‘Değişim’ kategorisi için Arşiv
İş Dünyası Sıkıcı ve Anlamsız Geldiğinde Müzik Ruhun Gıdasıdır.
Doğduğumdan beri müzik hayatımın içinde.
Müzik hocalarım benden çok çekti. İçimden geldiği gibi çalmayı, improvize etmeyi, ruhumu dinleyerek notaları keşfetmeyi, müziği yaratmayı seviyordum. Onlarsa takmıştı herşeyi kuralına göre öğrenmem gerektiğine. Kurallarla aram hiç iyi olmamış anlayacağınız. O zaman bilmiyordum ama bana kalırsa yaratmak dediğimiz şey tam da bu. Başkalarının çok etkisinde kalmadan kendi iç sesini dinleyebilmek, onu bilgiyle harmanlamak ve özgün bir iş çıkartabilmek için kendi ruhunu ortaya koyabilmek.
Devamı >>
Sizi Yeni Pozisyonunuza Kim Hazırlıyor?
Dünya çapında çalışanların algılarına göre insan kaynakları departmanları pek de bir iş yapmıyor. Çünkü en önemli müşterisi olan çalışanlara değer yaratamıyor. Arada bir toplu eğitimler sunuyor, çalışan memnuniyet ve benzeri araştırmalar yapıyor, yönetim kurullarında kendilerine yer arıyor. Ama aradığı yeri bir türlü bulamıyor.
Devamı >>Geleceği Şekillendirmek İçin Makro Trendleri Farketmek Gerekir
Trendleri takip etmek deyince bu yılın moda kıyafetleri ne olacak tarzı bir düşünce sarar çoğu kimseyi. Ya da teknoloji dünyasından bahsedecek olursak cloud computing’e ısınma döneminin başlayacağını söylemek trendleri takip olarak algılanabilir. İş dünyasından bahsedecek olursak, bir zamanların PR kokan sosyal sorumluluk projelerinden her ürünün ve şirketin “yeşil” olma çabasına geçişinden bahsedebiliriz.
Hayatımız inanılmaz bir şekilde değişiyor. Son 10 yılda eskisinden daha da hızlı bir şekilde değişiyor. Farkediyor musunuz?
Devamı >>Kurum Kültürü Geleceğinize Yön Verir. Hareket Etmeye Cesaret Edin.
Öğrenilmiş çaresizliğin ne demek olduğunu ilk Martin Seligman’dan duydum. Yani adı üzerinde çaresiz olmayı kendimize öğretmek ve sürekli çaresiz olduğumuzu düşündüğümüzden bir zaman sonra bunun bir davranış olarak bize döndüğünü görmek.
Mutsuz çalışanlar bulundukları ortamları iyileştirmek için pek çaba harcamıyorlar. Nasılsa değişmez…Sistem onlardan daha büyük çünkü. Burada doğruluk payı var aslında. Bazen sistem bizden büyük ve çaresizlik hissi gerçek bir his. Ama sevmediğin bir yerde kalmak, cesareti kendinde bulamamak da kendini değiştirememekle ilgili bir durum. Yani, karşımızdaki kişilerin değişmemesinden yakınırken, kendimizde benzer bir döngü içinde olduğumuzu görmüyor, görsek de kabul etmiyoruz.
Kurum kültürü bir şirketin en önemli değeridir. Bunu yıllardır konferanslarda dile getiriyorum. Sebebi, zor zamanlarda her şeyi anında kopya edebilirsiniz ama kurum kültürünü asla değiştiremezsiniz. Kültür değişimi zaman ister, emek ister, birlik ister.
Devamı >>“Sürdürülebilirlik” Üzerine Bir Deneme
Aşağıdaki fotoğraf ve altında yazan yazıyı düşünüyorum da, bazen galiba insanoğlu kendini aldatmayı acı çekmeye tercih ediyor, sonradan da zamanını seçimlerinin doğru olduğuna ikna etmekle geçiriyor. Bu doğru olabilir mi?
Devamı >>Hayatımı Değiştirmek İstiyorum Ama Nasıl Yapacağım?
İşinden, iş yerinden, çalışma arkadaşlarından, kurum kültüründen memnun olmayan öyle çok insan var ki. Belki siz de sabahları işe gitmekten memnun olmayan ve hayatında bir değişiklik yapmanın zamanı geldiğini düşünenlerdensiniz. Belki yeni anne oldunuz, işe ara verdiniz, tekrar kurumsal hayatlara dönmek istiyorsunuz ama bir türlü aradığınızı bulamıyorsunuz. Ya da hayatınızda isteyip de alabileceğiniz herşey var ama hayatınızın anlamını kaybettiniz. Bir boşluk içerisindesiniz… Her arayışınız ümidinizin biraz daha kırılmasına ve “aradığımı bulabilecekmiyim acaba” sorularının tekrarlanmasına neden oluyor olabilir.
Dünya enteresan bir mekan ve bizler o mekanı kalıplara ve kurallara bağlamakta ustalaşıyoruz. Sonra da kendi kurduğumuz düzenin içinde boğulup kalıyoruz. Kalıpları kırmak, gelenekleri saymak ama geleneklerin dışında yeni bir yol çizebilmek sabır, zaman ve azim istiyor. Herşeyden öte kararlılık gerektiriyor. Yarı yolda pes etmemeyi, hayatı deneyimlemekten çekinmemeyi öneriyor. Zamanı geldiğinde elimizdekileri bırakabilecek gücü kendimizde bulabilmeyi, bu süreci atlatırken muazzam bir özgüveni, hayata inancı ve hayatta hiç birşeyin mükemmel olmadığını hatırlamayı gerektiriyor. Kurallar arasına sıkışmış, dış etkenlere karşı aklımızı, ruhumuzu ve bedenimizi dimdik ayakta tutabilecek gücü kendimizde bulabilmemizi gerektiriyor. Kolay değil elbet, zaman zaman hepimiz içimizde ki bu gücü, hayata olan inancımızı, kendimize olan güveni kaybedebiliyoruz.
Devamı >>Iyi Bir Kariyer Önce İnsan Olduğumuzu Hatırlamakla Başlar.
Hiç aç kaldınız mı?
Yiyecek hiç birşeyinizin olmadığı ya da bir bardak suya muhtaç kaldığınız bir gün oldu mu?
“Yavrum, tabağında yemek bırakma günahtır.” der büyükler ya…hani yediğimiz yemeğin değerini anlayabilelim diye.
Bolluğun ve bereketin kol gezdiği 21. yüzyılda, “eski” kelimesinin anlamı bir t-shirt’ü ikinci kez giymek olduğunda, yiyecek yemek, içecek su bulamamanın ne demek olduğunu “hissetmek” çok zor.
Yıl 2011.
Afrika’da son 60 yılın en büyük kuraklığı ve dolayısıyla “açlığı” yaşanıyor. Bizler kariyer endişelerimizle doluyken dünyanın bir diğer bölümü hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Türk Kızılayı, Afrika’ya yardım için bir kampanya başlattı. 2868’e SMS attığınızda 5TL bağış yapmış oluyorsunuz. Şöyle düşünün, 200 TL, Afrika’da 5 kişilik bir ailenin 1 aylık gıda ihtiyacına denk geliyor.
Insanın yaptığı işte başarılı olması, yükselmesi, etki alanı güçlü bir iş insanı olması, en sevilen markaları yaratması ve büyük işletmeler inşa etmesi şüphesiz gurur verici. Başarının tanımı hepimiz için farklı olsa da onu elde etmek istiyor insan…
Devamı >>Gelişmek İçin Gözlem Yapmayı Deneyin.
Kadınların ayakkabılarla ilginç bir aşk ilişkisi vardır. Erkeklerin arabalara karşı nasıl bir aşkı varsa, buda öyle bir durum. Sürekli bir ayakkabı gözlemi içindeyiz sanki. Alışverişten sonra elinde paketlerle yürüyen modern şehirli kadını, Sex and the City dizisinin Jessica Parker’ına benzetebiliriz. Parker, vitrinde gördüğü ayakkabıya sahip olmak için önce ayakkabıya bakar. Biraz iç geçirir, güzelliğini seyreder ve onun olması için hayaller kurar. Vitrinin arkasında aynı ayakkabıyı giymiş Kate Moss’a gözü kayar ve reklam panosunda Moss’un ayakkabıyı nasıl taşıdığını inceler. Vitrindeki ayakkabıyı denemek için can atan kadın, ayağında nasıl durduğunu görmek ister. Sonra ayakkabılarla süzülerek içinde nasıl hissettiğine bakar. Satın almadan önce ayakkabıyı hangi ortamda nasıl giyeceğini de düşler. Bu deneyim hoşuna giderse, tekrar etmek ve parasının son damlasını düz, topuklu, frapan ya da spor her tür ayakkabıyı almak için harekete geçer.
Yukarıda ki hikaye her ne kadar güzelliği dış motivasyona bağlayan bir durum olsa da gözlem yaparak öğrenmeye bir örnek. (Bir de pazarlamanın nasıl işlediğini görmenize.)
Hepimiz öğrenmek için gözlem yaparız. Bazen iyi şeyleri örnek alır bazen de kötü şeyleri örnek alırız. Peki gözlem yapmanın gelişmeyi hangi durumlarda körüklediğini biliyor muyuz?
Devamı >>Trendleri Takip Edebilmek Onu Yaratabilmek Kadar Önemli Olursa
17 Temmuz 2011 Pazar günü gazeteler “Tekstil Devi Ihtiyaçtan Satılık!” haberiyle sallandı. Park Bravo’nun kurucusu Kamil Özçoban’ın açıklamasına göre şirketi satmak istemesinin sebebi “para” değil “özgürlük” arayışı.
Özçoban’ın bu söylemine inanırım. Şirketin varsa ve büyüdükçe derdi de sahibine yüklediği sorumluluğu da artar. Bir yerde şirkete bağlı yaşamak ve hayatını şirketin gidişatına göre yürütmek zorunda kalırsın. İşler iyi gitmiyorsa, hayatta bir müddet allak bullaktır, ta ki tekrardan düze çıkana kadar.
Özçoban’ın açıklamasını tümüyle okursanız, özgürlüğün yanısıra, şirketin gelişen trendlere ayak uydurmakta zorlandığını da net olarak görürsünüz. Özçoban şöyle diyor: “Artık tüketicinin bir malı alması için ya ilk görüşte vurulması gerek ya da çok ucuz olması. Baksanıza fast fashion markalara, almayanı dövüyorlar.”
Devamı >>Sorgulayabilmek, Yön Değiştirebilmektir.
Kurum eğitimlerinden memnun kalan çalışan sayısı gerçekten çok az. Öyle ki dünyanın en iyi eğitimini verseniz dahi bir sorun bulunabilir. Peki sorun verilen eğitimlerde mi? Eğitimcilerde mi? Yoksa dinleyenlerde mi?
Sorun bu üçlünün hepsinde.
Bilgiler ezberden anlatılıyor. Katılımcılar istedikleri eğitime değil, kurumlarının “alacaksın” dediği eğitime katılıyor. Kimbilir belki de bu yüzde verilen bilgiyi sorgulamaktansa oturup verileni almayı tercih ediyor bir çoğumuz.
Bu tür eğitimlerden birinin arkasından Hürriyet Daily’de ki köşemde “Thinking Like A Grown Up” isimli bir yazıyı kaleme aldım. Bu yazıyı lütfen okuyun. Yazıda bahsettiğim kişi ise Derek Sivers. Onu da buradan izleyin. Liderliği ulaşılması mümkün olmayan ütopik bir mertebe konumundan çıkartan güzel bir sunum.
Devamı >>- CEO (1)
- CV (28)
- Değişim (94)
- Eğitim (61)
- Favoriler (8)
- Finansal Kazanç (6)
- Girişimcilik (29)
- Iletişim (54)
- Inovasyon (9)
- Iş arama (60)
- Iş görüşmesi (31)
- Kadın (3)
- Kariyer (175)
- Liderlik (30)
- Maaş (9)
- Marka (1)
- Network (10)
- Öğrenci (17)
- Önyazı (3)
- Pazarlama (15)
- Pazarlık (2)
- Popüler Yazılar (7)
- Psikoloji (65)
- Sosyal Medya (28)
- Staj (5)
- Strateji (9)
- Teknoloji (3)
- Üniversite (26)
- Y ve X kuşağı (3)
- Yaratıcılık (23)
- Yetenek (23)
- Yönetim (109)
- Gelişebilmek İçin Bırakıp Gidebilmek Üzerine…
- Üst Düzey Yöneticiler İş Arıyor
- Kişilik Testi Yapmadan İşe Almak Pek Demode Oldu
- Kariyerinizde Yükseldikçe, İş Aramak Daha Fazla Planlama Gerektirir
- İş Görüşmesine Çağrılmıyorsanız, Kötü bir CV’niz olduğundandır.
- Boş CV yollamadım. Neden kimse aramıyor ki?
- Telefonda İş Görüşmesi Daha Güçlü Bir İletişim Kurmanızı Gerektirir
- Vurucu bir Önyazı, Karar Sürecini Etkiler
- Itibar Etmediğimiz Meslekler Hayat Değiştiriyor
- Aradığını Bulmak mı yoksa Pes Etmek mi?
- Girişimci İnsanı Girişimci Yapan Sebepler
- Girisimciler Icimizdeki Vizyon Sahibi Kisilerdir
- Kariyer Yapmanın Bir Diğer Yolu: Girişimcilik
- Girişimci Ruhunuz Varsa, Bunu Izleyin
- Büyük Başarılar Küçük Adımlarla Başlar
- Özgürlük, Sorumluluk Taşıyabilmektir.
- Daha Başarılı Olmak İçin, Mutluluk Eşiğinizi Artırın.
- Fark Yaratmak, Hislerinize Kulak Vererek Adım Atmaktır
- Olgunlaşmak, Mental Bir Disiplin Gerektirir.
- Pozitif Psikoloji Ne Değildir?
- Şu Yetenek Dediğimiz, Bulunmaz Hint Kumaşı mıdır?
- İşten Çıkarılmak, Kariyerinizi Sekteye Uğratıyor mu?
- Bizdeki Y Jenerasyonu Duyduğunuz, Bildiğinizden Farklı Olursa









