Gelişim, Başarılarımızı Arkamıza Alıp, Yeni İmkanlara (ve Belki de Belirsiz Bir Hayata) Kucak Açabilmekle Mümkün
liderlik, değişim, yönetim July 30th, 2008Hemen bugün bir Fortune dergisi alın. Usta gazeteci Pınar Çelik’in hazırladığı Eti’nin kurumsallaşma öyküsünü okuyun. ‘Profesyonel bir boşanma öyküsü’ isimli haber şöyle gelişiyor:
Hazım Ellialtı Unilever’de Genel Müdürlük pozisyonundan Eti’ye geçmek için ayrılır. Tek şartı ‘otonomi’ sağlanması yani kendisine tam karar yetkisi verilmesidir. Değişime yön vermek, farklı başarılara imza atmak isteyen Ellialtı, Eti’ye başarı üstüne başarı getirir. Ama bunu sağlığıyla öder. Şirket içerisindeki yıldırma politikaları, Ellialtı’nın tansiyonunun 24/12 olmasına, burnundan akan kanların durdurulamayarak acil hastaneye sevk edilmesiyle son bulur. Global, dünya devi bir şirketin Genel Müdürlüğü’nden ayrılmanın çok akıllıca bir karar olmadığını düşünebilirsiniz. Hem Eti hemde Unilever’in Hazım Ellialtı gibi bir cevheri elinde tutmak için işin başında gereken maddi imkanları sağladıkları da şüphesiz. Yine de Ellialtı, farklı bir tecrübeye sahip olmayı tercih eder.
Fortune dergisinin aynı sayısında bir başka haber daha vardı: Microsoft şirketinin kurucusu Bill Gates, 52 yaşında hayatının işini arkasında bırakarak 1 Temmuz itibariyle şirketteki tüm görevinden emekliye ayrılır. Philantropic yani hayırsever işlere kendini adamak için hayatına farklı bir yön verir ve Microsoft yönetimini en sevdiği dostu Steve Ballmer’a devreder. Yahoo anlaşmasını hüsranla sonuçlayan, Windows’un gelmiş geçmiş belki de en feci versiyonu olan Vista’yı piyasaya süren Ballmer hakkında çok şey yazılıp çizilir. Ama görünen o ki Gates, değişimin yakalanması için farklı kişilere, yöntemlere ve tercihlere güven duymak gerektiğini çok iyi bilmekte.
Hayatımızda ve kariyerimizde farklı işlere, yeni öğretilere ve hayal edemediğimiz imkânlara yelken açabilmek için bir önceki başarılarımızı hazmedip, onları arkamızda bırakabilme cesaretine sahip olabilmeliyiz.
Save to del.icio.us
 
Digg This!
 
Technorati Links
 
Stumble it!
 
reddit


July 30th, 2008 at 1:38 pm
şu anda okumak isteyebileceğim en güzel makalelerden birisiydi. Çok teşekkürler…
July 30th, 2008 at 2:20 pm
kurumsallaşmak kolay iş değil. ama hikayenin bütününü merak ettim doğrusu. fortune almaya gidiyorum:)
July 30th, 2008 at 10:07 pm
Profesyonel olmak kolay değil galiba! Harika bi yazı.
July 31st, 2008 at 1:24 am
İlgi alanıma giren,profosyonelce hazırlanmış,takip edilmesi gereken bir site.Sık sık uğrayacağım.Ellerinize sağlık.Başarılarınız daim olsun.sevgiler.
July 31st, 2008 at 5:01 pm
Merhabalar Fatmanur Hanım. Bu site bugüne kadar rastladığım en iyi kariyer sitesi diyebilirim. Özellikle sektörün içinden çıkmış başarılı bir yöneticinin tavsiyelerini, gözlemlerini, deneyimlerini okumak çok bilgilendirici. Paylaşımınız için teşekkür ediyorum.İyi çalışmalar…
August 1st, 2008 at 2:02 am
Fatmanur hnm, nefis bir yazi olmus. Ayrica kurumsallasma adina aci bi ornek
August 1st, 2008 at 3:16 pm
Rauf Ates’in Hurriyet’te yazdigi yaziyi da farkli bir gorus olmasi acisindan incelemenizi tavsiye ederim.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9548827.asp?yazarid=254&gid=61&sz=53289
August 2nd, 2008 at 9:48 am
Bu makalede de konuyu kurumsal Itibar Yönetimi açısından ele almış Ali Saydam.
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=125380,10,152
August 2nd, 2008 at 11:41 am
Hazım Ellialtı Eti’ye bunca başarı kazandırmış bir CEO. Rauf Ateş’in yorumlarını garip ve anlamsız buluyorum açıkçası.
August 2nd, 2008 at 11:48 am
Aile şirketlerinin kurumsallaşma süreçlerinin zor olması doğal, özellikle Türkiye’de. Koç ve Sabancı kurumsallaşmış şirketler midir? İçeride çalışanlara sormak gerek, size ne kadar kurumsal olduklarını anlatsınlar. Eti ile CEO arasında uyuşmazlık olduğu gayet net ama Eti’nin burada saygınlık kaybedeb taraf olduğunu düşünüyorum.
August 2nd, 2008 at 3:07 pm
Bir kurumsallık muhabbetidir almış başını gidiyor. bir takım insanlar kurumsal firmada çalışmak istiyor bazıları kurumsallıktan şikayet ediyor kimse yerinden memnun değil yani. ben çözebilmiş değilim bu insanları
August 27th, 2008 at 4:46 pm
[…] […]