir sosyal çevre içinde mi yetişmek gerekli?

    Yoksa verili gerçekliğin dışına çıkabilmeyi daha doğuştan itibaren becerebilmemizi sağlayacak genetik bir talihe mi ihtiyacımız var?

    Ayrıca ister iş hayatında ister sosyal yaşamda yaratıcı bir üretkenlik içinde olmak durumu , sıradanlığa doğal bir karşı koyuş ya da çevremizde tuhaf!! bir etki bırakarak diğer insanları kendimizle meşgul edebilme zevkini, gururunu tatmin etme ihtiyacından mı doğuyor?

    Reply

Leave a Reply to Nihat Solmaz Cancel Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

2018 @ Tasarım ve Kodlama Albatros ♥ Tasarım'a Aittir.