Şirketlerin işe alım süreçleri birçok kişiyi zıvanadan çıkartıyor.

İş ilanlarına baktığınızda, iş ilanının nasıl yazılması gerektiğinin tam anlaşılmadığını açıkça gözlemleyebiliyoruz. Kariyer sitelerine baktığınızda ya da birçok şırketin iş başvuru sayfalarına baktığınızda sizden doldurmanızı istedikleri bilgilerin haddi hesabı olmadığını görüyoruz. Gerekli gereksiz bir dolu soruyla adayların zamanlarını harcamak kabul edilebilir görülüyor. Eh, iş istiyorsan, çekeceksin! İş dünyası bas bas bağırıyor, fark yaratmak, müşteri odaklı düşünmek kazandırır diyor. Oysa, görünen o ki, database doldurmak, en önemli konu.

Tipik durum şöyle oluyor: bir şirket bir sistem kuruyor; rakipler de sadece kopyalıyor, ufak tefek değişikliklerle ve farklı isimle size sunuyorlar. Hadi bakalım, A sitesine CV bilgilerinizi girmek için saatlerinizi verdiğiniz yetmiyormuş gibi, aynısını rakip şirket için de yapmanız isteniyor! Teknolojinin olması birşey ifade etmiyor. Onu nasıl kullanmamız gerektiğini de anlamamız gerekir. 20 yıldır geçerli olan teknolojileri kullanmak daha yüksek etkinlik sağlayabilecekken, zamanı böylesi geriden takip etmek anlamsız geliyor belki. Ama tek suçlu şirketler değil elbette. Müşteri, yani bu durumda iş arayan, ses çıkarmazsa, değişime öncülük etmezse, her verilene eyvallah derse, sürekli “çaresizlik”ten sistemi kullandığını söylerse, değişime de gerek yoktur.

İş başvuru sistemini doğru kurgulayan ve olması gerektiği gibi yapan şirketlerde var. GE gibi.

Bu yazıyı yazmamın sebebi aslında şuydu. Geçen hafta Peryön, işe alımda en başarılı şirketleri seçti. Birinci sırada TNT Express geldi. Neden TNT seçildi bilemiyorum. Tavsiyem, bir bakmanız ve şirketi değerlendirerek kararı sizin vermeniz. Sebeplerini ögrendiğimde sizinle paylaşıyor olacağım.


Save to del.icio.us   Digg This!   Technorati Links   Stumble it!   reddit